banner26

01.12.2019, 22:32

Bu AVM'de grev var

İlk AVM ziyaretim yanlış hatırlamıyorsam 90’lı yıllara tekabül eder. Ataköy’de bulunan yanılmıyorsam İstanbul’un – ve belki Türkiye’nin- ilk AVM’si Galleria*’a ailemle gitmiştim. Yan yana ışıltılı mağazalar, sokaklarımızın aksine parıl parıl parlayan granit yer döşemeleri, duvarlar, fonda sürekli çalan müzik, 15 yaşında iken hayli farklı gözükmüştü gözüme. Üstelik o dönem bizim şehirlerimizde olmayan ve bir gelişmişlik göstergesi kabul edilen zincir burger mağazalarının tümü yemek katında mevcuttu ve bu o zaman için heyecan vericiydi. Yazıyı okuyan gençler için tuhaf gelebilir ama Sakarya’da yaşayıp bir hafta sonu etkinliği olarak İzmit yönüne doğru otobanda açılmış olan Mc Donalds’a en az bir kez gitmiş akranlarım ne demek istediğimi anlayacaktır. Alışveriş merkezlerine gitmenin de müze gezisi ile eş değer olduğu zamanlardı o günler.

AVM ile ilgili hatırladığım ikinci şaşkınlık ise 2000’lerin başında oldu. Öğrenci olarak gittiğim Lonrda’da biri ile wall street'ten sonra dünyadaki 2. büyük finans merkezi olan Canary Wharf’taki alışveriş merkezinde buluşacaktım. Londra merkezinde o ana kadar AVM’ye rastlamamıştım. Bu nedenden olsa gerek farkında olmadan orada gideceğim ilk alışveriş merkezinin görkemli olacağına dair bende bir beklenti oluşmuş. Bunu karşıma çıkan mütevazi binaya adım attığımda, burası herhalde giriş bölümü diye düşünüp kalan bölüm için şaşkınca etrafa bakınınca fark ettim. İçinde olduğum bina İngiltere’nin başkentinde döneminin en büyük AVM’si olabilirdi. Halbuki İstanbul’da o esnada çok daha büyükleri yapılmış ve faaliyete geçmişti bile. İngilizler gelseydi de AVM görseydi. Belki de aslında biz AKP’den önce bile Avrupa’nın kıskanacağı kadar gelişmiştik, sadece farkında değildik! Kim bilir?

AVM’ler Türkiye’de yaşayan bizler için çeşitli başlıklarla gündeme geldi. Sadece İstanbul’da Avrupa’da ki toplam AVM sayısından fazla AVM olduğu yazıldı. Bunların kiralama ve işletme modelleri tartışıldı. AVM’lerin bazılarının mülkiyetinin yabancılarda olmasını bir bağımsızlık sorunu olarak görüp dert edenler oldu. Dövizin yükselmesi sonucu artan kiraları ödeyemeyen mağaza sahiplerinin sorunları, kiraların Tl’ye çevrilmesi talebi dillendirildi, kimi yerlerde gerçekleşti. Bazen kamu arazilerine yapılmasıyla, kimi zaman bitmek bilmeyen inşaatlarıyla konuşuldu AVM’ler. Yarattıkları rekabetin şehir merkezlerindeki esnafa verdiği zarar, plansız yerleşimlerinin yarattığı trafik yoğunluğunu, şehrin gelişimine etkisi ve daha birçok başlıkla AVM haberlerini okuduk, konuştuk, tartıştık.

Oysa işçiler ancak AVM inşaatlarında öldükleri zaman haber oldular. O da bir avuç eylemcinin şantiye önünde çıkardığı ses kadar. Bir bakıma sanki insansız binalardı AVM’ler. Uzun zaman sonra AVM’nin içindeki insanlardan ses gelmeye başladı ve AVM’lerde ışıklı panoların süslediği duvarların içindekiler, parıltılı vitrinlerin arkasında indirim etiketlerinden görülmeyenler ses verdiler. Önce H&M mağazasında çalışanlar işverenin örgütlendikleri sendika ile yapılan görüşmede verdiği %2 zammı kabul edilir bulmadıklarından greve çıkacaklarını duyurdular, grev son anda sendika ile işverenin anlaşmaya varması nedeniyle gerçekleşmedi. Ardından Koton mağazasındakiler ’biz de artık sendikalıyız’ dedikleri için işten atılmaya başlayınca kendilerinden ve çalışma şartlarından haberdar olduk. İçlerinden bir tanesi 'koton çalışanları' sayfasını takip edip, paylaşımları beğendiği için tazminatsız işten atıldı**.

Bugün Sakarya’da küçükleri bir kenara koyarsak biri Erenler iki tanesi Serdivan’da 3 büyük alışveriş merkezi var. Küçükleri saymıyorum. Kaba bir hesapla her birinde 100’den fazla mağaza var ve bu mağazalarda çalışan insanlar. Mağaza çalışanlarına güvenlik, temizlik (taşeronda olsa bile), ofis çalışanlarını eklediğimizde, her AVM’de sayısı bine yaklaşan çalışandan bahsetmek mümkün. Bugün Sakarya İl sınırları içinde 1000 kişinin çalıştığı kaç fabrika var bilmiyorum ama sanayisizleşen şehir merkezlerinin içinde bu kadar insanın dört duvar içinde çalıştığı ‘yeni fabrikalar’ mevcut. Bunlar kapitalizmin en ışıltılı binaları. Binaların içinde rengarenk mağazalar, vitrinler. Vitrinlerin arkasında çalışanlar ve onların sorunları. Seslerini duyurmaya çalışıyorlar;

‘Bizler uzun saatler boyunca yoğun iş temposuyla, yöneticilerin talep ettiği ciroyu ve satış hedefini tutturma kaygısıyla ‘nefessiz çalışan’ müşteri memnuniyeti için hem bedensel hem de duygusal olarak emek harcayan AVM çalışanlarıyız’

Böyle başlıyor Tez Koop İş Sendikası’nın AVM çalışanlarını örgütlenmeye çalışan bildirisi ve devam ediyor:

‘Bütün gün kapalı bir ortamda gün ışığı görmeden, yüksek ve devamlı bir sese maruz kalarak çalışıyoruz. Mağazalarda kasa işi, depodan ürün getirme, temizlik, raflara ürün yerleştirme, ürünleri etiketleme, ürün iade ve tadilat işlerini düzenleme gibi pek çok işi aynı anda yapmak zorunda kalıyoruz.

Çalışma saatlerimiz esnek. Hangi gün çalışacağımız, hangi gün tatil olacağımız değişkenlik gösterdiği için haftalık, aylık planlar yapamıyoruz. Molalarımız bile müşteri yoğunluğuna göre şekilleniyor…

Molalarımız dışında oturmamız yasak olduğu için uzun süre ayakta çalışmaktan varis, bel fıtığı, sırt ağrıları, ayak ağrıları gibi sorunlar yaşıyoruz. Fiziksel sıkıntıların yanı sıra müşteri memnuniyetinin ve satış baskısının ön planda tutulması, mağaza yöneticilerinin mobbingi nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar yaşıyoruz...’

Bu sözler ve daha fazlasını duymak için AVM’de çalışan bir tanıdığınızla konuşmanız ya da zincir mağazalarda örgütlenmeye çalışanlarla ilgili herhangi bir habere tıklamanız yeterli.

Prof. Dr. Nurcan Özkaplan mağaza çalışanlarının profili hakkında detaylı değerlendirmeler yaptığı ‘AVM’lerde Mağaza Çalışanlarının Sendika Algıları**’ başlıklı yazısında; ‘mağaza çalışanları genç kadın ve erkekler olarak özgürlüklerine düşkün, birey olarak kendilerini daha rahat ifade eden, talep etmekten çekinmeyen bir kuşağın üyeleri. Bu “genç” sesi duyacak, onların dilini anlayıp bunu sendikal mücadeleye dönüştürecek politikaları oluşturmak önemli görünüyor’ diyor.

AVM çalışanlarının sesini duymak, onlarla dayanışma göstermek, gerektiğinde onlardan gelecek tüketim boykotlarına destek vermek sadece sendikal çalışma yapanların değil, emekten yana olduğunu söyleyen siyasi partilerin, bu partilerin yöneticilerinin, vekillerinin, aynı sıkıntıları başka iş kollarında yaşayanların, en önemlisi de daha adil bir ülke özlemini taşıyan her yurttaşın sorumluluğu.

İktidarın değişmesini arzu eden insanlar her gün kendi aralarında, parti binalarında konuşuyorlar, ‘Biz nasıl iktidar oluruz?’ diye. Hatta yazıp çiziyoruz, kafa yoruyoruz diye bize de soran oluyor: ‘İktidar ne zaman değişir?’

Bu vesile ile cevap vermiş olayım: 'Ne zaman ki, kendine solcu, cumhuriyetçi, muhalif diyen insanlar, yanı başlarında çalışan binlerce insanın dertlerini, Saray'a kimin girip çıktığından daha fazla merak eder' o zaman.

Kesin bilgi.

* Yazı bitince baktım. Galleria 1988 yılında açılan Türkiye’nin ilk alışveriş merkeziymiş ve perakende sektörü ile devamında Türkiye genelinde açılan 412 alışveriş merkezinin açılmasına da öncülük etmiş.

**https://www.webtekno.com/koton-magaza-calisani-like-isten-cikarma-h78877.html

**http://www.tezkoopis.org/contents/yayindetay/74/1564/1827

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
16°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9