banner26

ÇGD'den 'Nefesi Kesilmek İstenen Gazetecilik' Paneli

MEDYA 29.01.2022, 17:51
53
ÇGD'den 'Nefesi Kesilmek İstenen Gazetecilik' Paneli

Medya Ombudsmanı gazeteci Faruk Bildirici, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin düzenlediği “Nefesi Kesilmek İstenen Gazetecilik” başlıklı panelde; “Demokrasi bizim oksijenimizdir.  O oksijen olmazsa, biz iş yapamayız. O nedenle nefessiz kalıyoruz, o nedenle güçsüzüz” dedi. 

Gazeteci Rıdvan Akar ise “Bugün üsteğmenlere, albaylara, generallere ihtiyacımız yok kendi içerisinde bir ‘iletişim kurulu’ diye ifade edilen bir kurul üzerinden 12 Eylül karanlığını şu veya bu şekilde bize yaşatan bir süreç ile malulüz" diye konuştu.

Çağdaş Gazeteciler Derneği, 29. Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında, Ankara’da; "Nefesi Kesilmek İstenen Gazetecilik" başlıklı bir panel düzenlendi. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde yapılan panele; gazeteciler Faruk Bildirici, Rıdvan Akar ve Yıldız Yazıcıoğlu konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü de ÇGD Genel Başkan Yardımcısı Şeyma Paşayiğit yürüttü.

Şeyma Paşayiğit, son dönemde gazetecilerin yaşadığı baskıları aktardı. Panelin başlığının, gazetecilere yönelik polis şiddetine işaret ettiğini belirten Paşayiğit, “Gazetecilerin nefesinin kesilmesi sadece bu olaya ilişkin değildi. İktidar baskılarının yanı sıra özellikle şu an bindiğimiz taksiden girdiğimiz markete kadar her yerde konuşulan ekonomik kriz de gazetecileri etkiledi. Gazetecilerin zaten sürekli hakları kırpılıyordu. Buna bir de liranın erimesi de eklendi. 13 yıl sonra ilk kez bir basın kuruluşunda gazeteciler greve çıktı. BBC çalışanı meslektaşlarımızın soğuğa ve kara rağmen yüklendiği irade yankı buldu. Bu grevin başarı ile sonuçlanması şüphesiz tüm basın çalışanları için olumlu sonuçlar yaratacak" dedi.

BİLDİRİCİ: “İKİ KUTUPLU MEDYANIN ORTASINDAYIZ”

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, patronların her zaman gazetecilere hak verilmesine karşı çıkıldığını, bugün de iş olanakları daraldığı için çok zor durumda kalındığını vurguladı. Faruk Bildirici, şöyle konuştu:

"1980’lerden itibaren Türkiye’de medya yapısının değişmesiyle birlikte medyaya yayıncılık dışından bir takım iş insanlarının girmeye başlaması ve sonra kartelleşmeyle birlikte düşünün neler oldu? Aydın Doğan medyaya girdi. Ve Aydın Doğan’ın ilk yaptığı şeylerden birisi gazetecilerin sendikalarını ortadan kaldırmaktı. Sendikalardan istifa ettirmekti, önce Milliyet’te, sonra Hürriyet’te. Gazetecileri örgütsüzleştirdiler. Aydın Doğan ile Dinç Bilgin iki büyük grup anlaştılar ve birbirlerinden attıkları elemanları almama üzerine anlaşma yaptılar. Ve çalışanlar hiçbir şey yapamadılar. Önceden, gazetecilerin şöyle bir özgürlüğü vardı. Patrona kızdığın zaman ceketini alıp çıkarsın ve başka bir yerde iş bulabilirsin, iyi gazeteciysen; böyle bir özgürlüğümüz vardı ve onu elimizden aldılar.

Şimdi iki kutuplu medyanın ortasındayız. Yani bir kutupta çalışan gazeteci arkadaşımızın zaten öteki kutba gitmesi, orada çalışabilmesi mümkün değil. İş olanakları daraldı. Zaten ekonomik kriz var, yeni kadrolar açılmıyor. Gazetecilerin bir yerden ayrıldığı zaman başka yerde iş bulma şansı hiç yok. Ve bir gazetecinin patronu itiraz edecekse ya da yazılmasını istemediği bir şeyi ‘yaz’ diye diretiyorlarsa yazmamak gibi bir lüksü yok.

Ben bugün iktidarın görüşlerini propaganda yapmayı, gerçekleri gizlemeyi içselleştiren medya çalışanlarını bir kenara bırakıyorum. Ama, orada çalışan özellikle genç arkadaşları da anlıyorum. Çok zor durumdalar, güçleri yok. Diğer tarafa bakıyorsunuz, orada da gazeteciler zaten dar olanaklar içinde gazetecilik yapmaya çalışıyorlar. Bugünlerden çıktığımızda herhalde, biz suyun altında uzun süre kalmış, nefes alamamış insanlar gibi olacağız. ‘Oh be’ diyeceğiz. Biz gazeteciler her zaman demokrasi koşullarında işimizi yapabiliriz. Demokrasi bizim oksijenimizdir. O oksijen olmazsa, biz iş yapamayız. O nedenle nefessiz kalıyoruz, o nedenle güçsüzüz. Bizi sınırlandıran sadece patronların gücü de değil, iktidarın gücü de bizi sınırlandırıyor.”

AKAR: "AK PARTİ’NİN TÜRKİYE’DEKİ MEDYA YAPISINI NEREDEYSE RADİKAL BİR BİÇİMDE DEĞİŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ" 

Gazeteci Rıdvan Akar, ÇGD'nin 1989'da İstanbul Şubesi'nin kurulma sürecini aktardı. Rıdvan Akar, şunları söyledi:

“Bugün gazetecilik açısından yaşadığımız karanlık 12 Eylül dönemiyle mukayese edilebilir bir konumda… Bugün üsteğmenlere albaylara generallere ihtiyacımız yok kendi içerisinde bir ‘iletişim kurulu’ diye ifade edilen bir kurul üzerinden 12 Eylül karanlığını şu veya bu şekilde bize yaşatan bir süreç ile malulüz. Oysa 12 Eylül sürecinde ilerici, solcu gazeteciler kendilerine iş mobilizasyonu doğrultusunda iş bulabiliyorlardı…Gazetecilerin mobilizasyonunun hiç kalmadığı bir dönemden geçiyoruz. Gazetecilik geçmişte en uç boyutlarıyla MİT tarafından güvenlik soruşturmalarıyla o da ihtiyaç varsa değerlendirilirken bugün twitter üzerinden sosyal medyadaki bir paylaşımınız bir fotoğrafınız üzerinden sizin GBT’nizi yaparak iş güvenliğinizi tehlike altına alabiliyorlar. Geçmişte yani 80’li yıllarda gazetecilik serüveninde gazetecilik bir havuç politikasıyla yönetilmeye çalışıldı. Ve bu havuç politikasında ağırlıklı olarak "eğer benimle yürürsen bunun ödülünü alırsın’ şeklinde Turgut Özal tarafından geliştirilmiş ve veciz bir biçimde ‘medyada iki buçuk gazete var, kalacak’ şeklinde bir kehanete dayanan bir anlayış söz konusuydu. İki buçuk gazeteden kastı, kendisine muhalif olan gazete, kendisini destekleyen gazete ve ‘Babıali Pravda’sı’ diye o dönemde kendisi ve çevresi tarafından nitelenen Cumhuriyet Gazetesi’ydi…Bir rekabet vardı ve bu rekabet içerisinde gazetecilik kendi reflekslerini ve gazetecilik faaliyetini sürdürebilecek imkanlara sahipti. Daha önemlisi donanıma ve gazetecilere sahipti. Ancak 2007’den AK Parti’nin artık Türkiye’deki medya yapısını neredeyse radikal bir biçimde değiştirdiğini ve dönüştüğünü görüyoruz.”  

YAZICIOĞLU: "AK PARTİİKTİDARIYLA BİRLİKTE GAZETECİLERİN İSTİHDAM OLANAKLARI YÜZDE 1’LERLE SINIRLI KALDI"

Gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu, sosyal medyanın gazeteciliğe dünden bugüne etkileri üzerine konuştu. Yıldız Yazıcıoğlu, şunları söyledi:

“20 yıllık AK Parti iktidarıyla birlikte gazetecilerin istihdam olanakları yüzde 1’lerle sınırlı kaldı. Yani maksimum yüzde 5 diyelim. Bu yüzde 5 iktidarı hala rahatsız ediyor. O yüzde 5’in içine sıkışmaya çalışan gazetecilerde daha da nefesi kesiliyor ve boğuluyor. Çünkü bir alternatifiniz yok, gidecek bir yeriniz yok…Nefesi kesilen gazetecilik, polise karşı mücadele edebilirsiniz. Biber gazını yediğinizde limon yardımına koşarsınız, ayran içersiniz. Biraz dayak yediğinizde sağlık kuruluşuna başvurursunuz, evde birkaç gün sıkıntılarını yaşamaya devam edersiniz. Cezaevine düştüğünüzde, bununla da mücadelede edebilirsiniz ama mücadele edemeyeceğiniz şey gazeteciliğinizi yapamayacak olmanız. Bunu soru soramayan gazeteciler noktasında da görüyoruz. Zannediliyor mu ki acaba o soru soramayan gazetecilerin hepsi iktidarla hem fikirler ya da o gazetecilerin hepsi soru sormayı bilmiyorlar. Hayır. Biliyor ki o soruyu sorduğunda temsilcisi aranacak, yöneticisi aranacak ve gazetecilik mesleğini belki sürdüremeyecek. Çünkü, orada işsiz kaldığında gidebileceği alternatifi görmüyor. Bugünün çıkmazı bu temel nefesimizin kesildiği noktada bu.”

Kaynak: Pencedetv.com
Yorumlar (0)
13
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31