banner26

22.09.2019, 19:54 72

İki ustaya saygı: Ruhi Su ve Fikret Kızılok

Ruhi Su türküleri, hep bir ağızdan söylediğimiz türküler. Her dönem bu böyle oldu. Onun sesini kısmaya çalışanlar, türkülerinin kaydedildiği plakları, kasetleri yasaklayanlar onu yok edemedi. Yok edemez çünkü kökü sağlam.

Yazıya Fikret Kızılok’un sözleriyle başlayayım. Sanatçı, Yeni Gündem’in 18 Ekim – 1 Kasım 1985 tarihli sayısında yayımlanan yazısında şu cümleleri kuruyor: “Ruhi Su, müzik ötesinde başka şeylere sahip bir insandı: Sağlam bir karakter, satılmazlık, menfaatler ne olursa olsun yön değiştirmemek, aynı yolda devam etmek. Bunlar bizim için bir örnekti.” Yazıyı, ustasının ardından yazmış, ona hayranlığını dile getirmiş. Bir noktada şunu söylüyor: “Ruhi Su denince insanın aklına yalnız müzik gelmemeli.” Sahiden öyle: Ruhi Su, bu ülkenin en değerlilerinden. Sadece müziği değil, kişiliğiyle de ayrıksı bir yerde. Nitekim, Fikret Kızılok’un yazısının başlığı da bunu işaret ediyor: “Kişiliğiyle, türküsüyle bir bütündü.”

Büyük sanatçı Ruhi Su, 1985 yılının 20 Eylül günü, İstanbul’da hayatını kaybetti. O yıl yine pazar gününe denk gelen 22 Eylül, cenazesinin düzenlendiği tarih. 12 Eylül sonrasındaki ilk kitlesel buluşmaydı bu; polisin saldırısıyla sonuçlandı. “Dostları”, ardından verdikleri ilanda şu cümleleri kurmuştu: “Ruhi Su’yu çiçeklerle sevgilerle uğurlayacağız. O’nu 22 Eylül 1985 Pazar günü öğle namazından sonra Şişli Camii’nden alıp, Zincirlikuyu Kabristanı’na defnedeceğiz.” Cenazeye bile tahammül edemeyen 12 Eylül yönetimi, “dostları”nın toplanmasına izin vermedi.

Bugün, yine cenazelere saldırılan bir dönemdeyiz. Sürekli tekrarlıyorum: Darbecileri yargıladığını söyleyenler, darbe döneminde yapılmış yasaları arkalarına alarak ilerliyorlar. Kimi zaman, cuntadan daha tahammülsüzler üstelik. İnsanların bir araya gelmesini istemiyorlar, buluşmaları engelliyorlar. En basit örneği, bugün Batıkent’te yapılması planlanan halk konseri: Birçok bileşenin katılımıyla yapılan Batıkent Kültür Festivali bünyesinde düzenlenen “ücretsiz halk şenliği”, Ankara Valiliği’nin “güvenliği sağlayamayız” gerekçesiyle yasaklandı. İnsanların güvenliğini sağlamak üzere orada olan bir kurumun bunu yapamayacağını açıklaması çok fena. Vedat Dalokay Parkı, konserlerin sürekli yapıldığı yer. Belli ki konsere katılacak isimler dertli: Metanu, Lâl Gazel, Ahu Sağlam ve Sabahat Akkiraz… Türküleri susturmak isteyenler şunu bilmiyor: Şarkılar, türküler susturulamaz. Dilden dile yayılır, engellenemez. Bugün konseri yasaklayanlar yarın o konserde çalınması muhtemel bütün türkülerin kayıtlarını yok etseler dahi o türküler insanlar aracılığıyla dileyenlere aktarılır. Nitekim, aynı festival dahilinde dün yaptığım “müzikli Türkiye tarihi” başlıklı konuşmama Sabahat Akkiraz’ın bir türküsüyle başladım, ona selam durdum.

Ruhi Su türküleri, hep bir ağızdan söylediğimiz türküler. Her dönem bu böyle oldu. Onun sesini kısmaya çalışanlar, türkülerinin kaydedildiği plakları, kasetleri yasaklayanlar onu yok edemedi. Yok edemez çünkü kökü sağlam. Zülfü Livaneli’den Grup Yorum’a, Fikret Kızılok’tan Erkin Koray’a herkesi etkilemiş bir sanatçı, Ruhi Su. Erkin Koray, 1974 yılında yayımlanan “Elektronik Türküler” başlıklı albümüne onun bir bestesini almış, Nâzım Hikmet’in meşhur dizelerini (“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / Ve bir orman gibi kardeşçesine…”) “Türkü” adıyla kendince yorumlamıştı. Kızılok, yazısında sanatçının bestelerinden de söz ediyor: “Ruhi Su’nun besteleri de vardı; fakat o çok mütevazı kişiliğiyle, onları ön plana çıkarmak istemedi, çıkarması gerekirdi. Fakat tuttuğu yol öyle bir yoldu ki, Anadolu’nun bağrından çıkan türküleri önce bir bitireyim, sonra belki kendime dönerim diye başladı ama kendine dönemedi, icracı ve yorumcu olarak kaldı.”

Art arda yaptığı albümler, Ruhi Su’nun yorumculuğunun yanında araştırmacı yönünü de ortaya koyuyor. Karacaoğlan’dan Köroğlu’na, Yunus Emre’den Pir Sultan Abdal’a uzanan, “El Kapıları”nda gezinen, “Sabahın Sahibi Var” diyen, çocuklardan, göçlerden, balıklardan söz eden sanatçı, her albümünü oya gibi işlemiş, sadece sazıyla ve sözüyle değil, yazısıyla da renklendirmiş. Kimi zaman albüm kapağını bir ustaya armağan etmiş, onların yazılarını koymuş. Mengü Ertel’in yaptığı kapakların her biri, bir sanat eseri.

Sadece albümleri değil, yazıları ve konuşmalarıyla da hepimize yol gösterdi, Ruhi Su. Müziği tartışmaya açan, onu sadece müzik olarak değil, işleviyle değerlendiren isimlerden… Yine Fikret Kızılok yazısına bağlanayım: “Burada bir önemli nokta var; müzik müzik olarak mı kalmalı, yoksa bir işlevi olmalı mı?” sorusunu soran sanatçı, cevabını da veriyor: “Müziğin mutlaka bir işlevi olmalı.” Bunu yaparken şerhini de koyuyor: “Ama şarkı yapıyorsunuz, şarkı güzel şeylerden bahsediyor, toplumsal şeylerden bahsediyor, sonra bu şarkıyı satmaya başlıyorsunuz. Buna ben sol pazar adını veriyorum, bu duyguları içeren insanlar kendilerine hitap edecek şarkıları bekliyorlar, bunlarla büyüyorlar. Bunu sezen, bu kurnazlığı yapan insanlar var Türkiye’de, bunu pazarlayan insanlar var. Ruhi Su, öyle bir insan değildi, kişiliği, türküsü bir bütündü.”

Fikret Kızılok, bu satırları, Ruhi Su’nun ölümünden sonra yazmış. 12 Eylül’ün karanlığını dağıtan dergilerden Yeni Gündem, Ruhi Su’a ayırdığı sayısında onun bu yazısını yayımlamış. Olaylı cenazenin on altıncı yılında, Kızılok bu dünyayı terk etti. Bugün, onu, ölümünün on sekizinci yılında anıyoruz. Ruhi Su’dan etkilenen, sazıyla, sözüyle bir şeyleri değiştirmeye çalışan insanlardan biriydi. Çok şey yaptı, bize çok şey kattı. Ustasının ardından yazdığı satırları onu düşünerek okuduğumuzda bir şey değişmiyor. Bugün, iki ismi de hayırla anıyorsak, sebebi, yaptıkları.

Kızılok’un şu satırları, yazının sonu olsun: “Büyük ve geniş bir ses, bas bariton bir ses; söyleyiş yalnızca bas baritonukla kalmıyor, buna daha sonra yürek katılıyor. Karakter icabı direnen bir kişiliği var, hepsi sesinde birleşiyor.”

(gazeteduvar.com.tr'de yayımlanmıştır)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
25°
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Antalyaspor 29 37
10. Gaziantep FK 29 35
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 29 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 30 57
2. Erzurum BB 30 53
3. Adana Demirspor 30 51
4. Bursaspor 30 49
5. Akhisar Bld.Spor 30 48
6. Altay 30 47
7. Fatih Karagümrük 30 47
8. Giresunspor 30 44
9. Keçiörengücü 30 41
10. Ümraniye 30 41
11. Menemen Belediyespor 30 39
12. Balıkesirspor 30 35
13. İstanbulspor 30 34
14. Altınordu 30 32
15. Boluspor 30 27
16. Osmanlıspor 30 24
17. Adanaspor 30 20
18. Eskişehirspor 30 12
Takımlar O P
1. Liverpool 31 86
2. Man City 31 63
3. Leicester City 31 55
4. Chelsea 31 54
5. Wolverhampton 32 52
6. M. United 31 49
7. Tottenham 31 45
8. Burnley 32 45
9. Sheffield United 31 44
10. Arsenal 31 43
11. Crystal Palace 32 42
12. Everton 31 41
13. Southampton 32 40
14. Newcastle 31 39
15. Brighton 31 33
16. Watford 32 28
17. West Ham 31 27
18. Bournemouth 31 27
19. Aston Villa 32 27
20. Norwich City 31 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 71
2. Barcelona 32 69
3. Atletico Madrid 32 58
4. Sevilla 32 54
5. Villarreal 32 51
6. Getafe 31 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Valencia 32 46
9. Athletic Bilbao 32 45
10. Granada 32 43
11. Osasuna 32 41
12. Levante 32 41
13. Real Betis 32 37
14. Real Valladolid 32 35
15. Eibar 32 35
16. Deportivo Alaves 32 35
17. Celta de Vigo 32 34
18. Mallorca 32 26
19. Leganés 32 25
20. Espanyol 32 24