banner26

07.06.2018, 09:57

Ahlat Ağacı

Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmi Ahlat Ağacı,sinema ile ilgilenenler tarafından merak ve özlemle bekleniyordu. Cannes’da dakikalarca ayakta alkışlanması, büyük ödül beklentisi ama boş çıkması, diyalog ağırlıklı oluşu ve tabii en çok da uzunluğu ile herkesin ilgi odağıydı. Çok insan çok şey söyledi, okudukları üzerinden, yorumlar yaptı, bir diğerinin imajın imajı olmaz ama yorumun yorumu olur diye dikkat kesildi. Artık sinemalarda. Bizler izleyecek, düşüncemizi somutlayacağız (yazmakta geciktim ama üzerine yazılanları okumak için ben de kıvranıyorum meraktan).

Vahşi kapitalizm

Taşrada da olsa büyük kentte de, bir memurun kazancıyla yaşaması pek zordur. Evli, iki çocuklu İdris, çareyi at yarışlarında arayan ama emekliliğine kadar geçen bunca sürede bir türlü tutturamayan, aslına bakarsanız, kimsenin etlisine sütlüsüne -çocuklarının dahi- karışmayan biridir. Tabii ki, borçlarını karısı Asuman çocuk bakarak kapatmaya ve evi de geçindirmeye çalışır. Umutlarıyla hayalleri bir türlü kesişemez… buna çocuklarının, hatta çevredeki diğer insanlarınkiler de dahil.

“Üniversite mezunu olmak iş sahibi olmak anlamına gelmez” demişti bir Bakan, hatırlar mısınız? Sinan da, okulunu bitirdikten sonra ailenin üzerine ikinci bir yük olarak gelmiştir. Bu arada yaşadıklarını anlattığını düşündürten bir roman yazmıştır. Zaten film de adını o romandan almış.

Kuşak çatışması

Biz, baba oğul arasındaki çatışmayı izliyoruz film boyunca. Aslına bakarsanız ailenin bütün bireyleri bu çatışmanın içinde, hemen her ailede olduğu gibi. Baba oğul arasındaki gerilim, film boyunca merak ettiriyor: Ne olacak?

Bununla birlikte, Sinan’ın her konuştuğu kişi ile hayatın başka bir yanını sergiliyor film. Nuri Bilge Ceylan’ın kendine özgü sakin ve bir o kadar da çok katmanlı görsel dili, yine bizimle… Görüntünün şiirselliği belki de ilk kez temanın ağırlığı altında kalıyor. Şiirsel ve güçlü bir görüntü değil artık perdeden yansıyan, kasap çengeli örneği kocaman bir soru işareti.

İmamla konuşması, arkadaşlarıyla çatışması, aile içindeki gerilim, yazarla tartışması hep ucu açık, izleyicinin yorumuna bırakılmış hayatın gündelik gerçekleri. Bunların hepsini değilse de bir kısmını muhakkak yaşıyoruz ister istemez ama şu ama bu boyutuyla ve tabii, bu veya şu kadar etkileniyoruz.

Ele verir talkını…

Gelişmiş ülkeler alabildiğine serbesttir dünyayı (Dünya nimetlerini de) sömürmekte, bununla birlikte kirletirler de hayatı (çevreyi, kenti, insanı) ama hep geri kalmış ülkeleri zorlarlar, karbon izinizi küçültün, kağıt israfı yapmayın, fosil yakıt kullanmayın, şunu yapmayın, bunu yapmayın diye…

Ne ilgisi mi var filmle? Nuri Bilge Ceylan, dünya ölçeğinde bir taşra kasabasını, hatta ailesini, daha da odaklanarak bir baba oğul çatışmasını almış ele, işlemiş. Şöyle bir baktığınız zaman hiçbir farkı yok yaşananlarla filmde gördüklerimizin. İşsizlikse işsizlik, iletişimsizlikse iletişimsizlik, cinsel açlıksa cinsel açlık (bu noktaya değinmek gerek, gençlerimiz bu açlığı çekiyorlar, akıllarından neler geçiyor neler ama üstlerine yapışan o sıkılganlık, utanma belasıyla hiç açık etmiyorlar, tıpkı Sinan gibi), yoksulluksa yoksulluk, yazdıklarının “değer” görmemesiyse hayatta da değersiz kabul edilmesi… hepsini sıralamayayım, izleyin.

Uzunluğuna gelince…

Bizim ülkemizde sinema, asıl anlamıyla zaman geçirmek için en iyi araç. Düşündür(t)meyen, yüzleştir(t)meyen, hesaplaştır(t)mayan… Öyle olunca da hayatı anlatan filmler uzun ve sıkıcı olarak yaftalanıyor hemen. Ahlat Ağacı, süre anlamında uzun ama sıkıcı değil, isteyene. Salon işletmecileri ister mi? Tabii ki hayır! Onlar için seans demek para demektir, Ahlat Ağacı yerine iki film göstermeyi tercih ederler… Belki de en büyük sorunu bu süresi filmin. Her şeyi anlatmak yerine bir kısmını eleyebilir, bazılarını bir başka filme bırakabilir miydi? Yok, sanmıyorum, bu film, her ne olursa olsun, belli bir düzeyin çok üstünde ve “gerçek sinema”. Nuri Bilge Ceylan ya bu öyküyü (böyle tabii) çekmeyecekti ya da başka bir öykü anlatacaktı. Bence bunu (bu haliyle kuşkusuz) anlatmakla iyi etmiş.

Ahlat Ağacı, Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Oyuncular Doğu Demirkol, Murat Cemcir, Bennu Yıldırımlar, Hazar Ergüçlü, Serkan Keskin, Tamer Levent, Akın Aksu, Ahmet Rıfat Şungar, Kubilay Tuncer, Öner Erkan, Kadir Çermik, Ercüment Balakoğlu, Özay Fecht, Sencar Sağdıç, Asena Keskinci… 1 Haziran’dan itibaren gösterimde…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Fenerbahçe 14 25
3. Başakşehir 13 25
4. Beşiktaş 13 24
5. Trabzonspor 13 23
6. Alanyaspor 13 22
7. Malatyaspor 14 20
8. Galatasaray 13 20
9. Göztepe 13 17
10. Denizlispor 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 13 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 14 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 13 19
9. Balıkesirspor 13 18
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 14 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 15 43
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 16 29
5. Wolverhampton 15 23
6. M. United 15 21
7. Crystal Palace 15 21
8. Tottenham 15 20
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Burnley 15 18
13. Brighton 15 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 15 16
16. West Ham 15 16
17. Aston Villa 15 15
18. Southampton 15 15
19. Norwich City 15 11
20. Watford 15 8
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 34
2. Barcelona 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 16 26
7. Getafe 15 24
8. Valencia 15 23
9. Osasuna 15 22
10. Granada 15 21
11. Levante 15 20
12. Villarreal 16 19
13. Real Betis 15 19
14. Deportivo Alaves 15 18
15. Real Valladolid 15 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 16 9
20. Leganés 15 6