<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kente Karşı Sorumluyuz</title>
    <link>https://www.medyayazar.com</link>
    <description>Medyayazar, Sakarya ve şehir yaşamı üzerine gözlem ve yorum yazılarının yer aldığı bağımsız bir blogdur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyayazar.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 05:41:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cengiz Holding'in Kazdağları'ndaki işletme izni iptal edildi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/cengiz-holdingin-kazdaglarindaki-isletme-izni-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/cengiz-holdingin-kazdaglarindaki-isletme-izni-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cengiz Holding’e ait Halilağa Bakır Madeni’nin işletme izni, ÇED sahası dışına taşması nedeniyle mahkeme kararıyla iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kazdağları’nda ekolojik yıkıma yol açacağı belirtilen Halilağa Bakır Madeni projesine karşı yürütülen hukuk mücadelesinde önemli bir kazanım elde edildi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan tarafından açılan dava sonucunda, Cengiz Holding’e ait Halilağa Bakır Madeni için verilen işletme izni iptal edildi.</p>

<p>Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, işletme izninin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verilen alanın dışına taşacak şekilde düzenlendiğini tespit ederek işlemi hukuka aykırı buldu. Mahkeme kararında, maden işletme izni verilebilmesi için gerekli izinlerden birinin ÇED izni olduğu vurgulandı. ÇED süreci tamamlanmamış alanlara ilişkin maden işletme izni verilmesinin mevzuata aykırı olduğu ifade edildi. İşletme izninin, çevresel etki değerlendirmesine tabi tutulan alanın dışına taşmasının mümkün olmadığı kaydedildi.</p>

<p>Kararda, ruhsatı düzenleyen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün işlemleri de değerlendirildi. ÇED sürecinde verilen taahhütlere aykırı davranılması halinde idari yaptırım uygulanması gerektiği hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"MADEN İŞLETME İZİNLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR KARAR"</h3>

<p>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, kararın yalnızca Halilağa Bakır Madeni ile sınırlı olmadığını, tüm maden işletme izinleri açısından emsal nitelik taşıdığını açıkladı.</p>

<p>Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu karar, tüm maden işletme izinleri açısından önemli bir karardır. ÇED izni alınmayan alanlara işletme izni verilemeyeceği ortaya çıkmıştır. Usulen köylüler tarafından şirkete verilen yeni işletme izni ve işletme ruhsatı iptal davaları da devam etmektedir. Ayrıca şirket ve kurumlar hakkındaki suç duyurusu dosyamız da sürmektedir. Derneğimiz bu davalara da müdahil olacaktır. Bu davalara sahip çıkılması ve destek verilmesi çok önemlidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/cengiz-holdingin-kazdaglarindaki-isletme-izni-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="72011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de toprak işte böyle kirleniyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/turkiyede-toprak-iste-boyle-kirleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/turkiyede-toprak-iste-boyle-kirleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toprak Atlası 2025'e göre Türkiye'de toprak; atıklar, aşırı kimyasal kullanımı ve betonlaşma nedeniyle kirleniyor. Organik madde kaybı, erozyon ve kirlilik gıda, su ve halk sağlığını tehdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de toprak kirlenmesi tek bir kaynaktan beslenmiyor. Atık yönetiminden tarıma, kentleşmeden sanayiye uzanan çok katmanlı bir tablo var. Heinrich Böll Vakfı İstanbul Ofisi tarafından hazırlanan Toprak Atlası 2025-Türkiye, kirliliğin yaygın, kalıcı ve çoğu zaman sessiz biçimde ilerlediğini ortaya koyuyor. Atlas, bu sonuca Türkiye'ye ait resmi veriler, akademik çalışmalar, uluslararası karşılaştırmalar ve sahadan derlenen bulguları birlikte okuyarak ulaşıyor.</p>

<p>Toprak yalnızca üretim yapılan bir yüzey değil. Suyu süzüyor. Karbonu depoluyor. Gıdanın ve sağlığın temelini oluşturuyor. Ancak rapora göre Türkiye'de bu canlı sistemin dayanıklılığı ciddi biçimde zayıflamış durumda. Bunun en temel göstergesi, topraktaki organik madde oranı.</p>

<h2>Evsel atıklar: En büyük pay çöpte</h2>

<p>Toprak Atlası'na göre Türkiye'de toprak kirliliğinin en büyük kaynağı vahşi depolanan evsel katı atıklar. Toplam kirlilik içindeki payı yüzde 26,9. Bu oran, il bazında toprak kirliliği bildirimleri ile atık yönetimi verilerinin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konuyor.</p>

<p>Türkiye genelinde düzenli depolama altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde çöpler doğrudan toprağa bırakılıyor. Bu alanlarda oluşan sızıntı suları ağır metaller, plastik katkı maddeleri ve kalıcı kimyasallar içeriyor. Atlas, bu kirleticilerin toprağın süzme kapasitesi zayıfladığında yeraltı sularına kadar ulaştığını vurguluyor. Organik madde kaybı burada belirleyici bir eşik oluşturuyor.</p>

<h2>Yasa dışı boşaltımlar: Denetimsiz ve görünmez</h2>

<p>Toprağı kirleten ikinci büyük kaynak yasa dışı atık boşaltımı. Payı yüzde 21,8. Bu bulguya, resmi çevre suçları kayıtları, uydu görüntüleri ve saha çalışmaları birlikte değerlendirilerek ulaşılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi atıkları, molozlar ve sıvı atıklar çoğu zaman tarım arazilerine, dere yataklarına ya da terk edilmiş alanlara bırakılıyor. Atlas, bu tür kirliliğin çoğu zaman geç fark edildiğini, ancak etkilerinin yıllar boyunca sürdüğünü ortaya koyuyor. Denetimin zayıf olduğu alanlarda kirlilik toprağa yerleşiyor ve geri dönüşü zor bir yük haline geliyor.</p>

<h2>İnşaat, hafriyat ve plansız kentleşme</h2>

<p>Toprak Atlası, inşaat faaliyetlerini yalnızca arazi kaybı değil, doğrudan bir kirlilik ve bozulum faktörü olarak ele alıyor. İnşaat ve hafriyat atıkları ile plansız kentleşmenin her biri toprak kirliliğinde yaklaşık yüzde 9'luk paya sahip.</p>

<p>Rapora göre Türkiye, Avrupa'da inşaat nedeniyle en fazla toprak kaybeden ülke konumunda. 2018–2024 döneminde inşaat nedeniyle kaybedilen arazi miktarı 1.860 kilometrekareye ulaşıyor. İstanbul'da ise 2006–2021 arasında 178 kilometrekare yeni geçirimsiz alan oluştu. Bu alan yaklaşık 36 bin futbol sahasına denk geliyor. Atlas, geçirimsiz yüzeylerdeki artış hızının nüfus artışının iki katına ulaştığını vurguluyor.</p>

<p>Toprak betonla kaplandığında yalnızca üretim dışı kalmıyor. Su toprağa sızamıyor. Sel riski artıyor. Kirleticiler yüzey akışıyla daha geniş alanlara taşınıyor.</p>

<h2>Tarımda kimyasal yük: Gübre ve pestisitler</h2>

<p>Toprak kirliliğinin önemli bir bölümü tarımsal faaliyetlerden kaynaklanıyor. Aşırı gübre kullanımı, toplam kirliliğin yüzde 11,5'ini oluşturuyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 2,3 milyon ton kimyasal gübre kullanılıyor. Atlas, gübrenin yanlış ürün, yanlış zaman ve yanlış dozda uygulanmasının toprağı asitleştirdiğini, tuzluluğu artırdığını ve ağır metal birikimine yol açtığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Türkiye'de sulanan tarım alanlarının yüzde 32,5'i tuzluluk sorunu yaşıyor. Bu yaklaşık 1,5 milyon hektarlık bir alan anlamına geliyor. Yaklaşık 900 bin hektar tarım toprağı ise asidik özellikte. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yoğun gübre kullanımı bu tabloyu ağırlaştırıyor. Tuzlu ve asidik topraklar, kirleticilerin bağlanmasını zorlaştırıyor ve kirliliği hızlandırıyor.</p>

<h2>Pestisitler: Etki alanı dar değil, zincirleme</h2>

<p>Türkiye'de her yıl yaklaşık 55 bin ton pestisit kullanılıyor. Atlas, pestisitleri miktarından çok etki alanı üzerinden ele alıyor. Bu maddeler toprakta uzun süre kalıyor. Suyla taşınıyor, canlı dokularda birikiyor.</p>

<p>Raporda biyolojik birikim örnekleri üzerinden pestisitlerin topraktan suya, sudan planktonlara, balıklara ve kuşlara nasıl taşındığı anlatılıyor. Bu zincirin sonunda insan yer alıyor. Pestisit kirliliği bu nedenle yalnızca tarımsal bir sorun olarak değerlendirilmiyor.</p>

<h2>DDT: Yasaklandı ama silinmedi</h2>

<p>Toprak Atlası 2025'te Diklorodifenil-Trikloroetan (DDT) örneği, pestisit kirliliğinin kalıcılığını göstermek için özel olarak ele alınıyor. Türkiye'de 1970'li yıllarda yasaklanan DDT'nin parçalanmış türevlerine, bugün hâlâ bazı bölgelerin topraklarında rastlanıyor. Bu tespit, akademik çalışmalar ve toprak analizlerine dayanıyor.</p>

<p>DDT gibi organoklorlu pestisitler toprakta kolay parçalanmıyor. Yağda çözünüyor. Besin zinciri boyunca yoğunluğu artıyor. Atlas, bu örnek üzerinden bugün kullanılan pestisitlerin de benzer kalıcılık ve birikim riskleri taşıdığı uyarısında bulunuyor. Toprak, kimyasal yükü hafızasında tutuyor.</p>

<h2>Madencilik ve hayvancılık baskısı</h2>

<p>Madencilik atıkları, toprak kirliliğinde yaklaşık yüzde 9'luk paya sahip. Rapora göre maden sahalarından yayılan ağır metaller çevredeki tarım alanlarına taşınabiliyor. Bu tür kirlilik yerel ancak uzun vadeli etkiler yaratıyor.</p>

<p>Hayvancılık atıkları ise yüzde 3,8'lik bir paya sahip. Atlas, özellikle yoğun hayvancılığın yapıldığı bölgelerde atıkların uygun biçimde yönetilmediğinde toprak ve su kirliliğine yol açtığını belirtiyor.</p>

<h2>Kirlilik toprakta kalmıyor</h2>

<p>Toprak Atlası'nın ulaştığı temel sonuçlardan biri şu: Toprak sağlıklıysa kirleticileri süzebiliyor. Ancak Türkiye'de topraktaki organik madde oranının yüzde 1'in altına düşmesi bu kapasiteyi büyük ölçüde ortadan kaldırmış durumda.</p>

<p>Erozyon bu süreci hızlandırıyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 642 milyon ton toprak kaybediliyor. Ülke yüzeyinin yüzde 59'u erozyon riski altında. Kaybedilen toprağın yaklaşık 150 milyon tonu barajlara taşınıyor. Bu durum, tarım alanlarından kopan kirleticilerin su sistemlerine taşındığını gösteriyor. <a href="safari-reader://www.dwturkce1.com/tr/t%C3%BCrkiye-%C3%A7%C3%B6lle%C5%9Fiyor-mu/a-53836721" rel="nofollow">Türkiye'de yüksek çölleşme</a>riski altındaki alanların oranı ise yüzde 25,5.</p>

<h2>Topraktan sofraya, sofradan vücuda</h2>

<p>Rapora göre hormon bozucu kimyasallar ve plastikler üzerinden taşınan kirleticiler çocuklarda dikkat eksikliği, erken ergenlik, obezite ve gelişim sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Yetişkinlerde ise tiroit bozuklukları, diyabet, kısırlık ve bazı kanser türleri öne çıkıyor.</p>

<p>Toprak kirliliği bu nedenle çevresel bir başlık olmaktan çıkıyor. Doğrudan bir halk sağlığı meselesine dönüşüyor.</p>

<h2>Agroekoloji neden gündemde?</h2>

<p>Toprak Atlası, bu tablo karşısında agroekolojiyi bir tercih değil, zorunlu bir yön değişikliği olarak ele alıyor. Agroekolojik uygulamalar kimyasal girdileri azaltıyor. Organik maddeyi artırıyor. Toprağın su tutma ve filtreleme kapasitesini güçlendiriyor.</p>

<p>Atlas, organik madde oranındaki her yüzde 1'lik artışın hektar başına yaklaşık 150 bin litre daha fazla su tutulmasını sağladığını vurguluyor. Bu, iklim krizi koşullarında kritik bir eşik. Ancak rapor, bu dönüşümün bireysel çabalarla değil, kamu politikalarıyla mümkün olacağını açıkça ifade ediyor.</p>

<h2>Sonuç: Kirlilik birikiyor, toprak yoruluyor</h2>

<p>Toprak Atlası 2025'in ortaya koyduğu tablo net. Türkiye'de toprak; atıklarla, kimyasallarla ve betonla kirleniyor. Bu kirlilik yavaş ilerliyor ama kalıcı. Denetim zayıf kaldıkça derinleşiyor.</p>

<p>Toprağı korumak, yalnızca çevreyi değil; gıdayı, sağlığı ve iklimle mücadeleyi birlikte korumak anlamına geliyor. Atlasın sorduğu soru açık: Türkiye bu birikimi durduracak politikaları hayata geçirecek mi, yoksa toprağın sessizce kirlenmesine razı mı olacak?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dw Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/turkiyede-toprak-iste-boyle-kirleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="38768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekirdağ'da güneş enerjisiyle karbon salınımına önlem]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/gunes-enerjisiyle-dev-tasarruf</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/gunes-enerjisiyle-dev-tasarruf" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan güneş enerji santralleri ile yıl boyunca 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji üretilirken, yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının önüne geçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan güneş enerji santralleri ile yıl boyunca 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji üretilirken, yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının önüne geçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakmak hedefiyle hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Belediye tarafından kurulan güneş enerji santralleri sayesinde hem çevre korunuyor hem de belediye bütçesinde önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanıyor. Yıl boyunca gerçekleştirilen üretimle toplamda 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji elde edilirken, bu üretim yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının engellenmesi anlamına geliyor.</p>

<p>Belediyenin enerji üretimindeki en büyük pay, Ergene ilçesine bağlı Ahimehmet Mahallesi'nde kurulan güneş enerji santraline ait bulunuyor. 2.2 MW güce sahip olan tesis, tek başına 3 milyon 994 bin kWh'in üzerinde enerji üretimi gerçekleştirerek belediyenin enerji giderlerine önemli katkı sağladı. Bu üretimle birlikte 1 milyon 765 bin kilogramdan fazla karbondioksit salınımı engellenirken, doğaya 88 bin 282 ağaç kazandırılmasına eşdeğer çevresel fayda elde edildi.</p>

<p>Süleymanpaşa ilçesinde yer alan Karacakılavuz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi'ne kurulan 50 kW gücündeki güneş enerji santrali ise yerinde üretim ve tüketimin başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Hayvan barınağının enerji ihtiyacının yarısından fazlasını karşılayan sistem, 118 bin kWh'in üzerinde enerji üretimi sağladı. Bu üretimle birlikte 2 bin 611 ağaç dikimine eşdeğer çevresel katkı sunulurken, barınağın elektrik giderleri de önemli ölçüde azaltıldı.</p>

<p>Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Enerjimizi güneşten alıyor, geleceğe temiz bir dünya bırakıyoruz. Toplamda 4 milyon kWh'i aşan temiz enerji üretimimiz, şehrimizin sadece bugününe değil, yarınlarına ve çocuklarımıza bırakacağımız tertemiz doğaya yapılmış bir yatırımdır. Çevreci projelerimizle Tekirdağ'ı enerji üretiminde de örnek bir kent yapmaya kararlıyız' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/gunes-enerjisiyle-dev-tasarruf</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="85218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaz Dağı’nda yeni altın madeni için ÇED başvurusu]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/kaz-daginda-yeni-altin-madeni-icin-ced-basvurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/kaz-daginda-yeni-altin-madeni-icin-ced-basvurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyanürlü zenginleştirme tesisi planlanan proje, bölgenin su kaynakları ve tarım alanlarını tehdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaz Dağı’nda 8 bin hektarlık alanı kapsayan yeni bir altın madeni için ÇED başvurusu yapıldı. Siyanürlü zenginleştirme tesisi planlanan proje, bölgenin su kaynakları ve tarım alanlarını tehdit ediyor.</p>

<p>Evrensel’de yer alan habere göre, Orta Truva Madencilik Çanakkale’deki “TV Tower” projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına 27 Aralık 2025 tarihinde ÇED başvurusunda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024 yılında Kanadalı Altın tekelleri Liberty Gold ve Teck Resources tarafından hisselerinin %100’ü CVK Maden İşletmeleri AŞ’ye satılan Orta Truva Madencilik bölgede altın, gümüş ve bakır üretimi için kapasite artışı ve zenginleştirme tesisi planlanıyor.</p>

<p>8 bin hektardan fazla alanı kapsayan ruhsat sahasında milyonlarca onsluk altın ve gümüş rezervi için Kazdağı yeni bir talanla karşı karşıya.</p>

<p>CVK şirketinin 2025 yılı faaliyet raporuna göre, Türkiye genelinde 27 ruhsat sahasında altın, gümüş, bakır ve krom üretimine yönelik yatırımlar hız kazandı.</p>

<p>Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirimle ortaya çıkan projeye göre, Çanakkale’deki IV. Grup işletme ruhsatlı dört maden sahasında üretim yapılacak. Şirket, bölgedeki altın, gümüş ve bakır rezervlerini işletmek için mevcut açık ocak işletmesini büyütmenin yanı sıra yeraltı madenciliğine de başlamayı hedefliyor.</p>

<p>Projenin en kritik noktalarından biri, bölgeye bir “Cevher Zenginleştirme Tesisi” kurulacak olması. Bu tür tesisler, ayrıştırma aşamasında yoğun su tüketimi ve siyanür başta olmak üzere ağır kimyasalların kullanımı anlamına geliyor. Çanakkale Kirazlı’da halkın protestolarıyla durdurulan Alamos Gold projesinin ardından, aynı ekosistem üzerinde yükselen bu yeni girişim, bölgenin su kaynaklarını ve tarım arazilerini doğrudan tehdit ediyor.</p>

<p>Kaz Dağı’nda son on yılda 423 maden ve enerji projesi için başvuru yapıldı. Maden, petrol ve doğalgaz projelerinin yüzde 75’i onaylanırken, her 3 enerji projesinden 2’si de herhangi bir engelle karşılaşmadan kabul edildi.</p>

<p>Biyolojik çeşitliliği ve su varlıklarıyla Türkiye’nin en önemli ekosistemlerinden biri olan Kaz Dağı’nın yüzde 79’u maden şirketlerine ruhsatlı halde. Bölgedeki orman ve tarım alanları, su kaynakları maden ile enerji projeleriyle kuşatılmış durumda.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çevresel etki değerlendirme (ÇED) kararları, madencilik ve enerji projelerinin önünü açarken, Kaz Dğı yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İlke TV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/kaz-daginda-yeni-altin-madeni-icin-ced-basvurusu</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Jan 2026 06:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="24609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim değişikliği: Türkiye'de sel ihtimali katbekat artıyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/iklim-degisikligi-turkiyede-sel-ihtimali-katbekat-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/iklim-degisikligi-turkiyede-sel-ihtimali-katbekat-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası araştırmacılar, bu ay Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan'ı vuran türden sel felaketlerinin iklim değişikliği nedeniyle çok daha olası hâle geldiğini belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p _msthash="266" _msttexthash="28330263">Yapılan uluslararası bir araştırmaya göre, insan kaynaklı iklim değişikliği bu ay Türkiye dâhil bazı ülkeleri etkileyen aşırı yağışların neden olduğu türden sel felaketlerini çok daha olası hâle getirdi.</p>

<p _msthash="267" _msttexthash="91549861">İklim uzmanlarınca oluşturulan Dünya Hava İlişkilendirme (WWA) girişimi tarafından yapılan araştırmanın bulgularında, "Yunanistan'ın yanı sıra Bulgaristan ve Türkiye'nin bazı kesimlerini içeren geniş bölgeye ilişkin olarak, insan kaynaklı iklim değişikliğinin gözlemlenen boyuttaki bir olayı 10 kata kadar daha olası ve yüzde 40'a kadar daha şiddetli kıldığını bulduk" denildi.</p>

<p _msthash="268" _msttexthash="23589215">Araştırma, Libya'da görülen boyuttaki aşırı yağışların da "1,2 santigrat derece daha soğuk bir iklime kıyasla 50 kata kadar daha olası ve yüzde 50'ye kadar daha şiddetli hâle geldiğini" ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p _msthash="269" _msttexthash="46471074">ABD, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Yunanistan'ın araştırmacılar, söz konusu çalışma kapsamında, insanların sebep olduğu iklim değişikliğinin sellere neden olan aşırı yağışların gerçekleşme olasılığı ve şiddetinde ne derece rol oynadığını inceledi.</p>

<p _msthash="270" _msttexthash="153519483"><a href="https://www.medyayazar.com/libyada-sel-felaketinde-can-kaybi-11-bini-gecti">Daniel kasırgasının vurduğu Libya'da 10 Eylül'de&nbsp;</a>iki barajın çöktüğü Derna kentinde 3 bin 958 kişinin, ülkenin geri kalanında ise 170 kişinin seller nedeniyle hayatını kaybettiği ve 10 binden fazla insanın da hâlen kayıp olduğu belirtilen WWF raporunda; Türkiye'de yedi, Yunanistan'da 17, İspanya'da altı, Bulgaristan'da da dört can kaybı yaşandığı hatırlatıldı. Aşırı yağışlara bağlı sel nedeniyle yaklaşık iki hafta önce&nbsp;<a href="https://www.medyayazar.com/kirklarelinde-sel-2-olu-4-kayip">Kırklareli'nde beş, İstanbul'da ise iki kişi hayatını kaybetmişti.</a></p>

<h2 _msthash="274" _msttexthash="290628">İnsan faktörü</h2>

<p _msthash="275" _msttexthash="28098577">Araştırmayı gerçekleştiren bilim insanları, sel bölgelerindeki binaların ve barajların bakımı iyi yapılmadığı takdirde, aşırı hava olaylarının Libya'daki gibi bir felakete dönüşebileceğini belirtti.</p>

<p _msthash="276" _msttexthash="15187133">Araştırmaya göre, Yunanistan'daki ormansızlaştırma ve Libya'daki çatışmaların sonuçları gibi diğer faktörler de felaketlerin boyutunda rol oynadı.</p>

<p _msthash="277" _msttexthash="64255789">Hollanda merkezli Kızılhaç-Kızılay İklim Merkezi'nin direktörü Julie Arrighi, Libya'daki sel felaketiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bu yıkıcı felaket, iklim değişikliğinin körüklediği aşırı hava olaylarının insan faktörüyle birleştiğinde ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor" dedi.</p>

<p _msthash="278" _msttexthash="62027797">Arrighi, bu tip felaketlerin sıradanlaşmasının önüne geçilmesinin ise mümkün olduğunu söyledi. Arrighi, söz konusu çözümlerin arasında acil durum yönetiminin güçlendirilmesi, hava tahminlerinin geliştirilmesi, uyarı sistemleri ve geleceğin iklimine uygun tasarlanan altyapı gibi önlemlerin bulunduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/iklim-degisikligi-turkiyede-sel-ihtimali-katbekat-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2023 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="34402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava kirliliği ömrü '2 yıldan fazla' kısaltabiliyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/hava-kirliligi-omru-2-yildan-fazla-kisaltabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/hava-kirliligi-omru-2-yildan-fazla-kisaltabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava kalitesiyle ilgili araştırmalar yapan ABD'li bir kuruluşun son raporuna göre, kirli hava solumak sağlık açısından en büyük riski oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Chicago Üniversitesi Enerji Politikası Enstitüsü'nün (EPIC) raporu, hava kalitesinin kötü olduğu bir bölgede yaşamanın insan ömrünü ortalama iki yıldan fazla azalttığını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Raporda, çok küçük partiküler maddelerin (PM) yol açtığı hava kirliliğinin "kamu sağlığı açısından en büyük dışsal tehdit olmaya devam ettiği" vurgulanıyor.</p>

<p dir="ltr">Araştırma motorlu taşıtlar, sınai üretim ve orman yangınlarının yol açtığı hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkisinin sigara içmeye eşdeğer olduğunu gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Bu kirliliğin etkisinin alkol kullanımından 3 kat daha tehlikeli olduğu belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Rapordaki veriler ülkelerin 2021 yılındaki ortalama PM2.5 değerini esas alıyor.</p>

<p dir="ltr">PM havadaki çok küçük parçacıklar için kullanılan partiküler maddeleri ifade ediyor. Bu maddeler 2,5 mikrometre ve daha küçük çaplı ise PM2.5 olarak adlandırılıyor.</p>

<p dir="ltr">İndeks, metreküp başına düşen PM2.5 yoğunluğu ölçümlerine dayanıyor.</p>

<p dir="ltr">Bu partiküller, akciğerlerin derinliklerine ve kan dolaşımına girip diğer organları da etkileyebiliyor.</p>

<h2 id="Güney-Asya-başı-çekiyor" tabindex="-1">Güney Asya başı çekiyor</h2>

<p dir="ltr">Güney Asya hava kirliliğinden en fazla etkilenen bölge. Buradaki kirlilik, beklenen yaşam süresinin ortalama 5 yıldan fazla azalmasına neden oluyor.</p>

<p dir="ltr">Kirliliğin en yoğun olduğu Bangladeş, Hindistan, Nepal ve Pakistan'daki yaşam süresi kaybı küresel kaybın yarısından fazlasına tekabül ediyor.</p>

<p dir="ltr">Hızlı sanayileşme ve nüfus artışı bölgede hava kalitesinin düşmesine yol açan etkenler arasında. Güney Asya'da bugünkü parçacık kirliliği seviyesi, 21. yüzyıl başındaki seviyenin yüzde 50 üzerinde seyrediyor.</p>

<p dir="ltr">Hava kirliliğinde liste başı olan Bangladeş'te nüfus başına kaybedilen yaşam süresi 6,8 yıla ulaşıyor. Buna karşılık ABD'de kaybedilen yaşam süresi 3,6 ay.</p>

<p dir="ltr">EPIC, uydu görüntülerini inceleyerek havada kirlenmeye neden olan partikülerin miktarını ve bunların yaşam süresi beklentisi üzerindeki etkilerini hesaplıyor.</p>

<p dir="ltr"><a aria-label="Raporda, , dış" href="https://aqli.epic.uchicago.edu/wp-content/uploads/2023/08/AQLI_2023_Report-Global.pdf" rel="nofollow">Raporda,&nbsp;</a>Hindistan'ın 2013'ten bu yana dünya hava kirliliği artışında yüzde 59 pay sahibi olduğu belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Nüfus yoğunluğu çok yüksek olan ve dünyanın en kirli şehri olarak bilinen Yeni Delhi'de yaşam süresi beklentisi bu yüzden kişi başına 10 yıldan fazla azalıyor.</p>

<h3 id="WHO-standardı-nedir" tabindex="-1">WHO standardı nedir?</h3>

<p dir="ltr">Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarına göre bir bölgede temiz hava solunabilmesi için PM2.5 değerinin metreküp başına en fazla 5 mikrogram olması gerekiyor.</p>

<p dir="ltr">WHO, hava kirliliğinin bu seviyeye indirilmesi halinde ortalama yaşam süresinin 2,3 yıl artacağını hesaplıyor.</p>

<p dir="ltr">Bu durumda artan yaşam süresi Pakistan'da 3,9 yıla, Nepal'de 4,6 yıla kadar çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">Raporda Çin'in 2013- 2021 yılları arasında hava kirliliğini yüzde 42,3 oranında azalttığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 id="Türkiyede-durum" tabindex="-1">Türkiye'de durum</h3>

<p dir="ltr">Türkiye'de metreküp başına PM2.5 miktarı 21,8 mikrogram görünüyor.</p>

<p dir="ltr">Bu, WHO standartlarının neredeyse 4,5 katına tekabül ediyor.</p>

<p dir="ltr">Bu miktarın WHO standartlarına çekilmesi halinde Türkiye'de bir insanın ortalama yaşam beklentisinin 1,6 yıl artacağı öngörülüyor. (BBC Türkçe)</p>

<ul dir="ltr" role="list">
 <li role="listitem"><i><b>2021 Dünya Hava Kirliliği Raporu'na göre Avrupa bölgesinde havası en kirli kent Iğdır (video aşağıdaki linkte)</b></i></li>
</ul>

<p><i><b><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/TOSXnoYhmMk" title="Iğdır: Yerini sevmeyen kent" width="500"></iframe></b></i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/hava-kirliligi-omru-2-yildan-fazla-kisaltabiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Aug 2023 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="63241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen destekçilerine soruşturma!]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/akbelen-destekcilerine-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/akbelen-destekcilerine-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağaç katliamına yönelik direnişe destek veren doğa savunucuları ifadeye çağrıldı. Doğa savunucuları: ‘Anayasal haklarımıza müdahaleyi kınıyoruz’]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’ndaki ağaç katliamına karşı başlatılan direnişe destek vermek için oturma eylemi yapan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği üyeleri hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmaya tepki gösteren dernek tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, “Soruşturma ile sınırlanması istenen haklarımızı tıpkı onların kullandığı gibi kullanmaya devam edeceğiz” denildi.</p>

<p>Limak Holding ve IC Holding'in iştiraki YK Enerji tarafından işletilen Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali'nin kömür sahasını genişletmek için Akbelen Ormanı’nda yapılan ağaç kesimine karşı köylüler ve doğa savunucuları tarafından direniş başlatılmıştı.</p>

<p><strong>‘ANAYASAL HAKLARIMIZA MÜDAHALEYİ KINIYORUZ’</strong></p>

<p>Direnişe destek vermek için oturma eylemi yapan&nbsp;Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği&nbsp;üyeleri hakkında ise soruşturma başlatıldı. Üyeleri ifade vermeye çağrılan dernek ise söz konusu karara tepki göstererek, “Anayasal haklarımıza müdahaleyi kınıyoruz” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:</p>

<p>“Geçtiğimiz hafta pazar günü, Edremit/Altınkum’da, Akbelen direnişine destek olmak amacıyla ellerinde dövizlerle bir oturma eylemi gerçekleştirildi.</p>

<p>Kendi iradeleri ile bir araya gelen, aralarında dernek üyelerimizin de olduğu 25 civarında katılımcı hemen ertesi gün telefon ile Edremit Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye çağrıldı. Gerekçesi, 2911 Sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşü ile ilgili kanuna muhalefet etmek.</p>

<p><strong>‘ANAYASAL PROTESTO HAKLARINI KULLANDILAR’</strong></p>

<p>Oysa, Anayasa’nın 34’üncü maddesi, ‘Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir’ demektedir. Katılımcılar da Anayasadan kaynaklanan demokratik protesto haklarını kullanarak, Anayasa’nın 169. maddesine aykırı bir şekilde yok edilmek istenen Akbelen Ormanı’nı korumak amacıyla yaşam savunucularına destek olmak ve konunun kamuoyuna duyurulması için dövizleri ile oturmuşlardır.</p>

<p>Katılımcılar, Anayasanın 56. maddesinde yer alan ve ‘Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir’ şeklinde hepimize yüklenen göreve uygun olarak, doğaya sahip çıkmak üzere, herhangi bir şiddet içermeyen barışçıl bir eylem gerçekleştirmişlerdir.</p>

<p><strong>‘EYLEMİN HEMEN ARDINDAN SORUŞTURMA BAŞLATILDI’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trafiği engellemeyen, kimseye bir rahatsızlık vermeyen, makul süreyi aşmayan eylem gösteri ve yürüyüşler yasasına aykırılık teşkil etmez. Alana gelen kolluk kuvvetleri, bu konuda hiçbir uyarıda bulunmamış, dağılma uyarısı yapmamış, müdahale etmemiştir. Ancak hemen eylemin ardından soruşturma başlatılmıştır.</p>

<p>Her geçen gün yasal ve demokratik haklarımıza daha fazla saldırı olmakta, haklarımızın kullanılmasına kısıtlamalar getirilmektedir.</p>

<p><strong>‘TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜK ALANINI DARALTAN HUKUKSUZ BİR UYGULAMA’</strong></p>

<p>Bizler, Anayasa’dan aldığımız hakkımız ile, önceden izin almaksızın, basın açıklaması, toplantı, oturma eylemi gibi barışçıl eylemleri gerçekleştirebiliriz.</p>

<p>Akbelen direnişine destek veren arkadaşlarımıza yönelik bu haksız ve hukuksuz müdahaleyi şiddetle kınıyoruz.</p>

<p>Ellerindeki dövizlerle sesiz oturma eylemi gerçekleştiren arkadaşlarımız yargısal uygulama ve genelge ile tarif edilen ‘basın açıklaması’ kapsamını aşan davranışlarda bulunmamış ve herhangi bir ikaz yapılmadan sessizce dağılmışlardır. Barışçıl bir şekilde düşünce açıklamanın en somut örneğini oluşturan eylemlerinin, genelgeye rağmen, 2911 sayılı yasa kapsamında soruşturulması, temel hak ve özgürlük alanını daraltan hukuksuz bir uygulamadır.</p>

<p>Bizler arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız. Soruşturma ile sınırlanması istenen haklarımızı tıpkı onların kullandığı gibi kullanmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Haksızlık ve baskılara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/akbelen-destekcilerine-sorusturma</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Aug 2023 08:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="22408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye COP16'ya ev sahipliği yapamayacağını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/turkiye-cop16ya-ev-sahipligi-yapamayacagini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/turkiye-cop16ya-ev-sahipligi-yapamayacagini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2024 yılında yapılması öngörülen Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 16. Taraflar Konferansı'na (COP16) ev sahipliği yapamayacağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p _msthash="389" _msttexthash="79704521">Türkiye, 2024 yılında Türkiye'de yapılması öngörülen Birleşmiş Milletler (BM) Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 16. Taraflar Konferansı'na (COP16) ev sahipliği yapamayacağını bildirdi. Hükümet, konferans başkanlığından çekilme kararına gerekçe olarak Şubat 2023'te meydana gelen ve ülkenin birçok ilinde büyük can ve mal kaybına yol açan depremleri gösterdi.</p>

<p _msthash="390" _msttexthash="135023551">BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD), internet sayfası üzerinden yayınladığı mektupta, Ankara'nın toplantıya başkanlık yapmaktan "Şubat 2023'te meydana gelen üç yıkıcı depremin yarattığı zorunlu durum" nedeniyle çekilme kararı aldığı ve Türkiye'nin karardan dolayı "üzüntülerini dile getirdiği" belirtilierek, diğer ülkelerden devreye girmeleri için teklif isteneceği kaydedildi. Konferansın 21 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenmesi öngörülüyordu.</p>

<p _msthash="391" _msttexthash="187515497">Sözleşmeye taraf olan 190'dan fazla ülke geçen yıl Kanada'nın Montreal kentinde düzenlenen 15'inci konferansta tarihi bir anlaşmaya imza atmıştı.&nbsp;Yerküre üzerindeki karalar, okyanuslar ve canlı türlerini kirlilikten, bozulmaktan ve iklim krizinden korumak için imzalanan bu anlaşma Paris İklim Sözleşmesi'ne benzetilmiş ve "doğayla bir barış paktı" olarak nitelenmişti. Kunming-Montreal. Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi adını taşıyan anlaşma, gezegenin yüzde 30'unun 2030 yılına kadar koruma altına alınmasına yönelik taahhütler içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p _msthash="392" _msttexthash="7693881">Kanada'da yapılan BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 15. Taraflar Konferansı'na Çin başkanlık etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/turkiye-cop16ya-ev-sahipligi-yapamayacagini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="60396"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2023'ün yenilenebilir kaynakları tükendi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/2023un-yenilenebilir-kaynaklari-tukendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/2023un-yenilenebilir-kaynaklari-tukendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada bu yıl için öngörülen yenilenebilir kaynakların halihazırda tüketilerek kapasitenin aşıldığı kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p _msthash="229" _msttexthash="131438398">Çevre&nbsp;örgütü Germanwatch, dünyanın bu yıl için yenilenebilir kaynaklarının Çarşamba günü itibarıyla halihazırda tüketilmiş olacağını duyurdu. Bonn merkezli örgütün Küresel Ayak İzi Ağı'nın (GFN) güncel araştırmasının sonuçlarına dayanarak yaptığı açıklamaya göre, insanlık, dünyanın 1,7 katı büyüklüğünde bir gezegene sahipmişçesine yaşıyor. Kaynak kullanımının bu yoğunlukta devam etmesi halinde ise 2030 yılında iki gezegene ihtiyaç olacak.</p>

<p _msthash="230" _msttexthash="62570092">Germanwatch'ın siyasi direktörü Christoph Bals, 50 yılı aşkın süredir yeryüzünün doğal kaynaklarının kesintisiz her yıl aşırı kullanımının söz konusu olduğunu ifade etti. Bals, "Yine de bu aşırı kullanımda son birkaç yıldır artış olmaması, hatta bu yıl hafif bir gerileme görülmesi sevindirici" diye konuştu.</p>

<p _msthash="231" _msttexthash="1052441"><strong>Amerikan yaşam tarzı 5,1 dünya demek</strong></p>

<p _msthash="232" _msttexthash="69913597">Aşırı kaynak tüketimine ve ekolojik ayak izine ilişkin ülkeler arasında ise önemli farklar göze çarpıyor. Yeryüzünde bütün insanlar ABD'deki yaşam biçimini benimsemiş olsaydı 5,1 yerküreye ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Aynı şekilde Çin'deki yaşam tarzının 2,4 yerküre, Almanya'dakinin ise 3 yerküre anlamına geleceği kaydediliyor.</p>

<p _msthash="233" _msttexthash="86691423">Bu yıl için kaynak kapasitesinin halihazırda Mayıs ayında aşıldığı Almanya'da yerkürede aşırı yüklenmeye neden olan faktörlerin başında ulaşım, elektrik ve endüstriyel tarımın neden olduğu yüksek karbon emisyonunun geldiği belirtildi. Germanwatch, ulaşım emisyonları ve aşırı arazi kullanımına yönelik olarak bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p _msthash="234" _msttexthash="1342380"><strong>Tren iklim dostu, ancak bütçe dostu değil</strong></p>

<p _msthash="235" _msttexthash="48297015">Örgütün atıfta bulunduğu çalışmaya göre, uçak iklime en çok zarar veren ulaşım aracıyken trenle seyahat etmek uçmaya göre 28 kata kadar daha fazla iklim dostu. Ancak genellikle uçak bileti fiyatlarını iki katını bulan tren bileti fiyatları, iklim dostu olduğu kadar bütçe dostu değil.</p>

<p _msthash="236" _msttexthash="57533593">Germanwatch iklim dostu ulaşım sorumlusu Jacob Rohm, "hava trafiği için öngörülen adaletsiz vergi muafiyetlerinin federal bütçeye yıllık 4 milyar euro katkı sağlayacağını" hatırlatarak, bununla da "Avrupa'daki demiryolu ağının ve tren hizmetlerinin önemli ölçüde genişletilebileceğini" savunuyor.</p>

<p _msthash="237" _msttexthash="71652074">Germanwatch ayrıca, Avrupa'nın soya gibi hayvan yemi hammaddelerine ya da biyoyakıtlara olan talebinin dünya çapında&nbsp;ormansızlaşmanın&nbsp;belirleyici nedenleri olduğunu vurguluyor. Örgütün tarım politikaları sorumlusu Katharina Brandt, Almanya'nın ithalatının her yıl 43 bin hektar tropikal ormanın yok olmasında payı olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/2023un-yenilenebilir-kaynaklari-tukendi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Aug 2023 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="79276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen'de kıyım yeniden başladı]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/akbelende-kiyim-yeniden-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/akbelende-kiyim-yeniden-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Valiliği'nce ağaç kesimlerinin tamamlandığı açıklanan Akbelen'de, Sabahın erken saatlerinden itibaren jandarma eşliğinde kesime yeniden başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'nın&nbsp;<strong>Milas&nbsp;</strong>ilçesindeki&nbsp;<strong>Akbelen Ormanı</strong>'nda süren&nbsp;<strong>ağaç kıyımı</strong>na tepkiler sürerken Muğla Valiliği&nbsp;yaptığı açıklamada, Orman Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan kesim çalışmalarının sona erdiğini açıklamıştı.</p>

<p>Buna rağmen hukuksuz şekilde devam eden ağaç kesimi,&nbsp;yurttaşların itirazlarının ardından durdurulmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabahın erken saatlerinden itibaren bölgede&nbsp;<strong>jandarma eşliğinde kesime yeniden başlandı</strong>ğı öğrenildi.</p>

<p>&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="tr" dir="ltr"&gt;Nöbet alanımızda jandarma ablukası sürüyor. Dozerler ormanımızı yok etsin diye bu orantısız güç. Devlet ormanı köylüden koruyor, devlet şirketi koruyor. Tüm dünya tanıktır..&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/AkbeleneDokunma?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#AkbeleneDokunma&lt;/a&gt;&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/AkbeleneSahipC%C4%B1k?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#AkbeleneSahipCık&lt;/a&gt;&lt;a href="https://t.co/DQ4IweJ2rt"&gt;pic.twitter.com/DQ4IweJ2rt&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz ???????????? (@ikizkoydireniyo) &lt;a href="https://twitter.com/ikizkoydireniyo/status/1686249950680604672?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;August 1, 2023&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/akbelende-kiyim-yeniden-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Aug 2023 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="57618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TOD Başkanı: Akbelen'de 65 bin ağacın kesildiği anlaşılıyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/tod-baskani-akbelende-65-bin-agacin-kesildigi-anlasiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/tod-baskani-akbelende-65-bin-agacin-kesildigi-anlasiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı (TOD) Başkanı Hüsrev Özkara,  polis ve jandarma korumasında Anayasal suç işlendiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akbelen Ormanı'nı korumak için direniş devam ederken, TOD Başkanı Hüsrev Özkara da bölgeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Muğla Valiliği'nin açıklamasını hatırlatarak, "65 bin adet ağacın kesildiği anlaşılmaktadır" diyen Özkara, polis ve jandarma korumasında Anayasal suç işlendiğini vurguladı.</p>

<p>Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı (TOD) Başkanı Hüsrev Özkara, Muğla'da Akbelen Ormanı'ndaki doğa katliamına ilişkin basın açıklaması yaptı. Arazözlerin Akbelen'deki yurttaşlara su sıkmak için kullanılmazını eleştiren Özkara, "Biz arazözlerin orman yangınıyla mücadelede kullanıldığını biliriz. TOMA görevi yoktur arazöz araçlarımızın. Maalesef orada bu mücadeleyi veren insanlara karşı TOMA görevinin arazözler tarafından kullanıldığını gördük" dedi.</p>

<p><strong>'VALİLİK AÇIKLAMASINDA 65 BİN AĞACIN KESİLDİĞİ ANLAŞILMAKTA'</strong></p>

<p>Muğla Valiliği'nin, dün, kesimin yapıldığı alanda 130 bin fidan dikimi gerçekleştirecekleri yönündeki açıklamasını da değerlendiren Özkara, "Bunlar tamamen algı yaratmaya dönük. Sizin elinizde hazır karbon yutakları görevi gören 60-70-80-90 yaşındaki ağaçlar varken bunun yerine 'Ben kestiğim miktar kadar dikeceğim' demek, kusura bakmayın aklımızla alay etmektir. Paris İklim Sözleşmesi'nde vermiş olduğumuz sözü de yerine getirmemektir. İki katı dediğine göre 65 bin adet ağacın kesildiği anlaşılmaktadır" diye konuştu.</p>

<p><strong>'ANAYASAL BİR SUÇ, POLİS VE ASKER KORUMASINDA İŞLENİYOR'</strong></p>

<p>"Günlerdir, devlet gücünü arkasına almış, güç zehirlenmesi yaşayan şımarık 2 holdingin yarattığı ağaç katliamına ve hukuksuzluğa, yüreğimiz yanarak ve acıyarak tanıklık ediyoruz" diyen Özkara, "Anayasa'nın 169. maddesine göre ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ancak tüm dünya kamuoyunun gözü önünde bir orman alanı yok ediliyor. Anayasal bir suç, ülkeyi ve ormanları korumakla görevli polis ve askerlerin korumasında işleniyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'ŞİRKET KAMUOYUNU YANILTIYOR'</strong></p>

<p>Rant peşindeki şirketin "yanıltıcı" açıklamalar yaptığına da işaret eden Özkara, "Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki olan YK Enerji, bilimsel gerçeklere rağmen planlı olarak kamuoyunu yanıltıyor ve medyaya geçtiği basın bültenlerinde kendini aklamak için toplam ruhsat sahasının 23 bin 307 hektar olduğunu, bunun sadece 78 hektarının orman olduğunu, bu miktarın da orantısal açıdan 'oldukça küçük' olduğunu iddia ediyor" sözlerini de kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Köylüler açtığı davalara en başından beri müdahil olduklarını da belirten Özkaya, mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/tod-baskani-akbelende-65-bin-agacin-kesildigi-anlasiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Aug 2023 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="31621"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
