banner26

13.11.2019, 00:02

KILÇIK

Hepimiz biliriz, annelerimiz eskiden mahallede fakir bir aile varsa yaptıkları yemekten bir parçasını ona gönderirdi. Sonra birinin ihtiyacı mı var, el birliği ile çözülürdü sorun.  Günümüzde sosyal medyada sık sık bu tarz kampanyalara rastlamak mümkün. Birçoğumuz da bir şekilde bu kampanyalara destek olmaya çalışıyoruz. Sonra da Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin, diyerek halimize şükredip, yardım etmiş olmanın iç huzuruyla oradan ayrılıyoruz. Aslında pek çoğumuz için çok normal bir durum bu. İnsan insana yardım etmeli.  Ancak yine hepimizin bildiği güzel bir atasözü vardır.   “Cehennemin yolu iyi niyet taşları ile doludur,‘’ diye. Ne alakası mı var?  Anlatmaya çalışacağım. Anayasamız der ki bir ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes o ülkenin vatandaşıdır. “Eeee, yani?” diyorsunuz değil mi? Peki şimdi sormak istiyorum. Biz, zengin- yoksul hepimiz (Zenginlik ve yoksulluk bir ülkenin ekonomik tercihleri ile alakalıdır deyip ukalalık yapmak istemem ama öyledir. Bir ülkede yoksulluktan dolayı intihar edenler varsa bu, üretilen katma değerin paylaşımındaki adaletsizliktendir. Yani kişiler intihar etmiş gibi görünse de aslında sistematik bir cinayettir olanlar.) bu ülkenin vatandaşıyız ve yine anayasaya göre haklardan eşit şekilde yaralanmamız gerekiyor. Peki pratikte öyle mi? Dört kardeşin intiharı bunun en güzel cevabı aslında. 

Anayasalar devlet ve vatandaş arasındaki ilişkileri düzenler, vatandaşın devlete karşı görev ve sorumluluklarını belirtirken aynı zamanda devletin de vatandaşa karşı sorumluluklarını içerir. Şimdi bir kişinin  sağlıklı bir yaşam sürmesi için gerekli koşulları sağlamak kimin görevi? Vatandaşın mı, devletin mi? Bizler yani emekçiler hem ürettiğimiz katma değerle, hem de boyumuzu aşan vergilerle üzerimize düşeni yapmıyor muyuz sizce? Hatta geçmediğimiz köprünün, kullanmadığımız havalimanlarının dahi parasını öderken acaba bunları ne diye yapıyoruz diye düşündük mü? Okullarda bize, “Devlet vatandaşına hizmet götürmek için vergi toplar; sonra onunla yol, kanalizasyon, okul, hastane, köprü gibi halkın ihtiyaçlarını giderecek şeyler yapar,” diye anlatılırdı. Evet, devlet hükümetler aracılığı ile kimi hastane binalarını yapıyor ama içine cihaz koymayınca doğal olarak duvarların tedavi etkinliği olmuyor. Ya da okullarda fotokopi çekmek dahi paralı ve bunun parası öğrenciden toplanmak zorunda kalınıyorsa, haliyle yoksul mahallelerdeki çocuklar bunu karşılamakta zorlanacağı için, anayasal haklarından yeterince yararlanmamış olacaklar. Tabi bu arada neden fotokopi çekilmek zorunda kalındığını anlamak isteyenler, ders kitaplarına bir göz atarlarsa ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar. Bir ülkenin tüm zenginliklerini üreten ve onun asıl sahibi olan emekçiler ürettikleri bu zenginlik karşısında bir tekerlekli sandalyeye dahi kavuşamıyor, bunun için yardım kampanyalarına ihtiyaç duyuluyorsa sizce de bu işte bir terslik yok mu? Üstelik bu yardımları yine emekçiler yapıyor. Ülke zenginliklerinden en büyük payı alan küçük bir kesim, ya bu işte hiç yok ya da sosyal sorumluluk adı altında PR çalışmaları yapıyorlar. Üstelik o emekçinin bunu ne kendisi gibi emekçilerden ne de reklama malzeme olmasına neden olan o kişilerden değil halkına hizmet sunmak için hepimizden vergi alan devletten alması gerekiyor. Bizler dolaylı vergi adı altında, aldığımız sakıza kadar vergi ödeyen, geçmediğimiz köprü ve yolların, “taahhütün gerisinde kalındı,” diye kalan kısmı cebinden ödeyen, daha maaşını almadan vergisi kesilen memur ve işçiler;  arabada sigara içti, otelde konakladı, deprem oldu, uzaktaydı, ölmedi, o nedenle geçici olarak  deprem vergisi ödeyecek, denen  bir halkız. Hala bunların karşılığında bir tekerlekli sandalye için kampanya yapılıyorsa sormak gerekmiyor mu? Bu kampanyayı yapan bizler doğru bir iş mi yapıyoruz? Bu kısa vadeli ve basit pansumanlarla ihtiyaç sahiplerinin asıl muhataplarının kim olduğunu ve hakkını elde etmek için ne yapması gerektiğini görmesini engelliyor muyuz acaba? Çünkü kişi, bir şekilde, ya kendisi ya da ailesi aracılığıyla, vergileri ve üretime katkısı ile bunun bedelini zaten ödemiştir. İtiraz edip “Efendim, vergi kaçıranlar var, herkes devlete vergisini tam ödemiyor,” diyenlere sözüm. Onu toplamak görevi bizlerin değil yönetme gücünü elinde bulunduranlarındır. Küçük bir azınlığın milyonlara varan vergi borcu silinmese hazine daha çabuk mu dolar? Bilemedim.Dolan hazineden kimin ne kadar pay alacağı konusunun asıl can alıcı nokta olduğu unutulmamalı tabi.

Yazıya ufak bir dipnot düşmeden bitiremeyeceğim. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’a eğitim adına yaptığı büyük atılımlar için çok teşekkür ederiz. Okullarımızın ve eğitim sistemimizin en büyük problemi olan önlük sorunu çözüldü ya, artık Pisa’da en üst sıralara çıkarız, öğretmenlerin bütün özlük hakkı sorunu böylece çözülülür. Gerçi hala ataması yapılmayan yapılsa dahi aynı işi yaptığı halde “kadrolu, sözleşmeli, ücretli” diyerek aynı haklardan yararlandırmadığınız binlerce öğretmen, öğretmeni olmadığı için dersleri boş geçen binlerce öğrenci,  fotokopi kağıdını bile veliden istemek zorunda kalan devlet okulları, 4+4+4 ucube sistemi ile içi boşaltılmış ve çocuklara gelecek vadetmeyen bir eğitim sistemi yerli yerinde duruyor ama olsun. Burada Seray Şahiner’in Hepyek adlı kitabına gideyim. Bir hikâyede yaşanan her şeye karşı ‘’Atlet önemli,” diyorlardı. Ne diyelim eğitimdeki bu sorunlara rağmen önlük önemli.  

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
-5°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Bursaspor 19 33
3. Erzurum BB 18 31
4. Keçiörengücü 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Osasuna 21 28
11. Granada 20 27
12. Real Betis 20 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14