banner26

Sakarya Barosu: Kadın haklarında Afrika’nın gerisindeyiz”

Baro Kadın Hakları Merkezi: Mustafa Kemal Atatürk'ün ardından gelenler ne yazık ki bir arpa boyu kadar yol alabildiler. Öyle ki atılan adımlar neticesinde dahi geldiğimiz nokta 21. yüzyılın gereklerinin çok gerisinde kalmamızı önleyemedi.

KADIN 05.12.2021, 18:33 05.12.2021, 18:36
16
Sakarya Barosu: Kadın haklarında Afrika’nın gerisindeyiz”

Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi, 1934 yılında kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuştuğu Türkiye’de, 2021 yılında 357 kadın cinayetinin meydana geldiği, istismar ve hak ihlallerinin yaşandığını belirterek, “Kadınlar hak ettikleri temsil yetkisini almadıkça kadın haklarıyla ilgili meselelerin önüne geçilemez, çözüm bulunamaz” değerlendirmesinde bulundu.

Kadın Hakları Merkezi’nin 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı verilmesinin 87’inci yılı dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Türk kadınının cumhuriyet öncesine dayanan var olma, eşitlik, adalet, haklarını kazanma mücadelesinin, cumhuriyetin ilanı ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleriyle sonuç vermeye başladığı belirtildi.

Açıklamada, 1926'da Türk Kanunu Medenisi'nin kabulüyle birlikte sosyal alanda eşitlik kazanmakla başlayan kadın hakları mücadelesinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında hukuki, siyasi, sosyal birçok alanda hızlı bir gelişme gösterdiği, 5 Aralık 1934'e gelindiğinde kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmeleriyle bu durum taçlandırıldığı kaydedildi.

Türkiye’nin, kadınların siyasi hak elde etmeleri noktasında birçok batılı ülkeye öncülük ettiği vurgulanan açıklamada, “Bu durum dillere pelesenk olsa da 87 yıllık süreç göz önüne alındığında Türkiye'de kadın hakları meselesi gelişmek ve değişmek yerine geriletilmiş vaziyette. Genç Cumhuriyetin kadın hakları konusundaki kararlı ve cesur atılımları asırlık cumhuriyette istikrarını kaybederek mevcut yasal düzenlemelerin dahi uygulanmadığı bir konuma evrilmiş bulunmakta.” İfadeleri yer aldı.

KADINLARIN SİYASETTEKİ YERİ

Türkiye Cumhuriyetinde kadınlar 1934'ten beri seçme ve seçilme hakkına sahip olmalarına rağmen 87 yıllık geçmişe bir kadın cumhurbaşkanı, bir kadın meclis başkanı dahi sığdırılamadığı vurgulanan açıklamada, kadınların siyaset sahnesindeki varlığına ilişkin verilere yer verildi:
“Tek kadın başbakan Tansu Çiller'in 1993'te başlayan başbakanlık süresi yalnızca 3 yıl. Türk kadınının siyasi arenada ulaşabildiği en üst nokta ise bakanlık. 1971 yılında Türkan Akyol'un ilk kadın bakan olarak hükümette yerini almasının ardından yalnızca 27 kadın bakanlık yapabildi. 2 ay 2 gün - 3 yıl 10 ay arasında değişen görev süreleri ise tablonun karanlık bir diğer yüzü. Mevcut kabinede görev yapan yalnızca bir kadın bakan var. Kadın milletvekili sayıları da övünmekten oldukça uzak!”

TÜRKİYE AFRİKA VE ORTADOĞU’NUN GERİSİNDE

Yüzde 17,4le Türkiye, kadın milletvekili oranında dünyadaki 192 ülke içinde 117'nci, Avrupa’da 37 ülke içinde ise sondan üçüncü sırada. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yıl önce kadın hakları konusunda batılı ülkelere öncülük etmesinin ardından 2021 yılında Afrika ve Orta Doğu ülkelerinin bile gerisinde kalması şüphesiz ki düşünülmesi, kabul edilmemesi ve çözüm bulunması gereken bir başka nokta.

Kadınların kaymakam olmaları 1989 yılına kadar mümkün değilken, yapılan değişiklik neticesinde ilk kadın kaymakam Özlem Bozkurt Gevrek 1992'de, ilk kadın vali Lale Aytaman ise 1991'de görevine başladı. Türkiye'de 1972 yılına kadar hiçbir kadın baro başkanlığına seçilmemişken Elazığ Barosu’nda 1972’de örneği daha önce görülmemiş bir değişim yaşanmış ve Nermin Özkaya baro başkanı seçilerek ilk kadın baro başkanı unvanına sahip olmuştur. Günümüze kadar görev almış olan toplam kadın vali, kadın kaymakam, kadın baro başkanı sayısı ise çok çok az. Kadının var olduğu her alanda örneklerine kolayca rastlanılabilen, çoğu zaman yadırganmayan bu durumun en kısa zamanda değişmesi büyük önem arz etmekte.”

HER ALANDA YAŞANAN AYRIMCILIK

Sayısal verilerin buz dağının görünen kısmı olduğu, kadınların karar mekanizmalarında, siyasette, toplumun her alanında ayrımcılığa uğramalarının sonucunun çok daha korkutucu olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Kadınlar adına, kadınların temel hakları başta olmak üzere birçok hususta başkalarının karar alabilme gücü Seçme ve seçilme yeterliliğini haiz bulunan Türk kadını başta TBMM olmak üzere diğer birçok kurumda olması gerektiği şekilde temsil alanı bulabilseydi 19 Mart 2021 tarihinde ve bir gecede İstanbul Sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilebilir miydi? Her geçen gün artan kadına şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı gibi konular etkin soruşturulmadan üstü kapatılabilir miydi? Kadınların yaşam hakkı için mücadele edilirken üstelik sorun belliyken çözüm üretilmekten kaçınılabilir, başka meselelere öncelik verilebilir miydi? Kadınların sosyal, siyasi, hukuki haklarını alabildikleri 1934 yılından, yaşam hakkı için mücadele verdiğimiz ve yıl başından bu yana kayıtlara göre 355 kadınımızı kadın cinayetiyle yitirmenin önüne geçemediğimiz, sayısız şiddet, istismar, hak ihlali yaşadığımız 2021 yılına...”

“KADINLAR TEMSİL YETKİSİ ALMADIKÇA…”

“Kadınlar hak ettikleri temsil yetkisini almadıkça kadın haklarıyla ilgili meselelerin önüne geçilemez, çözüm bulunamaz, kadın söz konusu olduğunda tüm sorunlar ikincil planda bırakılmaya devam eder; Anayasa'da yer bulan insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletinden hiçbir şekilde bahsedilemez.

"Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır." anlayışıyla yola çıkan Mustafa Kemal Atatürk'ün ardından gelenler ne yazık ki bir arpa boyu kadar yol alabildiler. Öyle ki atılan adımlar neticesinde dahi geldiğimiz nokta 21. yüzyılın gereklerinin çok gerisinde kalmamızı önleyemedi. Türkiye Cumhuriyeti'nde kadınlar daha fazlası için mücadele etmeye, görülebilir, duyulabilir olmaya, haklarını kazanmaya, kazandıkları hakları uygulatmaya yılmadan devam edecekler.”

Yorumlar (0)
1
hafif kar yağışlı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11