banner26

03.08.2019, 11:00 265

SİNDRELLA KOMPLEKSİ

Geçtiğimiz hafta Mor Dayanışma Sakarya Örgütü olarak Collette Dowlin’in Sindrella Kompleksi kitabının tartışıldığı bir atölye çalışması yaptık. Kitap genel olarak modern kadının bağımsızlık korkusunu işliyor.

Kitapta yer alan kadınların hikayeleri kendimizden mutlaka bir şeyler bulduğumuz hatta bir çoğumuzun itiraf etmekte zorlanacağı bazı gerçeklikleri açığa çıkarıyor.

Eğitimli ya da eğitimsiz, yaşı, medeni durumu ne olursa olsun zehirli bir sarmaşık gibi biz kadınları saran kurtarılma arzusundan bahsediyorum.

Elbette hepimizin arzuları, gizli ya da açıkça ortaya koyduğu belli duyguları, zaafları var. Bunları yadsımıyorum Ben bir melek değilim. Sen de öyle. Kâh başa çıkıyoruz dizginleri elimize alıyoruz kâh bu duyguların esiri oluyoruz.

Bu duygunun birçoğumuzu esir almasının nedeni nedir peki? Biz neden en zor anlarımızı yaşarken bir kurtarıcının bizi bir gün gelip bu hayattan çekip almasını hayal ediyoruz? Yahut neden belki de ilerlemek için tüm yoların açık olduğu bir zaman da bile o adımı atmaktan korkup kendimizi çekiyoruz?

Başarı korkusu, var olan kötü zamanlarda en edilgen halimizle hissettiğimiz kurtarılma arzusunun sebebini kavramak için bebekliğimize kadar gidebiliriz. Daha küçük bir bebekken bile bizim için uygun görülen bir renk kategorisi beliriyor. Pembe küçük kız bebeklerin odalarını süslüyor. Pembe evi, sıcaklığı temsil ederken erkekler için gökyüzünün, özgürlüğün rengi olan mavi uygun görülüyor.

Erkek çocuklarının ağlamaları bir kız çocuğunun ağlaması kadar etkilemiyor annelerini. Kız çocuklarının üzerine titrenirken erkek çocukları düşe kalka büyür mottosuyla büyütülüyor. Yanlış bir yöntem kız çocuklarına içine kapanık ve hep birinin koruması altında yaşamayı öğretirken erkek çocukları başına gelen olumsuzlar ile başa çıkmayı öğrenen bağımsız bir birey oluyor.

Elbette bu durumun taçlandırıldığı sünnet törenlerini es geçemeyiz öyle değil mi? Erkek adam olmanın nasıl bir gurur kaynağı olduğunu alabildiğine aşılıyoruz henüz daha neyin ne olduğunun farkında olmayan çocuklara. Belki sünnet öncesi bir düşüncesi yoktu ama sünnet olduktan sonra erkek çocukları için dünya, ayrıcalıklı bir cinsel organa sahip olanlar ve diğerleri olarak ayrılıyor. Hiç şaşırmayalım bu ritüelin en tabii sonucu budur.

Sünnetin fizyolojik zararları başka bir yazının konusu olsun. Durum erkek çocukları dünyasında bu şekildeyken kız çocukları ilk regl olduğu zaman annelerinin yanaklarına attığı bir tokat ile karşılaşıyor. Evet, tokat atılsın ki kız çocuğu herhangi bir edepsizlik yapmadan önce utanmayı öğrensin. Testi kırılmadan çocuğunu dövmek durumu. Sonrasında ergenlik dönemi, gelişen vücudu saklama hatta bazen bu vücuttan utanma… Tam bir travma!

Gelişimin getirdiği tüm doğal sonuçlardan utanmak bu utanç ile baş etmek için sürekli birilerine bağımlı olma isteği. Masallarda olduğu gibi sanki iyi bir kadın olmanın yolu yaşamımızın tüm iplerini birilerinin eline vermekten, sorumluluk ve risk almadan bir yaşam sürmek, olurda tehlikeli bir an yaşanırsa oturup bir prensin bizi kurtarmasını beklemekten geçiyormuş gibi. Bize anlatılan masalların hiçbirinde masum, saf genç kız başına gelen kötülüklerden kendi yetenekleri sayesinde kurtulmadı öyle değil mi?

Birçoğumuzun davranışlarını etkileyen temel faktörlerden biri maalesef bu. Ama bunu sistemsel bir sorun olarak görmek ile birlikte bireysel olarak atılacak küçük adımların bile hayati bir önem taşıdığını düşünüyorum. Çünkü hepimiz bağımlılıklarımızın bizi esir almasına öfke kusuyoruz ama bu duygunun bir albenisi olmalı ki çoğu zaman bizi harekete geçmekten alıkoyuyor.

Colllette Sindrella Kompleksi’nde bu duyguyu şöyle anlatıyor:

“ Keseli hayvanlar gibi bir başkasının derisinin altında yaşamayı isterdim. Emniyette olmayı, bakılıp gözetiliyor olmayı havadan hatta yaşamdan daha çok isterdim.”

Güvende olmak, risk ve bağımsız olarak hayatını yönlendiren kararları almamak ve bunun en doğal sonucu olarak hesap vermeme durumu . Doğru ya benimle ilgili kararları bir başkası veriyorken neden bana hesap sorulsun ki!

Bu konforlu yaşama duygusunu üzerimizdeki ölü toprağına benzetiyorum. İpleri elimize almak ve hayatımıza kendi koyduğumuz ilkeler, sınırlar doğrultusunda bir yön vermek zorundayız. Bağımsız bir yaşam sürdüm; artısı eksisi ile benim yaşamım diyebilmek için bunu yapmak zorundayız sevgili kadınlar.

Çünkü bu denli pasif olduğumuz, dört duvarın dışına çıkmadığımız müddet dışarıdaki hayat bize hep korkunç gelecek. Yeteneklerimizi keşfedemeden, bir adım ilerisini görmeden kabuğumuzun altında tehlikesiz ama bize ait hiçbir iz taşımayan bir hayatın figüranı olacağız.

Mevcut ataerkil sistemi görmezden gelmiyorum. Ancak mücadelenin çıkış noktasının yegane sebebi de bu sistemin hayatımızı yaşanmaz hale getirmesi değil mi zaten. Bu süreç bilinçli bir toplum ile anlam kazanacaksa örgütlü mücadelenin önemi de yadsınamaz bir noktada. Öyle ya “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. “

Haydi şu ölü toprağını üzerimizden atalım artık. Böyle gelmiş ama böyle gitmez.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
24°
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24