banner26

Aşı karşıtlığı: 10 ayda 2.719 kızamık vakası

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Türkiye'de 2019 yılının ilk on ayında kızamık olgu sayısı 2719. Prof. Dr. Kayıhan Pala, aşının kamusal ürün olması gerektiğini savundu

SAĞLIK 20.12.2019, 12:22
Aşı karşıtlığı: 10 ayda 2.719 kızamık vakası

Türkiye'de son on aydaki kızamık olgu sayısı 2719. Bunun başlıca nedeni ise aşı karşıtlığı ve tereddüdü. Prof. Dr. Kayıhan Pala: "Yapılması gereken Küba'da olduğu gibi aşının kamusal bir ürün haline getirilmesidir. Eğer aşı kâr amacı güdülmeden kamu tarafından üretilecek olursa insanların zihninde soru işareti kalmaz."

Bianet'ten Ayşegül Özbek'in haberine göre, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Türkiye'de 2019 yılının ilk on ayında kızamık olgu sayısı 2719. Bu, 2013 yılından sonra son on yıldaki en yüksek sayı. 2719'un yaklaşık 1800'ü 5 yaşın altındaki çocuklar.

Olguların büyük çoğunluğunu ise aşı olmayanlar oluşturuyor. 1 yaşın altında yaklaşık bin vaka var. Bunun 900'den fazlası da hiç aşılanmamış.

İtalya, Almanya ve ABD'nin New York eyaleti aşı yaptırmayan çocukları artık okullara kabul etmeme kararı aldı. 

Öte yandan UNICEF'in verilere göre Pasifik'te yer alan Samoa'da 2013'te yüzde 70 olan aşılama oranlarının geçen süreçte yüzde 30'un altına düştüğü bu nedenle kızamık vakaları ve ölümlerin arttığını ortaya koyuyor. Aynı zamanda Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ise bu yıl başından beri 5 bin 110 kişinin kızamık nedeniyle hayatını kaybettiğini aktardı.

Vakaların artmasındaki en önemli nedenler arasında aşı karşıtlığı ve aşı tereddüdü başı çekiyor.

 Bakanlık yeni verileri açıklamadı

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı'nın nüfus sağlık araştırmasını iki yıldır kamuoyuyla paylaşmadığını aktarırken uzmanların da WHO verilerini kaynak almak zorunda kaldığını aktarıyor. Pala, aşı karşıtlığı üzerine de şunları söylüyor:

"2009'da Bakan, 'rüya görüyorsunuz' demişti"

"Özellikle bireysel haklar konusundaki duyarlılık, 'kimse benim özgür iradem dışında aşı yaptırmaya zorlayamaz' düşüncesi. İkinci boyutu ise dini kökenli. Türkiye'de de bu yaklaşımlar son yıllarda iz bulmaya başladı. Bakanlığın önceki verilerine bakacak olursak 30 binin üzerinde çocuğunun aşılanmasını reddeden anne baba var. Bakanlığın aşı konusunda olumsuz bir yaklaşımı olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu işin üstüne gitmek, toplumu duyarlı hale getirmek konusunda da çok büyük etkinlik içinde değil.

2009 yılıydı sanıyorum, o zamanın Sağlık Bakanı'na 'Türkiye yeniden kızamık vakalarıyla karşı karşıya kalabilir' dediğimizde bize, 'Türkiye'de bir daha 100'den fazla kızamık vaka sayısı kayıtlara geçmeyecek, siz rüya görüyorsunuz' demişti. 2008'de üç vaka falan vardı fakat 2013'e geldiğimizde bu sayı 7400 oldu."

"Çiçek hastalığından 300 milyon kişi ölmüştü"

Pala'nın aktardığına göre Türkiye'de az da olsa yapılan araştırmalarda aşıyı tehlikeli bulduğunu belirtenlerin oranı dini nedenlerle yaptırmayanlara oranla daha fazla.

Aşı tereddütünü ise şöyle ikiye ayırıyor Pala:

"'Zararlı olduğunu düşünüyorum' diyenler, bir de 'gerekli olduğunu düşünmüyorum' diyenler. Bazı popüler yazarlar arasında da 'aşı olmadığı için ölen birisini gösterin bana' görüşü hakim ve maalesef bazı kesimlerde de bunun karşılık bulduğunu söyleyebiliriz."

Prof. Dr. Pala, bu noktada 300 milyon kişiyi öldüren çiçek hastalığını hatırlatıyor:

"Dünya tarihinde 300 milyon kişi. Ve bunu bir tek aşıyla yok etti dünya. Çok güçlü bir bağışıklama politikasıyla 1980'den bu yana, artık bir tane vakası yok. Eradike edildi tıbbi deyimiyle, Türkçesi kökü kazındı diyebiliriz.
Bugün hem ülkemizde hem dünyada aşının yapılmadığı zamanlardaki karanlığını görmezden gelmeye çalışıyorlar. Biz istiyoruz ki Türkiye tekrar o karanlığa gömülmesin."

"Aşı, bir toplumsal dayanışma yaklaşımıdır"

Pala aşının yalnızca bireyin kendisini değil, bir toplumsal bağışıklık oluşturarak aşılanması mümkün olmayan çocukları da koruduğunu söylüyor ve çocuk hakları açısından önemli bir örnek veriyor:

"Bir de aşı olmak istediği halde aşı olamayan çocuklar var. Diyelim ki kanser vakası bir çocuk. Bağışıklık sistemi zayıf olduğu için biz bu çocuğa aşı yapılsın istemiyoruz, ama aşı yapılamayan bu çocuğun korunmasını da istiyoruz. Bunun için elimizde bir mekanizma var. Biz buna toplum bağışıklığı diyoruz. Eğer bir etkenin, mesela kızamık virüsünün toplumda dolaşımını engelleyecek kadar yüksek bağışıklama oranı yaratırsanız, bu hastalığı nedeniyle korunamayan çocuğu da koruma altına alırsınız. Bunun için de yüzde 95 oranında bir bağışıklama oranına ihtiyacımız var. Aynı zamanda bir toplumsal dayanışma yaklaşımıdır aşı, bu yüzden çok önemli."

Neden tereddüt ediliyor?

Öte yandan aşıyla ilgili tereddütleri anlamak gerektiğini aktarıyor:

"Çünkü aşı ilaç gibi değil. İlacı hastalığı ortadan kaldırmak için veriyorsunuz. İnsan onu kabul ediyor. Aşıyı verdiğiniz zaman kişi hasta değil, hasta olmayan birisinin dışarıdan kendisine böyle bir şey verilmesini kabul etmesini biraz bizim kolaylaştırmamız lazım. Aşı olmazsa, toplum bağışıklığı olmazsa neler olabilir bunları anlatmamız lazım. Bunlardan en güçlü örneklerden biri de çocuk felcidir.

"Bulaşıcı hastalıklar sizin iradenizi dinlemez"

Son noktada öneri olarak ise aşının kamusal bir ürün olması gerektiğinin altını çiziyor Pala:

"Aşıyı ticari bir ürün olarak gündeme getirilenler o aşının daha fazla yapılması ve satılması için de bir çaba harcıyorlar. Burada zihinlerde bir tereddüt oluşmasını doğal karşılıyorum. Yapılması gereken Küba'da olduğu gibi aşının kamusal bir ürün haline getirilmesidir. Eğer aşı kâr amacı güdülmeden kamu tarafından üretilecek olursa insanların zihninde soru işareti kalmaz. 

"Bireysel hak nedeniyle aşıya itiraz edenlere de şunu demek lazım, aşı olmayacağım diyenlerin o zaman toplum içinde yaşamamaları lazım. Birlikte yaşarken bulaşıcı hastalıklar sizin iradenizi dinlemeyeceğinden, o zaman bizim toplumu korumak için uygulayacağımız aşıya da itirazı kabul etmek mümkün değil."

Etiler: "Bakanlık samimiyetsiz"

Aşı karşıtlığı ya da aşı tereddütü... Her iki durumda da Sağlık Bakanlığı'nın bunu aydınlatacak net bir mesaj vermesi gerektiğini söyleyen Halk Sağlığı Uzmanı Nilay Etiler ise şunları söylüyor:

"Tam bir sessizlik hali var. Sadece nisandaki Dünya Aşı Gününde Bakanlık bir açıklama yaptı. Bu samimiyetsiz bir şey. O nedenle sorun devam ediyor. Böyle giderse artarak da devam edecek.Aşı olmadığı için, hiç istemeyiz ama, ölümler olursa ancak o zaman insanların kafasına dank edecek."

"Yeterli aşımız var"

Lojistikte bir sıkıntı yok, yeterli seviyede aşı var" diyen Etiler şöyle devam ediyor:
"Birinci basamak sağlık hizmetlerinde bir takım eksiklikler tartışılabilir ama aşılamayla ilgili olarak aile sağlığı merkezlerinde çalışan arkadaşların öncelikle yürüttüğü hizmetler arasında aşı. Burada sadece irade eksikliği var. Sağlık Bakanlığı'nı eylemsizliği söz konusu."

Çoğu çocukluk dönemi aşısı

Aşı yapılmadığı takdirde salgın oluşturabilecek hastalıkları ise şöyle sıralıyor Etiler:

• Türkiye'de kızamık en önemlilerinden bir tanesi. Kızamıkçık ve kabakulakda var.
• Çocuk felci artık Türkiye'de görülmeyebilir ama Orta Doğu coğrafyasında hala çocuk felci var. Türkiye'de tekrar vaka çıkmaması için aşının sürdürülmesi lazım.
• Tüberküloz. Burada aşının koruyuculuk düzeyi düşük. Bunu biliyoruz ama tüberkülozun ileri bir aşamasını önlüyor aşı.
• Hepatit B'yi geçirdiği zaman bir kişi, yani kronik taşıyıcı olursa karaciğer kanserine dönüşebiliyor.
• Tetanos ise doğada bulunan bir bakteri, mikroorganizma. Herhangi bir şekilde yaralanmayla insana geçtiği zaman yüzde yüz öldürücü. Aşının hiçbir yan etkisi yok, aşı olunca yüzde yüz koruyucu ama, hastalığın etkenini aldığı zaman kişi yüzde yüz ölümcül.

Öte yandan çocukken bu aşıları olmamış bir yetişkinin şimdi aşı olma ihtimali var mı?
"Bu aşılardan sadece tetanos yetişkinlikte de olur. Ama mesela kızamık aşısını çocukken olması gerekiyor kişinin."

"Aşıyı reddeden aileler çocukken aşılandı"

Aşı konusunda ise en önemli sorunlardan birinin de hastalığı görmediğimiz için sorun yok gibi algılanması olduğunu ifade eden Etiler şöyle devam ediyor:

"Su klorlanmadığı zaman salgından millet kırılır. Ama klorlandığı için bunun ne kadar önemli bir şey olduğunu anlamazlar, çünkü hastalık yoktur. Toplumda belli bir oranda aşılamaya ulaşılmış. Hastalık yok ve o hastalığın ne kadar dramatik bir şey olduğunun kimse farkına varamıyor.

Şu an aşıyı reddeden anne babalar kendi çocukluklarında çok yüksek oranda aşılama oranı vardı. Bütün bu anne babalar aşılı. Bu hastalıkları yaşamamışlar ve şu anda aşıyı sorguluyorlar. Halbuki onlar aşılanmamış olsaydı aşı olmayan bir toplumda o anne babalardan dörtte biri hayatta olmayacaktı."

Kaynak: BİANET
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Denizlispor 18 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 23 48
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Burnley 23 27
15. Brighton 23 25
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14