<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kente Karşı Sorumluyuz</title>
    <link>https://www.medyayazar.com</link>
    <description>Medyayazar, Sakarya ve şehir yaşamı üzerine gözlem ve yorum yazılarının yer aldığı bağımsız bir blogdur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyayazar.com/rss/guncel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 12:46:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/rss/guncel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Haldun Dormen Edirnekapı Mezarlığı'nda toprağa verildi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/haldun-dormen-edirnekapi-mezarliginda-topraga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/haldun-dormen-edirnekapi-mezarliginda-topraga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen'in cenazesi, Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrası Edirnekapı Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanlığında toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen'in cenazesi, Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrası Edirnekapı Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanlığında toprağa verildi.</p>

<p>İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında yaşamını yitiren Türk tiyatrosunun efsane ismi Haldun Dormen'in cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen töreninin ardından Teşvikiye Camii'ne götürüldü. Usta sanatçı için düzenlenen cenaze törenine ailesi, yakınları, Oyuncu Rutkay Aziz, sanat camiasından çok sayıda isim ve sevenleri katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Dormen'in naaşı, Edirnekapı Mezarlığı'ndaki aile kabristanlığında defnedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Her zaman bize cesaret verdi, bize örnek oldu'</p>

<p>Cenaze törenine katılan isimlerden oyuncu Gürkan Uykun, Haldun Dormen'in Türk tiyatrosuna büyük emekler verdiğini belirterek, 'Şanslı nesillerdenim. Haldun abiyi, tanıma, çalışma fırsatına sahip oldum. Aynı kulisi paylaştım, öğrenciliğini yaptım, 33 yıldır tanıyordum. İlk defa bu kadar canımı yaktı. Onun dışında her zaman bize cesaret verdi, bize örnek oldu. Her zaman kibardı, zarifti. Onu tanımış olmaktan, çalışma şansına erişmiş olmaktan gurur duyuyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/haldun-dormen-edirnekapi-mezarliginda-topraga-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="20415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15. Uğur Mumcu'yu Anma Yol Koşusu binlerce sporcuyu bir araya getirdi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/15-ugur-mumcuyu-anma-yol-kosusu-binlerce-sporcuyu-bir-araya-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/15-ugur-mumcuyu-anma-yol-kosusu-binlerce-sporcuyu-bir-araya-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kartal'da gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun anısına her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve 15'incisi gerçekleştirilen Uğur Mumcu'yu Anma Yol Koşusu'na Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce sporcu katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kartal'da gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun anısına her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve 15'incisi gerçekleştirilen Uğur Mumcu'yu Anma Yol Koşusu'na Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce sporcu katıldı. Yarışta erkeklerde 29 dakika 11 saniye ile Adem Mechaal, kadınlarda ise 34 dakika 15 saniye ile Tuğba Yenigün birinci oldu.</p>

<p>Kartal Belediyesi tarafından Türkiye Atletizm Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 15. Uğur Mumcu'yu Anma Yol Koşusu, Türkiye'nin dört bir yanından 2 bine yakın lisanslı ve amatör sporcuyu bir araya getirdi. Koşunun startı Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel tarafından verilirken, organizasyona katılan sporcular Kartal-Dragos Sahil Yolu boyunca 10 kilometrelik parkurda soğuk havaya rağmen kıyasıya mücadele etti. Etkinlik öncesinde sporcular için kit dağıtımı sabah saatlerinde gerçekleştirilirken, etkinlik boyunca katılımcılara birçok stantta ikramlarda bulunuldu.</p>

<p>Uğur Mumcu'yu Anma Yol Koşusu erkekler genel klasmanında ilk sırayı 29 dakika 11 saniye ile Adem Mechaal alırken, 2'ncilik Halil Yaşın'ın, 3'üncülük Recep Berk Şenyurt'un, 4'üncülük Selim Seven'in ve 5'incilik Aytekin Sanin'in oldu. Kadınlar genel klasmanında ise 1'inciliği 34 dakika 15 saniye ile Tuğba Yenigün kazanırken, 2'ncilik Damla Çelik'in, 3'üncülük Özlem Kaya Alıcı'nın, 4'üncülük Özge Çolak'ın ve 5'incilik Ceydanur Yılmaz'ın oldu.</p>

<p>Başkan Yüksel: 'O bilge ve keskin bir kalemdi, susturulamadı'</p>

<p>Koşunun açılışında konuşan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel 24 Ocak 1993'te Ankara'da uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun demokrasi, hukuk ve aydınlanma mücadelesinin unutulmaması için bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekti. Başkan Yüksel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'Hepimiz bir yandan üzüntülü, bir yandan buruk bir duyguyla buradayken bu organizasyon hepimizin takip ettiği bir etkinliğe dönüştüğü için mutluyuz. O bilge ve keskin bir kalemdi; o susturulamadı. Bu vahşeti, bu acıyı ve bu gözyaşını hiçbir zaman unutmayacağız. Uğur Mumcu ve Uğur Mumcular unutulmaz. İnşallah onların aydınlık yüzü ve onların aydınlık bilgileriyle ülkemiz her zaman aydınlık bir yolda koşmaya devam edecek. Daha güzel günler için hepimize güç kuvvet diliyorum. Bu güzel etkinlikte yer alan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.'</p>

<p>Mechaal: 'Çok güzel bir parkur ve çok güzel bir organizasyon'</p>

<p>Erkekler kategorisinde 29 dakika 11 saniye ile Adem Mechaal etkinlikle ilgili düşüncelerini, 'Çok güzel bir parkur ve çok güzel bir organizasyon. Bugün buraya biraz da kendimi test etmek için geldim. İyi koştum, hedefim 29'un da altını görebilmek. Organizasyonu yapan herkese teşekkürler, sırada gelecek yarışmalar var' sözleriyle ifade etti.</p>

<p>Tuğba Yenigün: 'Kazandığım için mutluyum'</p>

<p>Kadınlar kategorisinde 34 dakika 15 saniye ile birinci olan Tuğba Yenigün ise, 'Çok güzel bir atmosferdi. Bu benim Uğur Mumcu adına koştuğum 3'üncü yarışım; geçen sene de buradaydım. Geçen seneye göre biraz daha iyi koştum. Kazandığım için mutluyum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarış sonunda kazananlara kupaları ve ödülleri Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel tarafından takdim edilirken, sporcular etkinlik alanında pek çok hatıra fotoğrafı çektirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/15-ugur-mumcuyu-anma-yol-kosusu-binlerce-sporcuyu-bir-araya-getirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="51993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/haldun-dormen-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/haldun-dormen-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayatını kaybeden Türk tiyatrosunun usta ismi Haldun Dormen, son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayatını kaybeden Türk tiyatrosunun usta ismi Haldun Dormen, son yolculuğuna uğurlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Usta oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı Haldun Dormen, 21 Ocak 2026 tarihinde enfeksiyon nedeniyle İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında yaşamını yitirdi. Türk tiyatrosunun efsane ismi Dormen için vasiyeti doğrultusunda Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde veda töreni düzenlendi. Harbiye'deki veda töreninin ardından Haldun Dormen'in cenazesi Teşvikiye Camii'ne götürüldü. Dormen için öğle namazını müteakiben cenaze namazı kılındı. Cenaze namazı öncesinde Haldun Dormen'in oğlu Ömer Dormen ile gelini Ayşe Arman taziyeleri kabul etti. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Gürkan Uygun, Erdal Özyağcılar, Erol Evgin, Demet Akbağ gibi sanat camiasından çok sayıda isim, yakınları ile sevenleri katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Dormen'in tabutu cenaze aracına yüklenerek defnedilmek üzere Edirnekapı mezarlığına götürüldü.</p>

<p>Oyuncu İzzet Günay fenalık geçirdi</p>

<p>Öte yandan cenaze namazında bulunan oyuncu İzzet Günay, fenalık geçirdi. Ambulansta tedavisi yapılan Günay'ın durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p>

<p>'Sanata hizmetleri oldu'</p>

<p>Dormen'in sanata hizmetleri olduğunu belirten İstanbul Valisi Davut Gül, 'Sanat camiasının ve milletimizin başı sağ olsun. Sanata hizmetleri oldu. Bugün de sevenleri ve arkadaşları olarak hepsi burada. Allah ailesine sabır versin' dedi.</p>

<p>'Çok kıymetli bir değeri yitirdik'</p>

<p>Oyuncu Fırat Tanış, kıymetli bir değeri yitirdiklerini söyleyerek, 'Hepimizin başı sağ olsun. Çok kıymetli bir değeri yitirdik. Kendisini iyi bilirdik. Muhteşem bir yaşam enerjisiyle, yaşam azmiyle, çalışkanlığıyla ve hayatı paylaşmasıyla çok iyi bilirdik. 97 yıl ne güzel bir ömür. Gıpta edilecek bir ömür' diye konuştu.</p>

<p>'Hiçbir zaman adı unutulmayacak'</p>

<p>Oyuncu Demet Akbağ ise Dormen'in adının hiçbir zaman unutulmayacağını ifade ederek, 'Türk tiyatrosu çok önemli bir tiyatro adamını ve önemli ustayı kaybetti. Hepimiz için çok büyük bir kayıp. Yetiştirdiği öğrenciler ve tiyatro adına oluşturduğu dünya, törendede bir kez daha gördüm ki asla unutulmayacak büyük bir ustaydı. Onun ürettikleriyle onun mirasıyla Türk tiyatrosundaki gençler onun bıraktığı ışıkla devam edecek. Başımız sağ olsun' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/haldun-dormen-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="15747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Usta tiyatrocu Haldun Dormen için Harbiye'de tören düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/usta-tiyatrocu-haldun-dormen-icin-harbiyede-toren-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/usta-tiyatrocu-haldun-dormen-icin-harbiyede-toren-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi.</p>

<p>97 yaşında hayatını kaybeden Türk tiyatrosunun usta ismi Haldun Dormen için Harbiye'de bulunan Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Batuhan Mumcu, sanatçı Nevra Serezli, oyuncu Halit Ergenç, seslendirme sanatçısı Göksel Kortay, sanatçı Erol Evgin, tiyatro oyuncusu Murat Ovalı ile çok sayıda sevenleri ve vatandaşlar katıldı. Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından sahnede alkışlar tutuldu. Haldun Dormen anısına hazırlanan bir VTR gösterildi.</p>

<p><strong>'Tek bir ömre onlarca ömrü sığdırmış bir insandan bahsediyoruz'</strong></p>

<p>Törende gözyaşlarıyla bir konuşma yapan oyuncu Halit Ergenç, 'Çok değerli hocamız, dostumuz, arkadaşımız, yol gösterenimiz Haldun Dormen ile onun kendisini adadığı bu sahneyi hayatımızda son defa paylaşıyoruz. O hepinizin Haldun Dormen'iydi, hepimizin. Herkesin onunla ilgili mutlaka söyleyecek saatleri, anılacak anıları var. Çok özel anları var. Tek bir ömre onlarca ömrü sığdırmış bir insandan bahsediyoruz. Hangimiz ne kadar onun için ne anlatsak azdır ve eksik kalır' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Onu anlatmak için sayfalar dolusu kitaplar yazsanız mümkün değil'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyuncu Göksel Kortay da yaptığı konuşmada, tiyatronun ışığının söndüğünü belirterek, 'Onu anlatmak için sayfalar dolusu kitaplar yazsanız mümkün değil. Hiç keşkeleri yoktu. En olumsuz olayda bile derhal bir beyaz sayfa açar, 'evet şekerim şimdi ne yapıyoruz?' derdi. Bir diğer özelliği, paylaşımcılığıydı. Her şeyi paylaşırdı. Yaşamını, evini, sofrasını, yemeğini, tiyatrosunu, bilgilerini, yani paylaşabileceği ne varsa paylaşırdı' dedi.</p>

<p>Sanatçı Nevra Serezli de, 'Çok üzgünüm geçmişimi, hocamı, yönetmenimi, rol arkadaşımı, yazarımı, dostumu kaybettim. Eğlendiğim, dertleştiğim, fikir aldığım insanı kaybettim. Mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Ben Metin'in diğer yarısını kaybettim. 13 yıldır büyük acılar çekmiştim. Maalesef şimdi yine aynı acıyı çekiyorum. Hepimizin başı sağ olsun' diye konuştu.</p>

<p>Sanatçı Erol Evgin de, 'Lise yıllarında Dormen Tiyatrosu'nun müdavimiydim. Her oyuna giderdim, gerçekten müthişti oyunları. Haldun Dormen hayranıydım. Modern Türk Tiyatrosuna katkıları sonsuzdur. Eleştirilerini o kadar zarif, o kadar kibarca dile getiren bir başka kimseyi tanımıyorum. Çok şey öğrendim ondan, sadece sahnede değil, insanlık olarak ta çok şey öğrendim. Sahnede öğrendiğim birçok şeyi sahnelerde bugün kullanıyorum. İnsan olarak da, bir davetin ertesi günü telefon etmeyi Haldun Dormen'den öğrenmiştim. Çok zarif, çok özel bir insandı' dedi.</p>

<p><strong>'O kapsayıcı davranışıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı'</strong></p>

<p>Haldun Dormen'in oğlu Ömer Dormen ise, 'Herkesin Haldun abisi, dostu, hocası ama o benim babam. Kabul ediyorum tiyatro onun önceliğiydi, tutkusuydu ama o tutkuyu herkesi dışarıda bırakarak yaşamadı. O kapsayıcı davranışıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı. Dormen ailesi kocaman bir aile oldu. Benim de, çocukluğumdan beri yüzlerce abim, ablam, şimdi de kardeşlerim oldu. Çok kocaman bir aile olduk. O hep üretti. Hastanede 6 ay yattı. 6 ayda iki oyun 1 tane kitap yazdı. Ölene kadar üretmek nedir, hepimize gösterdi. Bu törenin onun ruhuna ve asaletine uygun olması için çok çaba sarf ettik' şeklinde konuştu.</p>

<p>Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verilecek</p>

<p>Haldun Dormen'in cenazesi, Teşvikiye Camii'nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Şehitliği Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/usta-tiyatrocu-haldun-dormen-icin-harbiyede-toren-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="85820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meslektaşları Uğur Mumcu'yu ölümünün 33. yılında andı]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/meslektaslari-ugur-mumcuyu-olumunun-33-yilinda-andi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/meslektaslari-ugur-mumcuyu-olumunun-33-yilinda-andi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, Ankara'da düzenlenen suikastta yaşamını yitirmesinin 33. yılında Kocaeli'de anıldı, meslektaşları anıtına karanfil bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, Ankara'da düzenlenen suikastta yaşamını yitirmesinin 33. yılında Kocaeli'de anıldı, meslektaşları anıtına karanfil bıraktı.</p>

<p>Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33. yıl dönümünde Kocaeli'de düzenlenen törenle anıldı. Kocaeli'de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile meslek örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilen anma programı, İzmit'te bulunan Uğur Mumcu Parkı'nda yapıldı. Anma törenine Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti ve çok sayıda gazetecinin yanı sıra Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim-İş Sendikası, Kocaeli Barosu ve Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği öncülük etti. Program kapsamında Uğur Mumcu anıtı önünde saygı duruşunda bulunuldu, ardından anıta karanfiller bırakıldı.</p>

<p>Törende yapılan konuşmalarda, Uğur Mumcu'nun yaşamı boyunca demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve basın özgürlüğü için verdiği mücadeleye vurgu yapıldı. Katılımcılar, Mumcu'nun kaleme aldığı yazılar ve yayımladığı kitaplarla toplumun bilinçlenmesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Anma programı, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan evinden çıkmak üzereyken, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, Türkiye basın tarihinin en karanlık suikastları arasında yer aldı. Araştırmacı gazeteciliğin önde gelen isimlerinden biri olan Mumcu; siyaset, terör, tarikatlar, silah kaçakçılığı ve devlet yapılanmaları üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/meslektaslari-ugur-mumcuyu-olumunun-33-yilinda-andi</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Jan 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="54500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında anılıyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ugur-mumcu-katledilisinin-33uncu-yilinda-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ugur-mumcu-katledilisinin-33uncu-yilinda-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1993 yılında evinin önünde düzenlenen bombalı saldırıyla katledilen araştırmacı gazeteciliğin sembol ismi Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin sembol ismi Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında anılıyor.</p>

<p>Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 1993 yılında Ankara'daki evinin önünde arabasına yerleştirilen bombalı saldırıyla henüz 50 yaşındayken katledilmişti.</p>

<p>Mumcu için evinin önünde bulunan anıtta anma töreni düzenlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törene, Mumcu'nun ailesi ve sevenlerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür<a href="https://www.birgun.net/etiket/ozgur-ozel-1143" rel="nofollow" target="_blank"> </a>Özel ve ABB Başkanı Mansur Yavaş da katılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ugur-mumcu-katledilisinin-33uncu-yilinda-aniliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Jan 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="43835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ILO 190, MESS Grup Toplu İş Sözlemesi'ne girdi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ilo-190-mess-grup-toplu-is-sozlemesine-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ilo-190-mess-grup-toplu-is-sozlemesine-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Metalde dikkati çeken bir kazanım elde edildi. ILO'nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi, MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi'ne girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Metal Sendikası, 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesinde (MESS Grup TİS), maddi kazanımların yanı sıra Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'nin ve 206 sayılı Tavsiye Kararı'nın Türkiye’de özel sektörün en büyük toplu iş sözleşmesi olan MESS Grup TİS’e girdiğini açıkladı.</p>

<p>Yapılan açıklamada "2019 yılında Uluslararası Çalışma Konferansında kabul edilen ILO 190 Sözleşmesi, iş yaşamında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve taciz de dahil olmak üzere her türlü şiddet ve tacizi ele alan, bu alanda açık ve bağlayıcı bir çerçeve ortaya koyan ilk uluslararası sözleşmedir. Bugüne kadar 54 ülke tarafından onaylanan bu sözleşme, ne yazık ki Türkiye tarafından hâlâ onaylanmamıştır. Şiddet ve tacizden arındırılmış güvenli bir çalışma yaşamı hepimizin hakkıdır. Bu nedenle Birleşik Metal-İş Sendikası olarak, Kadın Komisyonumuzun öncülüğünde, yıllardır ILO 190’ın hem onaylanması hem de toplu iş sözleşmeleri yoluyla hayata geçirilmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz" ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, "Bu mücadele kapsamında MESS Grup TİS teklifimizde, ILO 190’ı esas alan işyeri politikaları ve prosedürlerinin oluşturulması talebine yer verdik. Müzakere sürecinde kabul edilmeyen bu talep, 22 Ocak’ta MESS ile yapılan son görüşmede kabul edilerek sözleşmeye girdi" denildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">????Şiddet ve Tacize Karşı Mücadelemizde Tarihi Bir Kazanım????<br />
<br />
????ILO 190, MESS GRUP TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE GİRDİ!<br />
<br />
22 Ocak 2026 Perşembe günü imzaladığımız 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesinde (MESS Grup TİS), maddi kazanımların yanı sıra sendikamızın şiddet, taciz ve… <a href="https://t.co/dhYQomsVqN" rel="nofollow">pic.twitter.com/dhYQomsVqN</a></p>
— BİRLEŞİK METAL-İŞ (@BirlesikMetal) <a href="https://twitter.com/BirlesikMetal/status/2014673208931185050?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK, GÜNCEL, KADIN</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ilo-190-mess-grup-toplu-is-sozlemesine-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="97219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye'den Irak'a nakil: 9 bin IŞİD'liye ne olacak?]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/suriyeden-iraka-nakil-9-bin-isidliye-ne-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/suriyeden-iraka-nakil-9-bin-isidliye-ne-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'de tutulan IŞİD'lilerin Irak'a nakli sürerken vatandaşlarını geri almaları için Avrupalı ülkelere baskı artıyor. 9 bin IŞİD savaşçısı ve binlerce aile ferdinin akıbeti ne olacak, yargılamalar nasıl yapılacak?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye'de hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan çatışmalar sonrasında varılan anlaşmanın en önemli maddelerinden birini, binlerce IŞİD'linin yıllardır tutulduğu hapishane ve kamplarda yönetimin SDG'den hükümete devri oluşturuyor.</p>

<p>Suriye'nin kuzeydoğusundaki kamp ve hapishanelerde SDG verilerine göre yaklaşık 9 bin IŞİD savaşçısı bulunuyor. Buna ek olarak IŞİD'lilerin eş ve çocukları, başta El Hol olmak üzere çeşitli kamplarda tutuluyor. Sadece El Hol de çoğu kadın ve çocuk 24 bin kişi bulunuyor.</p>

<p>Irak'ın, Suriye'deki IŞİD'lilerin Irak'a nakledileceğini açıklamasının ardından ilk nakil Çarşamba günü gerçekleştirildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom) açıklamasına göre Haseke'de tutulan 150 IŞİD'li Irak'taki "güvenli" yerlere gönderildi. Açıklamada, 7 bine kadar IŞİD'linin Irak'a gönderilmesinin planlandığı kaydedildi.</p>

<h2>Nakillerde "en tehlikelilere" öncelik</h2>

<p>Reuters haber ajansına konuşan bir ABD'li yetkili, yaklaşık 7 bin IŞİD'linin Irak'a naklinin "önümüzdeki günlerde" tamamlanmasının planlandığını, her gün sınırdan yüzlerce IŞİD'linin geçirileceğini belirtti. Yetkili, ABD'nin nakillerde "en tehlikeli" IŞİD savaşçılarına öncelik verdiğini, bu grubun içinde Avrupa dahil çeşitli ülkelerin vatandaşlarının da bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Iraklı yetkililerden yapılan açıklamalarda da şimdiye kadar Suriye'den gönderilen IŞİD'liler arasında Iraklıların en büyük grubu oluşturduğu, ayrıca İngiltere, Belçika, Fransa, Almanya ve İsveç dahil çeşitli ülkelerin vatandaşlarının bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Iraklı yetkililer, IŞİD'li tutukluların sınıflandırılacağını, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu üst düzey IŞİD'lilerin Bağdat havaalanı yakınlarında daha önce ABD ordusu tarafından kullanılan yüksek güvenlikli kamplara gönderileceğini açıkladı.</p>

<h2>Irak IŞİD'lilerin naklini kendisi istedi</h2>

<p>IŞİD'lilerin Irak'a nakli fikrinin ABD'nin isteğiyle değil, Bağdat hükümetinin kendi girişimiyle doğduğu hem ABD'li hem de Iraklı yetkililerce vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irak, kendi güvenliği için tehlikeli IŞİD savaşçılarının gözünün önünde bulunmasını Suriye'de kalmalarına tercih ediyor. Suriye'deki devir sürecinde doğabilecek güç boşluğunda IŞİD'lilerin kaçma olasılığı endişe yaratıyor. IŞİD'lilerin Suriye'den Irak'a nakledilmesi planının taraflar arasında aylar önce müzakere edilmeye başlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Irak hükümet sözcüsü Besim el-Avvadi de nakilleri "Irak'ın ulusal güvenliğini korumaya yönelik önleyici bir adım" diye nitelendirdi.</p>

<h2>Rubio'dan koalisyon ülkelerine "vatandaşlarınızı alın" çağrısı</h2>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, IŞİD'lileri kabul etme girişiminden dolayı Irak'a teşekkür etti, ancak bunun geçici bir önlem olduğuna vurgu yaptı. Irak vatandaşı olmayan IŞİD'lilerin geçici olarak Irak'ta tutulacağını söyleyen Rubio, diğer ülkelerden sorumluluk üstlenerek kendi vatandaşlarını geri almalarını talep etti.</p>

<p>Rubio, Avrupalı ülkelerin de yer aldığı IŞİD'e karşı Mücadele Uluslararası Koalisyonu'na atıfla, "Bu, IŞİD'in yeniden canlanmasını önlemek üzere çizilen uzun vadeli bir çerçevenin parçasıdır ve Koalisyon üyeleri arasında uygun bir yük dağılımını gerektirmektedir" mesajını verdi.</p>

<h2>Yeni bir uluslararası kriz kapıda mı?</h2>

<p>Suriye'de IŞİD'lilerin tutulduğu hapishane ve kamplarda 50'den fazla ülkenin vatandaşlarının bulunduğu biliniyor.</p>

<p>IŞİD'in 2017'de Irak'ta, 2019'da Suriye'de yenilgiye uğratılması sonrasındaki dönemde de tutuklanan IŞİD'lilerin akıbeti uluslararası kamuoyunu aylarca meşgul etmiş, bazı Batılı ülkeler güvenlikleri için tehdit oluşturacağı gerekçesiyle kendi vatandaşları olan IŞİD'lileri kabule yanaşmamıştı.</p>

<p>Batılı ülkeler güvenlik endişelerinin yanı sıra, binlerce kilometre uzakta ve yıllar önce işlenmiş suçların kendi hukuk sistemlerinde yargılanmasının neredeyse imkânsız olduğuna işaret ediyor.</p>

<p>IŞİD'e karşı zafer ilan edilmesi sonrasında IŞİD'lilerin hapishanelerde kontrol altında tutulması işinin SDG'ye devredilmesi, Batılı ülkelerin üzerinden önemli bir yükü almıştı. ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun son açıklaması, şimdi değişen ortamda özellikle Avrupalı ülkeler üzerinde baskının artacağına işaret ediyor.</p>

<h2>IŞİD'liler nasıl yargılanacak?</h2>

<p>Irak, Suriye'den nakledilen IŞİD'lileri tamamen Irak yasalarına göre kendisinin yargılayacağını duyurdu.</p>

<p>Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden dün yapılan açıklamada, Irak'a teslim edilen IŞİD'li sanıklar hakkında usulüne uygun adli ve hukuki işlemlerin derhal başlatılacağı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, “Sanıkların uyrukları ya da terör örgütü içindeki konumları ne olursa olsun, tamamı yalnızca Irak yargısının yetkisine tabi olacak, tüm sanıklar hakkında istisnasız şekilde yasal süreçler işletilecektir" denildi.</p>

<p>IŞİD, gücünün doruğunda olduğu 2014 yılında Irak'ta da geniş bölgelerin kontrolünü ele geçirmiş, Irak topraklarında kitlesel katliam, kadın ve kızların seks kölesi olarak istismarı gibi ağır suçlar işlemişti. Sonraki dönemde Irak'ta IŞİD'lilerin yargılanma sürecinde terör suçlarından mahkûm edilen, aralarında yabancı ülke vatandaşlarının ve Suriye'de yakalanılarak Irak'a götürülenlerin de bulunduğu yüzlerce kişiye ölüm ve ömür boyu hapis cezası verilmişti.</p>

<h2>Suriye'deki suçlar nasıl delillendirilecek?</h2>

<p>Irak'taki yargılama sürecinde sanıklara yönelik Suriye kaynaklı suçlamaların nasıl delillendirileceği de tartışma konusu.</p>

<p>IŞİD'in Irak'ta işlediği suçların belgelenmesi için Birleşmiş Milletler bünyesinde ve Güvenlik Konseyi kararıyla 2017'de oluşturulan Irak Araştırma Ekibi (UNITAD), IŞİD'e karşı delillerin toplanmasında önemli rol oynamış, 6 yılda toplam 18 milyon sayfalık belge dijitalleştirilmişti.</p>

<p>UNITAD'ın çalışmaları sonucu başta Ezidiler olmak üzere azınlıklara karşı işlenen suçlar belgelenebilmiş, ayrıca 67 kitlesel mezar ortaya çıkarılmıştı. UNITAD'ın elde ettiği belge ve deliller çeşitli ülkelerdeki yargı süreçlerinde de kullanılmıştı.</p>

<p>UNITAD'ın görevinin 2024 yılı Eylül ayında sona ermesiyle Irak'ta IŞİD suçlarına dair kanıt ve belgelerin toplanması amacıyla Uluslararası Adli İşbirliği Ulusal Merkezi (NCIJC) kuruldu.</p>

<p>Suriye'deki IŞİD'lilerin ise bazıları yıllar içinde SDG'nin mahkeme süreçlerinde yargılandı. Ancak SDG'nin yaptığı yargılamaların uluslararası hukukî meşruiyeti bulunmuyor. IŞİD'lilerin önemli bir kısmı ise Suriye'de yıllardır herhangi bir yargı süreci olmadan tutuluyor.</p>

<p>Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden yapılan açıklamada da işlenen terör suçlarının hukuki çerçevede belgelenmesi ve arşivlenmesi gereğine vurgu yapılarak sınır aşan nitelik taşıyan suçların tespiti amacıyla Uluslararası Adli İş Birliği Ulusal Merkezi ile koordinasyonun sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DW Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/suriyeden-iraka-nakil-9-bin-isidliye-ne-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="91949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Özer'e 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ahmet-ozere-6-yil-3-ay-hapis-cezasi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ahmet-ozere-6-yil-3-ay-hapis-cezasi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer, tutuklanmasına ve yerine kayyım atanmasına gerekçe olarak gösterilen “kent uzlaşısı” davasında bugün Silivri’de hakim karşısına çıktı. Özer'e, 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Kent uzlaşısı” davası kapsamında 30 Ekim 2024’te gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Ahmet Özer, bugün dördüncü kez sanık kürsüsünde yer aldı.</p>

<p>Özer’in, 14 Temmuz 2025 tarihinde görülen duruşmasında tahliye kararı veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bugünkü duruşmada kararını açıkladı.</p>

<p>Ahmet Özer'e 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.</p>

<p>Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülecek duruşmayı; ailesi ve partili isimlerin yanı sıra CHP lideri Özgür Özel de takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>TUTUKSUZ OLARAK YARGILANDIĞI İLK DURUŞMA</h2>

<p>Ahmet Özer, kızı ve aynı zamanda avukatı Seraf Özer ile birlikte, saat 10.00’da başlaması planlanan <a href="https://www.birgun.net/etiket/durusma-4161" rel="nofollow" target="_blank">duruşma</a> için Silivri’ye geldi.</p>

<p>Özer’in her iki dosyadan da tutuksuz olarak yargılandığı ve cezaevi dışından katıldığı ilk duruşma oldu.</p>

<h2>MAHKEME HEYETİNDE DEĞİŞİKLİK</h2>

<p>Özer ve avukatların ardından mahkeme heyeti de 2 No’lu Duruşma Salonu’na geldi. Duruşma savcısının ve 3 kişilik heyetteki bir hakimin değiştiği öğrenildi.</p>

<h2>"SOMUT GERÇEKLİKTEN UZAK"</h2>

<p>Özer'in avukat Hüseyin Ersöz, esas hakkında savunma yaptı. Ersöz şunları söyledi: "Müvekkilimiz hakkındaki iddianame ve esas hakkında mütalaadaki terör örgütüne üyelik iddiasına dayanak olarak gösterilen hususların objektif, kesin ve inandırıcı delil olma niteliklerini hiçbir suretle taşımadıkları, sübjektif ve afaki yorumlara konu edilen ve çoğu hukuken hiçbir anlam ifade etmeyen tamamen somut gerçeklikten uzak bu hususların örgüt üyeliği isnadına dayanak yapılamayacağı son derece açıktır."</p>

<p>Ersöz, kent uzlaşısıyla ilgili iddialara yönelik şunları söyledi: "İddianamede ve esas hakkında mütalaada müvekkilimize yönelik iddianın temelinde “kent uzlaşısı” kurgusu yer almakta. İddianamede yer verilen bazı PKK yöneticilerinin çeşitli mecralardaki konuşmalarından cımbızlanarak alınan bazı ifadeler, PKK’nın sözde kent uzlaşısı üzerinden belediyelere sızdığına delil olarak gösterilmeye çalışılmaktadır ki bu derece ciddi bir iddia açısından, sadece soyut ve belirsiz nitelikteki konuşmaların delil olarak gösterilmesi dahi iddianın gerçekte ne derece dayanaksız olduğunu ispata yetmekte."</p>

<p>Ersöz şöyle devam etti: "Kent uzlaşısı adı altında PKK/KCK’nın hedefleri doğrultusunda yapılmış ve buna uygun şekilde icra edilmiş gizli bir anlaşmanın varlığını kabule götürebilecek değil herhangi bir delil, en ufak bir emare dahi söz konusu değildir. CHP tarafından seçimlerde başarıyla tatbik edilen “Türkiye İttifakı” modelinin, PKK/KCK’nın bu yönde aldığı bir kararın uygulanması mahiyetinde olduğuna dair doğrudan ya da dolaylı herhangi bir delil mevzu bahis olmayıp iddialar tümüyle afaki ve zorlama yorumlara dayanmaktadır. Bu yönüyle, sırf müvekkilimizin suçlanabilmesi için bu şekilde bir senaryo uydurulmuş ve bunu destekleyebilecek hiçbir delil de gösterme gereği duyulmaksızın, bu senaryo iddianame haline getirilmiştir ki bunun ciddiye alınması elbette olanaklı değildir."</p>

<h3>"BENİM İÇİN NE DERECE BÜYÜK BİR ACI OLDUĞUNU TAHMİN EDEMEZSİNİZ..."</h3>

<p>Ahmet Özer ise savunmasında şunları söyledi: "Daha evvelden herhangi bir sebeple yargılanmamış olan 64 yaşındaki bir akademisyen ve siyasetçi olan şahsım, sayın Mahkemeniz huzurunda bugün her nasılsa “terör örgütüne üyelik” gibi açıkça dayanaksız ve hatta mantıksız bir isnat sebebiyle yargılanmaktayım ve bu yargılamada artık karar aşamasına gelinmiştir. Maalesef bu yargılamadan önceki soruşturma sürecinde ve yargılamanın ilk kısmında hayatımın 255 gününü, bu mesnetsiz iddia yüzünden tek kişilik bir koğuşta ve dört duvar arasında, en temel hakkım olan “kişi özgürlüğünden” tamamıyla mahrum bir şekilde geçirmek zorunda kaldım. Bunun, benim gibi bir aydın için ne derece büyük bir acı olduğunu tahmin edemezsiniz."</p>

<h3>"TERÖR İLE İLİŞKİLENDİRİLMEYİ ZÜL OLARAK GÖRÜYORUM"</h3>

<p>"Esasen bu derece haksız ve mesnetsiz bir suçlama için hiçbir delilin bulunamaması son derece normaldir; zira “olmayan” şeyin “bulunması” da mümkün değildir" diyen Özer savunmasına şöyle devam etti: "Benim bir terör örgütüne değil üye olmam, ismimin birlikte anılması dahi olanaksızdır. Akademik camia ve üyesi olduğum CHP dışında hiçbir aidiyetim yoktur. İrademi kimseye, hele ki hiçbir örgüte teslim etmedim, asla da etmem. Bitmesi için yıllardır mücadele etmeme rağmen bugün terör ile ilişkilendirilmeyi bir zül olarak görüyorum. Bir bilim insanı ve barışsever bir yurttaş olarak; hayatım boyunca hiçbir terör örgütüne üye olmadım, fikir ve yöntemlerini asla benimsemedim, terör dahil her türlü şiddetin, fikren her zaman karşısında oldum. Daima, barış içinde birlikte yaşamanın önem ve kıymetine vurgu yaptım, terör ve şiddetin asla bir çözüm metodu olmadığını ifade ettim."</p>

<p>Özer, Remzi Kartal'la telefon görüşnmesi yaptığına dair iddialara yönelik ise şunları söyledi: "Ben Remzi Kartal isimli şahsın hem kendisini hem de ailesini, Vanlı ve aynı aşiretten olması dolayısıyla tanırım. Kartal ailesi Türkiye siyasetinde önemli yer edinmiş bir ailedir. Ayrıca benim de mensubu olduğum Bruki aşiretinin lider ailelerindendir. Nitekim bu aşiretin uzun süre lideri olan Kinyas Kartal 1965-1980 arasında Adalet Partisinden milletvekilliği yapmış, 1977 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevinde bulunmuştur ki bu kişi Remzi Kartal’ın öz amcasıdır. Kinyas Kartal’ın oğlu Nadir Kartal da 19. Dönem DYP Van Milletvekilliği görevinde bulunmuştur. Remzi Kartal’ın ağabeyi Fevzi Kartal da TBMM Van senatörlüğü görevinde bulunmuştur. Remzi Kartal’ın kuzeni olan İrfan Kartal ise Adalet ve Kalkınma Partisi’nden 27. Dönem Van Milletvekilliği yapmıştır.</p>

<p>Yani aile çeşitli siyasi partilerde aktif siyaset yapan üyeleri olan bir ailedir. Remzi Kartal da 1991 yılında SHP Van milletvekili seçilmiş ve uzun yıllar milletvekilliği yapmıştır. Bu dönemde de hem hemşeri olmamız, hem Kartal ailesinden olması hem de siyasetçi olması dolayısıyla görüşmem söz konusu olmuştur. Ancak kendisi yurtdışına çıktıktan sonra kendisi ile bir irtibatım olmadı. Bu çerçevede 2015 yılında bir görüşmem olduğunu da hatırlamıyorum. Nitekim belirtilen bu telefon hattının gerçekten bu şahsın kullanımında olduğuna dair bir delil de gösterilememiştir. İddianamede sadece uluslararası GSM hatlarında yapılan sorgulamada bu bilgiye ulaşıldığı belirtilmiş ise de bu sorgulama nasıl yapılmıştır? Belgesi nerededir? Buna dair bir açıklama söz konusu değildir. Bu nedenle söz konusu telefon hattının gerçekten bu şahsın kullanımında olup olup olmadığı dahi belli değildir."</p>

<h3>"HAYAL ÜRÜNÜ ÇIKARIMLAR TAMAMEN MESNETSİZ"</h3>

<p>"Tüm bu hususların da açıkça gösterdiği üzere Remzi Kartal ile görüşme iddiası ve buna dayalı olarak ileri sürülen hayal ürünü çıkarımlar tamamen mesnetsizdir" diyen Özel sözlerine şöyle devam etti: "Bu hususları tek tek ispatlamamıza rağmen iddianamede HTS kayıtlarına dayalı olarak ileri sürülen isnatların esas hakkında mütalaaya da aynen alınması, iddia makamının taraflı ve önyargılı davrandığının açık bir göstergesidir."</p>

<h3>HAPİS CEZASI VERİLDİ</h3>

<p>Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme Özer hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.</p>

<p>"HUKUK FACİASI"</p>

<p>Kararın ardından açıklama yapan Özer'in avukatı Hüseyin Ersöz şunları söyledi: "Hukukun, vicdanın, Anayasa’nın ve dosyadaki delillerin Özer’im masum olduğuydu. Bu delilleri bizzat mahkeme topladı. Dosyaya aleyhine tek bir delil girmedi. Ancak beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetle karşı karşıya kaldık. Bu duruşma salonları mahkemeler çok fazla dava gördü. Neyin suç olup olmadığını kanun belirler. Ancak bugün yaşanan bir hukuk faciasıdır. Bu kadar lehe deliller varken bir mahkûmiyet kararı verildiğini ilk kez görüyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SİYASET</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ahmet-ozere-6-yil-3-ay-hapis-cezasi-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="62956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Usta sanatçı Haldun Dormen yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/usta-sanatci-haldun-dormen-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/usta-sanatci-haldun-dormen-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla usta tiyatrocu Dormen'in yaşamını yitirdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Geçirdiği enfeksiyon sonrası günlerdir yoğun bakımda olan 97 yaşındaki usta sanatçı Haldun Dormen, hayatını kaybetti.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla usta tiyatrocu Dormen'in yaşamını yitirdiğini duyurdu.</p>

<p>Memişoğlu, "Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden, usta sanatçı Haldun Dormen’in vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrendim. Türk tiyatro tarihinde eşsiz izler bırakan Haldun Dormen’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ÖZGÜR ÖZEL: KUŞAKLAR YETİŞTİREN ÇOK BÜYÜK BİR ÇINARDI</h3>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel sosyal medya hesabından Haldun Dormen'in vefatına dair bir paylaşım yaptı. Paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk tiyatrosunun büyük ustası, kıymetli sanatçımız Haldun Dormen’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı dilerim. Sahneyi büyüten, sanatla yaşayan, kuşaklar yetiştiren çok büyük bir çınardı. Işıklar içinde uyusun…</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/usta-sanatci-haldun-dormen-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="97622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan'a 10 ay hapis cezası]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/galatasaray-genel-sekreteri-eray-yazgana-10-ay-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/galatasaray-genel-sekreteri-eray-yazgana-10-ay-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan, reklam vererek bahis ya da şans oyunlarını teşvik ettiği iddiasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan, reklam vererek bahis ya da şans oyunlarını teşvik ettiği iddiasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galatasaray Spor Kulübü Genel Sekreteri Eray Yazgan'ın reklam vererek bahis ya da şans oyunlarını teşvik ettiği iddiasıyla yargılandığı dava karara bağlandı. İstanbul 25.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada taraf avukatlar hazır bulundu.</p>

<p>10 ay hapis cezasına çarptırıldı</p>

<p>Kararını açıklayan mahkeme, sanık Eray Yazgan'ı 10 ay hapis cezasına çarptırarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.</p>

<p>İddianameden</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Eray Yazgan 'şüpheli', Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Toto Teşkilat Başkanlığı 'suçtan zarar gören' sıfatıyla yer aldı.</p>

<p>Hazırlanan iddianamede, Galatasaray ile Çaykur Rizespor arasında 14 Eylül 2024'te oynanan müsabakada Galatasaraylı sporcuların formalarının sırt üst kısmında ve stadyumun dijital led panolarında bir bahis sitesi reklamının yer aldığı, yurt dışı kaynaklı söz konusu sitenin çevrimiçi-online bahis oynatmak amacıyla hizmet verdiği aktarıldı.</p>

<p>Söz konusu reklamın Galatasaray Spor Kulübü adına şüpheli Yazgan tarafından yapılan görüşmeler ve imzalanan sözleşme sonucu yapıldığının belirtildiği iddianamede, şüpheli Yazgan'ın '7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 5'inci maddesine muhalefet' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/galatasaray-genel-sekreteri-eray-yazgana-10-ay-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="72509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyüpspor ve sekiz şirkete kayyum atandı]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/eyupspor-ve-sekiz-sirkete-kayyum-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/eyupspor-ve-sekiz-sirkete-kayyum-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Futbolda yasa dışı bahis iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Süper Lig ekibi Eyüpspor dahil toplam dokuz şirkete kayyum atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Futbolda yasa dışı bahis iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya’nın sahibi ve ortağı olduğu Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. dahil 9 şirkete kayyum atandı.</p>

<p>İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği, futbolda yasa dışı bahis iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. dahil 9 şirkete kayyım atanmasına karar verdi. Soruşturmada, tutuklu Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya’nın sahibi ve ortağı olduğu şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayyum atanan şirketler şöyle:</p>

<p>"Metal Filo Hizmetleri Otomotiv A.Ş., Metal Auto Motorlu Araçlar A.Ş., Bi Poliçe Sigorta Acenteliği Ltd. Şti., BM Grup Ticaret Gıda Otomotiv İnşaat Ltd. Şti., Easy Drive Filo A.Ş., Metal Oto Ticaret A.Ş., Metal Mimarlık A.Ş., Metal Havacılık A.Ş. ve Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DW Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/eyupspor-ve-sekiz-sirkete-kayyum-atandi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="67297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM'deki istismar skandalı davası 9 Şubat'a ertelendi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/tbmmdeki-istismar-skandali-davasi-9-subata-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/tbmmdeki-istismar-skandali-davasi-9-subata-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'deki stajyer öğrencilerin istismara maruz bırakılmasının ardından açılan davanın ilk duruşmasında sanık İbrahim Beşlioğlu, "Boşluğuma geldi, çok pişmanım" dedi. Öte yandan duruşma için küçük salonun tercih edilmesi nedeniyle yurttaşlar salona alınamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BirGün'ün ortaya çıkardığı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) istismar skandalının ardından, açılan davanın ilk duruşması Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.</p>

<p>Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşma öncesinde mahkeme salonunun önüne çok sayıda polis yerleştirildi. Duruşmayı izlemek isteyen kadınlar salona alınmadı. Polis, mahkeme salonunun bulunduğu koridorun iki tarafını da kapattı.</p>

<p>Davayı takip etmeye gelen CHP Milletvekili ve CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya ile CHP milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Aysu Bankoğlu, kadınların engellenmesine tepki gösterdi. Tepkilerin ardından, az sayıda yurttaş, duruşma salonunun bulunduğu koridora alındı.</p>

<p></p>

<h2>"MESAJI STAJI BİTTİKTEN SONRA ATTIM"</h2>

<p>Sanıklar, saat 10.10'da duruşma salonuna getirildi. Sanıkların salona alınması sırasında yurttaşlar, duruşma salonunun bulunduğu koridordan uzaklaştırıldı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle sanık ve mağdur avukatları ile sanık yakınları dışında salona kimse giremedi.</p>

<p>Duruşma saat 10.20'de başladı.</p>

<h2>DURUŞMADAN |</h2>

<p>Sanıklardan İbrahim Beşlioğlu, "Çok pişmanım" dedi. Stajyer öğrenciye gönderdiği mesajları kabul eden Beşlioğlu, "Mesajı stajı bittikten sonra attım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı.</p>

<p>Stajyere, "Karımla mutlu değilim" mesajı attığını da kabul eden Beşlioğlu, savunmasında özetle şunları söyledi:</p>

<p><em>"Meclis'te 14 senedir çalışıyorum. Whatsapptan mesaj attım. Çok pişmanım. Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Sadece S'ye bu şekilde mesaj attım. Ne yazdığımı şu an tam hatırlamıyorum. </em></p>

<p><em>Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı bende o yüzden canım sıkıldı, mesaj attım. Başka stajyerin numarası yok. S'ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değil. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim. Pişmanım. Kendisinden özür diliyorum."</em></p>

<p>Hakimin, "Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı doğru mu?" sorusu üzerine ise Beşlioğlu, "Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme manasında, 'Sen benim stajyerimsin' şeklinde. Cinsellik maksadıyla bir konuşma, paylaşım olmuyor" yanıtını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanık Ramazan Çetin ise bir stajyerin stajı bittikten sonra kendisini aradığını ve "Babamla tartıştık" diyerek kendisinden para istediğini öne sürdü. Çetin, stajyere para gönderdiğinden eşinin de bilgisi olduğunu savundu.</p>

<h2>"UYARMAK AMACIYLA DOKUNDUM"</h2>

<p>Sanıklardan Durmuş Uğurlu da "İş yapmadığı için uyarmak amacıyla" stajyere dokunduğunu iddia etti.</p>

<p>Uğurlu'nun savunmasında özetle şunlar kaydedildi: "Telefonla uğraşıyordu, verdiğim işleri yapmıyordu. Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece kolundan tuttum. İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktu."</p>

<p>Uğurlu, savunmasına şöyle devam etti: "Ben kendisine, 'Su gibi içerim seni demedim. Kendisine bizlere isimlerimizle hitap etmesini söyledim. Stajyer kızların cep telefonları bende kayıtlı değil kendileri ile görüşmedim. Sevgilisinin olup olmadığını araştırmadım. Beni alakadar etmez. Kolundan tutma nedenim orada abisi olarak işe yönlendirmekti."</p>

<h2>BİR GARİP SAVUNMA</h2>

<p>Sanık Avukatı Halil Kaplan, savunmasında şunları kayda geçirdi: "Cinsel taciz olmasının uygun koşulları yoktur sabahın saatinde. Trafikten gelmiş sanık, cinsel haz almaya dönük bir durumla yaklaşmamıştır. 'Babamı istiyorum' diyor çocuğu. Eşi arkasında. Mağdur durumdalar. Büyük acılar çekmişlerdir. Cezaevinde kaldıgı süre yetmiştir. Tahliyesini istiyoruz."</p>

<p>Hakkında kamu davası açılan sanık Recep Seven de suçlamaları yalanladı. Meclis'te 38 yıl görev yaptığını belirten Seven, kendisini şu sözlerle savundu: "A. ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında veda için ben de gittim. 'Allah'a ısmarladık' dedim ve ayrıldım. Mağdurlar hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir hedef peşindeydiler ben."</p>

<p>Stajyerleri "paylaşma" iddiası hakkında konuşan sanık Seven, şunları söyledi: "Meclis'te hummalı bir şekilde çalışıyoruz. Paylaşma gibi bir durum yok, görevlendirme var. Ben stajyerlere evladım gözüyle baktım. Benim de iki kızım var. İddianamede okumuş olduğunuz hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bu eylemlerin hiçbirisini ben gerçekleştirmedim."</p>

<p>Duruşma hakimi sanık Halil İlker Güner'e, stajyer öğrenciye attığı mesajları sordu. Güner, söz konusu mesajlarını attığını kabul etti ancak taciz iddiasını reddetti. Güner, "Ben bu cümleleri etrafımdaki insanlarla konuşurken de kullanıyorum. Kendisine arkadaş manasında, 'Hayatında benden başka kimse olmayacak' dedim. Herhangi bir fiziksel temasım olmadı" dedi.</p>

<p>Sanık ifadelerinin tamamlanmasının ardından, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, TBMM Hukuk İşleri Başkanı Avukat İsmail Aydos, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği davaya katılma talebinde bulundu.</p>

<h2>"MECLİS SUÇTAN ZARAR GÖRDÜ"</h2>

<p>TBMM Hukuk İşleri Başkanı İsmail Aydos, Meclis'in üç sanık hakkında ihraç kararı verdiğini bildirdi.</p>

<p>Disiplin soruşturması kapsamındaki diğer sanıklarla ilgili soruşturmanın devam eteğini belirten Aydos, "Meclis Başkanımız da bu konuyu dikkatle sonuna kadar takip etmemizi istedi. Gazi Meclisimizin bu şekilde konu edilmesi çok üzücüdür. Bu yüzden suçtan zarar görmüştür Meclis de. Katılma talebinin kabul edilmesini istiyoruz."</p>

<h2>"SİZİN BAŞINIZ YANAR"</h2>

<p>Mağdur stajyer öğrenci, SEGBİS üzerinden psikolog eşliğinde alınan ifadesinde, Durmuş Uğurlu'nun kendisine laubali davrandığı belirtti. Uğurlu'nun kendisine yönelik kullandığı ifadeleri anlatan öğrenci, "En başında acaba ben mi yanlış anlıyorum diye düşündüm ama olaylar ilerleyince haklı olduğumu anladım" dedi.</p>

<p>Stajyer öğrenci, yaşadıklarını anlattığı annesinin Meclis Staj Bürosu ile görüştüğünü söyledi. Stajyer öğrenci, staj bürosundaki yöneticinin, "Sizin başınız yanar" dediğini, TBMM Destek Hizmetleri Başkanlığı yöneticisi Umut Can Bulut'un, sanık Durmuş Uğurlu'yu savunduğunu da belirtti.</p>

<h2>TANIK İFADELERİ ALINDI</h2>

<p>Mağdur öğrencilerin ifadesinin alınmasının ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından tanık ifadelerine geçildi.</p>

<p>Tanık M.K. duruşmadaki ifadesinde, Meclis'te mutfak ustası olarak çalıştığını ve stajyerin kendisine yaşadığı rahatsızlığı anlattığını söyledi. Stajyere aşçıbaşı ile konuşması gerektiğini anlattığını belirten M. K. "Konuşma esnasında yanlarında değildim" ifadelerini kullandı. M.K, stajyere, "Ben farkındayım seni uzak tutarım" dediği iddiasını ise reddetti.</p>

<p>Tanık M.K, stajyerlerle iletişime geçmediğini belirtti. Meclis Lokantası'nda, "Mengenliler grubu" diye bir WhatsApp grubunun varlığından haberi olmadığını söyledi.</p>

<p>Hakimin, "Öğrenci yaşadıklarını neden size anlattı?" sorusu üzerine M.K, "O kalecikli, ben Kırıkkaleliyim. Hemşehrilikten söylemiş olabilir" dedi.</p>

<p>Mağdur annesi, sanık avukatlarına tepki gösterdi. Avukatların, "Tutuklu bulunan sürenin dikkate alınması" talebine karşı çıkan anne, "Madem cezalarını çektiler, neden savunuyorsunuz bu adamları" diye sordu.</p>

<p>İfadelerin tamamlanmasının ardından Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbrinin kaldırılmasına karar verdi.</p>

<p>Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.</p>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p>TBMM lokantasında stajyer olarak çalışan çocukların, TBMM çalışanları tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı ortaya çıkmış, istismarın yıllardır devam ettiği kaydedilmişti.</p>

<p>BirGün'ün kamuoyuna duyurduğu skandalın ardından TBMM Genel Sekreterliği 1 kişinin devlet memurluğundan çıkarıldığını, 2 kişinin ise iş akdinin sonlandırıldığını bildirmişti.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, beş sanık hakkında, “Çocuğa karşı cinsel taciz" ve "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğu cinsel istismarı" suçlarından dava açıldı. İddianamede dört öğrenci mağdur sıfatıyla yer alırken sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>birGün</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/tbmmdeki-istismar-skandali-davasi-9-subata-ertelendi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="75029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuşturucu baronları neden yakalanamıyor?]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/uyusturucu-baronlari-neden-yakalanamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/uyusturucu-baronlari-neden-yakalanamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de uyuşturucu operasyonlarında torbacılar, nakliyeciler yakalanıyor ama "baron" kim sorusu yanıtını bulamıyor. Peki neden?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının raporuna göre Türkiye, uyuşturucu ticaretinde kritik bir kavşak noktası. Afganistan, Irak, Suriye, Lübnan ve Güney Amerika'dan gelen uyuşturucular, Türkiye üzerinden Avrupa'ya sevk ediliyor. Aynı zamanda bir kısmı iç pazarda satılıyor.</p>

<p>2024'te uyuşturucu suçundan işlem gören şüpheli sayısı yüzde 20 artarak 375 bine ulaştı. Bunların 293 bini uyuşturucu satın almak ve kullanmak, 77 bini ise ticaret suçlarından işlem gördü.</p>

<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, dün Mersin Limanı'nda Brezilya'dan gelen ve yasal yükü yer fıstığı olarak beyan edilen bir konteynerde 298 kilogram kokain ele geçirildiğini duyurdu. Ancak kokainin alıcısı ve sahibinin kim olduğu bilinmiyor.</p>

<p>Türkiye'de uyuşturucu ile mücadelede en çok tartışılan boyut da "Baronlar kim?" sorusunun genellikle yanıtsız kalması. Peki bu baronlar neden yakalanamıyor? Yakalanmaları mı engelleniyor, yoksa baronlar kendini çok iyi kamufle mi ediyor?</p>

<h2>"Hücre tipi yapılanma, yakalanmayı zorlaştırıyor"</h2>

<p>Eski Ankara Cumhuriyet Savcısı ve Avukat Zafer Ergün, görev süresinde uyuşturucu dosyalarına da bakmış bir isim.</p>

<p>Ergün, uyuşturucunun maddi değerinin Türkiye ve Avrupa'da çok yüksek olması nedeniyle ticaretin hâlâ sürdüğüne dikkat çekiyor. Mersin'de en son yakalanan kokaine işaret eden Ergün, "Nakliye işini yapan gemideki konteynırın gerçek sahibine her zaman ulaşılamıyor. Bu, hücre tipi yapılanma nedeniyle böyle" diyor.</p>

<p>Torbacıların ve alt kademe dağıtım yapanların yalnızca üstleriyle bağlantılı olduğunu ancak bu kişilerin onun üstünü bilmediğini belirten Ergün, bu nedenle yakalanan alt kademinin çoğu zaman baronun kim olduğunu bilmediğini söylüyor.</p>

<p>Ergün, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hâlinde bile malın gerçek sahibine ulaşmanın zor olduğunu kaydediyor.</p>

<p>Ergün, Mersin'deki son yakalamaya ilişkin "Ancak gerek gümrük muhafaza gerekse narkotik görevlilerince nakliye gemisinde bulunan bu konteynırın takipte olduğunu, içerisinde bulunan yükün, sahibi gözüken firma geçmişinin, gelirken uğradığı rotaların, taşıdığı yükün mahiyetinin inceleme konusu yapıldığını bize göstermektedir" diyor.</p>

<h2>"Büyük yakalamalar uluslararası iş birliği gerektirir"</h2>

<p>Emekli Emniyet Müdürü Feramuz Erdin de dünyada sınır aşırı organize suçlarla mücadelede uluslararası örgütler ve devletler arası adli yardım anlaşmalarının bulunduğuna işaret ediyor.</p>

<p>"O sebeple, genelde büyük oranlı yakalamalarda uluslararası işbirliği, içerden ihbarcı, teknik ve fiziki takip gibi birçok unsur işin içine girmektedir" diyen Erdin, bu yüzden soruşturmada bazı kişileri "yok saymanın" zaten esasen teknik olarak mümkün olmadığını ifade ediyor.</p>

<h2>Baronları yakalamak neden zor?</h2>

<p>Eski polis yetkilisi Feramuz Erdin de uyuşturucu kaçakçılığını stratejik seviyede organize eden kişilere ulaşmanın veya onları suçla irtibatlandırmanın her zaman o kadar kolay olmadığını ifade ediyor. Erdin, bunun birkaç sebebi olduğunu kaydediyor:</p>

<p>"Baron diye bilinen ancak aslında 'garantör' veya 'finansör' olan kişileri sevkiyat ile fiziken ilişkilendirmek genelde mümkün değildir. Kara paranın doğası buna doğal engeldir. Bu kişiler tahmin edilse bile o suçla irtibatlarını kurmak çok zordur. Bunlar normal iş insanı görünümlü kişiler bile olabilir."</p>

<h2>Omerta Kuralı: Sessizlik yemini</h2>

<p>Erdin, ikinci neden olarak "Omerta Kuralı"na dikkat çekiyor. Erdin, malla birlikte yakalanmış olan sevkiyat görevlisinin (jokey) zaten yükleme yapan haricinde kimseyi tanımadığını belirtiyor.</p>

<p>Bu kişinin, organize suç aleminin keskin kuralları gereğince daha fazla isim vermesinin mümkün olmadığını ifade eden Erdin, "Fiziki veya teknik takibe takılan diğer suç ortakları da zaten kolluk tarafından sonradan toplanır" diyor.</p>

<p>Omerta Kuralı, İtalya'daki Sicilya mafyası olarak bilinen yasa dışı yapı ile özdeşleşmiş katı bir sessizlik kuralıdır. Bu kurala göre uyuşturucu yapılanması içindeki kişiler yetkililerle işbirliği yapmama ve suç faaliyetleri hakkında bilgi vermemekle yükümlüdür. Aksi halde ölüm gibi ciddi yaptırımlarla karşılaşabilirler.</p>

<h2>"Kayırma ve yolsuzluk"</h2>

<p>Feramuz Erdin, kamu otoritesi içerisinde uyuşturucu ticareti yapanların kollandığını da sözlerine ekliyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Her yıl yayınlanan Küresel Organize Suç Raporuna göre, ülke fark etmeksizin sınır aşan organize suçların genelde devlet ve siyaset içi ortaklar ile işlendiği tespit edilmiştir. Bu da bu haliyle, organize suçlarda sıkça görülen kayırma ve yolsuzluğun nedenini açıklamaktadır. Diğer yandan uyuşturucu kaçakçılığı suçlarını, aynen sınır aşan diğer suçlar olan terör ve siber suçlar gibi küresel asimetrik rekabetin bir unsuru olarak görmek gerekir."</p>

<h2>CHP'den eleştiri</h2>

<p>CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da iktidarı bu nedenle sık sık eleştiriyor. X hesabından iki gün önce bir açıklama yapan Murat Bakan, İspanya polisinin Brezilya'dan gelen bir gemide yaklaşık 10 ton kokain ele geçirdiği ve 13 kişinin gözaltına alındığı operasyona dikkat çekti.</p>

<p>Uluslararası operasyonlarda DEA (ABD), Brezilya Federal Polisi, İngiltere NCA ile Fransa ve Portekiz makamlarının görev aldığını belirten Bakan, "Kim yok, bizim polisimiz yok. Neden yok? Bizimkiler torbacı peşinde… Bu bir torbacı haberi değil. Bu, uluslararası bir sevkiyat. Para, organizasyon, rota, liman var. Mesele sokaktaki küçük satıcı değil; asıl mesele işi kuranlar ve parayı yönetenler" dedi.</p>

<p>Bakan, yakalanan geminin İstanbul merkezli Kamer Shipping &amp; Trading Co. şirketine ait olduğunu vurguladı:</p>

<p>"Bu suç isnadı değildir; ancak şüphe varsa devletin görevi soruşturmaktır. 10 ton kokain yakalandıysa, asıl iş orada başlar: Mal nasıl yola çıktı? Kim finanse etti? Hangi şirket ağıyla taşındı? Para nereye aktı? Uyuşturucuyla mücadele magazin figürlerini servis etmek değildir; parayı, rotayı, organizatörü ve lojistiği yakalamaktır."</p>

<h2>Yakalanan baronlar ve şaibeli tahliyeler</h2>

<p>Türkiye'de uyuşturucu baronu olduğu iddiasıyla bugüne kadar birçok kişi tutuklandı. Ancak bazı isimler, yargı tarafından şaibeli şekilde tahliye edildi. Bunlardan "Türk Escobar" lakaplı Ürfi Çetinkaya, 12 Nisan 2023'te tutuklandı ve 20 Eylül 2024'te İzmir Menemen R Tipi Cezaevi'nde ölü bulundu.</p>

<p>Avrupa ve Türkiye'ye uyuşturucu sevkiyatında adı geçen "Hayalet" lakaplı Orhan Ünğan, 7 Haziran 2024'te düzenlenen Kuyu‑4 operasyonunda gözaltına alındı ve tutuklandı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 108 sanıklı davada yargılanıyor. Ünğan'ın, 2020‑2021 yıllarında Avrupa ve Türkiye'ye toplam en az 4 ton uyuşturucu sevkiyatıyla bağlantısı bulunduğu iddia ediliyor.</p>

<p>Ünğan'ın bazı polis memurlarından destek aldığı iddiaları da bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca adı, 2014'te İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti'nin yakınlarının Büyükçekmece'de öldürülmesi olayında gündeme gelmişti.</p>

<p>Ünğan, geçmişte yargılandığı davalarda üç kez tahliye edilmiş, tahliyeler üst mahkeme tarafından iptal edilmişti. Koronavirüs döneminde cezaevinden izinli çıkarken sahte pasaportla yurtdışına kaçmaya çalışmıştı.</p>

<h2>Zindaşti şaibeli tahliyeyle kaçtı</h2>

<p>Ünğan'ın en büyük rakibi ise İranlı baron Zindaşti. Bu isim, 2018'de "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan tutuklandı, ancak yaklaşık altı ay sonra şaibeli bir şekilde tahliye edildi. Tahliye kararında 2020 yılında hayatını kaybeden eski AKP Milletvekili Burhan Kuzu'nun da devreye girdiği iddiaları ortaya çıkmıştı.</p>

<p>Zindaşti hakkında tahliye kararı veren İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimi Cevdet Özcan meslekten ihraç edildi ve rüşvet aldığı iddiasıyla hakkında dava açıldı.</p>

<p>Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 30 Haziran 2020'de "Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu" olarak duyurulan ve "Bataklık" adı verilen operasyonunda 34 kişi tutuklandı. Uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olmakla suçlanan Çetin Gören ve Nejat Daş da bu kişiler arasındaydı. Operasyonda 70 milyon TL'ye el konulsa da uyuşturucu madde yakalanamadı ve yargılama sonucunda Gören ile Daş beraat etti.</p>

<p>Yine uyuşturucu kaçakçısı olmakla suçlanan Hüseyin Baybaşin Hollanda'da, Mehmet Baybaşin ise İngiltere'de cezaevinde tutuluyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DW Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/uyusturucu-baronlari-neden-yakalanamiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="78849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Aydın son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ali-aydin-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ali-aydin-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, "Ali'nin katledilmesinde gerçek neyse bunun ortaya çıkması için mücadele vereceğiz."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yürüyüş yaptığı güzergahta dün öldürülen önceki dönem İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Eş Başkanı Avukat Ali<a href="https://bianet.org/etiket/ali-aydin-28896" rel="nofollow"> </a>Aydın'ı yüzlerce kişi son yolculuğuna uğurladı.</p>

<p>Ali Aydın, İzmir’in Çiğli ilçesinde dün sabah yürüyüş yaptığı güzergahta saldırıya uğrayarak vücudunun taşla ezilmesi sonucu hayatını kaybetmiş halde bulunmuştu.</p>

<p>Aydın’ın cenazesi saat 15.30'da İzmir'deki Evka 2 Cemevi'ne getirildi. Burada yüzlerce kişi Aydın'ı son yolcuğuna uğurladı.</p>

<p>Ardından Aydın, Çiğli Harmandalı Mezarlığına defnedildi.</p>

<p>Diğer yandan meslektaşları Ali Aydın için Karşıyaka Adliyesi önünde bir araya geldi. Burada yapılan açıklamaya Aydın'ın ailesi, İHD Eş Genel Başkanı Cihan<a href="https://bianet.org/etiket/cihan-aydin-14359" rel="nofollow"> </a>Aydın, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, siyasi parti ve sivili toplum kurumu temsilcileri yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada "Ali Aydın onurumuzdur" ve "İHD susmadı susmayacak" sloganları atıldı.</p>

<h3><meta charset="UTF-8" /><img alt="" class="" height="375" loading="lazy" src="https://static.bianet.org/haber/2026/01/15/eski-ihd-izmir-es-baskani-ali-aydin-son-yolculuguna-ugurlandi.png" width="600" /></h3>

<h3>"Birçok soru işareti var"</h3>

<p>Ali Aydın'ın hak savunucusu ve barışı isteyen biri olduğunu vurgulayan Baro Başkanı Yılmaz, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"Olayı ilk başta öğrendiğimiz gibi yakından takip ediyoruz. Edindiğimiz bilgileri de ilgili makamlara paylaşıyoruz. Az önce şüpheli sorgusu tamamlandıktan sonra tutuklandı. Şüpheli emniyette ve savcılıktaki ifadesinde susma hakkını kullanmıştı. Bize verilen bilgiye göre şüphelinin çok sayıda uyuşturucu sabıkası var. Son zamanlarda örgütlerin ve cemaatlerin bu tür insanları nasıl kullandıklarını biliyoruz. Bu olayda da şüphelerimizi savcılığa ilettik. Savcılık olayın arkasında olduğunu söyledi. Birçok soru işareti var. Ali için çok güzel sözler söylemek mümkün dostumuzu dün elimizden aldılar. Bu cinayetler ve korkutmaya çalışmalar bizi inandığımız yoldan çeviremeyecek."</p>
</blockquote>

<h3>"Soruşturma ilerledikçe dahil olacağız"</h3>

<p>Buna benzer cinayetler için yıllardır adliye kapılarında olduklarını dile getiren İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın da şunları söyledi:</p>

<p><em>"Bugün de çok kıymetli insan hakları savunucusu için burdayız. 'Bu cinayet bir siyasi cinayettir' şeklinde ön kabulümüz yok. Ama bu cinayet bir uyuşturucu müptezelinin yaptığı bir cinayet midir? Buna da mesafeliyiz. Gerçeklerin ortaya çıkması için çabalıyoruz. Bütün hukuk örgütleri ile çabalıyoruz. Dolayısıyla katilin arkasında birileri var mı yok mu, tüm kamuoyunun bu konuda tatmin olması lazım. Bu da etkin bir soruşturmayla ortaya çıkacak. Bütün delillerin toplanması için çabalıyoruz. Cinayetin takipçisi olmaya ve Ali abinin başına gelen vahşetin hesabını sormak için bütün meslektaşlarımız çalışacak. Soruşturmada kısıtlama var ama soruşturma ilerledikçe dahil olacağız."</em></p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Yardımcısı Öztürk Türkdoğan ise "Ali Aydın ile uzun süre mücadele içinde olduk. Ali, bir hakikat ve adalet savunucusuydu. Ali'nin katledilmesinde gerçek neyse bunun ortaya çıkması için mücadele vereceğiz. Her türlü şüpheyi soruşturmaya makamlara ileteceğiz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ali-aydin-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="11282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Aydın cinayeti: "Hırsızlık olduğunu düşünmüyoruz"]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ali-aydin-cinayeti-hirsizlik-oldugunu-dusunmuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ali-aydin-cinayeti-hirsizlik-oldugunu-dusunmuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Ali Aydın'ın öldürülmesine ilişkin konuşan İHD İzmir Bölge Temsilcisi Vetha Aydın, "Sadece onun değil tüm mahallelinin yürüyüş yaptığı alan burası. Hırsızlık olayı diye de düşünmüyoruz. Çünkü cep telefonu ya da üzerinden herhangi bir şey alınmamış. Bir sürü soru işareti var" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Önceki dönem İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) İzmir Şube Eş Başkanı ve yeni dönem yöneticilerinden Ali Aydın, İzmir Çiğili'ye bağlı Evka-2 mahallesinde yürüyüş yaptığı güzergahta öldürüldü. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaya ilişkin kısıtlılık kararı getirdi.</p>

<p>Ailesi sabah yürüyüşü için dışarı çıkan 68 yaşındaki Aydın’dan bir süre sonra haber alamadı. Görenlerin ihbarı üzerine Aydın'ın dönüş güzergahı üzerinde hayvanların bakıldığı bir alanda öldürüldüğü öğrenildi.</p>

<p>Aydın’ın ön otopsisinde taşlı saldırı sonucu öldürüldüğü kaydedildi. Aydın'ın cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken olayla ilgili savcılık soruşturma başlattı. Olaya ilişkin açıklama yapan İzmir Emniyet Müdürlüğü, 28 yaşındaki M.D.E.'nin (28) gözaltına alındığını duyurdu.</p>

<p>Aydın'ın sabah yürüyüşünde vücudunun taşla ezilmesi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Yaşananları bianet'e anlatan İHD İzmir Bölge Temsilcisi Vetha Aydın, "<em>Sadece onun değil tüm mahallelinin yürüyüş yaptığı alan burası. Hırsızlık olayı diye de düşünmüyoruz. Çünkü cep telefonu ya da üzerinden herhangi bir şey alınmamış. Bir sürü soru işareti var</em>" dedi.</p>

<h3>Bugün defnedilecek</h3>

<p>Diğer yandan İHD İzmir Şubesi Ali Aydın’ın cenaze programını duyurdu. Aydın,  saat 15.30'da Evka 2 Cemevinden düzenlenecek törenin ardından Çiğli Harmandalı Mezarlığına defnedilecek.</p>

<h3>"Bir sürü soru işareti var"</h3>

<p>İHD İzmir Bölge Temsilcisi Vetha Aydın yaşananları bianet'e anlattı:</p>

<p><em>"Ali, yıllardır sabahları yürüyüş yaptığı sahada saldırıya uğruyor. Sadece onun değil tüm mahallelinin yürüyüş yaptığı alan burası. Her gün olduğu gibi bugün de yürüyüşe çıkıyor. Dönüş güzergahında hayvanların bakıldığı bir ağıl var, orada saldırıya uğruyor. Ama görgü tanığı yok, kamera yok, hiçbir şey yok. Otopsisi yapıldı, vücudu taşla ezilmiş, şuan ATK'ye götürüldü. Hırsızlık olayı diye düşünmüyoruz. Çünkü cep telefonu ya da üzerinden herhangi bir şey alınmamış. Görenler aileye haber veriyor. Bir sürü soru işareti var."</em></p>

<h3>"Yıllarca mücadele etti"</h3>

<p>Ali Aydın'ın Dersimli Alevi bir kimliğe sahip olduğunu söyleyen Vetha Aydın, "Yıllardır mücadelenin içerisinde olan, İHD'de, ÇHD'de çalışan bir avukat. Davalarda hep mağdurların yanında yer aldı, hapishanelerde gözlemler yapan mücadeleci bir arkadaşımızdı" dedi.</p>

<h3>İHD'den ilk açıklama</h3>

<p>İHD Genel Merkezinden yapılan açıklamada ise şöyle denildi:</p>

<p><em>"Çok üzgünüz... Geçmiş dönemlerde İHD İzmir Şubesi Eş Başkanlığı ve İHD Bölge Temsilciliği yapan arkadaşımız Avukat Ali Aydın bugün uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir. Olay İHD üyesi avukat arkadaşlarımız ve İzmir Barosu tarafından takip edilmektedir. Olaya dair detaylar netleştirildikten sonra, gerekli bilgiler soruşturma gizliliği ilkesi çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılacaktır. Ailesine, yakınlarına ve insan hakları savunucularına başsağlığı diliyoruz..."</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Acımızın ve öfkemizin tarifi yoktur"</h3>

<p>Aydın'ın ölümüne ilişkin kayıtlı bulunduğu İzmir Barosu'ndan da açıklama geldi. Baro'dan yapılan açıklamada, "Meslektaşımız Av. Ali Aydın, bugün sabah saatlerinde yürüyüş yaptığı sırada katledilmiştir. Acımızın ve öfkemizin tarifi yoktur. İzmir Barosu yönetimi olarak olayı başından itibaren titizlikle takip ettiğimizi bildirir, edinilen sağlıklı bilgileri kamuoyunun bilgisine sunacağımızı duyururuz. Ailesinin ve tüm meslektaşlarımızın başı sağ olsun" denildi.</p>

<h3>"Şüpheli gözaltında"</h3>

<p>Olaya ilişkin emniyetten yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

<p><em>"Çiğli ilçesinde 14 Ocak 2026 günü sabah saatlerinde Evka-2 bölgesinde dağlık alanda bir erkek şahsa ait cansız beden bulunmuştur. Olayın maktulünün A.A. (1957 doğumlu – emekli öğretmen, serbest avukat) olduğu belirlenmiştir. Konu ile ilgili başlatılan kapsamlı çalışmalar neticesinde, olayın şüphelisinin M.D.E. (1996 doğumlu) olduğu tespit edilmiş ve şahıs kısa sürede polis ekipleri tarafından yakalanmıştır. </em><em>Şüpheli şahsın, olayla ilgili yapılan ilk görüşmede suçu işlediğini kabul ettiği, olayın uyuşturucu/uyarıcı madde etkisi altında gerçekleştiğini beyan ettiği öğrenilmiştir. Olayla ilgili adli tahkikat çok yönlü olarak devam etmektedir."</em></p>

<blockquote>
<p><em>Ali Aydın kimdir?</em></p>

<p>Önceki dönem İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) İzmir Şube Eş Başkanı Avukat Ali<a href="https://bianet.org/etiket/ali-aydin-28896" rel="nofollow"> </a>Aydın, </p>

<p>1957 yılında Dersim'de doğdu. Mersin Öğretmen Okulu mezunu olan Aydın, emekli öğretmen ve aynı zamanda avukat.</p>

<p>Aydın, İHD'de 2016 ve 2018 yılları arasında şube başkanlığı, 2020 ve 2023 arasında MYK üyeliği ve bölge temsilciliği, 2023 ve 2025 yılları arasında ise yine şube eş başkanlığı görevlerini üstlendi. Ayrıca derneğin şube sekreterliği ve diğer komisyonlarında da çeşitli görevler aldı.</p>

<p>Son olarak İHD yöneticisi ve Eşit Haklar İçin İzleme Derneği Yönetim Kurulu üyesiydi.</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ali-aydin-cinayeti-hirsizlik-oldugunu-dusunmuyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 07:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="15232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuğba Yavaş olayında otopsi bilmecesi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/tugba-yavas-olayinda-otopsi-bilmecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/tugba-yavas-olayinda-otopsi-bilmecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de 39 yaşındaki restoratörün 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayla ilgili görülen davaya, ölen kadın ile ilgili yanlış bilgilerin yer aldığı otopsi raporu damga vurdu. 1]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale'de 39 yaşındaki restoratörün 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayla ilgili görülen davaya, ölen kadın ile ilgili yanlış bilgilerin yer aldığı otopsi raporu damga vurdu. 1.55 boyunda 81 kilo ağırlığındaki Tuğba Yavaş'ın otopsi raporunda boy uzunluğunun 1.70 olarak kaydedildiğini belirten müşteki avukatı Türkan Kara, '1.55 boyundaki mütevvefayı 1.70 yazdığınız zaman o balkondan onun atlayabilme ihtimalini güçlendirmiş oluyorsunuz' dedi.</p>

<p>30 Ekim 2024 tarihinde merkeze bağlı Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi'ndeki bir apartmanda Tuğba Yavaş (39), 5'inci kattaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Yavaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda ekipler, Tuğba Yavaş'ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş'ın ifadesine başvurdu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı'nın soruşturmayı tamamlamasının ardından iddianame hazırlandı. Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında 'başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi' suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesince ele alındı. Bu arada sanık Alptekin Yavaş'ın avukatları, yeni duruşma öncesi tutukluluk için itiraz etti. Mahkeme, sanık Yavaş'ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Ayrıca davanın 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verildi. Geçtiğimiz günlerde 5'inci duruşması görülen davada hakim, keşif raporu talebi ve bilirkişi raporunun yenilenmesi talebini reddetti.</p>

<p>'Dava bize göre şüpheli bir kadın ölümüdür'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dava dosyasının suç niteliği değiştirilerek ağır ceza mahkemesinden, asliye ceza mahkemesine taşınmasının hukuki olarak doğru olmadığını söyleyen İstanbul Barosu Avukatı Türkan Kara, 'Tuğba Yavaş, Çanakkale'deki evinde gece yarısı 5. kattaki balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden bir kardeşimiz. Dava bize göre şüpheli bir kadın ölümüdür. Dolayısıyla titizlikle incelenmesi gereken bir dosya. Fakat garip bir şekilde dosya en başında 'kadına karşı kasten öldürme'den açılmış olmakla beraber kısa bir süre zarfında bizim çok daha açıklayamadığımız, anlayamadığımız bir biçimde dosya ağır cezadan görevsizlikle ve 'intihara yönlendirme' şeklinde bir suç vasfında değişiklik yapılarak asliye cezaya gönderiliyor ve dava oradan görülmeye devam ediyor. Biz bunun hukuki olarak doğru olmadığını düşünüyoruz. Başından beri de buna dair itirazlarımızı yaptık biz, en azından dosyayı aldığımız andan itibaren. Ağır cezada görülmesi gereken bir dosya olduğunu vurguluyoruz. Fakat mahkeme sürekli reddetmektedir. Bizden önce de reddedilmiş. Gerek tanık beyanları, gerekse Tuğba'nın yaşamı, buna ilişkin görgüler, olayın oluş şekli, düşmesine ilişkin tanık beyanının yüzüstü, kafa üstü düştüğüne dair durum, hemen düşmesinden evvel eşiyle evde yaşamış olduğu bir arbede, evde bulunan kanlı peçeteler vs. çok ciddi şüpheler söz konusuyken garip bir şekilde intihara teşvik gibi bizim de anlamlandıramadığımız bir biçimde dosya asliye cezada görülüyor. Buna itirazımızı dediğim gibi sürekli olarak yapıyoruz fakat kabul görmüyor' dedi.</p>

<p>'Yüksekten düşmeye bağlı ölümlerde doğal mı ittirilme mi olduğu araştırılmalı'</p>

<p>Yüksekten düşmeye bağlı bir ölümde mutlaka olayın kaza mı, ittirilme mi olduğunun detaylı olarak incelenmesi gerektiğini söyleyen Avukat Türkan Kara, 'Bu celse biz dosyada soruşturma aşamasından beri özellikle şüpheli yüksekten düşmeye bağlı ölümlerde mutlak surette bu düşmenin bir doğal, kazayla bir düşme mi olduğu yoksa bir itme, bir kuvvetle ileri itilmek suretiyle mi kişinin oradan düştüğünün mutlak surette araştırılması bu tip davalarda maddi gerçeğin ortaya çıkması için olmazsa olmaz bir ana delildir. Ne gariptir ki bu dosyada hiçbir aşamada bu yapılmamış. Biz dosyayı aldıktan sonraki duruşmalarımızda da sürekli olarak bunu talep etmemize rağmen, bir önceki celsede bu talebimiz değerlendirmeye alınacağı söylenmiş olmasına rağmen son katıldığımız duruşmada talebimiz açıkça bize göre gerekçesiz bir biçimde bu aşamada dosyaya bir faydası olmayacağı düşünüldüğünden, reddine şeklinde bir red kararı aldık. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu hukuki olarak bize göre bir garabettir' diye konuştu.</p>

<p>'Bu tarz kadın ölümleri intihar gibi gösterildiği için artıyor'</p>

<p>Bu davada gerçeğin ortaya çıkması için olay yerinde keşfin yapılması için çabaladıklarını aktaran Türkan Kara, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'Eğer maddi bir gerçeği ortaya çıkarmak ve bu kadının intihar mı ettiğini yoksa gerçekten birinci derecede şüpheli olan o an yanında bulunan eş tarafından itilip itilmediği noktasını açıklığa kavuşturmadan böyle bir dosyayı kapatamazsınız. Bu dosyayı bu şekilde kapattığınız zaman bu tarz ölümlere ve bu tarz kadın ölümlerine diyeceğim ki giderek artış gösteriyor farkındaysanız yüksekten ölümler, düşerek ölümler. Neden? Çünkü intihara kaydırma ya da kaza diyerek üstünü örtme ihtimalinin çok daha yüksek olduğu bir ölüm biçimidir yüksekten düşme. Özellikle de bir kadın ölümü ise bu. Mutlak surette şüphelidir. Bizim çabamız bu keşfin yapılması ODTÜ veya benzeri bir kurumdan fizik mühendisi, adli kriminal birimlerden gelecek bilirkişilerle mevcut olay yeri dediğimiz balkonda bir keşfin yapılması hatta bir canlandırma yapılmak suretiyle işin gerçeğinin açığa çıkarılması.'</p>

<p>'Biz kimseyi itham etmiyoruz masumiyet karinesi esastır'</p>

<p>Sadece olayın açıklığa kavuşmasını istediklerini belirten Avukat Kara, 'Biz kimseyi itham etmiyoruz, masumiyet karinesi esastır. Sadece olayın gerçekte nasıl olmuş olduğunun bilimsel olarak ortaya dökülmesinin şart olduğunu ve ancak bu şekilde verilecek kararın güvenilir bir hukuk kararı olup da vicdanları rahatlatabileceğine inanıyoruz ki doğrusu da budur. Beklentimiz bu yöndeydi fakat reddedildi talebimiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Hiçbir hatayı basit veya yanlışlıkla yapılmış bir hata olarak değerlendiremiyoruz'</p>

<p>Dava dosyasında sadece otopsi raporu olduğunu, bunun da yanlışlıklar içerdiğini vurgulayan Türkan Kara, 'Enteresan bir şekilde pek fazla bir rapor yok. Otopsi raporu var. Orada da bizim müvekkilimiz vefat eden Tuğba Yavaş, 1,55 boyunda ve 81 kilo ağırlığında bir kadın olmasına rağmen raporda boyu 1.70 olarak yazılmış, kilosunu da çok daha düşük yazmışlar. Bu bile ne kadar ciddiyetsiz bir şekilde düzenlendiğini de göstermektedir. Bizi de şu açıdan da düşündürmektedir; Tuğba hanımın boyu 1,55 ve düştüğü iddia edilen balkondaki yükseklik de 1,30, dolayısıyla bu belki de bunun önüne geçmek için de bizim sehven diye düşünmek istediğimiz bu hata ümit ediyoruz ki bilerek yapılmamıştır. Yani maalesef pek çok değişik durumlarla karşılaştığımız için dosyalarda ister istemez çok temkinli yaklaşıyoruz ve hiçbir hatayı da basit veya yanlışlıkla yapılmış bir hata olarak değerlendiremiyoruz. Hukukçu olarak bu şekilde bakmamız mümkün değil çünkü o insanın dosyasının akıbetini, verilecek kararı tamamen değiştirebiliyor. Bütün ayrıntılar bize göre çok önemli, böyle bir hatayı biz kabul etmiyoruz. Böyle bir rapora biz nasıl güvenebiliriz? 1.55 boyundaki mütevvefayı 1.70 yazdığınız zaman o balkondan onun atlayabilme ihtimalini güçlendirmiş oluyorsunuz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Birisi tarafından itilmeden ya da bir şeyin üstüne basmadan o balkona çıkabilme ihtimali yok'</p>

<p>Otopsi raporundaki yanlışlığın dosya seyrini değiştirebileceğine dikkat çeken Kara, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Oysa ki kadının bir yardım almadan ya da birisi tarafından itilmeden ya da bir şeyin üstüne basmadan o balkona çıkabilme ihtimali yok. Boyu 1.55 çünkü ve 80 kilo bir kardeşimiz. Dolayısıyla hani belki tırmanış sporlarıyla ilgilenenlerin o çevikliği gösterebileceği bir ortamdan bahsediyoruz. Ben gidip kendim de olay yerini gördüm ve orada gördüğümüz o balkonun üzerindeki trabzanın balkonu olan yakınlığına baktığınız zaman hani ayağınızı bile sokamıyorsunuz ve öyle bir yapıda ki biri orada herhangi biri bugün Tuba ya da bir başkası oraya ayağını attığı anda aşağıdadır direkt. Orada sanığın anlattığı gibi işte bir sürü orada tutulu kalması, o arada onların neredeyse sohbet etmesi, işte ellerinden kayması vesairesi hiçbir şekilde bize göre bir gerçeklik ve inandırıcılık taşımıyor. Hayatın olağan akışına da son derece ters bir durum.'</p>

<p>'Maalesef kadın cinayetleri dosyalarında ölen kadınlarımız hep suçlu gösterilmeye çalışılır'</p>

<p>Avukat Türkan Kara, sözlerini şöyle tamamladı: 'Bu kadar çelişki varken burada canlandırmalı bir keşfin yapılmamasını da ben sadece ailenin avukatı olduğumdan değil her türlü yüksekten düşmeye bağlı kadın ölümlerinde bunun yapılmamasını kabul etmiyorum. Çünkü bu yapılmadan gerçeğe ulaşmak gerçekten mümkün değil. Maalesef kadın cinayetleri dosyalarında ölen kadınlarımız hep suçlu gösterilmeye çalışılır. Ölen kadınlar mutlak surette kötü yoldadır, istenilen gibi giyinmiyordur, istenmeyen bir saatte dışarı çıkmıştır, kesin psikolojik sorunları vardır senaryo hep bunun üzerine kuruludur. Adeta ölmüş olan kadın olaydan suçlu çıkar ve bu ölümü hak etmiştir gibi bir manzara çıkar. Ölen kadınlarımız özellikle sanık tarafından hep suçlu gösterilmeye çalışılarak onların yaşamı irdelenir ve adeta hakettiği dillendirilir bu son derece yanlıştır. Biz bu algının toplumda değişmesi için mücadele ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/tugba-yavas-olayinda-otopsi-bilmecesi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="47499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oktay Kaynarca ile diğer şüpheliler saç ve kan örneği verdi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/oktay-kaynarcanin-da-aralarinda-bulundugu-supheliler-adli-tip-kurumunda-sac-ve-kan-ornegi-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/oktay-kaynarcanin-da-aralarinda-bulundugu-supheliler-adli-tip-kurumunda-sac-ve-kan-ornegi-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Oktay Kaynarca ve şüpheliler saç ve kan örneklerinin alınması için Adli Tıp Kurumu'na getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Oktay Kaynarca ve şüpheliler saç ve kan örneklerinin alınması için Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Adli tıpta işlemleri tamamlanan Oktay Kaynarca ve şüpheliler tekrar İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında bugün Jandarma ekipleri tarafından Oktay Kaynarca, şarkıcı Emel Müftüoğlu, Neda Ş., Ali S., Rabia K. ve Selen Ç., jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Oyuncu Oktay Kaynarca ve şüpheliler saç ve kan örneklerinin alınması için Bahçelievler'de bulunan Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Saç ve kan örnekleri alınan Oktay Kaynarca ve şüpheliler tekrar İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/oktay-kaynarcanin-da-aralarinda-bulundugu-supheliler-adli-tip-kurumunda-sac-ve-kan-ornegi-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="70013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adliye Mahkemesi'nde silahlı saldırı: Savcı, hakimeyi vurdu]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/kartal-bolge-adliye-mahkemesinde-silahli-saldiri-savci-hakimeyi-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/kartal-bolge-adliye-mahkemesinde-silahli-saldiri-savci-hakimeyi-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli savcı M.Ç.K., hakime A.K.'yı silahla yaraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli savcı M.Ç.K., hakime A.K.'yı silahla yaraladı.</p>

<p>Olay, 13.15 sıralarında Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde meydana geldi. Anadolu Adliyesi'de görevli savcı M.Ç.K., 23. Ceza Dairesi'nde üye hakime A.K.Y. 'ı aralarında yaşanan anlaşmazlık sonucu hakimenin makam odasında silahla yaraladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesine kaldırılan hakimenin durumunun şu an için iyi olduğu öğrenildi. Adliyeye çok sayıda polisi olay yeri incelemek gibi sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/kartal-bolge-adliye-mahkemesinde-silahli-saldiri-savci-hakimeyi-vurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="78776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye yağışlarla nefes aldı ama tehlike sürüyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/turkiye-yagislarla-nefes-aldi-ama-tehlike-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/turkiye-yagislarla-nefes-aldi-ama-tehlike-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Yağışlar kısa sürede barajları doldursa bile, yanlış su yönetimi ve planlama sürdüğü sürece kentlerin gelecekte susuz kalması kaçınılmazdır"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emel Ünal, kuraklık ve sel gibi olayların yalnızca iklim değişimine bağlanmasının, su yönetimindeki yapısal sorunları görünmez kıldığı uyarısında bulundu. Ünal, Ünal, "Asıl çözüm barajların dolmasını beklemek değil, doğa olaylarını felakete dönüştüren sistemi görmek ve değiştirmektir" dedi.</p>

<p>DW Türkçe'ye konuşan Emel Ünal, 2025 yılı yağış verilerinin Karadeniz Bölgesi dışında Türkiye genelinde normallerin altında kaldığını söylüyor. Ünal'a göre özellikle iç ve güney kesimlerde yağışların ciddi biçimde azalması, tarım alanları ve baraj havzalarında kuraklık etkilerini belirginleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak Ünal, kentlerde yaşanan su krizinin yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağını vurguluyor. Kuraklığın meteorolojik bir süreç olarak başladığını kaydeden Ünal, "Bu doğa olayının bir afete ya da susuzluğa dönüşmesi yönetimsel tercihlerle ilgilidir. Doğal su tutma kapasitesine sahip alanların kaybedilmesi ve artan yerleşim baskısı, barajların ve göllerin su bütçesini doğrudan olumsuz etkiliyor" diyor.</p>

<p>Nüfus yoğunluğu, plansız kentleşme ve su yoğun endüstriyel yatırımların mevcut kaynaklar üzerinde sürdürülemez bir baskı oluşturduğunu belirten Ünal'a göre, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşanan su sorunları yalnızca yağış azlığıyla açıklanamaz. "Yağışlar kısa sürede barajları doldursa bile, yanlış su yönetimi ve planlama sürdüğü sürece kentlerin gelecekte susuz kalması kaçınılmazdır" değerlendirmesini yapıyor.</p>

<h2><img alt="" class="" height="416" src="https://medyayazarcom.teimg.com/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></h2>

<h2>Türkiye'yi 2026'da ne bekliyor?</h2>

<p>2026 yılına ilişkin projeksiyonlara da değinen Ünal, hava tahmin modellerinin özellikle iç ve doğu kesimlerde yılın ilk aylarında kuraklık etkilerinin sürebileceğine işaret ettiğini aktarıyor. Bazı bölgelerde yağışların normal seviyelerine yaklaşmasının ise yalnızca geçici bir rahatlama yaratabileceğini belirten Ünal, "Asıl çözüm barajların dolmasını beklemek değil, doğa olaylarını felakete dönüştüren sistemi görmek ve değiştirmektir" diyor.</p>

<p>Ünal ayrıca, kuraklık ve sel gibi olayların yalnızca iklim değişimine bağlanmasının, su yönetimindeki yapısal sorunları görünmez kıldığı uyarısında bulunuyor. Belediyelerde meteoroloji mühendislerinin aktif görev almasının, uzun ve kısa vadeli tahminlerin doğru yorumlanmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Ünal, "Olayları çarpıtmak yaşanacak en büyük afettir. Suyun, yaşam hakkı temelinde planlanması gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/turkiye-yagislarla-nefes-aldi-ama-tehlike-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="86862"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
