01.04.2021, 12:55 41

İstanbul Sözleşmesi, gericilik ve ‘solculuk’

İstanbul Sözleşmesine karşı olan kesimlerin ileri sürdükleri başlıca iddialardan biri bu sözleşmenin “eşcinselliği özendirici” ve “meşrulaştırıcı” içerik taşıdığı şeklindedir.

Oysa Sözleşmede “eşcinsellik” terimi hiç geçmediği gibi bununla ilişkilendirilebilecek “cinsel yönelim” terimi bile sadece bir kez kullanılmaktadır. Sözleşmenin 4. Maddesinin 3. Paragrafı, şiddet mağduru kadınların haklarının korunmasında ve buna ilişkin düzenlemelerde nelere göre ayrımcılık yapılamayacağını belirtirken on dokuz durumdan söz etmektedir (yaş, medeni durum, engellilik, siyasi görüş, toplumsal ve ulusal köken, mültecilik, vb.) ve “cinsel yönelim” terimi de burada geçmektedir.

Kısacası denmektedir ki şiddet mağduru kadınların haklarının korunmasında, kadının diğer özelliklerinin yanı sıra cinsel yönelimi de bir ayrım nedeni olamaz…

Hepsi bu kadardır.

***

“Eşcinselliğin meşrulaştırılması” tevatürü bir kenara bırakılırsa İstanbul Sözleşmesi (tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlara Karşı Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi) kadınlara yönelik şiddetin biçimlerini tanımlamaktadır. Bunların arasında “zorla evlendirme”, “psikolojik şiddet”, “ısrarlı takip”, “fiziksel şiddet”, “tecavüz dahil cinsel şiddet”, “kadın sünneti”, “zorla kürtaj ve zorla kısırlaştırma” ve “cinsel taciz” yer almaktadır (Madde 32-Madde 40).

“Eşcinsellik” umacısının arkasına sığınmaya çalışan gerici kesimlerin asıl hassasiyeti Sözleşmenin 42. Maddesiyle ilgilidir. Bu maddede kadınlara yönelik şiddet fiilleri söz konusu olduğunda kültürün, adetlerin, dinin, geleneğin ya da namusla ilgili mülahazaların fiili mazur gösterici gerekçeler olarak kabul edilemeyeceği belirtilmektedir. Özellikle vurgulanan nokta ise, mağdurun “kültürel, dinsel, toplumsal ya da geleneksel normların dışına çıkmış olmasının” bir mazeret olarak kabul edilemeyeceğidir.

İşte, Sözleşme eşcinselliği böyle özendirmekte ve meşrulaştırmaktadır…

***

İstanbul Sözleşmesine yönelik bir başka reddiye ise bu sözleşmenin Türkiye’nin egemenlik haklarına başka ortaklar getireceği, ülkenin başına yabancı komiserler dikeceği iddiasından kaynaklanmaktadır.

Türkiye bugüne dek çok sayıda uluslararası sözleşmeye taraf olmuştur ve halen bu sözleşmelere Taraf Devlet durumundadır. Bu sözleşmelerin hepsinde, herhangi bir Taraf Devletin, kabul ettiği sözleşmeye ne ölçüde uyduğuna ilişkin izleme mekanizmaları öngörülmektedir. Bu mekanizmaları işleten organlar, izleme çalışmaları sonucunda ilgili devletlere “tavsiyelerde” bulunabilmektedir.

İstanbul Sözleşmesiyle ilgili iddialar (egemenlik haklarından feragat, komiserlik, vb.) doğru ise Türkiye’nin şu anda taraf olduğu, örneğin Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) bağlantılı tüm sözleşmelerden çıkması gerekir. Bu durumda, uluslararası sözleşme hukuku açısından aşağı yukarı aynı özellikleri taşıyan daha önceki sözleşmelere laf edilmezken İstanbul Sözleşmesi konusunda kıyamet koparılmasını anlamak mümkün değildir.

Burada gericilerden değil kimi “sol” kesimlerden söz ediyoruz.

***

Yeri gelmişken, uluslararası sözleşmelere taraf olarak kendi egemenlik haklarına şirk koşanlar arasında bir dönemin sosyalist ülkelerinin de yer aldığını hatırlatalım. Örneğin ILO’nun 1973 tarihli çocuk işçiliğinin önlenmesi boyutuna da sahip 138 sayılı sözleşmesine (İstihdama Kabulde Asgari Yaş Sözleşmesi) taraf olan devletler arasında Küba (1975) ve SSCB (1979) de yer almaktadır. Çin ise bu sözleşmeye 1999 yılında taraf olmuştur.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok: Gündemde olan İstanbul Sözleşmesiyle ilgili çok basit bir kriter önereceğiz.

Şu anda Türkiye’nin sosyalist bir ülke olduğunu düşünün. Kuruluşun hangi evresinden geçildiğinin önemi yoktur; ülkede sosyalist bir yönetim vardır. Ardından, İstanbul Sözleşmesinin hükümlerini tek tek inceleyin ve kendinize şu soruyu sorun: Bu sözleşmenin içeriği, sosyalizmin hangi temel ilkelerine ters düşüyor, sözleşmenin hangi hükümleri benim sosyalist ülkemin elini kolunu bağlıyor, yapması gerekenleri yaptırmıyor, yapmaması gerekenleri yaptırıyor?

Bu kritere göre sözleşmede sosyalizme ters bir yan, sosyalizm adına yapılacakları engelleyen, yapılmaması gerekenleri zorlayan, vb. bir hüküm bulamıyorsanız da fazla üstelemeyin.

Yorumlar (0)
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29