banner26

24.12.2021, 07:53 42

AKP sonrası için tahminler

Her zaman söylendiği gibi, “normal” ve “alışılmış” sayılanın dışındaki durumlar, üzerinde daha fazla düşünmeyi, düşünürken de akla hemen ilk başta gelen ihtimallerin ötesine geçmeyi gerektirir.

AKP’nin ve lideri Erdoğan’ın bu ülkedeki iktidar deneyimi 19 yıla ulaşmıştır. Bu dönem içinde yapılanlar bir yana, doğrudan doğruya bu sürenin kendisi alışılmışın dışında bir duruma işaret eder. Çok partili rejime geçilmeden önce “tek adamın” iktidarı 15, ardından “milli şefin” iktidarı da 12 yıl sürmüştür. 1950 yılından sonra, AKP gelinceye kadar hiçbir siyasal iktidarın ömrü Demokrat Parti’nin 10 yılına bile yaklaşamamıştır.

İktidardaki sürenin bu uzunluğuna bir de tersinden baktığımızda gene “farklı” bir durumla karşılaşıyoruz: 229 aylık bir iktidar deneyimine sahip AKP’nin ve Erdoğan’ın muhalefette geçirdiği süre, yani bu partinin ve liderinin muhalefet deneyimi sadece 15 aylıktır…

15 aylık bir muhalefetin ardından 229 aylık bir iktidar Türkiye’deki siyasal hayat açısından  geleceğe de yansımaları olacak özel bir durum sayılmalıdır.

***

Artık ne zaman olacaksa önümüzdeki seçimlerde AKP’nin oyunun yüzde 30’lara düştüğünü, bu partinin MHP’yle bile çoğunluk sağlayamadığını ve Erdoğan’ın da yeniden başkan seçilemediğini varsayalım. Bu, AKP’nin de Erdoğan’ın da siyaseti muhalefette sürdürecek olması anlamına gelir.

O zaman soru şu oluyor: Türkiye olağan dışı gelişmeler yaşanmadan kazasız belasız seçimlere giderse ve seçimleri hem AKP hem de Erdoğan kaybederse neler beklenebilir? Muhalefette olmayı kabullenen AKP ve Erdoğan karşısında yeni iktidarın ülkeyi suhuletle AKP sonrası restorasyona taşıması mı yoksa seçimlerin hemen ardından ülkenin çatışmalı ve kaotik bir döneme girmesi mi?

Bugün için bunlardan ilkinin ya da ikincisinin gerçekleşeceğine ilişkin kesin bir yargıda bulunmak mümkün değil. Ancak, bize göre, sosyalist sol dahil AKP karşıtı çevrelerde ihtimallerden ikincisi biraz uzak sayılmaktadır. Anlayamadığımız nokta ise, her tür olumsuz atıfla birlikte AKP’nin “çok farklı olduğunu”, “önceki iktidarlardan hiçbirine benzemediğini”, vb.  söyleyenlerin nasıl olup da bu partinin ve liderinin önce iktidardan “tıpış”  gidip sonra da klasik bir muhalefet partisi gibi davranması ihtimaline daha fazla ağırlık tanıdıklarıdır.  

Ne ABD ve Avrupa gibi odakların ne Türkiye’deki sermaye sınıfının ne de bir zamanların “vesayetçi” çevrelerinin AKP’yi ve Erdoğan’ı kaybedilmiş bir iktidarı kavga gürültü çıkarmadan başkalarına teslim etmeye zorlayacak gücü ve etkisi vardır. Daha doğrusu, AKP ve Erdoğan bu yöndeki bir basıncı göğüsleyebilecek kozlara sahiptir.

Yani, oralardan fazla şey beklenmesin demek istiyoruz.

***

Yukarıda sıraladığımız ihtimallerden ikincisine (ülkenin çatışmalı ve kaotik bir döneme girmesi) kesin olmasa bile belirli bir ağırlık kazandıran  birkaç durum ve etken söz konusu.

Birincisi: Çok “öznel” sayılsa bile Erdoğan’ın varlığı kendi başına bir etkendir. Erdoğansız bir AKP’yi düşünmek, bu partinin Erdoğan olmadan da ayakta kalabileceğine ihtimal vermek  ne kadar zorlama olursa, Erdoğanlı bir AKP’nin de “Millet bize bu kez muhalefet görevi verdi” tevekkülüyle davranmasını beklemek o kadar temelsiz olacaktır.

İkincisi: “Restorasyon” deniyor; ama yeni iktidar azami hüsnüniyetle hareket etse, “toplumsal ve siyasal barış” adına her tür inceliği gösterme niyeti taşısa bile elini attığı her alanda kavgacı ve niyeti bozuk bir direnişle karşılaşacaktır. Ekonomi, kamu idaresi, bakanlıklar, kurullar, okullar, vakıflar, fonlar, diyanet, vb. hangi alan olursa olsun yeni iktidarın karşısına bu alanlardaki 19 yıllık “kemik” birikim çıkacaktır.

“En fazla İstanbul BŞB’de yaptıkları kadarını yapabilirler” denmesin; onun çok daha ötesine geçeceklerdir.

Üçüncüsü: 19 yıllık iktidar döneminde yapılanlar, kendiliğinden harekete geçmesi pek mümkün görünmeyen, geleneksel “ülkücü” tabana pek benzemeyen,  ama “reisin çağrısıyla”  sokaklara dökülebilecek, lümpen özellikler de taşıyan bir tür yeni “taban” yaratmıştır.  Kendiliğinden harekete geçmese bile her tür amaçla kullanılabileceği kesindir. 

***

Bir süredir buna benzer şeyler yazıyoruz, kimi ihtimallere dikkat çekiyoruz. Amacımız elbette felaket tellallığı yapmak değil; ama ülkedeki kimi siyasal gerçekler, “normal dışı” durumlar, iktidarın özellikleri, vb. bu ihtimalleri de gündeme getiriyorsa ne yapalım?

Pişmiş aşa su katmama adına oturup susalım mı?

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4