24.04.2021, 17:56 184

NE BAYRAM AMA

Bir fotoğraf geliyor gözümün önüne. 7 yaşındayım, siyah önlüğüm ve beyaz yakamla bir resmi geçitteyim.  Dudaklarımı ısırıyorum sanırım adımları karıştırmamak için ekstra özen gösterdiğimdeki refleksim bu. Küçükken öyle bir çocuktum: Yanlış yapmaktan çok korkardım. Büyüdükçe herkesin yanlış dediği şeyin benim doğrularım olduğunu fark ettim ya neyse. Başım önde. Belli ki gerçekten adımlarımı sayıyorum. Bir de sanırım el yapımı botlar da rahatsız ediyor beni. Çünkü herkesin ayağında fiyonklu babetler varken benim ayağımda kenarları demirli botlar var. Yine burkmuşum ayağımı.

“Bugün 23 nisan … Neşe doluyor insan” şiiri bu fotoğrafa pek uymuyor; çünkü o fotoğraftaki kızın şimdi sol mu şimdi sağ mı diye diye canı çıkıyor büyük olasılıkla .  Büyüdüğümde bu resmi geçitlerin bir çocuk bayramı havasından çok bir resmiyetin havası olduğunu düşünüp bayramların karnaval havasına dönmesi için çaba sarf ettim yıllarca. Her resmi toplantıda dile getirdim bunları. Ve her 23 Nisan’da çocuklarla çılgınca eğlenebileceğimiz aktiviteler yaptım. Bir çocuk gibi düşünmeye çalıştım hep. Ben bir çocuksam benim bayramımda şehrin en büyük caddesinden ikili sıralar halinde rap rap geçmek de neyin nesiydi,diye düşündüm. Ama bugün o fotoğraftaki kızın halini özlüyorum. Ve o hali özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi.

23 Nisan dolayısıyla sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Pardon özür dilerim: Pandemi dolayısıyla... Ama sağ olsunlar yetkililer çocukları unutmadı. Bir kamyonunun arkasında dört beş  delikanlı, birinin elinde mikrofonla  kamyon mahalle aralarını bile dolaştı. Çocuklara oyuncak dağıttı. Arkasında da başka bir araba kameraya çekti. O kameranın sebebini anlamadım. Daha sonra kendileri izlemek için sanırım. Çünkü o görüntüleri ve bu kepazelikleri birine seyrettirmeyeceklerini umuyorum. Çocukların bayramını kutladı mikrofondaki. Tabi pencereden gören çocuklar sokaklara döküldü ve onlara “Evlerinize dönün!” diye seslendi mikrofondaki. Biz “Sizler için varız!” dedi. “Sizin için buradayız!” dedi. Bir kadın gördüm sokağın başında. Koşa koşa kamyona  yetişmeye çalışıyor.  O kadar hızlı çıkmış ki evden baş örtüsünü, üstünü başını yolda düzeltiyor. Belli ki çocuğu görmüş pencereden kamyonu. Ve hediye, diye tutturunca annesi canhıraş bir şekilde koşuyor zavallı kadın. Kamyon yavaş yavaş ilerliyor bu arada. Çocuklara sesleniyor delikanlı, diyor ki :“Evinize dönün. “Ama bu arada sokağa dökülen çocuklara hediye dağıtıyor. Çocuklar hediye almanın sevincine  mi kapılsınlar  delikanlının evine dönün ısrarıyla panik mi yapsınlar bilemiyorlar. Kalakalıyorlar yolun ortasında. Kadının yetişip yetişmediğini bilmiyorum; çünkü daha fazla izlemeye yüreğim dayanmadı. Bir kralın fakir halkına  ekmek atmasına benziyordu bu durum. Biz çocukken  oynayan ayı, pamuk şekerci ve macun için sokağa dökülürdük. Paramız yettiğince izlerdik ya da alırdık. Sonra oyunumuza dönerdik. Bir burukluk olmazdı gözlerimizde. Çünkü sokaklar bizimdi ve dilediğince oynayabileceğimiz oyun alanlarıydı. Biri bize hem hediye verip hem de hediyeyi aldığımız için pişman etmezdi bizi sokağın ortasında.  Neydi şimdi bu? Her evin kapısına bir paket bırakmak çok mu zordu? Çocukları dışarıya davet edip sonra  evinize dönün diye bangır bangır bağırmak neydi gerçekten?

Her çocuğun yüreği bir buzdağıdır. Size gösterdikleri buzdağının görünen kısmıdır. Altında çok daha büyük bir kütle vardır. Çocuklar üzüntülerini, sevinçlerini, özlemlerini, sevgilerini hiç çıkarsız söylerler ve gösterirler; ama emin olun hissettikleri çok daha büyük ve çok daha sancılıdır. Bunu kendi çocukluğunuzdan bile bilirsiniz. Bir aile bakanının 10 yaşındaki bir çocuğu 23 Nisan dolayısıyla kendi koltuğuna oturtması ve ondan sonra o çocuğa ramazan dolayısıyla çikolata vermemesi ve sonra çocuğun koruma altında olduğunu söylemesi… Nutkunuz tutulmuyor mu gerçekten? Gerçekten oradaki her kimse o çocuğu oradan uzaklaştırmak için bir şey yapmıyor mu? Bakanın ağzını bağlayıp daha fazla konuşma demiyor mu? Bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir çocuğu kaynar suya atan yaşlı cadının o çocuğu elinden almamaya benziyor. Buna müsaade edemez hiçbir yetişkin. Anladık dini vecibelerini yerine getiriyorsun. Bu çocuğu ne kadar ilgilendiriyor? Peki, tamam  çocuk da oruç tutuyor olsun, aile bakanı olarak ona hediye olarak bir kutu çikolata veremez misin? Hadi verme, söyleme bari. Neyin propagandasını yapıyorsun? Oruç tutuğunun mu ? Bu beni ne kadar ilgilendiriyor?  Ben Tanrı değilim ki? Ona yapmakla yükümlü  olduğun görevin beni niye ilgilendiriyor? Hepsini geçelim hadi geçemedik de çocuğun koruma evinde kaldığını 80 milyona ifşa etmek hangi anlayışın ürünü? Hangi çocuk koruma evinde kaldığı için gururludur? Hangi çocuk: “Çok iyi benim ailem yok. Babam da yok annem de, ne güzel işte hem devletin hem de bu koruma evlerindeki insanların vicdanına terk edildim ne güzel’” der? Çocuklar sizin stres toplarınız, kendinizi görünür kılmak için kullandığınız aletler, size karşı koyacak gücü olmadığı için her türlü istismarı edeceğiniz cansız varlıklar ve yapamadıklarınızı yaptırdığınız kurulu oyuncaklarınız değildir. Çocuklar bu dünyanın hazinesidir. Sizin gibi narsislerin elinde yaralanamazlar.

Gönül isterdi ki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının çocuklara hediye edilmiş tek bayram olduğuyla ilgili bir girizgah yapıp bir sürü özdeyiş sıralayalım. Gönül isterdi ki öyle bir yazı yazalım ki bütün çocuklar okuyup mutlu olsunlar. Çocuklar ne istiyorsunuz bizden sormaya korkar olduk şimdilerde. Bizi istismar etmeyin yeter cevabını alacağız çünkü onlardan. Bu yazıyı okuyan herkese de şunu söylüyorum : “Uzaktaki büyük suçun yakındaki küçük ortaklarıyız.”

O yüzden gerçekleri bütün çıplaklığıyla ve fütursuzluğuyla göz önüne sermek lazım. Edebi laflar etmeden, dilimiz dolaşmadan, korkmadan. Bir çocuk kadar cesur olalım mesela….

Kral çıplak diyelim ,yetmesin. Kral tacizci diyelim, kral zorba diyelim. Aslında bir krala da ihtiyacımız yok, diyelim. Krala kral gibi davrandığımız için böyle zorbalaşıyor diyelim…. Demezsek bir sonraki 23 Nisan’da bayramımızı kafamıza çalan, aman boş ver bayramı benden uzak dur yeter ki diyen, sen olma bayram da istemez, beni bu kadar tacizin ortasında bıraktıktan sonra şimdi konuşmaya hakkın yok diyen çocuklarla karşılaşıyor olacağız. Çocuktan işçi olmaz, gelin olmaz, dilenci olmaz, meta olmaz, eşya olmaz. Çocuktan sadece çocuk olur. Ve sen bir yetişkin olarak onu korumak, kollamak onu beslemek zorundasın. O, illaki senin çocuğun olmak zorunda değil. Senin bütün dünyadaki çocuklara karşı sorumluluğun var. Bu yüzden;

Sen ki insansın sözüm sanadır……

Yorumlar (0)
14°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30