banner26

20.09.2021, 22:08 382

Kayıp Cennete Ağıt

“…Tanrınızın bu dünyayı helak edeceği güne kadar zürriyetinin gölgesiyim bu andan sonra. Ben ki kutlu ateşten ve ışıktan gelenim… Ben ki Yediler’in üzerine şahitlik ettiği saklı hakikâtin kendisiyim. Sizden öncesi var olan sizden sonrası da var olacak olanım. Âdem’den öncesi ve sonrası yaratılanlar şahidim olsun… Tanrının lanetlediği bütün mahlûkata and olsun ki; senin ve senden sonrakilerin ocağı huzur bulmayacak, toprağın bereket, soyun rahat yüzü görmeyecek; dirlik, düzen tatmayacak. …İşte o zaman senin kıyametin başlayacak. Sen ve zürriyetin, asla tanrı buyruğu ile ölmeyeceksiniz.” Elke / Ateşle Mühürlenen

Ateşle Mühürlenen

Gölgeli bahçeler, güneş görmeyen sokak duvarları boyunca yürüyorum günlerdir. İlk yara alışım ilk vuruluşum değil, son da olmayacak, biliyorum. Ruhu benden daha karanlık gölgeler sürüyor izimi. Bulurlarsa yakacaklar. Bilgiden korkanlar, korkuları kadar büyük bir açlıkla varlığımın izini sürüyorlar. Yaralarım kanıyor… Bense Çarmıhtaki İsa’nın, kuyudaki Yusuf’un ve Araf’taki Samael’in yalnızlığını düşünüyorum şu an, ne tuhaf.

Yakacaklar beni… İnsan öldürmeyi yasaklamış diğer bütün dinlerin inanmışlarının binlerce kez yaptığı gibi. Tanımıyorlar, henüz kim olduğumu bilmiyorlar oysaki. Aylardır kuytulardan yakılışlarını izlediğim, meydanlarda cadı diye yargıladıkları şifacı kadınlardan biri sanıyorlar beni. O kadınlardan ve o kadınların, kendilerinin göremediğini gören gözlerinden, şifa veren ellerinden, yarını müjdeleyen gülüşlerinden korkuyorlar.

Binlerce Havva kızı yakıldı, asıldı, ayaklarına bağlı taşlarla dalgın sulara atıldı. Kapı komşusunu cadı diye ihbar edenler, kız kardeşleri yerlerde sürüklenirken kapılarını kapatanlar, hakikati bildiği halde sessizliğe gömülenler, ateşe odun taşıyanlar… O Havva kızlarının yasını tutmak yazgım oldu. İntikamımı onlara adayacağım.

Öfkeli değilim henüz. Onlar ölümlü, ben sabırlıyım.

Kimi hiç bilmiyor ismimi. Ne adım çalınmış kulaklarına ne yazgılarına benimle karşılaşmak yazılmış. Kimi adımın geçtiği sayfaları hayâsızca söküp atmış kutsal kitaplardan, yarınlara adanmış dualardan, kimsesiz bırakılmış yeminlerden. Sanki onlar yok sayınca yok olacakmışım gibi, heyhat! Bir kere var olan, hiç olmamış olur mu? Kadim dillerde adım söylenir türlü türlü. Medusa’yım, Elke’yim, İsis’im, Alkız’ım, Venüs’üm, Almast’ım, İnanna’yım, Lamaştu’yum, Leylâ’yım…

Kimi bir asi olduğumu yazmış, kimi tohum hırsızı. Kimi bozguncu demiş bana kimi tanrıça. Kimi cennetten kovulduğumu söylüyor kimi kaçtığımı ki, asıl mesele o cennetin kimin cenneti olduğu değil midir? Beni tanımayan cenneti yok saymışım diye varsın kutlu düzeninizin ilk bozguncusu olarak bilinsin adım. Sahte cennetinizde Kutlu Fahişe olmaktansa gölgelere mahkûm olmayı yeğ tutmuşum diye varsın ifrite çıksın adım.

Kendi kötücül ruhunu beni kirleterek temize çekeceğini sananlar, zavallı ruhları terbiye etmek için mirasıma kara çalanlar, kız kardeşlerime cennetin prangaları vurulurken suçu bana atanlar… Söyleyin onlara: And olsun ki; cümle dinin kutsadığı o cenneti ben arkama bile bakmadan terk ettim. Oysaki Tanrı’yı da sevmiştim, Âdem’i ve Samael’i sevdiğim gibi. Yazık ki, üçü de ancak gölgelerinde yer gösterdiler bana.

Ben ki, karanlığa mahkûm edildim, yalnızlığa hüküm giydim de bir an olsun unutmadım yeminimi. O gafillere deyin ki; taşıdığım yükten yüksünüp ne Samael’e biat ettim, ne de pişmanlığı giyinip Tanrı’nın önünde diz çöktüm. Gerçek, arkasına saklanılacak güzel bir kelime. Aslolansa hakikattir. Hakikati arayanlar güzellik hülyaları kurmasın. Ben ne günahtan azade bir meleğim ne de bir iblis. Sınanmadığı günahın hesabını benden soran gafiller; günahlarımı sevaplarımı ben tutarım, lüzum yok kimsenin hesabımı tutmasına.

Yakacaklar beni… Önce ellerimden, ayaklarımdan bağlayacaklar Havva analarının izinden gitmeyi reddetmiş bütün kadınlara yaptıkları gibi. Kazığa bağlamadan evvel ırzıma geçecekler belki. Başka kadınlara, körpe çocuklara ibret olsun diye sokak sokak, meydan meydan yerlerde sürükleyecekler bana ait olmayan bu zavallı bedeni. Düşünmesinler, bilgiyi aramasınlar, daha fazlasını istemeyi bilmesinler diye. Tanrılarına, krallarına, efendilerine, sahiplerine, babalarına, kocalarına boyun eğmenin bir erdem, bir ibadet olduğunu öğrensinler diye gözleri önünde işkence edecekler. Hatta erkeğe iman etmeyi hemcinslerine dayatacak kadar buna inansınlar diye iffet yerlerimi örten paçavraları yırtacaklar. Binlerce binlerce yıldır dinlerini kadın bedeninin mahremiyeti üzerine kuranlar vahşi bir iştahla bedenimi yasaklanmış gözlere sunacaklar. Ayakuçlarıma yığdıkları odunlar oradaki dinbazların öfkelerini doyurmaya yetmeyecek. “Daha çok getirin, daha çok, daha çok!” diye bağıracak en günahkâr olanları.

Kendileri bile yaktıkları, astıkları, ırzına geçtikleri bu kadınlara öfkelerinin, bitmez kinlerinin asıl sebebinden habersizler. Din adına, tanrı adına yaptıklarını söyleseler de her şey kendileriyle ilgili. İğdiş edilmiş erkekliğin varoluşsal sorunları. Ellerinden gelse bir kere daha, bir kere daha yakacaklar beni. Ağızlarından tükürükler saça saça tövbe etmemi, hangi dine inanıyorlarsa o dinin Tanrı’sından af dilememi haykıracaklar. Mukaddes bildikleri sözcükleri sıralayıp odunları tutuşturacaklar sonra. Bilmiyorlar ki, onlardan önce de vardım, onlardan sonra da var olacağım.

- “Şeytan’ın uşağı!”

- “Yakın, yakın!”

- “İblis’in karısı!”

-“Cehennemde yan pis cadı!”

- “İblis’in fahişesi!”

Kiliseye bağışlanan paralarla liman kasabasındaki geneleve giden şu semiz rahipten sonra karısından kurtulmak için onu cadı diye ihbar eden şu kösele suratlı rehinciyi halletmeyi düşünüyordum. Ama fikrimi değiştirdim şu an. Önceliği şu karnı aç, aklı kıt çığırtkanlara vermek daha keyifli olacak.

Öfkeli değilim henüz. Onlar ölümlü, ben sabırlıyım. Emsalsiz intikamım için yasımın bitmesini bekliyorum.

Lilith’im ben! İlk kadın, ilk şifacı, ilk başkaldıranım. Bilgi Ağacı’nın meyvesini yemeden bilge olanım. Dört kitap yazmaz bunu; çamur yok hamurumda, avucunda ateşi taşıyan, soyu ışıktan gelenim. Kadınlığımı bir yazgıyla değil isyanımla mühürleyenim. Bütün çocuklarım Kızıldeniz’de katledildi, soysuzum. Adım kadim dinlerde yasaklandı, kimliksizim. Tanrı’nın dillere men edilmiş ismi kulağıma fısıldandığından beri gölgelerin arasında dünsüz ve yarınsız bir ömürsüzüm. Yedilere sorun beni. Şahadet edeceklerdir varlığıma ki riyakârlığın sofrasında içmedilerse ihanetin kızıl şarabını. Söyleyeceklerdir kim olduğumu ki inkâr etmeyeceklerse hesap gününün çağrıcısı Mahşerin Dört Atlısı’nı. Heyhat ki, geçmiş asla unutmaz kendini hatırlatmayı.

Öfkeli değilim henüz… Onlar ölümlü ben sabırlıyım.

Ateşin Oğlu

Yalnızım… Tanrı kadar yalnız… Göklerin krallığından kovulduğum günden beri yalnızım. Yeniğim. Işığın Oğullarıyla girdiğim savaştan beri mağlup olanım, henüz. Haşa pişmanlık yok, bağışlanma arzusu yok, keşke yok, yeis yok ne dilimde ne yüreğimde. Tebliğ günü ne dediysem o!

Ben ki Aden’in yüce koruyucusu, Ateşin Oğluydum. Tanrı’nın kılıcı, en sadık hizmetkârıydım. Bütün başlangıçlarda ve sonlarda yanında tek olandım. Işık Getiren Lucifer, Tanrın’ın eli Samael’dim.

Sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Kutsal kitaplar ve kendinden öncekini hükümsüz kılacak dinler göndermedim. Peygamberlere, elçilere, müritlere ihtiyaç duymadım. Çünkü endişem yok, o gün geldiğinde krallığımın sınırları geniş olacak. Bütün insanlığı Âdem’le Havva’da gördüm.

Kutsal kitaplarda kötü olanım, bozguncuyum. Lanetli bir iblis, bütün kötülüklerin kaynağı ve kovulmuş olanım. Tanrı kelamı dediğiniz o kitaplar yazmaz, giderken yalnız değildim. Işığın ve karanlığın Rab’bine yemin olsun ki yalnız değildim. Bilinsin ki, kimseye benimle gelin demedim. Ateşi ve suyu yaratana and olsun ki, bana katılsınlar diye hiç birinin yüreğine çağrı yapmadım. Nasıl ki size de yapmadıysam. Ki sizler doğruyu, iyiyi, hakikâti bilmeye, erdemli yaşamaya muktedir; eğriyi, kötüyü, yanlışı seçmekte hür kılındınız. Binyıllardır bütün dinlerde zikredilenin aksine çamurdan yaratılanları inançtan saptırmak, yoldan çıkarmak ya da günahın çağrısını yapmak gibi bir ülküm yok. Nasıl ki günahkâr olmak için bana ihtiyacınız yoksa benim de sizin günahlarınıza ihtiyacım yok. Günahsa tek günahım yüce efendinin kusurlu eserini ifşa etmemdi. Kendi türü dahil bütün türlerin kıyıcısı olacağı bilinen, zulmü ve riyakârlığı tüm delaletleriyle açık edilmiş insan soyunun yeryüzüne halife kılınışına itiraz edenlerdenim. İtirazımın arkasında durdum, secde edenlerden olmadım.

İnanmanız istenenin aksine kulağınıza fısıldayan ben değilim. Ne yenilen elmanın ne içilen şarabın vebali benim üzerimdedir. Elmanın hikmeti vardı, şarap da güzeldi. Ki ne o elma ağacını yaratandım ne yasaklayan ne de kutlu çifte yemelerini salık veren. Elmanın hikmetleri üzerine yaptığım tespitin elbette inkârında değilim. Ancak ilk fanilerin mukaddes bahçeden kovulmasının sebebi ben değildim, bu onların yazgısıydı.

Ne Muhammed’e garezim oldu ne de Musa’ya. Ki ümmetlerinin bütün suçlarını bana atsalar da. Ne İbrahim’i ateşe atan bendim, ne İsa’yı çarmıha geren ne de Zekeriya’yı içine saklandığı ağaçla beraber kesen. Özel kılınan insan soyunu vahşetlerle, katliamlarla, kardeş kavgalarıyla, felaketlerle sınayan da ben değilim. Hiç bir kutlu baht için kıyım yapmadım, kardeşlerimi arkadan vurmadım. Yüce babamız, kudretli Michael’in muazzam ordusunu üstüme gönderdiğinde bile onurlu bir düşman oldum.

Hayatı renklendiren oyunları severim. Ki Lilith’in kulağına cennetten kaçışın anahtarı olan Rab’bın yasaklanmış ismini fısıldayan bendim, evet. Ancak, Lilith’in çaresizliğine çare olmak ya da çamur soylu Âdem’e acı çektirmek adına yapmadım bunu. Lilith’in cüreti bunu hak etmişti. Bu cüreti ancak böyle onurlandırabilirdim.

Lilith, ah Lilith! Âdem’in kuytusunda yaşamak yazılmışken yazgısına, Âdem soyunun tarihine ismini onunkinden daha ışıltılı yazdıran savaşçı kadın. Kendisi olabilmek için yaratıcısına bile başkaldıran asi Lilith.

Onunla yarenlik etmek benim için kaçınılmazdı kuşkusuz. Diğer melekler gibi sadece güzelliği ya da bana ateşi hatırlatan kızıl saçları, efsunlu kahkahası değildi ilgimi çeken. Şüphesiz o başkaydı, o gerçek bir şaheserdi. Ama benim tanıdığım Lilith bunlardan daha fazlasıydı. Onurlu aşkı, özgür iradeyi, kendi kaderini belirlemeyi ilk ondan duydum. Rab neden böyle bir mahlûk yaratmıştı ya da ondan sonra neden Havva’ya razı olmuştu? Onun isyanından mıydı benim Âdem’e secde etmeyişim? Ya da ikimizin özündeki ateş miydi bizi benzer kılan?

Ah Lilith! Yalnızlığını, mutsuzluğunu fark ettiğimde görmezden gelemedim. Onunla yol yürürdük, âlemleri dolaştık, yıldızlar uçurduk, bulutlarda soluklandık. Bilmek istediği kadarını onunla paylaştım. Aden’den ayrılmak istediğinde ona çıkış anahtarını verdim. Ona kanatlarımdan bir çifti verdiğimi söylüyorlar, oysaki onun kanatları dizginlenemez özgür ruhuydu. Kızıldeniz’deki krallığımı ayaklarına serdim, bana katılmasını istedim; “gökteki krallığı başka bir krallığa esir olmak için terk etmedim” dedi.

Aşkımı istediğinde ona tutkumu ve bağlılığımı verdim. Rab, dönmesi için ona elçi melekleri gönderdiğinde arkasındaydım. Ne bana sığındı ne de tereddüt etti Rab’ba ileteceği cevabı verirken. Çocukları Kızıldeniz’in sularında boğdurulurken yanındaydım, acısını, öfkesini, suskunluğunu paylaştım. İntikamına ortaklık etmeye gönüllüydüm ama o kavgasının tek kahramanı olmayı seçti. Oysaki benimle beraber, yanımda savaşmasını ne çok istedim. Bir başkasının savaşına nefer olmayacaktı, bu ben olsam bile. Ne tahtımın yanına taht ne de sunağımın yanına sunak koymayı arzuluyordu. Ben de öyle yapmamış mıydım? Cehennem çukurunu Tanrısal katta en büyük olmaya yeğ tutmamış mıydım? Kendi yoluna gitmek istediği an geldiğinde önünde durmadım. Birbirimize veda etmedik ancak aradan kaç bin yıl geçti birbirimizin yoluna da çıkmadık, henüz.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4