Kadının Adı Siyasette Neden Yok (2)

CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ MECLİSİ ÜYESİ AYÇA TAŞKENT

-KADINLARIN SİYASETE GİRMEKTE İMTİNA ETMELERİNİN SEBEBİ SİZCE NEDİR?

Kadınların önemli bir oranda siyasette uzak durmalarının en büyük nedeni öncelikle toplum tarafından kendine biçilen rol. Kadına biçilen rolü; yani kadını evin içinde ve kocasının yanında konumlandıran zihniyeti değiştirmek bizim gibi geleneksel yapıların güçlü olduğu toplumlarda biraz zaman alıyor ve zor.. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yeterince bilinmediği bir toplumda bunun sonuçları da yaşama yansıyor tabii.. Kadınlar sivil ve sosyal haklara bile zor ulaşırken, buna ek olarak da siyasetin kamusal bir alan görülmesi ve sadece erkekler ile ilişkilendirilmesi, kadının ekonomik özgürlüğünün olmaması, özgüven eksikliği gibi nedenler kadını siyasetten biraz uzak tutuyor sanırım.

-EV EMEĞİ, YAŞLI VE ÇOCUK BAKIMI KADININ ÜZERİNDE İKEN KADININ SİYASETE GİRMESİ VE BURDA YÜKSELMESİ NASIL MÜMKÜN OLACAK? SİZCE KADIN KOTASI VE POZİTİF AYRIMCILIK VAR OLAN BU EŞİTİSZLİĞİ ORTADAN KALDIRMAYA YETER Mİ?

Sorunuzun içinde yer alan, siyasete girmiş bir kadının siyasette yükselmesi ise ayrı bir sorun.. Kadının toplumun her alanında yaşadığı sorunlar siyaset içinde daha etkin. Siyaset erkek işidir zihniyeti hala var oldukça, kadın için siyasettede cam tavanlar oldukça, kadınlar biraz önce bahsettiğim kadını siyasetten uzak tutan nedenler ile her an yüz yüze ise; pozitif ayrımcılık( cinsiyet kotası) gibi uygulamalar bir yere kadar önlerini açıyor. Bu durumu düzeltmek sadece kotaları kağıda dökerek veya eksik uygulayarak olmaz tabii. Siz; cinsiyet kotasını, eşit temsil eşit katılım anlayışını sonuç odaklı olarak düşünüp uygulamazsanız, uygulanmadığında gerekli yaptırımlarda bulunmazsanız kadınların karar mekanizmalarında ve özellikle siyasette önünün açılması sıkıntılı gözüküyor.

-PARTİLERİN LİSTELERİNE BAKTIĞIMIZDA KADINLAR GENELDE SEÇİLEMEYECEK SIRALARDA DURUM BÖYLE İKEN KADIN NEDEN SİYASETE GİRSİN?

24 Haziran’da yarışacak olan aday listeleri açıklandı. Görünen o ki yine ‘’kadının adı yok. ‘’ Kadın adayların çoğu listelerin seçilemeyecek yerlerinde, arka sıralarda.

Aday listelerinde 3269 erkek 931 kadın aday yer alıyor.

Bu tablo bize kadın-erkek eşitisİzliğinin siyasette de ne kadar belirgin olduğunu gösteriyor.

Partiler içindeki egemen yapı kadın temsiline, özellikle sonuç odaklı temsiline pek yol açmıyor maalesef. Onun için bundan önce sık sık tekrarladığım gibi yine aynı şeyi söyleyeceğim listelerde fermuar sistemini uygulamadığınız takdirde kadınların seçilebilir yerlerde adaylaştırılması zor görünüyor.

-KADIN BAKIŞI SİYASETTE NELERİ DEĞİŞTİRECEK?

Siyasette, iş dünyasında, ekonomiye katılımlarında, heryerde, her zeminde kadınların önemi vurgulanıyor. Bırakın çağdaş toplum için kadının önemini, sadece toplumun yarısının kadın olduğunu düşündüğünüzde bile doğru bir saptama.. Çünkü siz toplumun yarısını toplumsal yaşamın dışında tutamazsınız. Bugün nüfusa yansıyan bu eşitliğin siyasete de eşit temsil olarak yansıması durumunda daha farklı bir dünya ile karşılaşacağımıza eminim. Siyasette alan çalışmalarında veya örgütlenmelerde var olan kadınlar,temsil edilmek ve sorumluluk almak istediklerinde gerekli desteği alamıyorlar.Kadın bakış açısını siyasette egemen kıldığınızda daha gelişmiş bir demokrasi, daha barışçıl bir dil, daha temiz ve daha öngörülü bir siyaset de egemen kılınacaktır. Kadın temsilinin her alanda olduğu gibi siyasette önünün açılması, demokrasinin, özgürlüğün ve insan haklarının bir gerekliliğidir aynı zamanda.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ İL KADIN KOLLARI BAŞKANI AZİZE ÇEROĞLU

-KADINLARIN SİYASETE GİRMEKTEN İMTİNA ETMELERİNİN SEBEBİ NEDİR SİZCE?

Kadın siyasete girmemesinin en temel sebebi erkek egemen siyaset yapısı ve düşüncesidir. Geçmiş yıllardan günümüze kadar bakıldığında siyaset hep erkek işiymiş gibi görülmektedir. Nüfusun yarısını kadınlar diğer yarısını da yine biz kadınların yetiştirdikleri oluşturmaktadır. Siyasi mücadeleye giriş siyasi partiler aracılığıyla olur. Özellikler adaylık süreçleri, seçim sistemi yapısı, uygulaması erkeklerin elinde olduğu için geçiş yapmaları çok zor oluyor.

-EV İŞLERİ KADININ ÜZERİNDE İKEN SİYASETTE İLERLEMESİ MÜMKÜN OLACAK MI?

Bu duruma sosyo- ekonomik ve psikolojik etmenler de eklendiğinde; yani kadınların işsizliğinin artması, çocukların fiziksel ve ruhsal koşularının uygun olmaması –kreş, çalışma saatleri gibi- ekonomik zayıflığı, ev-işten oluşan çifte sorumlulukları, eğitim- beceri ve siyasi ilgi eksiklikleri eklenmektedir. Bir de bunun yanına en önemlisi her toplumda biz kadınlara ilk ve en önemli sorumluluk alanı aile içindeki eş ve anne modeli eklenmesiyle siyaseten neredeyse ilerlemesi mümkün olmamaktadır.

-KADIN KOTASI VE POZİTİF AYRIMCILIK VAR OLAN EŞİTİSZLİĞİ ÇÖZER Mİ?

Tüm bunlarla evi-işi- siyaseten belirleyici rolleriyle ve sosyal çevreyle mücadele eden kadının karşısına bu defa da cinsiyet kotasının çıkması kadını siyaseten daha da bir sıkıntıya sokmaktadır.

Çalmadık kapı bırakmayan, olmazsak kapıların açılmadığı biz kadınların aday adaylığı, adaylık ve seçilecek yerden gösterilmemesi yerini daha da sıkıcı ve umutsuzluğa bırakmaktadır.

Erkekler oyunu kuralarına göre oynuyorlar. Çünkü bu oyunda kural koyucu onlar, kadınlar ise oyuncuları. Kural koyucu olmadıkları içinde neyle, nasıl ,ne şekilde katılacaklarını,baş edeceklerini kestiremedikleri için zorlanıyorlar. Hemen her seçim öncesi her üç adaydan biri kadın olacak açıklamaları yapılır. Bu süreçte adaylıklar yaşadıkları sosyal çevreye göre iyi tespit edilmezse yine başa dönülmekte,hüsran yaşanmaktadır. Bana göre toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlanması için bu belirlemenin parti tüzüklerinde yer alarak resmileştirmeleri gerekmektedir.

-KADINLAR GENELDE LİSTELERDE SEÇİLEMEYECEK YERLERE YAZILIRKEN KADIN NEDEN SİYASETE GİRSİN

Adaylıklar genel başkan ve genel merkez yöneticilerinin belirleyeceği yöntemlerden vazgeçmelilerdir.

Nüfusun yarısının yok sayıldığı, yönetime katılımdan yoksun bir ülkede adalet, demokrasi ve eşitlikten söz edilemez. Gerek yerel de, gerekse genel seçimlerde kadın aday ayrımcılığı yapmak yerine ''eşit temsil için fermuar sistemi '' mücadelesi edilmeli, direnç gösterilmelidir.

Çünkü siyasetçi erkekler kadınların siyasal alanda hakları için yeterince mücadele etmiyorlar, ‘’kendi sorunlarına kendileri sahip çıkmıyorlar’’ iddiasıyla suçlayarak hem kendilerini , hem partilerini hem de devlet ve kurumlarını aklama çabasına girmektedirler. Bu nedenle birlik olma zamanıdır.

Evet biz kadınlar kendi haklarımız için yeteri kadar mücadele etmiyoruz, edemiyoruz ya da. Çünkü erkek egemen sermaye sistemi kadınları hep sorunlu bir özne olarak görüyor, bastırıyor, eziyor ve evinde- çocuğuna bağlı kılarak- erkek siyasetin kadın erleri haline getiriyor. Kendi güvenini sarsıp, erkeğin kanatlarında, ona bağlı hale gelmiş siyasetçi kadınları tercih ediyor. Anneliklerini kullanarak ‘’ hakları için mücadele ‘’ etmiyorlarla son noktayı koyuyor.

Biz kadınlar gücümüzün farkında olarak mücadele etmeliyiz.

Ülkenin temel sorunu eğitim, dış politika ve toplumsal barış, demokrasi sorunudur. Kadın anne duyarlılığı ile edeceği mücadele ''ortak hedef ''olmalıdır.

Kararlılıkla gücümüze ve duyarlılığımıza inanarak, inandırarak mücadele etmeliyiz. İşte, evde siyasette başaracağımızı yüksek sesle ve cesaretle söylemeliyiz.

-KADIN BAKIŞI SİYASETTE NEYİ DEĞİŞTİRECEK?

Kadının diğer adı umuttur, mücadeledir, barıştır. Kadın bakış açısıyla daha temiz siyaset ve ekonomik, sosyal, kültürel gelişimin daha hızlı olacağını düşünüyorum. Çünkü kadın siyasetin içinde yine kadınların, erkeklerin, yaşlıların, çocukların sesi olacak ve özveriyle çalışacak, bulunduğu noktaya gelinceye kadar yaşadıklarını unutmayarak daha iyisi için mücadele edecektir. Bu nedenle de etkin ve kalıcı sosyal politikaların hayata geçmesi, ailenin tam anlamıyla temsil edilebilmesi ,daha güçlü bir Türkiye için biz kadınların mutlak siyasette olması gereklidir. Olmalı ve aydınlık bir gelecek örmelidir.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ SAKARYA MİLLETVEKİLİ ADAYI ELİF YAR

-KADINLARIN SİYASETE GİRMEKTEN İMTİNA ETMELERİNİN SEBEBLERİ NELERDİR SİZCE

En temel nedeni kadın mücadelesinde zayıf kalmış olmamızdır. Aslında çok güçlü tarihsel feminist sürecimiz var ve biz onun getirdiği meyveleri yiyoruz diye düşünüyorum.Ama hala bu konuda ciddi bir birlikteliğe ihtiyacımız var.

Kadın deyince kadın olma konusu nedir, Kadının siyasette eksikliğini neden hissediyoruz? Sadece bir cins olarak orda olmak değil kadın olarak siyasetin içinde olmak ne demek? Örneğin; Siyaset de kadınlar da var diyoruz da niye erkekler de var demiyoruz? Toplumda siyaset neden erkek işi gibi algılanıyor.

Siyaset dediğimiz şey ne? Siyaset bana göre hizmet etmek, görev almak ülkenin nereye doğru gittiği ve nasıl değişebileceği veya organize edilebileceği konusunda fikir yürütmektir. Bu konuda bir erkek ile kadın arasında nasıl bir fark olabilir?

Sorun bunu yapıp yapamamakla değil, burda sorun toplumsal cinsiyet algısı ile ilgili. Çocuk yetiştirmekle başlıyor. Kız ve erkek çocuğunu nasıl yetiştiriyoruz? En temel yetiştiriciler annelerimiz. Anneler kadın olarak kendi haklarının ne kadar bilincindeler ve bunları koruyabiliyorlar mı?

O nedenle ailede var olan topluma yansır. Bunun yanında cesaret. Kadının bir birey olarak bunu kendisinin bunu yapabiliyor olduğuna inanması en temel şey.

Ben hala şu konuda çok büyük bir eksiğimiz olduğunu düşünüyorum ‘’ Erkek gibi siyaset yapan kadın’’ tarifimiz bu olmamalı. Kadın gibi derken de ne demek istediğimizi duruşumuz ve tavrımızla anlatabiliriz. Kadın da güçlü bir duruş sergiliyor. Neden erkek gibi olması gereksin?

Örneğin neden bir kadının sesi yükselttiğinde erkek gibi tarifi yapılıyor. Yumruğunu masaya koyması gerektiğinde koyuyorsa eğer erkek gibi kadın neden deniyor mesela. Bunların hepsi sanki çok basit gibi görünen ama aslında hep erkek üzerinden kadın okuması yapan bir anlayışın ifadesi. Bunu değiştirmenin yolu kadınların siyasette bulunmalarından geçiyor.

Kadınların erkek gibi değil, kendi oldukları haliyle, ‘’Ayşe, Elif, Fatma’’ olarak, birey olması ve bu duruşu göstermesi ile ilgili.

Bu süreci belirleyebileceğimizi düşünüyorum.

-BUGÜN HALA EV İŞLERİ YAŞLI VE ÇOCUK BAKIMI KADININ ÜZERİNDEYKEN SİYASETE GİRMESİ YADA SİYASETTE YÜKSELMESİ O KADAR KOLAY OLACAK MI?

Bu durumda siyasete girmek cesaret, zincirleri kırmak, kendisine biçilen rolün dışında bir alternatifi önermek oluyor. Çünkü bu sistem kadının daha çok evde durmasına, ev işleri sair işler yapmasına uyarlanmış durumda ve bana göre en çok son 16 yıl, özellikle de son 5 yılda kadını daha çok eve çekmeye çalışan bir siyaset sistemetik bir şekilde uygulanıyor. Bunun da çok büyük acılarını ve sancılarını yaşıyoruz.

Bir kere kadının toplumda gülmesinin bir ahlak ve bir anlayış olarak yargılama haline getirmeleri, hamile kadının sokağa çıkmaması gerektiğin birileri tarafından söylemesi toplumda negatif bir algı yaratıyor. Ve o kadar mücadelemizi bir anda geriye çeken bir anlayışı beraberinde getiriyor. O yüzden kadınlar siyasette olmalı böyle düşünen erkekler siyasette olmamalılar. Erkelerin fikirleri değişmeli ki bunu da ancak biz yapabiliriz.

-KADIN KOTASI YADA POZİTİF AYRIMCILIK SİYASETTE VE MECLİSTE VAR OLAN EŞİTSİZLİĞİ ORTADAN KALDIRABİLECEK Mİ?

Şu şartlarda iyimser olursak kadın kotası çok çok önemli. Bu da kadınların mücadelesi sonucu kazanılmış bir durumdur. Bunun daha ötesine tabiki geçmemiz gerekiyor. Bunun yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü kadın kotasını doldurma anlayışı değişmedi. O anlayışı değiştirmekte bizim daha fazla siyasette olmamız ve varlığımızı göstermemizle olacak. Biz başkalarından bir şey beklemeyeceğiz. Bu benim hakkımsa ben böyle olduğuna inanıyorsam bunun değişmesi için benim mücadele vermem lazım. Siyasette olma sebeblerimden bir tanesi de bu.

-PEK ÇOK PARTİNİN KADINI LİSTELERDE GENELDE SEÇİLMESİNİN ZOR OLDUĞU YERLERE YAZDIĞINI GÖRÜYORUZ.BU DURUM KADINI SİYASETTEN UZKLAŞTIRMAZ MI SİZE GÖRE?

Ben buna kendi üzerimden cevap vereceğim. Kadınlar bana oy verirse ben seçilebilecek bir yerdeyim.

Şu an Sakarya 3. Sırada olan kadın milletvekili adayı benim. Ben özellikle kadınların ve gençlerin dönüştürücü güç olduğuna inanıyorum diye basın açıklaması yaptım. Özellikle kadınlar eğer destek verirlerse kendi şehirlerinden bir kadın milletvekilini çıkartabilirler.

kendileri, çocukları, eşleri, hem de şehirleri adına hizmet vermek isteyen ve aynı zamanda görmek istedikleri kadın profilini görebilecekleri bir kadın seçmek istiyorlarsa bana oy verebilirler. Bu kararı onlar verecekler.

KADIN BAKIŞI SİYASETE NELER GETİRECEK?

Kadın bakışı siyasete değişimi getirecek.

Kadın değişim, dönüşüm ve kuvvet demektir. Temel ana nokta –anne anlamında değil- ana nokta anlamında kadının yeri çok merkezdir.

Çocuğun yetiştirilmesi, eş ile olan ilişki kadın olarak bizim bir yere bir ortama girişimizle orda yaşanan havanın kendisini bir düşünün. Mesela bir kahveye girdiğimizde de konuşma şekli, oturup kalkma hali değişir. Orası bir derlenir toparlanır.Kadın aslında varlığıyla hayatın derleyicisi ve toparlayıcısıdır .

Bir kere kadın anlayış demek, kesinlikle barış demek, pratik çözüm demek.

Sevgi, çok çok önemli, sevgiyle iş yapmak, sevgiyle siyaset yapmak, güçlü durmak, bunların birbirinden ayrı şeyler olmadığını kadınlar gösterecek.

Sözlerimi bitirirken kadınların beni desteklemesini istiyorum. Bu şehirde kadın bir milletvekili çıkmasını istiyorlarsa kadınların oylarına talibim ve şunu belirtmek istiyorum kadınlar örtülü ya da açık bu ayrımların hiç biri yok. Bizi ortaklaştıran başka bir şey var kadın olarak bizi bu hayatın içerisinde varlığımızı, hem kendi değerimizi hissetmemiz ve hissettirmemiz için buna sahip çıkmamız gerekiyor. O yüzden bana oy vermeleri aslında kendilerine sahip çıkmaları demektir. Onlardan destek istiyorum.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ MİLLETVEKİLİ ADAYI AYTÜL UŞAKLIGİL

-KADINLAR SİYASETE GİRMEKTEN NEDEN İMTİNA EDİYOR?

Ülkemizde, kadın nüfusunun yaklaşık %40’ının sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin içinde yer almasına ve uzmanlık gerektiren mesleklerde kadın oranlarının oldukça yüksek olmasına rağmen, siyasette yeteri kadar temsil edilememektedir. Türk kadınının siyasetteki etkinlik düzeyinin düşüklüğü, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir olgudur. Bunun elbette birçok nedeni vardır. Toplumsal, kültürel ve ekonomik yapı bu süreçte önemli bir faktördür. Kadınlara yüklenilen geleneksel rollerle, siyaset yaşamına katılımın birbiriyle bağdaşmadığına dair kanı, kadınların çevreleri tarafından bu alandan uzak tutulmalarına neden olmaktadır. Kadınların toplumsal ve siyasi katılımına imkân tanıyacak eşit ve demokratik aile anlayışının yaygınlaşması gerekmektedir. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de siyasal yaşam erkeklerin değerleri, yaşam koşulları, söylem ve diliyle belirlenmektedir. Siyasette egemen olan erkek söylemi kadınları kendileriyle eşit koşullarda yarışmaya çağırmaktadır. Oysa kadınlar siyaset dışı yaşamda hiçbir zaman erkeklerle eşit koşullarda yaşamazlar. Siyaset, kadından aile sorumlulukları ve çocukları yokmuş gibi davranmasını istemektedir. Böylesi bir ortam oyunu erkek kurallarına göre oynamayı öğrenmiş ya da böyle bir fırsatı olan az sayıdaki güçlü kadının başarılı olması sonucunu getirmektedir. Kadınların çok büyük bir kısmı siyasetin dışında kalmaktadır.

-EV İŞLERİ ÇOCUK VE YAŞLI BAKIMI KADININ ÜZERİNDEYKEN SİYASETE GİRMESİ VE BU ALANDA YÜKSELMESİ NASIL MÜMKÜN OLACAK?

Yapılan bir araştırmada, dünya parlamentolarına girmeyi başarmış kadınların, %33’ü sivil toplum örgütleri ve kadın hareketi desteğiyle, %18’i sendika deneyimlerine dayanarak ve % 78’i siyasal partilerin içindeki çalışmaları sayesinde seçildikleri belirlenmiştir. Kadınların siyasal temsili önündeki engellerin bir kısmı seçim sisteminin, siyasal kurumların özellikle de siyasi partilerin yapısı ve işleyişinden kaynaklanmaktadır. Kadınlar sivil toplum örgütlerine ve siyasi partilere katılımlarında da sorunlar yaşamaktadır. Kadınların faaliyet gösterdiği sivil toplum örgütleri, genellikle evlerindeki rolleriyle paralel olarak gönüllü yardım faaliyeti yürüten kuruluşlar olarak görünmektedir. Kadınların bu örgütlerin yanı sıra kendi cinsiyet rollerinden kaynaklanan sorunlarla mücadele etmek için siyasal güçlenme yollarını araması gerekir. Bu alanda kadının güçlenmesi sağlanmadan, erkeklerin eksik temsiline dayalı mevcut siyasal temsil ve karar verme mekanizmalarını değiştirmenin gerekliliğine ve acilliğine ikna etmeden bir değişim mümkün görünmemektedir. Diğer alanlarda olduğu gibi, siyasal yaşamda da kadın erkek eşitliğinin gerçekleştirilmesi yolundaki çabaların yoğunlaştırılması gerekmektedir. Kadın kuruluşlarının bu konudaki çabaları toplumun diğer kesimlerince de desteklenmelidir. Bu bağlamda, siyasi partiler başta olmak üzere, her kesimin yoğun çabasına ihtiyaç vardır.

-KADIN KOTASI VE POZİTİF AYRIMCILIK VAR OLAN EŞİTİSİZLİĞİ ORTADAN KALDIRMAYA YETECEK Mİ?

Kadın ya da cinsiyet kotası uygulaması; siyasi ve diğer karar organlarında kadınların etkili olabilecekleri, haklarını savunabilecekleri oranda temsil edilmelerini sağlayan bir uygulamadır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu oran % 33’tür. Siyasal partilerin kurumsal yapılarını kadınların eşit temsili ilkesine uygun hale getirmek için sadece kota uygulaması yetmeyecektir. Eşitlik bilincinin olmadığı partilerde kota uygulaması parti içi ilişkileri çok gerilimli hale getirebilir. Bunu önlemek için zihniyet değişikliğini amaçlayan önlemlerin de diğer politikalarla birlikte uygulanması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; toplumsal fırsatların farklı toplum kesimleri arasında nasıl dağılacağı, parlamento, hükümet ve politika belirleyen kamu kurumları gibi siyasal karar organlarında belirlenmektedir. Bu süreçlerde kadınların eksik temsili, sorunların çözümsüz kalmasına, devam eden eşitsizlikler ise kadınların eksik temsilinin sürekliliğine yol açmaktadır. Bu nedenle, kadın erkek eşitliğini sağlamaya yönelik çabaların başında siyasal süreçlere katılımda cinsler arası eşitliği sağlayan adımların bir an önce atılması gerekmektedir.

-KADIN BAKIŞ AÇISI SİYASETTE NEYİ DEĞİŞTİRECEK?

Toplumun yarısını kadınlar oluşturur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir.. Kadın bakış açısını siyasette reel olarak eşitleyebildiğimiz takdirde, daha barışçıl bir dil, daha uzlaşmacı, daha temiz ve daha öngörülü siyaset aktif olacaktır. Kadınların her alanda olduğu gibi siyasette de önünün açılması, özgürlük, demokrasi ve insan haklarının bir gereğidir.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ MİLLETVEKİLİ ADAYI GÖZDE NUR YILDIZ

-KADINLARIN SİYASETE GİRMEKTE İMTİNA ETMELERİNİN NEDENLERİ SİZCE NELERDİR?

Aslında ben kadınların siyasete girmekte imtina ettiklerini düşünmüyorum. Çünkü Türkler ilk organize devlet olduğunda ordu komutanı Melik Şah’ın eşi Terken Hatundu. O zamnada 12.000 kişilik bir süvari ordusu gücüne sahip bir kadından bahsediyorum.

Şimdi ise; toplumumuzun muhafazakar olması, erkeğin hegemonyasının egemen olması,kadının iktidar örneklerinin ülkemizde yeterli sayıda olmaması ve en önemlisi kadının ekonomik özgürlüğünün olmaması.

Bugün bir çok firmaya baktığımızda bir kadını ceo olarak göremiyoruz. Devlette de hiç bir kadın valimiz yoktur. Bunlar aslında kadının önünde birer engeldir. Kadın geri durmuyor ama önümüzdeki engellerden dolayı kadın her zaman için öteleniyor.Bu nedenle de kadınlar günümüzde siyasete girmekte imtina ediyor.

-EV İŞLERİ, YAŞLI VE ÇOCUK BAKIMI KADININ ÜZERİNDE İKEN SİYASETTE BELLİ NOKTALARA GELMESİ MÜMKÜNMÜ?

Şimdi 24 saat çalışan birisini düşünün hafta sonu, bayram , resmi tatiller yok, hastalandığın zaman bu işi yapmıyorum deme şansın yok, gerekirse çift mesai çalışacaksın ve bunların karşılığında da beş kuruş para almayacaksın. Bir iş yerine gittiğiniz zaman size böyle bir iş teklif etseler siz kabul eder misiniz? Etmezsiniz. Ama bunu kadın eden tek insan kadın. Kadınlar hiç bir karşılık beklemeden bütün hayatlarını bu şekilde yürütüyorlar. Bir kadının aslında öğretmenlik, bankacılık gibi mesleklerde nasıl rahatlıkla çalışabiliyorsa , siyasette de çalışmasını aksatması gibi bir durum söz konusu değil. Kadının elinin değmediği neresi var. Keşke meclisin çoğunluğu kadın olsa.

-KADIN KOTASI VE POZİTİF AYRIMCILIK VAR OLAN BU EŞİTİSZLİĞİ ORTADAN KALDIRABİLİR Mİ SİZCE?

Öncelikle kadın kotası kelimesinin kullanılmasına ben kesinlikle karşıyım. Kadın kotası kelimesi dahi aslında kadının önündeki bir engeldir. Bir gün inşallah Türkiye öyle bir hale gelecek ki kadın kotası yerine erkek kotası olacak. Kadının gücü her işe yettiği gibi bu işi de tersine çevirmeye yetecektir.

KADIN BAKIŞI SİYASETTE NELERİ DEĞİŞTİRECEK SİZCE?

Eşitsizliği, sevgisizliği;

Kadın meclise sevgiyi getirecek, disiplinli çalışmayı getirecek, ve hatta gerekirse edebi, adabı getirecek çünkü kadın bir erkeği doğuran dişi varlıktır. Kadın özel hayatında her işi yaparken nasıl en ince ayrıntısına kadar düşünüyorsa bu da kadının kolay kolay hata yapmamsını sağlar ,bu bakıs açısının siyasetde de artı katkı sağlaycağını düşünüyorum.

Son olarak benim bir genç vekil adayı olarak ele almak istediğim maddeler var. Bunlar;

Öncelikle çocuk gelinler üzerinde biraz durmak istiyorum. Çağımızda artık herkesin üniversite mezunu olduğu bir ortamda öncelikle okumanın liseden sonra başladığını toplumumuza aktarmamız gerekiyor.

Çocuk gelinler aslında bir çocuk istismarıdır. Bizler bu örtüyü ancak okuyarak, eğitim çıtamızı yükselterek yıkabilriz.

Diğer bir konu kadın cinayetleri Kadın cinayetlerinde namusumu temizledim diyerek aynı çocuk gelinler meselesindeki gibi örtü örtülmeye çalışılıyor.

Kadının bir ana, bir yaratan, kutsal bir varlık olduğunu toıplumumuza aktarmamız gerekiyor.

Namus sadece kadın da olan bir şey değildir. Erkeğe namus yok mu? Asıl namus beyindedir ve bunu da yine altını çizerek söylüyorum. Okuyarak eğitmle yıkacağız.

Bunların yanında dikkat çekmek istediğim diğer konu çocuk işçiler; 16 yaş altındaki sigortasız çalışanların öüne geçebilmek için aile bireyelerinin yaşam şartlarını ekonomik olarak iyileştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Bizler bu çocuklarımızı çalışarak değil gerekirse devlet bursuyla gerekirse özel burslarla eğitime yönlendireceğiz.

Son olarak da kadının erkekden asla aşağıda bir varlık olduğunu değil onlarla eşit düzeyde hatta gerekirse onlardan daha üstün düzeyde olabildiğini toplumuza aktarmak istiyorum. Meclise girdiğimde de büğtün bu konularda çalışacağım.

Anahtar Kelimeler:
KadınCHP
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.