banner26

Torunlara miras: 93 milyar dolar borç

Gazete Duvar'dan Bahadır Özgür, bugünkü yazısında, şehir hastaneleri ile havalimanı, yol ve köprüler nedeniyle şimdilik bütçede görünmeyen 93 milyar dolarlık ‘gizli bir borcun' vatandaşın hanesine yazıldığını belirtti.

TÜRKİYE 08.10.2019, 14:46 08.10.2019, 14:51
Torunlara miras: 93 milyar dolar borç

Bahadır Özgür'ün yazısı şöyle:

Şehir hastaneleri ile havalimanı, yol ve köprüler nedeniyle şimdilik bütçede görünmeyen 93 milyar dolarlık ‘gizli bir borç’ vatandaşın hanesine yazıldı. Bu borcu sadece bugün yaşayanlar değil, onların çocukları, hatta torunları da ödeyecek. Peki bir devlet vergilerle maliyetleri yıktığı vatandaşını, bir de açıktan soymaya niye kalkışır?

“Yol parası altı kaymadır ve de hükümetimiz bunu toptan istemektedir. Güne bölersek ne düşer altı kayma bir yılda? Günlüğüne iki kuruş-yüz para. Dağıt bunu gazyağına, tuza, tütüne, bilmem ne karın ağrısına, yirmi paradan… Adam başına altı kayma değil belki on kaymayı çek at cebine, keyfine bak! Hemi köylü yol yüzü görmeyip hemi de her yıl yol parası diyerek altı panknot cereme versin! Nerde bulmalı bu çağda bu kadar milyon avanağı?”

Kemal Tahir’in ‘Büyük Mal’ romanının kahramanı Sülük Ağa, köylülerin borcunu Ziraat Bankası’na ödemeye gider. Öküz parası, toprak vergisi tamam da, kullanılmayan yol için de para ödenmesini aklı bir türlü almaz. Kıvrana kıvrana anlatmak istediği şey, parayı vergilerle dağıtmak varken koca devletin açıktan fukarayı soymaya girişmesidir…

Geçen hafta TV5’te ekonomi yazarı İbrahim Kahveci’nin konuğu olan Prof. Uğur Emek’in Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleriyle ilgili konuşmasında verdiği bir örnek, bu pasajı anımsattı. Emek, Osmangazi Köprüsü’nden geçenlerin 103 lira ödediğini, ama geçmeyenlerin 116 lira ödemek zorunda kaldığını söylüyordu. Ve haklı olarak isyan ediyordu: Hadi kullanan İstanbullular ödüyor da, Ankara’da ben niye ödüyorum? (Programın kaydı burada)

Sahi, devlet zaten vergilerle maliyetleri yıktığı kendi vatandaşını bir de aleni yollardan soymaya niye kalkışır? Kamu kaynaklarını gizlemeden, saklamadan oluk oluk bir grup şirkete akıtmayı neden resmi görev kabul eder?

Gerilere gittikçe epey bir malzeme çıkar, lakin bu soruların herhalde en açık cevabını, Binali Yıldırım hükümetinde Ulaştırma Bakanı olan Ahmet Arslan 24 Haziran 2017 günü, Ankara-Niğde Otoyolu ihalesinde yaptığı konuşmada veriyordu. Araç garantisini eleştirenlerle alay eden Arslan, ‘büyük resim’, ‘dış düşman’ filan derken baklayı ağzından çıkarıyordu: “Kusura bakmasınlar, şirket geliyor neredeyse 10 milyar dolar yatırıyor. Kimse babasının hayrına bu kadar para yatırıp sonra da 3-5 tane araba geçsin, ondan aldığım bana yeter demez.”

Bakan haklıydı. Bu çağda ‘avanak’ bir şirket bulunamayacağına göre -Sülük Ağa’nın dediği gibi- işi sırtına yükleyeceğiniz milyonları bulmanız gerekir. Demek ki bulmuşlar. Henüz besmele çektikleri anda nasıl para kazanmaya başladıklarına bir bakın…

Ankara-Niğde Otoyolu’nu 4.3 milyar lira bedelle alan ‘uyanıklar’ ERG İnşaat ile AKP ile içli dışlı Seza İnşaat’tı. Credit Suisse, İş Bankası, Yapı Kredi, Kuveyt Türk ve Vakıfbank’tan 263’er milyon dolar olmak üzere toplam 1.3 milyar dolar kredi çektiler. Bunun tamamına da Hazine kefil oldu. Hükümetin ne kadar gelir garantisi verdiğini bilmiyoruz. Ancak yapım işi için 180 günlük ek süre tanınması üzerine Sayıştay’ın yaptığı itirazdan, kamunun cebinden günlük ne kadar bir meblağ çıktığını öğrendik. Süre uzatımının ihale şartnamesine aykırı olduğunu belirten Sayıştay, günlük 435 bin 500 Euro’dan kamunun 180 günde 78 milyon 390 bin Euro gelir kaybına uğradığına dikkat çekiyor.

Şirketin bu yasadışı gelir transferine dair savunmasını gösteren şu cümleleri de Arslan’ın açıklamasıyla beraber okuyun: “Bazı art niyetli kredi kuruluşlarının Türkiye’nin notunu düşürmesi, uluslararası bankaların Türkiye’deki projeleri finanse etme isteklerinin azalmasına yol açtı.”

Hazine’nin kefilliği, gelir garantisi derken milyarlarca dolarlık kamu kaynağının üzerine, AKP ve şirketlerin el birliğiyle serdikleri ‘beka örtüsü’nün sihri de ortaya çıkıyor böylece.

Ne var ki bunlar sorunun görünen yüzü. Esas mesele iktidarın sadece bugün yaşayanları değil, çocukları, daha doğmamışları, hatta onların torunlarını dahi birkaç şirketin haracına bağlamış olmasıdır. Uzun yıllar DPT’de planlama uzmanı olarak çalışmış, şimdilerde KÖİ’ler üzerine kapsamlı araştırmalar yapan Prof. Emek’in hesabına göre, 93 milyar dolarlık bütçede görünmeyen ‘gizli bir borç’ vatandaşı bekliyor. Bunun 67 milyar doları şehir hastanelerine ait. 26 milyar doları ise İstanbul Havalimanı, Zafer Havalimanı, Gebze-İzmir yolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün hanesine yazılı. Üstelik yeni yapılan hastaneler, yollar ve köprüler hesaba dahil değil.

Peki bu parayı kime ödeyeceğiz?

Prof. Emek, şehir hastanelerinin yatak kapasitesine bakıldığında yüzde 60’ından fazlasının üç şirketin hakimiyetinde olduğunu söylüyor. En büyük pasta Saray’ı inşa eden, dünyanın en zenginleri listesine Türkiye adına ilk sırada giren Erman Ilıcak’ın Rönesans’ının. Yol, köprü vb. projelerin yüzde 80’inden fazlası ise sekiz şirketin elinde. Bunların başında da Kolin, Limak, Cengiz, Kalyon, MNG geliyor. İşte bugün sizi, gelecekte de çocuklarınızı ve torunlarınızı soyacak olanlar.

Daha iki gün önce yol ve köprülere gelen yüzde 20 zammı bir de bu açıdan okuyun. Üzerine Ali Ağaoğlu’nu batma noktasına getiren İstanbul Finans Merkezi’ndeki inşaatları Varlık Fonu’nun satın almasını, başta Kalyon olmak üzere enerji projelerini kurtarma planını, damadın başında olduğu Hazine’nin borçları üstlenmesini, öteki damadın şirketinin ‘özel bölge’ ilan edilmesini ekleyin. İstanbul Havalimanı’nı alan şirketlerin devlete 2 milyar Euro kirayı ödemediklerini, şu sıralar vadesi gelen kredi borcunun taksitini ödemelerinin garantisinin bulunmadığını, Varlık Fonu’ndan onlar için de bir karar çıkmasının sürpriz sayılmayacağını hatırlayın. Hepsinin karşısına da vatandaşa yazılmış şimdilik 93 milyar dolar borcu koyun.

İşte bir devletin niye kendi vatandaşını açıktan soymaya giriştiğinin yanıtı buradadır. Zira bu dönem, pek çok şeyin yanında bir oburluk çağı olarak da anılacaktır. Bir zümrenin; şirketlerinin, çocuklarının, akrabalarının dinmeyen oburluğunun tarihi…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
-2°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9