banner26

11.11.2019, 21:35

Yoksul, Çaresiz ve Yalnız Öğretmenler!

Aslında bu hafta 4+4+4 sistemine ilişkin bir yazı yazmayı planlamıştım. 4+4+4’ün ilk uygulandığı yıl okula başlayan, 5, 6 ve 7 yaşındaki çocuklar (60 ay tartışmasını hatırlarsınız) önümüzdeki yıl yani 2020-2021 öğretim yılında liseye başlayacaklar. Normal çağ nüfusunun yaklaşık bir buçuk katı bir öğrenci grubundan söz ediyoruz. Bu çocukların ilk ve ortaokul serüvenlerinden, liseye geçişle ilgili yaşayacakları sorunlardan, lise sırasında çekecekleri çilelerden, bakanlığın buna karşılık geliştirdiği enteresan tedbirden (sınıf mevcutlarını fen liselerinde 30’a, Anadolu Liselerinde 40’a arttırmak), bu tedbir dolayısıyla öğretmenlerin yaşayacağı norm fazlası kâbusundan söz edecektim.

Ancak geçtiğimiz hafta ülkede yaşanan iki sarsıcı olay, toplum nazarında ne kadar karşılık bulmuştur bilinmez ama Türk Eğitim Sisteminin sarsıcı bir biçimde ele alınması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.

İlkinde Aksaray'da öğrenci velileri çocuklarıyla aynı okulda kaynaştırma eğitimi alan otizmli çocukları okulda istemediklerini göstermek için protesto gösterisi düzenlediler. Gösteri sırasında velilerin otizmli öğrencilere yönelttikleri şiddet ve hakaretlerle dolu ayrımcı tutumun, toplumdaki genel olarak yaygınlaşan kendinden olmayana (göçmenlere, azınlıklara, gayri Müslimlere vb.) gösterilen ayrımcılığın bir yansıması olup olmadığını toplum bilimcilere, sosyologlara bırakıp, işin eğitsel tarafına bakalım.

Eğitim; Planlayarak, İstenen yönde davranış kazandırma sürecidir. “Veli Eğitimi” de Eğitim Sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bedensel, zihinsel, işitme, görme, otizm vb. nedenlerle özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin, normal (özel eğitim ihtiyacı olmayan) akranlarıyla aynı eğitim ortamlarında düzenlenen Kaynaştırma Eğitimi uygulamalarının gerekliliğini ve önemini bırakın topluma, kendi velilerine bile kavratamayan bir Eğitim Sistemi net olarak başarısızdır.

Türk Eğitim sistemini yönetenler Aksaray'daki başarısızlıklarının kanıtı olarak, her zamanki gibi faturayı başarısızlıkta etkisi en az olan kesime Öğretmenlere kesmişler, Okul Müdürlüğü görevini yürüten öğretmeni görevden uzaklaştırma yoluna gitmişlerdir.

İkincisinde ise İstanbul’da ikisi engelli (bakıma muhtaç) dört kardeşin yoksulluk ve çaresizlik nedeniyle hayatlarına son vermeleriydi. Yoksulluk, çaresizlik ve yalnızlıktan kaynaklı toplu intiharların yaygınlaşmasını önlemek üzere yapılması gerekenleri inceleme işini yine toplum bilimcilere ve siyaset bilimcilere bırakarak biz bizi ilgilendiren kısma geçelim.

Dört kardeşin yoksulluk nedeniyle intihar ettikleri anlaşılınca, gözler hemen kardeşlerin gelirlerine döndü. Bakıma muhtaç engelli durumdaki iki kardeşin zaten çalışması söz konusu değildi dolayısıyla bir gelirden de söz etmek mümkün değildi. Üçüncü kardeş ise bir işçiydi. Bu işçi kardeş kayıt altında çalışsa bile, geliri en fazla asgari ücret düzeyinde olabilirdi. Oysa Dördüncü kardeş bir öğretmendi. Eee! O zaman bu kardeşler nasıl yoksul olabilirdi. Hatta hükümete yakın bazı gazeteler rakam bile vermişlerdi, kardeşlerin yoksulluk nedeniyle intihar etmediklerini ima etmek için, öğretmen olan kardeşin 4 bin 500 lira maaş aldığını yazdılar, bilip bilmeden. Onlara göre kardeşler yoksul değildiler. Öyle ya öğretmenler “dünya kadar” maaş alıyorlardı.

Yıllardır öğretmenler az çalışan, hatta hiç çalışmayan, yatarak para kazanan, çok tatil yapan, tatil yaparken maaş alan, hem de çok maaş alan, sırtını devlete yaslamış bir meslek grubuymuş gibi bir algı yaratılmıştır. Gerçekte durum nedir bakalım:

2019 yılı ekim ayı itibariyle Türkiye’deki açlık sınırı 2 bin 67 TL. Yoksulluk sınırı 6 bin 733 TL. olarak açıklanmıştır. Aynı yıl aynı dönemde 25 yıllık 1/4 kademedeki kıdemli bir öğretmen vergi dilimi kesintisi düşülmeksizin 4 bin 510 TL maaş almaktadır. Mesleğe yeni başlamış 9/1 kademedeki öğretmenin maaşı ise yine vergi dilimi kesintisi düşülmeksizin 3 bin290 TL. dir. Aynı dönemde sözleşmeli öğretmen 3 bin 911 TL. Ücretli Öğretmenler ise bin 900 TL civarında maaş almaktadırlar. Görüldüğü gibi öğretmenlerin tamamı yoksulluk sınırının altında, ücretli öğretmenler ise açlık sınırının altında maaş almaktadır.

Devletin çalıştırdığı kamu emekçisi öğretmenler bu haldeyken. Özel okullarda, dershanelerde, kurslarda, etüt merkezleri vb. özel sektörde çalışan öğretmenlerin durumu çok daha vahimdir. Uzun çalışma süreleri, günlük 13-14 saatlere ulaşırken, pek çoğunun hafta sonu tatilleri bile yoktur. Bu ağır koşullarda bile öğretmenler ancak Asgari Ücret düzeyinde maaş alabilmektedir. Her biri bilimsel bir eser olan hazırladıkları sorular için öğretmenler telif alamazlar.

300 binden fazla ataması yapılmamış, geçimini başka yollardan sağlamaya çalışan ve bu nedenle canına kıymış onlarca öğretmenden söz etmiyorum bile.

Engelli iki kardeşinin bakımını üstlenmiş, esnek ve güvencesiz olarak çalışmakta olan bir öğretmen, yoksulluk, çaresizlik ve ağır yalnızlık sebebiyle kardeşleriyle birlikte canına kıymak dışında bir yol bulamamışken. Bu ölümlerin gerçek sebebini perdelemek isteyen birileri, öğretmenlere maaşları üzerinden hakaretler ederken, Eğitim İş Kolunda faaliyet yürüten hiçbir sendika ya da öğretmen örgütünün dişe dokunur tek laf etmemesi en acısıdır.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 17 33
3. Trabzonspor 17 32
4. Fenerbahçe 17 31
5. Beşiktaş 17 30
6. Alanyaspor 17 29
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 17 24
9. Gaziantep FK 17 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 17 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 17 36
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Menemen Belediyespor 18 28
5. Akhisar Bld.Spor 17 27
6. Bursaspor 17 27
7. Ümraniye 17 25
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 17 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 17 18
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 17 12
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 22 47
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 22 39
5. M. United 22 34
6. Sheffield United 22 32
7. Wolverhampton 22 31
8. Tottenham 22 30
9. Crystal Palace 22 29
10. Arsenal 22 28
11. Everton 22 28
12. Southampton 22 28
13. Newcastle 22 26
14. Brighton 22 24
15. Burnley 22 24
16. West Ham 21 22
17. Watford 22 22
18. Aston Villa 22 21
19. Bournemouth 22 20
20. Norwich City 22 14
Takımlar O P
1. Barcelona 19 40
2. Real Madrid 19 40
3. Atletico Madrid 19 35
4. Sevilla 19 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 19 26
12. Osasuna 19 24
13. Real Betis 19 24
14. Real Valladolid 19 21
15. Deportivo Alaves 19 20
16. Eibar 19 19
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11