Hanım Koçyiğit / Son Makaleleri

Hanım Koçyiğit / Bütün Yazıları

banner26

Hanım Koçyiğit

Bütün Yazıları

Hanım Koçyiğit
Yazar

Bir Serüvendir Yazmak

Yeniden Merhaba, Yok, bu sefer hikâye anlatmayacağım. Anlatacak hikâyem kalmadığından değil. Ama bu yazıda neden ve nasıl yazmaya başladığımı, bu hikâye anlatıcılığına nerden tutunduğumu anlatmaya niyetlendim… Estağfurullah,'roman...
08 Aralık 2019

Çocukluk Hikâyeleri: Cihan

Bizim ev, paydosu olmayan bir fabrika gibi. Sabah güneşiyle başlayan işler gece yarısında anca bitiyor. Ablamla ben de nasipleniyoruz bitmez tükenmez işlerden. Hiç bir iş olmasa bile küçüklere bakıyor, nenem evde yokken hindilerini güdüyoruz...
23 Ekim 2019

Deniz

  (Bir çocuğun 12 Eylül'ü yazısının devamı.) Yaz sonu, güneşli bir günün sabahıydı. Evdekiler sessiz bir telaşla eşyaları topluyorlardı. Biz de ablamla bahçe duvarına tünemiş, ellerindeki fırçalarla gece yarısı yazılmış...
05 Ekim 2019

Gülşen

Mahalleye taşındığımızda ilk komşuluk ilişkimiz Cafer amca ile oldu. Evi, yolun diğer tarafında, bizim evin karşı çaprazına düşüyordu. Evin önündeki bakımsız bahçesinde yabani otlar boy vermişti. Yalnız bir adamdı. Uzun boylu, dalgalı...
24 Eylül 2019

Bir Çocuğun 12 Eylül’ü

 Memleketten şehre geldiğimizde hatırladığım en belirgin anılar çatışmaların yaşandığı günlerden kalan puslu, silik birkaç kareden ibaret. Alelacele taşındığımız mahalle, oldukça sakin sokaklardan oluşuyordu. Alçak bahçe duvarlarından...
12 Eylül 2019

Köpeklik Hali

Off, bu ne soğuk ya? Yorgan üzerimden kaymış olacak. Yorgan… Yorgan, yorgan nerede? Yorgan yok! Uykumun bölünmesine sinirlenerek doğruldum. Uykumu kaçırmamak için gözlerim yarı açık, yorganı aradım. O da ne? Bırak yorganı, yatak odasını;...
25 Haziran 2018

Geçmişe Yakılan Ağıt

Annelerinin acılarına tanıklık etmiş çocukların bakışlarında hep hüzün vardır. Ömürlerine eklense de on yıllar, kahkahaları, sevinçleri hep gölgelidir. Annelerini dayak yerken görmüş çocukların, hiç geçmeyen yaraları vardır. Ve...
25 Haziran 2018

İskender Savaşır’a;

Sen gittikten sonra buralara çok yağmur yağdı… Bu yazıyı son akşamında Elvan'ın balkonunda otururken dinlediğin ve hüzünlü ezgisiyle bizi bir başımıza bıraktığın Kronos Quarter ; Alim Qasımov eşliğinde yazıyorum. Hepimizin gözleri...
22 Haziran 2018

Parçalanmış (2)

2.Bölüm Asiye Kaynanası odunluğun kapısını açtığında eltisinin yüzü içinden çıktığı karanlık gibi kararmıştı. Üstü başı is olmuş, avurtları çökmüş, gözünün feri sönmüştü. Eltisi yılmış bedeni ile taş basamakları...
22 Nisan 2018

Parçalanmış (1)

1.Bölüm 'Ben deli değilim… Sadece yorgunum. Bu evin kasveti yoruyor ruhumu. Bu puslu orman, bu karanlık odalar basıyor beni…” '…” ' Bilmem mi, eserli olduğumu söyler dururlar. Çocuklarıma bakarak olmadığımı, heç bi işi...
15 Nisan 2018

Buğday Taneleri

Gece yarısından sonra yağan yağmur ıslatmış bütün şehri, sabaha ayazı kalmış. Erken kalktım belki yazabilirim diye. Geçen bir hafta boyunca, aylardır kullanmadığım bilgisayarı açıp, boş Word dosyasına beyhude bakmıştım. Bu sabah...
01 Nisan 2018

Kayboldum

Kimliksizim, dilsizim, dünsüz ve yarınsızım… Bütün yüzlerimi, bütün sıfatlarımı soyunup geldim. Hem biraz benim, hem hiç kimseyim. Heybemde sadece kelimeler, cümlelerle oynaşan virgülleri geçip noktalarda soluklanmaya geldim. Zemheri ayazları...
03 Mart 2018

Eray'a

Bazı kadınlar geçer hayatından. Ve bazı adamlar tanırsın. İlk göz göze geldiğin an anlarsın, bir gün kesişecek yollarınız. Ve bu anla kalmayacak, alacağın vardır ondan, hissedersin. Sana katacakları vardır, adın gibi bilirsin… Bilirsin...
08 Şubat 2018

Bir yılbaşı ritüeli

Kimliksizim, dilsizim… Dünsüz ve yarınsızım. Bütün yüzlerimi, bütün sıfatlarımı soyundum. Zırhımı, kalkanımı bir kenara bırakıp geldim bu an'ın içine. Hem biraz benim, hem hiç kimseyim. Kendimi, bedenimin içinden çıkıp hayatımı...
01 Ocak 2018

Şehirler ve insanlar

Bazı şehirlerin ruhu vardır. Buna inanıyorum. Yaşadıklarını, nefes aldıklarını hissedersin. Bir şiirden farksız sokaklarında yürürken acıyı, hüznü, yaşanmışlığı müzik tınısında hisseder insan. Özellikle köklü bir şehir kültürüne...
01 Aralık 2017

Yağmasın Yağmurlar… Üşüyorum…

Bir sonbahar yazısı bu. Sokaklarda uçuşarak ayaklarımıza dolanan sararmış kuru yaprakların hüznünde, biraz kış, biraz bulutlu ve az güneşli, tam da Kasım tadında bir yazı. Kış geliyor… Hazırlanmak lazım… Kırıklarını aldırmak...
22 Kasım 2017

Ekmek de istiyoruz Gül de!

Kendi hayatında var olma mücadelesi veren; emeği için, özgür ve onurlu bir yaşam için direnen tüm kadınlara Kasım'a inat ışıyan güneşin sıcaklığı ile merhaba! Politik ve toplumsal konularla ilgili yazı yazmamaya yeminliydim hatırlarsanız....
14 Kasım 2017

Taşra Hep Hazırdır Aşka…

Uzun zamandan sonra, yine salondaki koltukta uyumaya başladım. Bu durum, kontrolü kaybetmek üzere olduğumun ilk ayak izleri anlamına geliyor benim için. Salondaki koltukta uyuyakalmanın ne demek olduğunu bilenler anlayacaktır. Sorunlar arasında...
01 Kasım 2017

Yazmak ya da Yazamamak Cenderesinde Bir Yazı

Saat gece yarısını çoktan geçmiş. Bu doldurduğum yedinci bardak ve yaktığım beşinci sigara. Önümde açık duran boş Word dosyasına bakmaktan kirpiklerimin dipleri yanmaya başladı. Evet, yazmak öyle ha deyince olmuyor. Sancılı bir iş....
10 Ekim 2017

Sürgün

Bir ölüyüm ben, Yanından geçip giden… Hiçbir yere bağlı değilim. Valinin hükümranlığında bilinmeyenim. Lüzumsuzum altın şehirlerde Ve yeşil ülkelerde… Çok oldu kovulalı Ve süslenmeyeli bir şeyle, Rüzgâr, zaman ve sesten başka…...
27 Eylül 2017

Affedersiniz bu aralar bir serserilik var üzerimde

Ekim gelmeden bir Eylül yazısı yazmak isterdim. Hüzünlü yağmurlara, kırgın yaprakların savrulduğu serseri sokaklara, bahardan ertelenmiş; hani, güzel bir şey olacakmış hissi veren o haylaz umut kırıntılarına dair, Zuhal Olcay ya da Fikret...
23 Eylül 2017

İçinden Tren Geçen Şehirler

Size de şiirsel gelmedi mi başlık? İçinden tren geçen şehirler… Bir şiirin mısrası gibi. Trenlere aman aman bayıldığım söylenemez. Ama tanımlayamadığım ayrı bir yeri var bende. Ayrılıklar, kavuşmalar, hasretler, sıla ve hüzün kavramları...
20 Eylül 2017

Recm mi? O ne ki?

Ortalama bir film kültürüne sahip herkes 'Soraya'yı Taşlamak”( The Stoning Of Soraya M.) filmini bilir. İzlemeyen varsa izlesin. Yıllardır arşivimde olmasına ve ısrarla başkalarına önermeme rağmen, kendim izlemekten hep kaçındım....
13 Eylül 2017

Sandık

Günümüzde isminin insanlar üzerindeki tılsımını yitirse de, bir zamanlar her evin en müstesna köşesinde bir sandık bulunurdu. Cevizden, sedir ağacından, maundan yapılmış köşeleri sedef kakmalı, oymalı sandıklar. Yetmişli yıllarla ışıl...
06 Eylül 2017
-2°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
Takımlar O P