Hani bazen eskilerden bir melodi takılır ya insanın kafasına - son günlerde farkına bile varmadan "sanki benim mor sümbüllü bağım var, zemheri ayında, canım, gül ister benden..." türküsünü mırıldanıp duruyorum! Daha güller uyanmaya başlamadı ama zemheri, yani kışın en zorlu bölümü bitti aslında. Önümüz bahar!

"Güllük gülistanlık" bir bahar hayal etmek zor - ne memlekette, ne de dünyada. Dünyanın zenginleri, pandemi fırsatından yararlanıp gelirlerini katlarken, dünyada açlık ve yoksulluk utanç duyulası boyutlara ulaştı. Ekonomik sıkıntıların yarattığı kıpırdanışları bertaraf etme amaçlı geliştirilen yöntemler ise trajikomik! Batı, Ukrayna'yı taktı diline! Biden durmadan "Rusya işgal edecek,"  senaryoları üretiyor; Avrupa'nın silah tüccarları ellerinde kalan mühimmatı Ukrayna'ya "bağışlıyor" (son kullanım tarihi gelenleri imha etmek çok masraflı bir iş!)

Savaş olmadan ayakta duramayan bir dünya ekonomik sistemi ne büyük saçmalık! Hem kaynakların çöpe gittiği hem de yoksulluğun kol gezdiği; obezite ve açlığın kol kola yürüdüğü bir gezegen yaratmak...

Önümüz bahar... Arkadaki ormanda taşıyıp diktiğim mor sümbüller tutmuş mudur? Karakafes otu, gökbaş, aynısafa hayal ettiğim gibi yabanlaştı, kendiliğinden çıkıyor her yıl. Umarım orman sümbülleri de sever buraları, çoğalır, dağılır... Olmazsa da tekrar deneriz! İyi ve adil bir dünya mümkün. Gerçekleşene kadar tohum saçmaya devam.

Haftanız ferah sofralarınız sağlıklı olsun.