banner26

08.01.2020, 00:54

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Başkanlık sistemi, devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükümet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistemdir. Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında katı bir ayrılığa dayanan temsili bir yönetimdir.”

2020 yılının ilk yazısına bilimsel bir girişle başlayayım istedim. Avukat olduğumu hatırlayıp artık biraz hukuktan da bahsetmeliyim düşüncesinin etkisi de var tabi. Ama sizi siyaset biliminin kitabi bilgilerine boğmayı düşünmüyorum. Siyaset bilimi ile tanışma hikâyemden bahsedeceğim. Sandığınız gibi hukuk fakültesinde değil sağlık meslek lisesinin başında tanıştım siyaset bilimi ile. Şaşırmayın. Şimdiki bakış açınız ile geçmişi yorumlarsanız birçoğunuzun siyaset ile tanışmasının daha eskilere dayandığını anlarsınız.

Yatılı lise hayatımın ilk günleriydi. Ülkenin çeşitli şehirlerinden gelen arkadaşlar, şehre ve yatılılığa alışmaya çalışırken, benim gibi birkaç kişi ise kendi şehrinde yatılı okumanın anlamsızlığı ile boğuşuyordu.

Okulun ilk haftası olması ve otuza yakın kızın bir sınıfta bulunması sebebiyle sınıfta gürültü hiç eksik olmuyordu. Yine gürültü çıkarmakta sınırlarımızı zorladığımız bir gün nöbetçi öğretmen kapıdan “Bu ne gürültü nizam intizam sıfır, kendinize gelin” diye gürledi. Korkudan hepimiz sus pus olmuştuk. Hoca geçici çözüm olan sessizliği sağladıktan sonra kalıcı çözüm fikrini “Sınıf düzeninin sağlanması için size bir sınıf başkanı gerek seçim yapılana kadar bir başkan belirleyeceğim, kim olmak ister?” diyerek belirtti.

Kafamı kaldırıp hocaya baktım ve elimi ürkekçe kaldırdım. Benden başka epey bir kişi de parmak kaldırıyordu. Koltuk sevdası bu ülke fertlerinin genlerine işlemişti ne de olsa. Hoca sınıfın üzerinde bakışlarını gezdirdi. Beni işaret ederek “sen ol yeşil gözlü” dedi. Ben mi deyip arkama bakacak oldum. Arkamda kimse yoktu. Ne yani göz rengine göre mi seçilir başkan? Diye düşünürken, “cin gibi bakıyorsun senden olur başkan” diyerek hoca asıl sebebini açıkladı. Bir dakika önce sıradan bir öğrenci iken “cin gibi bakıyor olmam” sebebiyle başkan olarak atanmıştım.

Siyasete girmek istiyorsan uyanık olacaksın. Kişisel özelliklerin seni bir adım öne çıkarabilir. Evet, şans önemlidir ama şans ayağına geldiğinde düşünmeden talep etmelisin ki o şans işe yarasın. Hiç aklımda yokken bunların birleşmesi ile başkan oluvermiştim. Demokratik bir yöntemle değildi, atanmış başkandım. Seçime kadar layıkıyla görev icra edip seçilmiş başkan olabilirdim. Sorumluluk bilincimin geliştiği yatılı okul yıllarındaki ilk görevime adadım kendimi tabi. Herkes memnundu başkanlığımdan. Konuşanları tahtaya yazıyordum ama öğretmen gelmeden siliyordum. Arkadaşlarımın hem saygısı hem de sevgisini kazanmıştım. Bu önemsenme duygusu hoşuma da gidiyordu üstelik. Yaptığın bir şeyin takdir edilmesi duygusu insana müthiş bir enerji veriyordu. Bu enerjiden olsa gerek okulda ne kadar iş varsa sorumluluk alarak geçti lise hayatım. Öğretmenler odasına girdiğimde her öğretmen “Yeliz şu iş ne oldu, Yeliz bunu hallettin mi? Yeliz o iş sende haberin olsun” sözleri ile besleniyordum belki de.

Önemsendiğimden emin olmak için atanmış başkan değil mutlaka seçilmiş başkan olmalıydım. Demokrasi için ise gereklilikti bu. Halkın iradesi sandığa yansımalıydı. Halk (bütün sınıf) beni istiyordu. Seçim formalite gibi olacakı ama formalite de olsa seçim yapılmalıydı. Çocukluk cehaletiyle demokrasiyi seçim zannediyorduk diyeceğim ama şimdi bile seçim yapınca kendini demokratik sanan bir sistemin içindeyiz. Bunları düşünerek geçti atanmış başkanlığımdaki süre.

Öğretmen sınıfa gelip, seçim için adayları sorduğunda, bu nedenlerle kimse aday olmaz sanıyordum. Ama başımın ilk sarı belasını hesaba katmamıştım. Ben adayım dedikten hemen sonra arkamdan ben de adayım demesiyle ilk rakibimle tanışmıştım. Dönüp şaşkınlıkla baktım ama o gülüyordu. Seçilemeyeceğini bildiğinden olsa gerek işi eğlenceye vurmuştu. Siyaset gereği kızmamış gibi yapmaya çalışıyordum ama sonuçları görünce ağzının payını alırsın diye de içten içe bileniyordum. O gün bu gündür siyaseten de olsa duygularımı belli etmemeyi hiç öğrenemedim.

Oylama gizli yapılacaktı. Bu nedenle öğretmen bizi sınıfın dışına çıkardı. Kapının önünde oylamanın yapılmasını bekliyorduk. Bizim “sarı rakip” durmadan gülüp konuşuyor benimle dalga geçiyordu. O eğlencesinde idi işin ama ben oy vereceğim diyenler döner mi ki acaba? diye düşünerek kendimi germekle meşguldüm. Bir yandan da kızdığımı sanmasın diye Sarı’nın şakalarına eşlik ediyor, onunla birlikte eğlenmeye çalışıyordum. Bizim sarı rakip, durumu hiç ciddiye almadığından, eğilmiş anahtar deliğinden içeriyi gözlüyor ve sürekli konuşuyordu. Ben “hoca kızacak şimdi konuşma kapının dibinde” diye çekelemeye çalışsam da faydası olmuyordu.

Ve bu mücadelenin arasında “Kızacağına gel sende bak bitti oylama” dedi.

Merak duygusu öğrenmenin ilk kuralıdır. Genelde faydalıdır ama başa bela olduğu da hepimiz tarafından bilinir. Hayatım boyunca merak duygum defalarca başıma bela olmuş ise de o gün de vazgeçemedim merak duyguma yenilmekten. Ve gözümü o anahtar deliğine uzattım tabi ki.

Hakikaten oylama bitmişti. Hoca nöbetçi öğrenciye “çağır kapıdakileri” diyordu. İşte muhteşem zaferimi bildirmek için nöbetçi öğrenci kapıya doğru geliyordu. Tam kapıdan çekilmeye hazırlanıyordum ki arkamdan bir kuvvetin ittirmesi ile kapı açılıverdi. Ne olduğunu anlayamadan sınıfın içerisinde yere yuvarlanmış, öğretmene bakarken buldum kendimi. Sarı da üstüme düşmüştü. Bütün sınıf bizim halimize güldüğünden biz de onlara katılmış gülüyorduk.

Sınıfta tek gülmeyen kişi olan hocanın gürlemesine kadar da devam ettik tüm gevşekliğimizle “Terbiyesizler, kapının önünde iki dakika adam gibi durmayı beceremiyorsunuz?” Kız lisesinde edilecek cümle mi bu şimdi?

Sonuçlara göre rekor oy almıştım. Artık seçilmiş başkan olabilirdim. Ama öğretmen öyle kızmıştı ki “Size demokrasi fazla seçim falan lazım değil ben seçeceğim başkanı” diye söylenerek, şaşkınlıkla olanları izleyen nöbetçi öğrenci arkadaşımıza dönmüş “sen başkansın” deyivermişti. Ben “ama hocam, seçim, demokrasi, seçilme hakkım…” falan diye geveleyecek oldum. “En çok oyu sen aldığına göre de sende başkan yardımcısı ol, bu ciddiyetsizlik ile senin başına biri lazım asıl” diyerek tıktı lafı ağzıma.

Otoriteye ilk ve son kez boyun eğmiştik. Okul hayatımız boyunca da bir daha asla eğmeyecektik. Bunu hoca da bizde henüz bilmiyorduk ama zamanla herkes öğrenecekti. Başka hikâyelerde siz de öğreneceksiniz tabi ki.

Ama o an bilmiyordum yaşadığım sınıf başkanlığı seçimi ile siyaset biliminin bir sürü dersini bir arada aldığımı. Şimdi anlıyorum o zaman anlamadığım kıssadan hisseleri.

Siyasette kesin diye bir şey yoktur. Oylamada oy sayımında ve bildirilmesinde her an her şey değişebilir. Seçim sonuçları kesinleşene kadar seçildim dememelisin.

Halk iradesi önemlidir lakin seçilen kişinin yönetici erk tarafından uygun görülmesi gerekir. Önceden sizi beğenen otoritelerin hoşuna gitmeyen bir şey yaptığınız da iktidarınızı kaybedebilirsiniz. Sadece otoritenin beğenmediklerini yaptığınız için bile halk iradesi yok sayılıp kazandığınız seçime rağmen başınıza kayyum atanabilir.

İtiraz mercii ile kararı veren aynı kişi olursa demokrasi hiçe sayılarak ikinci sıraya itilebilir ve ancak bu şekilde kabul edersen sistemde kalabilirsin.

Ve en önemli ders, siyasete ve bu hayatta rekabete giriyorsan, arkanı her daim kollaman gerekir. Yoksa “atanmış başkan” olarak seçime girip, “seçilmiş başkan” olacağım sanırsın.

Ama olsa olsa ancak benim gibi “tepilmiş başkan” olabilirsin.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Denizlispor 18 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 23 48
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Burnley 23 27
15. Brighton 23 25
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14