banner26

06.02.2020, 00:02 87

MUTLULUĞUN PEŞİNDEN GİTMEK

Önce bir hikaye anlatayım.  Bu yaz feyzde geziniyorum karşıma Cenk’in “Mutluluk Hakkı” yazısı çıktı. Okudum tabi. Yıllar önce bu konu hakkında yazdığım bir yazı geldi aklıma hemen Cenk’e attım watsaptan. Sonra aldım başıma belayı yaz da yaz da yaz. İşte böyle buralarda cirit atmaya başladım. Yok yok bunu anlatmayacaktım. Ciddiyete geçiyorum. Cenk ile konuyu farklı yerlerden yakalamışız doğal olarak. Adam benim gibi değil, ben ne kadar bireysel yerden ele aldıysam o da toplumsal olandan dem vurmuş. Memleketin haline kafa yoranla yormayan bir olur mu hiç diyerek kendi sahama çekiliyorum. 

 Mutluluk;  TDK sözlüğünde “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumu” olarak tanımlanmıştır. Mutluluk; bir duygudur.  Duygudan bahsediyorsak ruhsallığın alanına girmişiz demektir. Ruh sağlığını da, kişinin kendi iç dünyasının dış dünyayla, diğer insanlarla uyum ve denge içinde olmasıdır, diye tanımlayabiliriz. Freud, ruh sağlığını “sevmek ve çalışmak” olarak tanımlar. Kendini ve çevresindekileri sevme kapasitesine sahip, çalışabilen, yaptığı çalışmadan keyif alabilen, üretebilen, paylaşabilen insanın ruh sağlığı bir denge ve uyum içindedir. 

Nasıl bir hayat yaşamak istiyoruz? Neyin peşinden koşuyoruz? Çoğumuzun bu geniş soruya vereceği cevapta geniş ölçüde “mutlu olmak” olabilir diye düşünüyorum. İnsanın davranışlarının temelindeki amaç mutluluktur. Sürüklendiğimiz ya da sürüklediğimiz yaşamlarda koşulsuz mutluluk istemek ütopyaya benziyor. Bir nevi imkansızı istiyoruz. Demek ki bunun mümkün olabileceğine dair bir inanç var içimizde. Ülkeler, devletler, dinler, siyasi ideolojiler, yönetim biçimleri vs. insanın bu temel amacını daha iyi sağlayacaklarını söylediler. Mesela dini öğretilere bakacak olursak hepsinde sonsuz mutluluk vaat edildiğini görürüz. Bize en tanıdık gelen haliyle “cennet” diyebiliriz bu sonsuz mutluluğa. Her insan için arzudur cennete kavuşmak. Bu sonsuz mutluluğa erişmek için gösterilen çabanın kendisi insanı mutlu eden bir araca dönüşür. Ya da siyasi ideolojileri düşünelim, her biri insanların refahı, huzuru için farklı önermeler sunarlar. Her birimiz de bunun yanında kendi mutluluk tasavvurlarımızla ilgili bir yolculuk halindeyiz.  Bu yolculuk bazen maddi bazen manevi bazen de her ikisi gibi farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. 

Hayattan istediğimiz şeyler ne kadar farklı olursa olsun ortak olan bir şey var ki hepimiz mutlu olmak istiyoruz. Ruh sağlığımız denge ve uyum içindeyse mutluluğa erişebileceğimiz araçları oluşturabiliriz. Bu her zaman söylendiği kadar kolay olmayabiliyor. Canlı olan bir bedenimiz var ve canlı olduğu sürece de her türlü fiziksel sorunla karşılaşma ihtimali var. En basit haliyle mevsim değişikliğinden kaynaklanan iyi ya da kötü hissedişlerden, en yakınımızı kaybetmenin verdiği dayanması güç acılara kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan durumlar bazen fiziki hastalıklardan daha derin sorunlar ortaya çıkarabilir. İçinde bulunduğumuz koşullar ruh halimizi etkiler ve yakın çevremizle olan ilişkilerimiz, işimiz gibi konularda bundan olumlu ya da olumsuz etkilenebilir. Fiziksel, çevresel etkenler gibi yaşam olayları ruhsallığımızı etkilediği için hayatımızın akışını belirleyenin de ruhsallığımız olduğunu söyleyebiliriz. 

1776 yılında ilan edilen Amerikan Bağımsızlık Bildirgesinde şu sözler yer almaktadır. “Bütün insanların eşit yaratıldıklarına; yaratıcıları tarafından onlara hayat, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı gibi geri alınamaz bazı haklar verildiğine inanıyoruz.” Hayat, özgürlük, mutluluğu aramak geri alınamaz haklarımız ise bizler bu hakkımızın olduğunun ne kadar farkındayız ya da bu hakkımızı ne kadar kullanıyoruz. Mutlu olmak, ruh sağlımızı korumak, hayatımıza sahip çıkmak, kendimizin değerli olduğunu bilmek. Ve bunları olumsuz etkileyebilecek her türlü durumla baş edebilmek. 

İnsan haklarının ihlallerinden bahsediyoruz, her gün buna örnek sayılabilecek durumlara şahit oluyoruz. İnsan hakkının ihlalinin olduğu yerde insanın ruh sağlığı hakkı, mutlu olma hakkı da ihlal ediliyor demektir. Genelde şahit olduğumuz bu tarz durumları içinde bulunulan koşulların değiştirilmesi ile değiştirebileceğimizi düşünüyoruz. Ancak yukarıda da bahsi geçen mutluluk, denge, uyum ya da huzurdan söz ediyorsak sadece koşulların değişmesi yeterli olmayacaktır. Her birey birbirinden farklı olduğuna göre her birimizin ruhsallığı ve ruhsal sorunlarla baş etme şekilleri ve gücü de farklıdır. Uzun süre şiddet görmüş bir kadının koşulları değiştiğinde ruh sağlığı yerine gelmiştir diyebilir miyiz? Ya da cinsel istismara uğrayan biri bu durumdan uzaklaştırıldığında?

Dini öğretilerin en büyük ödül olarak sunduğu, insan haklarının temeli olan mutluluğu aramamızın önünde engeller neler? Bildirgede yer alan sözü hatırlayın, yaratıcıları tarafından verilen geri alınamaz haklar. İnandığınız en kutsal şeyden bile daha güçlü olan bu engel ne? Ruh sağlığımızı korumak, mutlu olmak için adım atmamıza; ailemiz, çevremiz, toplumdaki yargılar, maddi gücümüz belki de sadece kendimiz engeliz, bilemiyorum. 

Bu bildirge ilan edildikten sonra da Amerika’da siyah -beyaz ayrımcılığı, kadın-erkek eşitsizliği gibi sorunlar çözüme kavuşamadı ve uzun yıllar devam etti. Bildirgeyi ilan edenlerden Thomas Jefferson’ın dediği gibi “ bir toplumun yaşayışında bir ideali tamamen gerçekleştirememiş olması, bu ideali değerden düşürmez.” Çile çekmenin, boyun eğmenin, katlanmanın erdem sayıldığı bir toplumda yaşayan bizler mutluluğu bir hak olarak görüp bunu elde etme çabasına girişirsek layık olduğumuz şekilde yaşayabiliriz.

We The People’ (‘Biz İnsanlar’) ifadesi, tarihteki ilk anayasal demokrasiyi kurmak üzere 1787 Mayıs’ında Philadelphia’da toplanan Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşunu ilan eden anayasanın ilk üç kelimesidir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20