banner26

02.12.2019, 23:59

Her Arzu Her Yere Birden Bakar

Arzu ile didişmelerime tanıklık etmenizden önce selamlama ile giriş yapmak isterim. Beni bu platforma davet eden arkadaşlara ve okurlara selam olsun.

Hepimiz başka başka sebeplerle bu cümleyi en az bir kere kurmuş ya da kurulduğuna şahit olmuşuzdur. “İnsan doğası gereği doyumsuzdur.” Neden? Çünkü eksiktir. Aslında konu burada bitiyor ama bunu editör arkadaşlar yayınlamaya yeterli bulmayacağı için uzatayım. Bir adım geri gidiyorum ve devam ediyorum.

İnsan doğası gereği doyumsuzdur.  Neden? Çünkü eksiktir. İstekleri, arzuları, arayışı hiç bitmez. Arzusu hiç sönmez. Doğumla birlikte eksilmiştir. Bütünden kopmak zorunda kalmış bir parçadır. Lacan insanın; ihtiyaçları, istekleri ve arzuları arasında kaldığını ve hangisinin nerede başlayıp bittiği bir türlü bilinemez der. Çoğu zaman birbiri yerine kullandığımız bu kelimeler TDK sözlüğünde şu şekilde tanımlanır:

İstek; bir şeye duyulan, eğilim, arzu, şevk.

Arzu ise; istek, dilek, heves.

Sözlük anlamında da hemen aynı şekilde tanımlanan bu kelimeleri psikolojinin diliyle anlamaya çalıştığımızda durum değişir.

İstek dediğimizde biyolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan ve tatmin edilebilir olandan arzu dediğimizde ise sınırları ve hedefi sanki belliymiş gibi gözüken ama belirsiz doyurulması imkansız olandan bahsederiz. Arzumuzun yöneldiği ve ulaştığını sandığımız her durumda görülür ki hedef tam da o değildir, bir şeyler yine ya da hep eksik kalmıştır.

Daha da somutlaştıracak olursak sadece karnımızı doyurmak için mi yeriz? Evet ise ne yediğimiz neden önemlidir? Sadece oramızı buramızı kapatmak, örtmek için mi giyiniriz? Evet ise ne giydiğimiz neden önemlidir? İhtiyacımızı karşılamanın ötesindeki arayışımız ne? Neden çalışırız? Niye çocuklarımızın sınavlarda başarılı olmalarını isteriz? Bu soruları çoğaltmak mümkün. Bu soruları yine psikoloji gözlüğüyle okursak şöyle bir durum ortaya çıkacaktır. Hayatta kalma- yaşama arzusu, başarılı olma arzusu, güçlü olma arzusu, sevilme arzusu, beğenilme arzusu…

Hayatımızdaki her şeye işlemiş, bu kadar temel bir durum olsa olsa insanın nasıl bir varlık olduğu ile açıklanabilir. Misal insan diğer canlı türlerinden farklı olarak türün devamlılığı için eş arayışına yönelmez. İlişkilerimizi düşünelim. Kimlerle, nasıl yakınlık kurduğumuza bakalım. Bize kendimizi kötü hissettiren insanlarla birlikte olmak istemeyiz. Sevildiğimizi düşündüğümüz ölçüde ilişkiler bize iyi gelir. Bu sebeple de insanın eş seçimindeki arzusu başkası tarafından sevilme ve birlikte bir bütün olabilme arzusudur. Konu buraya gelince kendimi tutamayarak biraz kadın üzerinden bir şeyler gevelemek isterim. Toplumsal cinsiyet rolleri açısından çok sorunsalı olan kadın; arzularını kendine yönelik olarak kuramaz. Kadını bakmanın nesnesi yapan eril kültür onu seyirlik hale getirmiştir. Bir şeye bakmak görmek değil bakmak derecesi farklı olsa da bakılanı arzulamaktır. Eril kültür içinde şekillenmiş ve tanım bulmuş kadın, kendini birlikte olduğu erkeğe göre tanımlar, eril bakışın nesnesi olur. Bastırılan arzular yolunu bulmak için çoğu zaman kadının mağduriyeti ile karşımıza çıkar. Arzusunu gerçekleştirmek isteyen ancak bakanın konumlandırdığı yerde duran kadın korkar ve alt pozisyonda kalmayı tercih eder. Çünkü bu belirleniş ona eril toplumda belirlenen kadın rolünü aştığında ya da erkeklerin dünyasında başarılı olduğunda ne olacağının anahtarını vermemiştir. Kazandığı güç ve iktidarla ne yapacağını ve kendisine nasıl bakılacağını bilemeyen ve bu belirsizliği yaşayan kadının başarma arzusunun yerini başarma korkusu alır. Kadınların erkeklere çekici gelebilmek için her anlamda kurbanı oynayabilmelerini üst ya da denk ama belirsiz olan pozisyondan ziyade “iyi bildiğin işi yap” düşüncesinden hareketle yapıldığını söyleyebiliriz. Şimdilik susarak kadının kendi arzusunu kazanmak için mücadele etmesini belki başka bir yazıda daha ayrıntılı ele alabilirim.

Toplumsal bir varlık olan bizler beğenilmeli, sevilmeliyiz ki dışlanmayalım, ayıplanmayalım. Bunun tek yolu her şeyi doğru düzgün, “yakışır” şekilde yapmaktan yani kusursuz olmaktan geçer. İnsan hayatı boyunca bu idealin peşinden gider ama asla kusursuz olamaz, olmak için çabalar. Bu haliyle de istekten faklılaşan arzu daha geniş ve bitmeyen bir güce işaret eder. İstek daha anlık bir eylemi gösterir, nesnesi yani yöneldiği şey bellidir ve bu yüzden de tatmin edilebilir. Arzunun ise belirli bir nesnesi yoktur. Nasıl olsun ki? Çünkü arzu insan olmanın içerebildiği bir şey değildir. Sanki farklı bir evrenden bize sirayet etmiş bir tat gibidir. Tam olarak tadını bilemesek de bilmeye bir kala yaşarız.

Yaşayıp gidiyoruz arzu, istek niye kafayı yoralım diye düşünenler olabilir. Tenessee Williams “Ölümün tersi arzudur”, der. Yani arzunun enerjisi ancak ölümle son bulacaktır. Ve ölene dek arzumuzun olduğu her yerde korkularımız olacaktır. Çünkü ölünce korkacak bir şey kalmayacaktır. Beğenilmek istiyorsak beğenilmeme korkusu, başarmak istiyorsak yenilme korkusu, kazanmak istiyorsak kaybetme korkusu, sevilmek istiyorsak sevilmeme terk edilme korkusu… Arzularımızla korkularımız yoğunluklarına göre hep yan yana kol gezecektir içimizde. Dünyevi tüm arzulardan kurtulmak için inzivaya çekilenler ne yapmaktadır? Başarmışlar mıdır arzularından kurtulabilmeyi yoksa arzularından kurtulma arzusu mu taşımaktadırlar? Eksiğin aslında kendimizde, insan olma da olduğunu anlar ve bu durum karşısındaki çaresizliğimizin farkına varırsak doğumumuzdan içimize miras kalan boşluğun kusursuz olma arzusu ile dolmayacağını anlarız. Arzulamaktan kurtulamayacağımıza göre bu enerjiyi dönüştürmeliyiz. Dönüşümün kaynağı içimizde ise bizim çabamızda bu yolculuğu içimize yapıp insan olmanın yükünü sırtlanıp keyifli bir yolculuk sürmek olabilir.

Hinduizm- Tanrı Üçlemesi (Brahma- Vişnu- Şiva)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 18 36
3. Fenerbahçe 18 34
4. Alanyaspor 18 32
5. Trabzonspor 17 32
6. Beşiktaş 17 30
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 18 24
9. Gaziantep FK 18 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Menemen Belediyespor 18 28
7. Bursaspor 17 27
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 18 13
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 23 48
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 22 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Brighton 23 25
15. Burnley 22 24
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 20 43
2. Barcelona 19 40
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Real Betis 19 24
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11