banner26

Koronavirüs: Yoksulluk sarmalı büyüyor

Koronavirüs salgınının yarattığı ortamda çalıştığı gün sayısı keyfi şekilde azalan ve karşılığında ücret alamayan gündelikçi ve bakıcı kesimin ise, gelir kalemleri azalıyor ve yoksulluk sarmalına doğru itiliyorlar.

EMEK 22.03.2020, 07:17
45
Koronavirüs: Yoksulluk sarmalı büyüyor

Bir süredir Türkiye’nin birçok kentinde ev temizliği ve bakıcılık hizmetleri için yardımcı çalışanların, toplu taşıma kullanmaları sebebiyle evlerine virüs taşıyacaklarından endişelenen haneler, çözümü ya çalışanlarına yevmiyelerini her zaman olduğu gibi verip evlerinde oturmalarını söylemekte, ya da herhangi bir ücret vermeksizin süresiz olarak hizmet ilişkisini dondurmakta buluyor.

Bakıcı ve gündelikçiler gibi ev-içi hizmetlerinde çalışanların zorunlu sigortalanması gerekiyor. Ancak kimi çalışanlar emekli maaşlarının azalacağı, kimileri ise babalarından aldıkları yetim aylığı kesileceği endişesiyle sigortalanmayı tercih etmiyor. Bu tercihler ise, çalışanın güvencesiz bir ortamdaki ekonomik kırılganlığını perçinliyor.

Yoksulluk sarmalı büyüyor

Koronavirüs salgınının yarattığı ortamda çalıştığı gün sayısı keyfi şekilde azalan ve karşılığında ücret alamayan gündelikçi ve bakıcı kesimin ise, gelir kalemleri azalıyor ve yoksulluk sarmalına doğru itiliyorlar. Bu kesimin harcamalarını zorunlu olarak kısması, ekonominin çarkları üzerinde de kendisini gösteriyor. Zira, her hafta temizliğe gittiği hane sayısı azalan kişinin aylık kirasını vermek veya bakkala borcunu ödemek için ekonomik gücü de zayıflamış oluyor.

Peki bu konuda uzmanların çözüm önerileri neler?

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Günçavdı, özellikle hizmet sektöründe sosyal güvenliğe tabi olmayan, yevmiyeyle çalışan insanların bu süreçteki ekonomik kayıplarının artabileceğine dikkat çekiyor.

"Temel gelir" önerisi

Euronews Türkçe’ye konuşan Günçavdı, “Bu kesime kurumsal ve formel herhangi bir mekanizmadan destek de veremezsiniz, keza en iyi tahminle ekonominin yüzde yirmi beşi kayıtdışı sistemde. Dolayısıyla, bu kritik soruna cevap verecek radikal sistemlere, aile sigortası ve temel gelir (basic income) gibi uygulamalara ihtiyacımız var” diyor.

Yurttaşlık geliri, her bir vatandaşa toplumun bir parçası olmaları sebebiyle sosyal bir hak olarak koşulsuz bir asgari gelir verilmesini öngörüyor.

“Toplumsal servet kolektif bir şeydir. Bu güvencesiz insanları kapsayacak bir sosyal gelir oluşturmak gerekiyor. Kast ettiğim basit bir transfer ödemesi değil, bireylerin vatandaş olmaktan kaynaklı bir hakkı bu” diyen Günçavdı, kırılgan gruplara gıda kuponu dağıtmak yerine, sabit bir gelir verilmesini ve insanların kendi özgür iradeleriyle seçim yapmalarına imkan tanınmasını öneriyor.

Günçavdı’ya göre, koronavirüs salgınının tetiklediği ekonomik koşullar devam ettikçe, iktisadi ve sosyal örgütlenmelerin bekası da gündeme gelecek:

“Sosyal imkanlarımız büyüme odaklıdır, insanların refahını artırmaya yöneliktir. Peki bu yeni süreçte kamuoyunun kaliteli yaşam hakkı, sağlık kapasitesinin yeterliliği gibi hükümetten beklentileri, kamusal politikalara nasıl yansıyacak?”

Teşvik paketleri kime yarıyor?

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi (SPM) direktörü Prof. Dr. Serdar Sayan ise, ülkeler birbiri ardına salgının ekonomik etkilerine dair önlem paketleri açıklarken, paketlerde iki tür önlem olduğuna dikkat çekiyor: Ya ücretli çalışanların işten çıkartılmalarını önlemeye ve istihdamı korumaya yönelik olarak işletmelere sağlanan teşvikler/önlemler, ya da yaşamını ücret ya da ücret dışı gelirlerle temin eden çok sayıda insanın kaçınılmaz biçimde yaşadıkları gelir kayıplarını telafi etmek üzere hane halklarına sağlanan nakit gelir destekleri ve borç ertelemeleri.

Euronews Türkçe’ye konuşan Sayan, “Türkiye’de açıklanan paket ağırlıklı biçimde birinci grup teşvik ve destekleri içeriyordu. Bunların çoğunun da önceki krizlerdekine benzer biçimde, işletmelerin maliyetini düşürmeye ve talebi artırmaya yönelik tasarlanan geleneksel önlemler olduğunu gördük. Oysa bu tür geleneksel teşviklerin işe yaramayacağı bir dönemdeyiz. Paket böyle bir farkındalığı çok da yansıtmıyor ama bugün talebi geleneksel yöntemlerle canlandırmak mümkün değil. Değil çünkü bu kez talebi düşüren asıl unsur, fiyatların yüksekliği ya da gelirlerin düşüklüğü değil, insanların satın alma davranışlarını kökünden değiştirmeye zorlayan ekonomi dışı bir tehdit ile karşı karşıya kalmaları” diyor.

Doğrudan hanehalkına destek şart

Sayan, teşvik paketinin asıl zayıf kaldığı alanın doğrudan hane halkına yönelik desteklerin azlığı olduğuna dikkat çekiyor:

“Düşük emekli maaşı alan emeklilere sağlanan destek ile Aile Bakanlığı tarafından belirlenecek 2 milyon aileye 1000 TL tutarında nakit yardımı olumlu ancak yetersiz. Oysa çok sayıda ücretli ve kendi hesabına çalışan küçük esnaf gelirlerinin önemli bir bölümünü ya da tümünü kaybetti. Mesela kapanan kafe, restoran gibi yerlerin sahipleri ve çalışanları için gelir kaybı çok yüksek ve bu durumu vergi indirimi vb. geleneksel teşviklerle telafi etmek mümkün değil. Bu tür iş yerlerinin sahipleri için kredi borcu ertelemeleri var ama bu iş yerlerinde işten çıkartılanlar, özellikle de tazminatsız çıkartılanlar, kayıt dışı çalıştıkları için işsizlik ödeneği alamayacak olan insanlar.”

Ekonomide kırılgan grupların büyüklüğünün giderek arttığını söyleyen Sayan, bu kırılgan grupların salgına bağlı olarak kısmi veya tam gelir kaybına uğrayan kesimler olduğunu belirtiyor.

Koruma mekanizmaları az

Sayan’a göre, özellikle kayıt dışı ya da mevsimlik işçiler arasında işini kaybedenlerin bir bölümü için kimi belediyelerin sağladığı destekler dışında hiçbir koruma mekanizması bulunmuyor.

“Benzer biçimde, ev temizliği, çocuk ya da yaşlı bakımı gibi işleri yapan ve salgın yüzünden bu işlerini şimdilik kaybeden ve ezici çoğunluğu kayıt dışı çalışan insanların gelir kaybını telafiye yönelik mekanizmalar tasarlamak gerekiyor. Bunların bir bölümü 1000 TL nakit desteği alacak grupta yer alacak olsa da bunun yetersizliği çok açık” diyor Sayan.

Mevcut İşsizlik Sigortası kapsamında kayıt dışı sigortasız şekilde çalışan güvencesiz kesim yer almıyor.

Sayan’a göre, söz konusu kesimlerin acilen 2008-2009 krizi sonrası başlatılıp İşkur tarafından yürütülen geçici toplum yararına çalışma programları (TYP) benzeri programlara yönlendirilmeleri gerekiyor.

“Söz konusu programların da salgın düşünülerek, kalabalık ortamlarda çalışmayı gerektirmeyecek şekilde tasarlanması şart. Değişik kamusal alanların dezenfektasyonu işleri gibi işlerin TYP kapsamında kısa süreli (ancak salgının seyrine göre uzatılabilir biçimde) ve esnek (belki sadece haftanın belli günlerinde çalıştırmak üzere) çok acilen yürürlüğe sokulması lazım” diyor Sayan.

Kaynak: euronews
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20