<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kente Karşı Sorumluyuz</title>
    <link>https://www.medyayazar.com</link>
    <description>Medyayazar, Sakarya ve şehir yaşamı üzerine gözlem ve yorum yazılarının yer aldığı bağımsız bir blogdur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyayazar.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2026 12:36:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurşun, yoksulluk ve çocukluk: Sessiz şiddetin raporu]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/medyayazar-com/uploads/2026/04/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporupng.webp" type="image/jpeg" length="31751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser ilacında sahtecilik ve bavul ticareti]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/kanser-ilacinda-sahtecilik-ve-bavul-ticareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/kanser-ilacinda-sahtecilik-ve-bavul-ticareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/kanser-ilacinda-sahtecilik-ve-bavul-ticareti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/medyayazar-com/uploads/2026/04/76740971-1004.webp" type="image/jpeg" length="65586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Büyük Beşli'den ölümler artıyor!]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/buyuk-besliden-olumler-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/buyuk-besliden-olumler-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜSAD, “büyük beşli” olarak adlandırılan “KOAH, astım, zatürre, tüberküloz ve akciğer kanseri” hastalıklarındaki ölüm oranlarının yüksekliğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜSAD, “büyük beşli” olarak adlandırılan “KOAH, astım, zatürre, tüberküloz ve akciğer kanseri” hastalıklarındaki ölüm oranlarının yüksekliğine dikkat çekti. 25 Eylül Dünya Akciğer Günü nedeniyle açıklama yapan TÜSAD Akciğer Kanseri Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Pınar Akın Kabalak, tütün ve tütün ürünleri kullanımıyla mücadelenin yanı sıra erken teşhis ve tedaviye erişimin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İnsan sağlığını olumsuz etkileyen akciğer hastalıkları konusunda bilgi veren Kabalak, “büyük 5’li” olarak adlandırılan hastalıkların sonuçlarını şöyle aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Akciğer kanseri, kanser ilişkili ölümlerde ilk sırada yer alıyor. Akciğer kanseri erkeklerde prostat kanserine göre, kadınlarda ise meme kanserine göre 3 kat daha ölümcül. 2023 yılı sonuna kadar 238 bin 340 kişinin daha akciğer kanseri tanısı alacağı tahmin ediliyor. Bu hastalardan da yaklaşık 12 bin 70 kişinin akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülüyor.</li>
</ul>

<ul>
 <li>KOAH nedeniyle yıllık yaklaşık 3,2 milyon insan hayatını kaybediyor. Astım 262 milyon kişi ile en yaygın bulaşıcı olmayan hastalık. Özellikle COVID-19 pandemisi ile sıklığı giderek artan tüberküloz ise yeniden ciddi bir toplum sağlığı problemi olmaya maalesef başladı.</li>
</ul>

<p><strong>EKONOMİK YÜK VE EŞİTSİZLİK DE SORUN</strong></p>

<p>Bu ciddi beş akciğer hastalığının ekonomik yükünde de ciddi artışlar yaşandığını da dikkat çeken Kabalak, şunları söyledi: “Örneğin pnömoni tedavisinin yıllık maaliyeti 71–167 milyar dolar olarak hesaplanmış. Amerika’da astım için yıllık 18 milyar dolar bütçe ayrılıyor. Bu yüksek rakamlara gelir dağılımındaki dengesizlik-eşitsizlik de eklenince, özellikle düşük gelirli ülkelerde kişiler yetersiz sağlık bakım hizmetine mahkûm oluyor.”</p>

<p>Dünya Akciğer Günü’nün bu yılki temasının “kimseyi geride bırakmadan herkes için önlemlere ve tedaviye erişim” olduğunu belirten Kabalak, “Küresel yükün azaltılması için erken teşhis ve tarama yöntemlerinin yaygınlaşması gerekiyor. Akciğer hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde eşitsizliklerin azaltılması çok önemli” dedi. Kabalak, bu konuda şu örneği verdi: “COVID-19 pandemisinde etkin aşının duyurulmasının ardından, düşük gelirli ülkelere aşının ulaşması ortalama 100 gün daha geç oldu ve popülasyonun sadece yüzde 25’ine uygulanabildi. Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 72. İşte bu nedenle başta devletler ve uluslararası kuruluşlar olmak üzere ilgili tüm kurumlar akciğer sağlığı için gerekli önlem ve tedavi gerekliliklerini istisnasız her bireye ulaştırmak için organize olmalı.”</p>

<p><strong>BAŞ SORUMLU TÜTÜN VE HAVA KİRLİLİĞİ</strong></p>

<p>“Hava kirliliği, tütün ürünleri ve iklim değişikliğine bağlı olarak solunum sağlığının korunması giderek zorlaştı” diyen Kabalak; şu uyarıları da yaptı: “Tütün ve tütün ürünlerine maruziyet çok önemli ama önlenebilir bir etmen. Mentollü sigara veya elektronik sigara çeşitleri ile gençlerde tütün ürünü kullanımı daha az zararlı ve masum gibi gösterilmeye çalışılsa da yarattıkları etkiler en az klasik sigara kadar zararlı. Tütün ve tütün ürünleri kullanımı akciğer kanserinin ilk sıradaki nedeni. Mesleki maruziyet de ikinci sırada yer alıyor. Radon gazı, iç ve dış ortam hava kirliliği, arsenik, asbest, dizel egzoz dumanı gibi maddelere maruz kalmak riski artırıyor. Gitgide artan şehirleşme, orman arazilerinin azalması ile günlük yaşantıda bu risklere farkında olmadan daha da fazla maruz kalıyoruz. Küresel iklim değişikliğinin bir sonucu ortaya çıkan devasa yangınlar nedeniyle havada partiküler madde oranı artmakta ve solunan hava kalitesi düşüyor.”</p>

<p><strong>MÜZE GAZHANE’DE ÖZEL ETKİNLİK</strong></p>

<p>Bu arada, TÜSAD’ın paydaşı olduğu Türkiye Solunum Koalisyonu tarafından 27 Eylül’de Dünya Akciğer Günü kapsamında özel bir etkinlik organize ediliyor. 13:00-19:00 saatleri arasında Müze Gazhane'de bulunan Pazar yerinde gerçekleşecek etkinlik kapsamında akciğer sağlığına yönelik halk seminerlerinin yanı sıra akciğer kapasitesi ölçümleri, pedal çevirme alanı ve solunum sağlığına yönelik egzersiz eğitimi yer alacak. TÜSAD Başkanı Prof. Dr. Şule Akçay, “Tüm İstanbulluları solunum sağlığıyla ilgili ücretsiz tarama ve ölçümlerin yapılacağı bu etkinliğe davet ediyoruz. Türkiye Solunum Koalisyonu tarafından düzenlenen bu özel organizasyonla akciğer sağlığı hakkında halkımıza bilgi verecek ve Türkiye’nin solunum sağlığı konusundaki farkındalığını artırmak amacıyla faaliyetler gerçekleştireceğiz” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/buyuk-besliden-olumler-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Sep 2023 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="73960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer ile unutkanlık arasındaki 10 önemli fark]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/alzheimer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/alzheimer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzde yaklaşık 55 milyon kişi demans (bunama) hastası olarak yaşamını sürdürürken, Alzheimer hastalığı en sık bunama nedeni olarak karşımıza çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda giderek yaygınlaşan hastalık ilerleyici beyin hücre kaybı ile seyrediyor ve hastalığın evresine göre çeşitli bilişsel bozukluklar, duygusal/ davranışsal değişiklikler ve fiziksel/ fonksiyonel gerilemelere yol açıyor.</p>

<p>Modern çağda ortalama yaşam süresi giderek uzarken Alzheimer hastalığının görülme sıklığının da arttığını belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya,</strong>&nbsp;“Yapılan çalışmalar; Alzheimer hastalığının 65 yaşın üzerindeki kişilerde yüzde 3-11, 85 yaşın üzerinde ise yüzde 20-47 oranında görüldüğünü, 65 ile 85 yaşları arasında hastalığın görülme sıklığının her beş yılda bir 2 katına çıktığını ortaya koyuyor. Günümüzde Türkiye’de 300 bin civarında Alzheimer hastası bulunurken, genç nüfusun giderek yaşlanacağı bir ülke olarak Türkiye’de 30-40 yıl sonra bu hastalığın en önemli sağlık sorunlarından biri haline geleceği görülüyor” diyor.</p>

<p>Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, bunama ile normal yaşlanma sürecine bağlı unutkanlığın karıştırılmaması gerektiğinin altını çizerken, hastanın ve ailesinin günlük yaşantısını kabusa çevirebilen Alzheimer’a karşı toplumsal farkındalığın oluşturulmasının son derece önemli olduğunu vurguluyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim ÜyesiYıldız Kaya,&nbsp;<strong>1-30 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Ayı</strong>&nbsp;kapsamında yaptığı açıklamada Alzheimer hastalığı ile normal bir unutkanlık arasındaki 10 önemli farkı ve Alzheimer’ın en sık rastlanan 10 belirtisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. &nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Günlük yaşam aktivitelerini bozan hafıza kaybı</strong></p>

<p>Özellikle hastalığın erken evresinde yakın zamanda öğrenilen bilgileri unutma en sık görülen bulgulardan biridir. Hastalar önemli günleri veya olayları unuturlar. Sürekli aynı soruları tekrarlarlar ve bu nedenle not almaya veya yakınlarından bazı işlerini yapabilmek için yardım istemeye başlarlar. Yaşlanmaya bağlı hafıza bozukluğunda ise hasta bazen isimleri ve randevuları unutabilir fakat daha sonra bu bilgileri hatırlar.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Plan yapma ve problemleri çözmede güçlük</strong></p>

<p>Kişi gereken bir işi planlamada ve hesap yapmada zorluk yaşamaya başlar. Aylık parasal hesapları yönetmede zorlanır. Daha önce yapabildikleri işleri daha uzun sürede bitirirler ve konsantre olmakta zorlanırlar. Yaşlanmaya bağlı süreçte ise finansal işlevlerde, hesaplamada veya evinin mali işlerinde nadiren hatalar yaparlar.</p>

<p></p>

<p><strong>Bildikleri günlük işleri yapmada zorluk</strong></p>

<p>Alzheimer hastaları rutinde yaptıkları günlük işlerini yapmakta zorluk yaşarlar. Bildikleri bir yere gitmekte, evlerinin yolunu zorlanabilirler. Alışveriş listesini hazırlayamazlar veya çok iyi bildikleri bir oyunun kurallarını hatırlayamayabilirler. Yaşlanmaya bağlı dönemde ise kişiler bazen yeni aldıkları fırın gibi bir aleti çalıştırma veya televizyon dizisini kaydederek tekrar seyretme gibi daha kompleks işlerde hatalar yapabilirler.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Zamanı ve bulunduğu mekanı karıştırma</strong></p>

<p>Alzheimer hastaları günleri, mevsimleri ve zamanı karıştırırlar. Bazen buldukları ortamı ve hatta kendi evlerini tanıyamazlar ve oraya nasıl geldiklerini sorarlar. Yaşlanmaya bağlı unutkanlıkta ise haftanın hangi günü olduğunu karıştırıp sonra ipuçları ile hatırlarlar.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Görsel algılamada zorluk yaşama</strong></p>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya “Bazı Alzheimer hastalarında gördüğünü algılamakta zorluk olabilir. Bu nedenle okumada ve yazmada zorluk ve bazen yürürken denge kaybı gelişebilir. Ayrıca bazı durumlarda mesafeyi ayarlamakta ve renklerin ayrımını yapmakta zorluk gelişmesi nedeniyle özellikle araba kullanmayı beceremezler. Yaşlanmaya bağlı durumlarda ise kişinin katarakt gibi göze bağlı sağlık sorunu var ise görme bozuklukları görülür” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Konuşma ve yazmada zorlanma</strong></p>

<p>Alzheimer hastaları bir sohbete katılmak ve konuşmayı takip etmekte zorlanırlar. Konuşurken aniden durup ne söyleyeceklerini unuturlar veya söylediklerini tekrar etmeye başlarlar. Kelime bulmakta, eşyaların ismini bulmakta zorluk çekerler ve yanlış kelimeler ile isimlendirirler. Yaşa bağlı süreçlerde ise bazen doğru kelimeyi bulmakta zorluk olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Eşyaların yerini bulmakta zorluk</strong></p>

<p>Alzheimer hastaları eşyaları alışılmadık yerlere koyup daha sonra o yeri hatırlayamazlar. Birlikte yaşadıkları kişileri eşyalarını çalmakla suçlayabilirler. Yaşa bağlı unutkanlıkta nadiren eşyalarını koydukları yerleri unutsalar da daha sonra arayarak bulabilirler.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Karar vermede zorluk</strong></p>

<p>Özellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde hastalar bir işle ilgili karar verme ve muhakeme yeteneğinde zorluk yaşarlar. Mali işlerini planlayamazlar. Banyo yapma, el yıkama gibi öz bakımları ilgili işlevlerinde bozulma olur. Yaşa bağlı unutkanlık döneminde bazen yanlış kararlar vererek hatalar yapabilirler ancak daha sonra bunu çözebilirler.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Sosyal aktivitelerden ve işyerinden uzak durma&nbsp;</strong></p>

<p>Alzheimer hastaları bir konuşmaya dahil olup konuyu takip edemediklerinden dolayı sosyal aktivitelerden, eskiden yaptığı hobilerden ve aktivitelerden kaçınırlar. Yaşa bağlı süreçte ise bazen isteksizliğe bağlı ailevi ve sosyal olaylara katılmama olabilir.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Kişilik ve duygulanımda değişiklikler&nbsp;</strong></p>

<p>Alzheimer hastalığı olan bireylerde şüphecilik, akıllarının kolaylıkla karışması, depresyon, endişe ve korku hali gelişebilir. Güvenli alanlarından çıktıklarında, ev yaşamında nedeni olmaksızın, kolaylıkla sinirli veya üzgün ruh haline geçebilirler. Yaşlanmaya bağlı dönemde ise kişilerin bazı işlerini yapmakta kendilerine özgü yöntemleri olup, bu rutinleri bozulduğunda kızgınlık ve huzursuzluk yaşayabilirler. &nbsp;</p>

<blockquote>
<p><strong>Unutkanlığınız bu nedenlerden olabilir!</strong></p>

<p>Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya “Yaşlanmanın dışında vitamin eksiklikleri, hormonal bozukluklar gibi bir çok nedenle bilişsel bozukluklar gelişebileceği aşikar olup kişilerde varolan unutkanlığın Alzheimer hastalığına mı veya diğer nedenlere mi bağlı olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Eğer unutkanlık nedeni Alzheimer hastalığına ve bunama nedenlerine bağlı değilse diğer tedavi edilebilir unutkanlık nedenleri göz önünde bulundurularak kişinin yaşam kalitesi düzeltilebilir. Eğer bulgular Alzheimer hastalığına bağlı ise erken evrede tedavi başlanması, hastalık sürecinin yavaşlatılması ve hem hasta hem de aile bireylerinin gelecek dönemleri ile ilgili plan ve yaşamlarını düzenlemeleri açısından önem taşımaktadır” diyor. &nbsp;</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/alzheimer</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2023 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="40989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Antioksidanlar bağışıklık sistemimizi koruyor"]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/antioksidanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/antioksidanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Dilara Kocacık Uygun, "Antioksidanlar, bağışıklık sistemini destekleyerek vücudun hastalıklara karşı daha dirençli hale gelmesini sağlıyor" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri; hastalıklardan korunmak için vücudumuzun savunma mekanizması olan bağışıklık sistemimiz. Bağışıklık sistemi bizi çevresel tehditlere karşı korurken sağlıklı bir yaşam sürmemizi de sağlıyor. Antioksidanlar da bağışıklık sisteminin çevresel tehditlere karşı savaşmasında yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Bağışıklık Sistemi: Vücudumuzun Askerleri</strong></p>

<p>Bağışıklık sisteminin vücudumuzu enfeksiyonlardan, mikroplardan ve diğer hastalık yapıcı etkenlerden koruyan karmaşık bir sistem olduğunu söyleyen Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Dilara Kocacık Uygun, “Doğumda bağışıklık sistemimiz olgunlaşmamıştır. Yaşla birlikte, enfeksiyonlarla karşılaştıkça ve dengeli beslenme ile gelişme gösterir ve iki ana bileşenden oluşur: doğal bağışıklık sistemi ve edinilmiş bağışıklık sistemi. Doğal bağışıklık sistemi, doğuştan gelen bir savunma sistemidir. Cildimiz, mukozal (sümüksü) salgılar ve belirli hücreler (nötrofiller, makrofajlar) gibi fiziksel bariyerler, vücudumuzu mikroplardan korur. Edinilmiş bağışıklık sistemi ise sonradan gelişen bir sistemdir. Vücudumuz bir enfeksiyonla karşılaştığında ya da koruyucu aşılarla özel bağışıklık yanıtları oluşturur ve bu vücudumuzu gelecekte aynı mikroplara karşı daha etkili hale getirerek kolay iyileşmemizi&nbsp; sağlar” diye konuştu.</p>

<p><strong>Zararlı maddelere karşı vücudumuzun koruyucusu: Antioksidanlar</strong></p>

<p>Beslenme, bağışıklık hücrelerinin gelişimi, bakımı ve optimal işleyişinde anahtar rol oynuyor. Gıdalarla alınan besinlerin bağışıklık sisteminin uygun şekilde çalışmasını sağlamada önemli rol üstlendiğini hatırlatan Uygun, “Antioksidanlar, vücudu serbest radikaller olarak bilinen zararlı moleküllerin olumsuz etkilerine karşı koruyan bileşiklerdir. Serbest radikaller aracılığıyla oluşabilecek hücre hasarlarının engellenmesinde önemli rol alırlar” diyerek bazı önemli antioksidanları sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Çinko: Temel bir eser elementtir ve çeşitli hücresel işlevler için gereklidir; özellikle, oksidatif-antioksidatif dengenin korunmasında önemli rol oynar.</li>
 <li>Selenyum: Bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkı sağlar. Vücudumuzdaki birçok işlevin gerçekleşmesinde rol alır.</li>
 <li>Vitamin C: Güçlü bir antioksidandır. Ayrıca bağışıklık sistemi hücrelerinin sağlığını destekler.</li>
 <li>Vitamin E: Hücre zarlarını serbest radikallerin zararlarından korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir.</li>
 <li>Beta-Karoten: Vücudumuzda A vitamininin üretimine katkıda bulunur ve bağışıklık sistemini destekler.</li>
</ul>

<p>Antioksidanların, bağışıklık sistemini destekleyerek vücudun hastalıklara karşı daha dirençli hale gelmesini sağladığını ifade eden Uygun, “Bağışıklık hücreleri iltihaplanmanın azaltmasında yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sistemi, enfeksiyonlara karşı savaşırken oluşabilecek serbest radikaller gibi zararlı maddeler antioksidanlar ile nötralize edilerek hücrelerin hasar görmesini önleyebilirler” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><strong>Sağlıklı Yaşam: Sağlıklı Bağışıklık ve Sağlıklı Nesiller</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Sağlıklı bir yaşam tarzı, bağışıklık sistemini ve antioksidan seviyelerini desteklemenin en iyi yollarından biridir. Dengeli ve doğal beslenme, düzenli egzersiz, iyi bir uyku ve stresten kaçınma bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve hastalıklardan korunmamıza yardımcı olur. Sonuç olarak, bağışıklık sistemi ve antioksidanlar vücudunuzun sağlığını korumak için önemlidir. Sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bağışıklık ve sağlıklı nesillerin anahtarıdır. “</p>

<p></p>

<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</p>

<p></p>

<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/antioksidanlar</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2023 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="39895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca’dan “Eris” açıklaması]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/bakan-kocadan-eris-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/bakan-kocadan-eris-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yaşlılarımızın, kronik hastalığı olanların her zamanki gibi kendilerine dikkat etmelerini daha önce söylemiştim” dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, COVID-19'un Eris varyantıyla ilgili&nbsp;<a href="https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1704163452195922389" rel="nofollow" target="_blank">sosyal medya hesabından açıklama yaptı</a>.</p>

<p>Varyantın Türkiye'de de sınırlı sayıda vakada görüldüğünü belirtti:</p>

<p>“Koronavirüs, ta salgının başından beri sürekli mutasyona uğradı. Omicron varyantının ardından da tüm dünya basit tedbirler dışında normale döndü. Bir virüs tamamen yok olmaz. Genel olarak, giderek daha zayıf varyantlara dönüşür.</p>

<p>“Eris” adlı varyant, halen hayatın normal şekilde sürdüğü ülkelerden sonra, sınırlı sayıda vakada, ülkemizde de görüldü. Bunda endişe edilecek bir şey yok. Bilim insanları üzerinde konuşabilirler ama halkımız için gündem olmaya değer değil.</p>

<p>Yaşlılarımızın, kronik hastalığı olanların her zamanki gibi kendilerine dikkat etmelerini daha önce söylemiştim. İyi akşamlar.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada 50’den fazla ülkede saptanan COVID-19 varyantı Eris, Avrupa ülkelerinde de yayılıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, kuzey yarımkürede kış mevsimi öncesinde COVID-19 vakalarında endişe verici artışın yaşandığını, Ortadoğu ve Asya'nın bazı bölgelerinde ölümlerin, Avrupa'da da yoğun bakıma yatışların arttığını açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/bakan-kocadan-eris-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2023 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="78437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip aşısı uygulaması başlıyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/grip-asisi-uygulamasi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/grip-asisi-uygulamasi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından grip aşılarına ilişkin bir paylaşım yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "15 Eylül'den itibaren 65 yaş ve üstü tüm vatandaşlarımızla, 65 yaş altında olup kronik hastalığı bulunan hastalarımız için grip aşısı uygulaması, normal takvimiyle başlıyor" dedi.</p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından grip aşılarına ilişkin bir paylaşım yaptı.</p>

<p>Koca paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>15 EYLÜLDEN İTİBAREN 65 yaş ve üstü tüm vatandaşlarımızla 65 yaş altında olup kronik hastalığı bulunan hastalarımız için GRİP AŞISI UYGULAMASI, normal takvimiyle başlıyor.</em></p>

<p><em>GRİP AŞISI, grip hastalığına yakalanma riskini azaltır, hastalığın şiddetini hafifletir. GRİP, özellikle, 65 yaş üstü ile kronik hastalığı bulunan kişilerde zatürre, bronşit, sinüzit ve kulak enfeksiyonu gibi komplikasyonlara yol açmaktadır. Grip aşılarımızı mutlaka yaptıralım.</em></p>

<p><em>Doktorunuza başvurarak reçetenizi yazdırabilirsiniz.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/grip-asisi-uygulamasi-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="20340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölüm nedenlerinde sigaradan sonra ikinci sırada!]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/olum-nedenlerinde-sigaradan-sonra-ikinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/olum-nedenlerinde-sigaradan-sonra-ikinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ‘En riskli 10 hastalıktan biri' olan obezite, ölüm nedenlerinde sigaradan sonra ikinci sırada yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda hızla yaygınlaşan obezite modern çağın en tehlikeli pandemisi olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü, vücut yağ kitlesinin normal kabul edilen düzeylerin üzerine çıkması anlamına gelen obeziteyi hastalık olarak kabul ederken, günümüzde dünya üzerinde yaklaşık 500 milyon erişkinin ve 50 milyon çocuğun obeziteye bağlı önemli sağlık sorunları yaşadığı belirtiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Celal Kızılkaya</strong>&nbsp;“Yapılan araştırmalar, obezite sıklığının ülkemizde de benzer düzeylerde olduğunu göstermektedir. Obezite hastalığı günümüzde önlenebilir ölüm nedenleri arasında sigaradan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Estetik bir sorundan çok daha öte hayati riske neden olabilen obezite; kalp-damar sistemi hastalıkları, akciğer hastalıkları, diyabet, iskelet sistemi hastalıkları, yüksek tansiyon hatta kanser oluşumuna zemin hazırlamakta ya da hastalığı daha da ağırlaştırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi en riskli on hastalıktan biri olarak kabul etmiştir” diyor. Peki obeziteden kurtulmak için neler yapılabilir? Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Celal Kızılkaya obezite hastalarına 7 adımda yol haritası çizdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. &nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Doğru beslenme</strong></p>

<p>Doğru ve dengeli beslenme, kilo vermede ve sonrasında kilo korunmasında dikkat edilmesi gereken en temel kuraldır. Mevcut yeme alışkanlığımızdan çıkıp yepyeni bir yola girmeliyiz. Glisemik indeksi yüksek olan gıdaları diyetimizde azaltıp, liften zengin beslenmeliyiz. Kan şekerini hızlı yükseltip düşüren gıdalardan uzak durmalıyız. Öğünlerimiz sindirimi zor ürünlerden arınmalı ve sadeleştirilmelidir. Porsiyonlarımız küçültülmeli, gün içi öğün sayısı bazal metabolizmamıza uygun şekilde artırılmalıdır. Gün içinde uygun miktarda karbonhidrat, yağ ve protein alımını sağlamak vücudun ihtiyaçlarını doğru bir şekilde karşılamamızı ve devamlılığın sağlanmasını destekleyecektir. Beslenmemizin bu ana hatlar çerçevesinde mümkünse profosyonel destek alarak ayarlanması hem devamlılığı hem de doğru şekilde kilo verimini sağlayacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>Yeterli su tüketimi &nbsp;</strong></p>

<p>Yeterli su tüketimi doğru diyetin vazgeçilmez unsurlarından biri. Tüketilmesi gereken sıvı miktarı bireyin cinsiyetine, çevresel etmenlere göre değişir. Ortalama bir kadının günlük alması gereken toplam sıvı miktarı yaklaşık 2,7 litreyken, bir erkeğin 3,7 litredir. Bu toplam sıvı miktarıdır. Diyetin içeriğine göre içilen su miktarı buna göre ayarlanmalıdır. Su içmek tokluk hissini arttıracağı gibi metabolizmayı canlı tutarak ve enzim aktivitesini optimize ederek kilo vermeyi kolaylaştırır. Katı ve sıvı yiyecekleri eş zamanlı tüketmemek de dikkat etmemiz gereken ana unsurlardan biri olmalıdır. Katı ve sıvı arasında yaklaşık 30 dakika süre bulunması gerekir. Bir öğünde aynı anda katı ve sıvı tüketmememek gerekir.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>Hareketli yaşam ve düzenli egzersiz&nbsp;</strong></p>

<p>Hareketsiz (sedanter) yaşam kişinin metabolizmasını yavaşlattığından mutlaka hareketli bir yaşam benimsemeliyiz. Ancak kilolu bir bireyin hareket kabiliyeti de beraberinde azaldığı ve hareket azaldıkça kilo alımı da arttığından bu kısır döngüyü önce diyet düzenlemesi ile ve hemen beraberinde hareketli yaşama geçerek kırmalıyız. Harekete geçerken; öncelikle hafif tempolu yürüyüşlerden başlamalı, kısa mesafeden giderek daha uzun mesafelere doğru yol alırken tempoyu da hafif hafif artırmalıyız. Yürüyüş yaşam şeklimizin bir parçası haline gelmeli. Daha sonra buna hafif tempo koşu gibi bir üst basamak aktiviteleri ekleyeceğiz. Eklem problemleri olanlar su içinde egzersiz ya da yüzme ile muhakkak hareketi yaşamlarına katmalı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>Psikolojik destek&nbsp;</strong></p>

<p>Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Celal Kızılkaya “Obezite hastalarının &nbsp;toplum içerisinde yaşadığı problemler toplumdan soyutlanmalarına, hareketsizliğe ve depresyona yol açarken bu da çoğunlukla yeme davranışı olarak geri döner. Bu sosyal yıkıcı &nbsp;kısır döngünün kırılması bu yoldaki başarıyı elde etmek için elzemdir. Bu nedenle kilolu bireye verilecek psikolojik destek hayati önem taşır. Kilolu bireyin özgüvenini kazanması ve sosyal çevresinde her şekilde varlığının bir değer olduğunu görmesi sağlanmalıdır. Obezite problemi olan bireyin alacağı sosyal destek, olaylara pozitif bakmasını sağlayacak, hayat şekli değişikliğini destekleyecektir. Bu konuda profesyonel destek almak bu yoldaki başarının gizli anahtarlarından biridir” diyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>Cerrahi olmayan yardımcı çözüm yöntemleri</strong></p>

<p>Obezite ile mücadelede sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmanın yanı sıra, uygun bireylerde ilaç tedavileri ya da endoskopik yöntemler de fayda sağlayabiliyor. Doç. Dr. Kızılkaya bu yöntemleri şöyle anlatıyor: “Obezite tedavisinde diyete yardımcı olmak adına kullanılan ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar ile yapılan diyet ve beraberindeki yaşam tarzı değişikliği hastaları başarıya götürebilmektedir. Bu konuda iştahı azaltarak yardımcı olan ilaçlar olduğu gibi yağ emilimini azaltan ilaçlar da mevcuttur. Burada önemli olan doğru kişiye doğru ilacı vermektir. Bunun için profesyonel destek almak yani doktor eşliğinde ilaç kullanmak en doğru ve olması gereken yoldur. Endoskopik yöntemler; günümüzde sık uygulanan mide balonu, mide botoksu ve yeni gelişmekte olan endoskopik tüp mide (gastroplasti) işlemleridir. Ancak bu işlemlerden deneysel olanlar vardır. Yardımcı endoskopik işlemler mutlaka bu konuda tecrübeli doktorlar tarafından önerilmeli ve yapılmalıdır.”</p>

<p></p>

<p><strong>Obezite ameliyatları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyet ve hayat şekli değişikliğine rağmen kilo verememiş kişilerde obezitenin tedavisinde cerrahi yöntemlerin düşünülebileceğini belirten Doç. Dr. Kızılkaya “Vücut kitle indeksi (VKİ) 40’ın üzerinde olan, VKİ 35’in üzerinde olup ilgili kronik hastalığı olanlara obezite cerrahisi önerilebilir. VKİ 30-35 arasında olan ancak ciddi diyabeti ve metabolik sendromu olan hastalarda cerrahi, multidisipliner bir yaklaşımla önerilebilecek iyi bir yoldur. Obezite cerrahisi olarak dünyada en sık tüp mide (sleeve gastrektomi) ameliyatı tercih edilmektedir. Daha sonra bypass cerrahileri yer almaktadır. Obezite cerrahisi geçiren hastada hedeflenen kiloya yaklaşık 1 yıl içerisinde varılır. Bu tedavi yönteminde her konunun en uygun şartlarda bir araya gelmesi sağlanarak istenmeyen sonuçların meydana gelmesi engellenmiş olacaktır. Bu nedenle ameliyata karar vermiş olan, obezite sorunu olan bir kişinin bu konuyu çok iyi araştırarak karar vermesi ve bu konuda profesyonel ekip ile bağlantı kurarak tavsiyeler alması çok önemlidir” diyor.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Ameliyat sonrası kilo yönetimi &nbsp;</strong></p>

<p>Ameliyat olmakla işin bitmeyip aksine yeni başladığını vurgulayan Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Celal Kızılkaya şu uyarılarda bulunuyor: “Ameliyat sonrası diyet değişim basamakları, hızlı kilo verimi döneminde destekleyici takviyeler, takip programı ve eş zamanlı egzersizler vb. hepsi birlikte aynı yolda değerlendirilmesi gereken süreçlerdir. Ve bu yolda takipte cerrahın rolü büyüktür. Takip programı olmadan cerrahinin mutlak başarıya ulaşması ve kalıcılığının sağlanması çok güçtür. Dolayısıyla bu dönemde kişinin düzenli takip programına katılması sağlanmalı ve bu konuda cerrah aktif rol almalıdır. Düzenli kontrol programının olmaması kişide eski alışkanlıklara dönüş ihtimalinin artmasına neden olmaktadır. Ne yazık ki günümüzde bu konudaki eksiklik nedeni ile tekrar kilo alımları ve tekrar ameliyat olma oranları azımsanmayacak kadar artmıştır. Dolayısıyla bu ana unsurlar çerçevesinde doğru bir plan ile obezite rahatlıkla aşılabilecek ciddi bir sağlık problemidir.”</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/olum-nedenlerinde-sigaradan-sonra-ikinci-sirada</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="53855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca: Eris varyantı Türkiye'de görüldü]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/bakan-koca-eris-varyanti-turkiyede-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/bakan-koca-eris-varyanti-turkiyede-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varyantın Türkiye'de 9 kişide görüldüğünü belirten Bakan Koca, endişe verici bir durumun olmadığını, yeni önlemler alınmayacağını söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 9 kişide Eris varyantının görüldüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Koca'nın Twitter'dan yaptığı paylaşım şöyle:</p>

<p>ENDİŞE KONUSU SAYILMAYACAK BİR GELİŞME. Hasta etme gücünün (virülansının) düşüklüğünü bildiğimiz Eris varyantı Referans Laboratuvarımızda yapılan incelemede 9 kişide görüldü. Yurtdışı temaslı ve aynı ildeler. Mevcut tedbirlere ve gündelik hayatımıza devam edeceğiz.</p>

<p>Durum başka ülkelerde yaygın, bizde de ortaya çıkması muhtemeldi. Büyüklerimizi, kronik hastalarımızı koruyacağız.</p>

<p></p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">ENDİŞE KONUSU SAYILMAYACAK BİR GELİŞME. Hasta etme gücünün (virülansının) düşüklüğünü bildiğimiz Eris varyantı Referans Laboratuvarımızda yapılan incelemede 9 kişide görüldü. Yurtdışı temaslı ve aynı ildeler. Mevcut tedbirlere ve gündelik hayatımıza devam edeceğiz.<br />
<br />
Durum başka…</p>
— Dr. Fahrettin Koca (@drfahrettinkoca) <a href="https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1702565839415673177?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 15, 2023</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/bakan-koca-eris-varyanti-turkiyede-goruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="24764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyarıyor: Gizli tehlike Sepsis]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/uzmanlar-uyariyor-gizli-tehlike-sepsis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/uzmanlar-uyariyor-gizli-tehlike-sepsis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vücudun bir enfeksiyonla başa çıkmak için aşırı tepki vermesiyle birlikte kendi organ ve dokularına da zarar vermesi 'Sepsis'  olarak adlandırılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sepsis, vücudun bir enfeksiyonla başa çıkmak için aşırı tepki vermesiyle birlikte kendi organ ve dokularına da zarar vermesi olarak adlandırılıyor. Sepsis, müdehale edilmediği takdirde hızlı bir şekilde hayati organların işlevini bozabiliyor ve ölümle neticelenebiliyor.</p>

<p><img alt="sepsis" class="img-fluid detail-photo" src="https://medyayazarcom.teimg.com/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" style="width: 300px; height: 450px; float: right;" / width="1067" height="1600"><strong>LifeClub Hekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Faydalıel Balcı</strong>, sepsis hakkında şunları söyledi: “Sepsis, vücutta enfeksiyon etkenlerine karşı gelişen yaygın ve kontrolsüz yanıt olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte, hızlı ve etkin tedavi sağlanamadığı durumlarda, hızla çoklu organ yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilecek kompleks bir tabloya dönüşüyor. Tüm dünyada her yıl 50 milyon kişinin etkilendiği, yaklaşık 11 milyon kişinin sepsis nedeni ile hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Özellikle koroner yoğun bakım üniteleri dışındaki yoğun bakım ünitelerinde en sık görülen ölüm nedenleri arasındadır. Ölümle sonuçlanmadığı durumlarda ise sıklıkla kişilerde kalıcı rahatsızlık ve engellilik durumlarına sebep olmaktadır. Sıklığı yüksek olmasına rağmen toplumda sepsis ile ilgili farkındalık düşüktür, kişilerin sepsis ile ilgili bilgi ve farkındalıklarını artırmak için Dünya Sağlık Örgütü, her yılın 13 Eylül gününü ‘Dünya Sepsis Günü’ olarak kabul etmiştir.”</p>

<p><strong>Herkeste Ortaya Çıkabilir</strong></p>

<p>Sepsis ile mücadelede ilk hedefin, gelişimini engellemek olması gerektiğine vurgu yapan&nbsp;<strong>Dr. Özge Faydalıel Balcı,</strong>&nbsp;“1 yaş altı bebekler, 60 yaş üstü, kronik hastalığı olan kişiler, hamileler, bağışıklığı baskılanmış ve herhangi bir nedenle dalağı alınmış kişiler sepsis için daha yüksek riske sahiptir. Ancak herkeste ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Temiz su kaynaklarının sağlanması, sık görülen enfeksiyonlara karşı etkin aşılama programlarının uygulanması, hastanelerde uygun enfeksiyon kontrol önlemlerinin alınması, temiz doğum uygulamaları, ameliyat öncesi enfeksiyon kontrolü için alınan önlemler, hastanede yatış sürelerinin kısaltılması, özellikle el yıkama alışkanlığının yaygınlaştırılması sepsisle mücadelede en önemli uygulamalardır. Aynı zamanda mücadele ettiğimiz enfeksiyon etkeninin antibiyotik direncinin de tedaviye yanıtı etkilediği göz önünde bulundurulduğunda ise, toplumda gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi de alınacak en önemli tedbirler arasında sayılabilir” dedi.</p>

<p><strong>Erken Tedavi Çok Kritik</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sepsis tedavisinde erken müdahalenin önemli olduğunun altını çizen&nbsp;<strong>Dr. Balcı</strong>, sözlerini şöyle noktaladı: “Sepsis erken tanınmalı ve zaman kaybetmeden tedavisine başlanmalıdır. Erken ve etkin tedavi ile sepsise bağlı ölümlerin önemli kısmı engellenebilir. Hastalar multidisipliner bir ekip ile organ yetmezliği tablolarına yeterli desteğin sunulabildiği yoğun bakım ünitelerinde takip edilmelidir. Tedavide öncelik, enfeksiyon odağının saptanması ve uygun antibiyotik tedavisinin vakit kaybetmeden başlatılmasıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/uzmanlar-uyariyor-gizli-tehlike-sepsis</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="90835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜSAD'tan okul dönemi için enfeksiyon uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/tusadtan-okul-donemi-icin-enfeksiyon-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/tusadtan-okul-donemi-icin-enfeksiyon-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Solunum Derneği (TÜSAD), hafta başında başlayacak eğitim-öğretim dönemi öncesinde çocuklar arasında yaygın görülen enfeksiyon hastalıklarına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Solunum Derneği (TÜSAD) Çocuk Göğüs Hastalıkları Koordinasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, “Okul döneminde COVID-19, grip enfeksiyonu ve kızamık olgularında daha da artış bekliyoruz. Bu hastalıklardan korunmak için çocukların eksik aşıları tamamlanmalı, okullarda hijyen kurallarına uyulmalı” uyarısını yaptı.</strong></p>

<p>Okulların açılmasına oldukça kısa bir süre kaldı. 11 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılında 19 milyonu aşkın çocuk okullarda yüz yüze eğitime devam edecek. Yeni başlayacak eğitim dönemi öncesinde aileler enfeksiyonlar ve özellikle de COVID-19’un yeni varyantlarıyla ilgili son durumu merak ediyor. Bu konuda bir açıklama yapan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Çocuk Göğüs Hastalıkları Koordinasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, “Yeni okul döneminde çok sayıda çocuğun kapalı ortamda bir arada bulunması nedeniyle COVID-19’un yeni varyantlarında, grip enfeksiyonlarında ve özellikle de kızamık vakalarında yükseliş bekliyoruz. Özellikle de damlacık ve solunum yoluyla bulaşan kızamık olgularındaki artış epey dikkat çekici” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>KIZAMIK VAKALARINDA ARTIŞ VAR</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Türkiye’nin kızamık olgularının yüksek görüldüğü ülkeler arasında yer aldığını belirten Aslan, şu bilgileri verdi: “Okulların açılmasıyla da kızamık olgularında daha da artış olacağı öngörülüyor. Bu artışın nedeni, kızamık aşısı yaptırılmayan ya da eksik olan çocuklar. Kızamık enfeksiyonu, başlangıçta yüksek ateş, burun akıntısı, ışığa hassasiyet ile grip benzeri bir durumu takip ederek vücutta döküntüyle kendini gösteren bir hastalık. Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde ağır seyredebilen kızamık, kulak enfeksiyonu, ishal&nbsp;ve akciğer enfeksiyonu gibi başka rahatsızlıklara da neden olabiliyor.”</p>

<p><strong>MEVSİMSEL GRİP BELİRTİLERİNE DİKKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçtiğimiz yıllarda geçirilen viral hastalık salgınlarının yeni okul döneminde de görülebileceğini belirten Aslan, aileleri endişelendiren COVID-19 salgının çocuklara etkisi konusunda şunları aktardı: “Son birkaç yıla damgasını vuran COVID-19’un bu dönemde yeni varyantları ile karşımıza geleceği öngörülüyor. Ancak bu virüsün ağır hastalık yapıcı etkileri olup olmayacağı ve nasıl seyredeceği konusu erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da önümüzdeki aylarda belli olacak. Halihazırdaki durumda çocuklarda ağır COVID-19 olgularına rastlamıyoruz. Ancak okulların açılması mevsimsel olarak grip enfeksiyonlarının arttığı döneme denk geliyor. Dirençli ateş, üst ve alt solunum yolu enfeksiyon bulguları, yaygın kas ağrıları ve ishal ile kendini gösteren mevsimsel grip konusunda dikkatli olunmalı.”</p>

<p>&nbsp;<strong>HASTA ÇOCUĞU OKULA YOLLAMAYIN</strong></p>

<p>Aslan, enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi konusunda şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Okullarda el yıkama ve hijyen koşullarına uyulması,</li>
 <li>Bağışıklık sistemi baskılanmış çocukların evde eğitim görmesi,</li>
 <li>Ailelerinde yaşlı ya da bağışıklık sistemi bozukluğu bulunan bireyler olan çocuklarımızın maske ve mesafeye dikkat etmesi,</li>
 <li>Hastalık belirtileri gösteren çocukların okula gönderilmemesi ve ivedilikle sağlık kurumlarına götürülmesi,</li>
 <li>Aşı eksiği olan çocukların aşılanmaları konusuna ailelerin gereken önemi vermesi.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/tusadtan-okul-donemi-icin-enfeksiyon-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="89751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka erkek kısırlığının tedavisinde rol oynayabilir]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/yapay-zeka-erkek-kisirliginin-tedavisinde-rol-oynayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/yapay-zeka-erkek-kisirliginin-tedavisinde-rol-oynayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekanın, erkek kısırlığının tedavisinde sperm tespitini 1.000 kat hızlandırabileceği bildirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><b>Yapay zeka, erkeklerin yüzde 7’sini etkileyen kısırlığın tedavisinde önemli bir rol oynayabilir.</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Dr. Steven Vasilescu, ekibiyle geliştirdiği yapay zeka yazılımının ciddi kısırlık sorunu yaşayan erkeklerden alınan örneklerde sperm tespitini 1.000 kat hızlandırabilir.</p>

<p dir="ltr">Sydney Teknoloji Üniversitesi’nde biyomedikal mühendis olan, NeoGenix Biosciences şirketinin kurucusu Dr. Vasilescu, “İnsan gözü neye baktığını daha anlamadan yapay zeka kullanılma potansiyeli olan spermleri tespit edebiliyor” diyor.</p>

<p dir="ltr">SpermSearch (SpermArayışı) adını verdikleri yapay zeka, kısır erkeklerin yüzde 10’unu oluşturan ve menilerinde hiçbir sperm bulunmayan erkeklerin çocuk sahibi olmasını kolaylaştırma potansiyeli taşıyor.</p>

<p dir="ltr">Bu vakalarda genellikle testisin bir kısmı ameliyatla alınıyor, laboratuvara götürülüyor ve embriyologlar parçalara ayırdıkları bu dokuda mikroskopla sperm arıyor.</p>

<p dir="ltr">Sperm bulmaları durumunda bunlar alınarak yumurtalara enjekte ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/yapay-zeka-erkek-kisirliginin-tedavisinde-rol-oynayabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="39571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk vaka mı? Gazeteci Sancar “Eris”e yakalandığını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ilk-vaka-mi-gazeteci-sancar-erise-yakalandigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ilk-vaka-mi-gazeteci-sancar-erise-yakalandigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fahrettin Koca “Türkiye’de görülmedi” demişti: Gazeteci Altan Sancar “Eris”e yakalandığını duyurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün yaptığı açıklama ile koronavirüsün Eris varyantına ilişkin Türkiye’de henüz rastlanmadığını açıkladı. Gazeteci Altan Sancar ise dün akşam saatlerinde ailecek Eris varyantına yakalandıklarını duyurdu.</strong></p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son dönemde bazı ülkelerde görülmeye başlanan Eris varyantının Türkiye’de henüz tespit edilmediğini açıkladı. Türkiye’de tespit edilen varyantların hasta etme gücünün Omicron’dan yüksek olmadığını belirten Koca “<em>Vatandaşımız müsterih olsun eski günlere dönmek söz konusu değil”&nbsp;</em>dedi.</p>

<p>Gazeteci Altan Sancar ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla koronavirüsün Eris varyantına yakalandığını açıkladı. Sancar,&nbsp;<em>“Covid-19’un her varyantına yakalanmış biri olarak, Eris’i boş geçemezdim. Aile boyu yakalandık, ilk yakalandığımız ve aşısız olduğumuz dönem kadar ağır geçiyor. CRP değerini yükseltecek kadar ağır geçiyor. Geçti, gitti sandığımız koronavirüs hala aramızda yayılmaya devam ediyor”&nbsp;</em>dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Covid-19’un her varyantına yakalanmış biri olarak, Eris’i boş geçemezdim. Aile boyu yakalandık, ilk yakalandığımız ve aşısız olduğumuz dönem kadar ağır geçiyor. CRP değerini yükseltecek kadar ağır geçiyor. Geçti, gitti sandığımız koronavirüs hala aramızda yayılmaya devam ediyor.</p>
— Altan Sancar (@altansancarr) <a href="https://twitter.com/altansancarr/status/1699871295809245417?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 7, 2023</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ilk-vaka-mi-gazeteci-sancar-erise-yakalandigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="64659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkeklerin üçte birinde HPV çıktı]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/erkeklerin-ucte-birinde-hpv-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/erkeklerin-ucte-birinde-hpv-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Yüksek riskli HPV türleriyle enfekte olmak, erkeklerde genital siğillere ve oral, penil ve anal kansere yol açabilir"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde 15 yaşın üzerindeki yaklaşık her üç&nbsp;erkekten&nbsp;birinin, cinsel yolla bulaşan belirli bir enfeksiyonun en az bir türüne yakalandığı yeni bir araştırmada belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genital insan papilloma virüsü (HPV); rahim ağzı, anüs, ağız ve boğaz gibi insan vücudunu çevreleyen nemli zarları ve cildi etkileyen bir&nbsp;virüs&nbsp;grubu.</p>

<p>Yakın zamanda The Lancet Global Health adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırma&nbsp;bu yaş aralığındaki her 5 erkekten birinin&nbsp;kansere&nbsp;yol açan yüksek riskli HPV türlerinden bir veya daha fazlasıyla enfekte olduğunu da ortaya koydu.</p>

<p>Bilinen 100'den fazla farklı HPV türünden yaklaşık 30'unun genital bölgeyi etkileyebilmesi, bu virüs grubunu Birleşik Krallık'taki cinsel yolla bulaşan en yaygın ikinci enfeksiyon haline getiriyor.</p>

<p>Öte yandan bu virüsle ilgili temel yanılgılardan biri, HPV'nin yalnızca kadınları etkilediği. Doktorlar, "cinsiyeti fark etmeksizin" çoğu kişinin yaşamı boyunca HPV kapabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>İspanya'daki Katalan Onkoloji Enstitüsü ve Bellvitge Biyomedikal Araştırma Enstitüsü'nden (IDIBELL) isimlerin de aralarında bulunduğu araştırmacılar, yeni çalışma incelemesinde 1995'le 2022 arasında yayımlanan çalışmalara dayanarak genel erkek nüfusundaki genital HPV enfeksiyonu yaygınlığını değerlendirdi.</p>

<p>Araştırmacılar küresel çapta birleştirilmiş prevalansın, herhangi bir HPV için yüzde 31 ve yüksek riskli HPV için yaklaşık yüzde 21 olduğunu buldu.</p>

<p>Bilim insanları çalışmada şöyle yazdı:&nbsp;</p>

<blockquote>
<p>HPV prevalansının 15 yaşın üzerindeki erkeklerde yüksek olduğunu gösteren bulgularımız, yaşı fark etmeksizin cinsel açıdan aktif erkeklerin genital HPV enfeksiyonunun önemli bir rezervi olduğunu destekliyor.</p>
</blockquote>

<p>Araştırmacılar HPV-16'nın en yaygın HPV genotipi olduğunu ve bunu HPV-6'nın izlediğini de tespit etti.</p>

<p>Analiz HPV'nin en çok genç yetişkinlerde yaygınken 25-29 yaşlarında maksimum seviyeye ulaştığını ve daha yaşlı popülasyonlarda sabit bir hal aldığını veya hafif düşüş gösterdiğini ortaya koydu.</p>

<p>Yeni çalışmaya göre Asya'nın doğu ve güneydoğusuyla ilgili tahminler diğer bölgelerin yarısı kadardı.</p>

<p>Erkeklerde ve kadınlardaki HPV enfeksiyonlarının büyük bir kısmı belirti göstermese de uzun vadeli hasara ve ölüme yol açabilir. Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre her yıl 340 binden fazla kadın HPV nedeniyle rahim ağzı kanserinden hayatını kaybediyor.</p>

<p>Erkeklerde HPV enfeksiyonu, kayda değer seviyede bir morbidite oranına neden olan ve HPV bulaşma oranlarını artıran anogenital siğillere yol açabilir.</p>

<p>Araştırmacılar HPV enfeksiyonunun penil, anal ve orofaringeal kanserlerle ve bu kanserlerin de genellikle HPV tip 16'yla bağlantılı olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bilim insanları 2018'de erkeklerde görülen yaklaşık 69 bin 400 kanser vakasının HPV'den kaynaklandığını belirtiyor.</p>

<p>DSÖ'nün Küresel HIV, Hepatit ve Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar Programı Direktörü Meg Doherty şöyle diyor:</p>

<blockquote>
<p>Erkeklerdeki genital HPV enfeksiyonunun yaygınlığına ilişkin bu küresel çalışma, HPV enfeksiyonunun ne kadar yaygın olduğunu doğruluyor. HPV enfeksiyonun yüksek riskli HPV türleriyle olması, erkeklerde genital siğillere ve oral, penil ve anal kansere yol açabilir.</p>
</blockquote>

<p>Araştırmacılar, "Bu tahminler, erkeklerde HPV'yle ilişkili ölüm ve morbidite oranını azaltmak ve nihayetinde rahim ağzı kanseri ve HPV'yle ilişkili diğer hastalıkların ortadan kaldırılmasını sağlamak için HPV'yi önlemeye yönelik kapsamlı stratejilere erkekleri dahil etmenin önemini vurguluyor" diye belirtiyor.</p>

<p><em>Kaynak:&nbsp;<a href="https://www.independent.co.uk/news/science/men-worldwide-virus-infection-hpv-b2404913.html" rel="nofollow">https://www.independent.co.uk/news</a></em></p>

<p><em>Independent Türkçe için çeviren: Meltem Ergin</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/erkeklerin-ucte-birinde-hpv-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Sep 2023 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="39709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'de kış öncesi korona endişesi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/dsode-kis-oncesi-korona-endisesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/dsode-kis-oncesi-korona-endisesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ, korona vakalarında dünya genelinde artış olduğunu belirterek, özellikle kuzey yarım küredeki artışlarının endişe verici olduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p _msthash="286" _msttexthash="14910519">Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önümüzdeki kış mevsiminde&nbsp;koronavirüs vakalarında küresel ölçekte&nbsp;artış kaydedilmesinden endişe duyulduğunu bildirdi.</p>

<p _msthash="287" _msttexthash="26233961">DSÖ Genel Direktörü&nbsp;Tedros Adhanom Ghebreyesus Çarşamba günü internet aracılığıyla düzenlenen basın toplantısında dünya genelinde korona vakalarındaki artışla ilgili güncel verileri paylaştı.</p>

<p _msthash="288" _msttexthash="28038634">Tedros burada yaptığı açıklamada, ülkeler tarafından vaka sayılarına ilişkin tam olarak raporlama yapılmaması nedeniyle mevcut enfeksiyon seviyelerine dair sınırlı verilere ulaşıldığını ifade etti.</p>

<p _msthash="289" _msttexthash="38146576">Ancak eldeki sınırlı veriler ışığında bile Covid-19 vakalarında gözle görülür bir artış tespit edildiğini vurgulayan Tedros, "Kış mevsimi yaklaşırken kuzey yarımkürede&nbsp;<a _istranslated="1" href="https://www.dwturkce.com/tr/ds%C3%B6-pandeminin-bilan%C3%A7osunu-%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1/a-65679469" rel="nofollow">Covid-19 vakalarında</a>&nbsp;endişe verici eğilimler görmeye devam ediyoruz" dedi.</p>

<h3 _msthash="293" _msttexthash="1391260">Yeni varyant ve alt varyantlar yayılıyor</h3>

<p _msthash="294" _msttexthash="43222517">Şu anda dünya çapında tek bir baskın virüs varyantı olmamasına rağmen&nbsp;Omikron alt varyantı EG.5'in&nbsp;yükselişte olduğunu belirten Tedros, ayrıca 11 ülkede yüksek mutasyona uğramış BA.2.86 alt varyantının yol açtığı bazı vakaların da tespit edildiğini söyledi.</p>

<p _msthash="295" _msttexthash="14564719">DSÖ Başkanı, tespit edilen varyantların "Bulaşıcılıklarını ve potansiyel etkilerini değerlendirmek için yakından izlendiğini" sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p _msthash="296" _msttexthash="24381929">Öte yandan, DSÖ Pandemik Korona Programı Başkanı Maria Van Kerkhove, ön verilerin mevcut korona aşılarının söz konusu varyantlara karşı yeterli koruma sağladığını gösterdiğini belirtti.</p>

<p _msthash="297" _msttexthash="11544533">DSÖ Başkanı Tedros ise kendilerini daha çok hatırlatma aşısı yaptırmayan risk grubundaki kişilerin endişelendirdiğini söyledi.</p>

<h3 _msthash="301" _msttexthash="1374841">"Salgının kalıcı olduğunu gösteriyor"</h3>

<p _msthash="302" _msttexthash="29005535">Tedros, korona enfeksiyonu nedeniyle hastaneye başvurularda ve ölümlerdeki artışın bu salgının "kalıcı olduğunu ve bununla mücadele etmek için sürekli araçlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyduğunu" söyledi.</p>

<p _msthash="303" _msttexthash="34277581">Tedros, korona ölümlerinin şu anda Ortadoğu ve Asya'nın bazı bölgelerinde artış gösterdiğini, Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde ise hastaneye yatışlar ve yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranlarının arttığını kaydetti.</p>

<p _msthash="304" _msttexthash="87789195">"Şu anda yüz binlerce insanın korona nedeniyle hastaneye kaldırıldığını tahmin ediyoruz" diyen Van Kerkhove ise, bu durumun yaklaşan kış mevsimi nedeniyle endişelerini arttırdığını söyledi. Van Kerkhove, soğuk kış mevsiminde daha fazla insanın kapalı alanlarda daha uzun süre vakit geçirdiğini belirterek, "Bu da korona gibi hava yoluyla bulaşan virüslere ortam sağlıyor" dedi.</p>

<p _msthash="305" _msttexthash="11113518">Uzman, grip ve RSV virüslerinin de bu dönemlerde daha fazla yayıldığına işaret ederek, test ve aşılamanın önemine vurgu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/dsode-kis-oncesi-korona-endisesi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Sep 2023 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="62447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[50 yaş altı kanser vakalarında korkunç artış]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/50-yas-alti-kanser-vakalarinda-korkunc-artis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/50-yas-alti-kanser-vakalarinda-korkunc-artis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada son 30 yılda, kanser teşhisi konan 50 yaş altı kişilerin sayısı yüzde 80 artış gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BMJ Oncology isimli bilimsel dergide yayımlanan ve türünün en geniş çaplı örneklerinden biri olan&nbsp;araştırmaya&nbsp;göre, 1990'da sayısı 1,82 milyon olan erken yaşta kanser tanısı alan kişilerin sayısı 2019'da 3,26 milyona kadar yükseldi.</p>

<p>Aynı süreçte kanser nedeniyle hayatını kaybeden 50 yaş altı kişilerin sayısıysa yüzde 27 oranında artış gösterdi.</p>

<p>Uzmanlar erken yaşta kanser vakalarında yaşanan artışın sebebini halen çözmeye çalışıyor.</p>

<p>Araştırmaya göre, kötü beslenme, alkol ve tütün kullanımı, fiziksel hareketsizlik ve obezite muhtemel sebepler arasında.</p>

<p>Araştırma makalesinde, "1990'dan bu yana erken yaşta kanser vakaları ve ölümleri küresel olarak ciddi şekilde arttı. Sağlıklı yaşam tarzı, sağlıklı beslenme, tütün ve alkol tüketimini kısıtlamak ve ev dışı aktiviteler erken yaşta kanser vakalarını azaltabilir" dendi.</p>

<p>Konuyla ilgili yapılan önceki çalışmalar 50 yaş altı kişilerde kanser görülme oranının dünyanın bazı bölgelerinde artış gösterdiğini ortaya koymuştu.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İskoçya'daki Edinburg Üniversitesi ve Çin'deki Zhejiang Tıp Üniversitesi'nin öncülük ettiği yeni çalışmaysa konuyu küresel ölçekte alarak, 204 ülkede görülen 29 kanser türüyle ilgili verileri inceledi.</p>

<p>Araştırma meme kanserinin en çok görülen ve en çok ölüm yaşanan tür olduğunu ortaya koydu. Buna göre dünyadaki her yüz bin kişiden 13,7'sinde bu kanser türü görülürken, bunlardan 3,5'iyse hayatını kaybediyor.</p>

<p>1990-2009 periyodunda en çok artış görülen kanser türleri, yılda yüzde 2,28 ve yüzde 2,23'lük artışlarla soluk borusu ve prostat kanseri olurken, karaciğer kanserinde yılda yüzde 2,88'lik bir düşüş tespit edildi.</p>

<p>Erken yaşta kanser vakaların en çok Kuzey&nbsp;Amerika, Batı Avrupa ve Okyanusya'da görülürken, en yüksek ölüm oranlarıysa Okyanusya, Doğu&nbsp;Avrupa&nbsp;ve Orta Asya'da gerçekleşti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/50-yas-alti-kanser-vakalarinda-korkunc-artis</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Sep 2023 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="51794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin hasarı cinsiyete göre farklılık gösteriyor]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/beyin-hasari-cinsiyete-gore-farklilik-gosteriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/beyin-hasari-cinsiyete-gore-farklilik-gosteriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Maheen Adamson, güncel çalışmaların dünyada beyin hasarı olmadan önce dahi kadınların daha fazla depresyon yaşadığını gösterdiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde devam eden 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında&nbsp;Stanford Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi uzmanı Prof.&nbsp;Dr. Maheen Adamson, beyin hasarındaki cinsiyet farklılıkları konusuna dikkat çekti.</p>

<p>Dünyada beyin hasarı olmadan önce dahi kadınların daha fazla depresyon yaşadığını güncel çalışmaların gösterdiğini belirten Adamson, ‘’Beyinde gerçekleşen hasarlar, depresyon ve demansı tetikliyor. ‘Evet, sizde bunama olabilir’ demenin en eski yollarından biri, kafanızı çarpmış olmanızdır. Yani, travmatik beyin hasarı bir kez meydana geldiğinde kadınlarda farklı semptomlar ortaya çıkıyor"&nbsp;&nbsp;dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Maheen Adamson, nörogörüntüleme teknolojisinin gelişiminin bireyselleştirilmiş tedavi oluşturmak için nasıl kullanılabileceğine dikkati çekerek, konferanstaki konuşmasında, ‘’Herkesin beyin fonksiyonları farklıdır. Ayrıca beyin fonksiyonları genetiğe ve içinde bulunduğunuz ortama da bağlıdır. Dolayısıyla, beyin özellikle çevreye yanıt veren bir organ türüdür çünkü çevreden gelen uyarılara yanıt olarak davranırız. Kadınların bir duruma tepki verme şekli de erkeklerden farklıdır ve bu beyinde de görülebilir’’ ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Beyinde yaralanma cinsiyete göre farklılık gösteriyor mu?</strong></p>

<p>Yaralanma durumunda beyindeki cinsiyet farklılıkları konusuna da değinen Prof. Dr. Adamson, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>‘’Elde ettiğimiz veriler; erkeklere göre kadınların vertigo ve denge sorunları gibi bilişsel sorunları daha fazla bildirdiğini gösteriyor. Ayrıca, psikiyatrik hastalıklardan da daha fazla muzdaripler. Bu gerçekten ilginç çünkü dünyada beyin hasarı olmadan önce dahi kadınların daha fazla depresyon yaşadığını güncel çalışmalar göstermektedir. Bununla birlikte kadınlar erkeklere göre daha fazla bunama yaşayabiliyor.&nbsp;</p>

<p>Beyinde gerçekleşen hasarlar, depresyon ve demansı tetikliyor ve ben bunu tsunami etkisi olarak nitelendiriyorum. ‘Evet, sizde bunama olabilir’ demenin en eski yollarından biri, kafanızı çarpmış olmanızdır. Yani, travmatik beyin hasarı bir kez meydana geldiğinde kadınlarda farklı semptomlar ortaya çıkıyor.&nbsp;</p>

<p>Beyin hasarından 10 yıl sonra bile korteksin kalınlığı kadınlarda orijinal boyutuna geri dönmüyor, ancak erkeklerde dönüyor. Bunun nedeni nedir? Şimdilik bilmiyorum. Tedavi açısından başka farklılıklar da var, EEG raporları nedeniyle kadınlar buna erkekler kadar iyi yanıt vermiyor.’’</p>

<p>Prof. Dr. Maheen Adamson, sanal ve artırılmış gerçeklik konusunda da bilgi vererek, artırılmış gerçekliğin travması olan insanlar için tedavide kullanabileceğini de söyledi.</p>

<p><strong>“Asıl mesele, hayal gücüne dayalı teknikleri hastalara nasıl ulaştıracağımızdır’’</strong></p>

<p>Konferansın konuşmacıları arasında yer alan diğer bir isim Maastricht Üniversitesi Nörobilim Uzmanı Prof. Dr. Martin Arns ise depresyon ile kalp ilişkisini ele aldığı konuşmasında, nörogörüntüleme teknolojilerinin gelecekte hastaların tedavisine nasıl katkıda bulunabileceğine değindi.&nbsp;</p>

<p>Prof. Dr. Arns, bu konudaki çalışmaların teorik temelde devam ettiğine vurgu yaparak, ‘’Aslında asıl mesele, hayal gücüne dayalı teknikleri hastalara nasıl ulaştıracağımızdır.’’ dedi.</p>

<p>Teması, 2023 yılı için ‘Nöroelektrofizyoloji ve Genetiğin Buluşma Noktası’ olarak belirlenen Kongre, nöroelektrofizyoloji ve genetik alanlarının uluslararası uzmanlarını ve ilgi duyanları bir araya getirdi.&nbsp;</p>

<p><strong>12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı katıldı</strong></p>

<p>03-07 Eylül 2023 tarihleri arasında Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde gerçekleştirilen konferansta 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacı, nörobilim, genetik, tıp alanlarındaki son gelişmeleri masaya yatırdı.&nbsp;</p>

<p>Program kapsamında nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen Prof. Monte Buchsbaum'a fahri doktora takdimi de yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/beyin-hasari-cinsiyete-gore-farklilik-gosteriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Sep 2023 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="37408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eris varyantı Türkiye'de görüldü mü?]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/eris-varyanti-turkiyede-goruldu-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/eris-varyanti-turkiyede-goruldu-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Türkiye’de de muhtemelen var” diyen Mehmet Ceyhan “Eris” varyantının belirtilerini sıraladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a göre turizm sezonundan sonra Eris varyantının Türkiye’ye de sıçradı. Ceyhan, “Türkiye’de de muhtemelen var. Türkiye’ye gelen turistleri düşünürsek, Türkiye’ye girmemesi mümkün değil” dedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koronavirüsün yeni varyantı Eris’in (EG.5.1) şu ana kadar Türkiye’de görülmedi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, başta İngiltere, ABD’nin de aralarında bulunduğu ülkelerde vaka sayılarında artışa neden olan Eris varyantının Türkiye’de tespit edilmediğini açıklamıştı. Okulların açılması, bu varyantın yeni bir salgına neden olup olmayacağı endişesini de beraberinde getirdi.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı&nbsp;Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a göre turizm sezonundan sonra Eris varyantının Türkiye’ye de sıçraması kaçınılmaz.</p>

<h3>‘Bize gelen vakalarda hafif de olsa bir artış var’</h3>

<p>Milliyet’in haberine göre,&nbsp;<em>“Şu an ki test kriterlerimizle koronavirüs yakalamamız çok zor”&nbsp;</em>diyen Ceyhan<em>, “Test kriterleri koronavirüsün çok ağır seyrettiği dönemde hazırlandı. Vakalar Omicron çıktığından beri genellikle daha az seyrediyor. Böyle olunca test kriterlerine uymuyor. Ancak insanlar kendi paralarıyla laboratuvarlarda test yaptırırsa var mı, yok mu belli oluyor. Bize gelen vakalarda hafif de olsa bir artışın olduğunu görüyoruz. Biz test yaptırdığımız zaman yüksek oranda pozitif çıkıyor”&nbsp;</em>dedi.</p>

<p>Ceyhan, Eris varyantına ilişkin Türkiye’de analiz yapılmadığını söyledi. Prof. Dr. Ceyhan, varyant analizi yapan ülkelerin tümünün Eris varyantının olduğunu rapor ettiğine dikkat çekerken&nbsp;<em>“Türkiye’de de muhtemelen var. Türkiye’ye gelen turistleri düşünürsek, Türkiye’ye girmemesi mümkün değil”</em>&nbsp;dedi.</p>

<h3>Belirtileri sıraladı</h3>

<p>Bir an önce tarama programı başlatıp Türkiye’de hangi varyant, hangi sıklıkla görülüyor bunun belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ceyhan, şunları dedi:</p>

<p><em>“Dünya Sağlık Örgütü, Eris kaynaklı ölüm bildirmedi ama hastaneye yatışlarda artış olduğunu ABD, İngiltere rapor etti. Bunun nedeni varyantın klinik tablosunun daha ağır seyretmesi değil vaka sayısının artması. Hastanelere yatan vaka sayısında da bir artış var. Eris genellikle baş ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik burun akıntısı gibi belirtileri var. En belirgin özelliği ise koku alma kontrolünün bozulması. Eris sağlıklı insanlarda hafif seyrettiği için pandeminin başındaki ağır önlemlere gerek yok. Artık hastalık geçirerek veya aşıyla toplumda kısmi bir bağışıklık oluştu. Varyantın, eski hızla yayılmasını bekleyemeyiz. Ancak sağlıklı insanlar da böyle hafif bir tablo ile seyrederken risk gruplarında yaşlılar da ve kronik rahatsızlığı olanlar da daha ağır seyrediyor. Ve hastaneye yatışlara neden oluyor.”</em></p>

<h3>Mevcut aşılar koruyor mu?</h3>

<p>Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, mevcut aşıların koruyuculuk olup olmadığına ilişkin de şunları söyledi:</p>

<p><em>“DSÖ gibi öneri veren kurumlar, aşıları tam olan kişilere yeni bir aşı önerisinde bulunmadı. Batı’da bilim insanları yavaş yavaş son aşı dozunun üzerinden 6 ay geçmişse yeniden aşı öneriyor. Üç firma yeni varyant aşısı üretmeye başladı. İki ay içerisinde hazır hale geleceğini söylüyorlar. Temin ederseniz onun yapılması daha uygun. Kovid ortadan kalkıncaya kadar her yıl bir kez aşının tekrarlanması lazım. Risk grubundakilere son aşılarının üzerinden 6 ay geçmişse yeniden aşılanmasını öneriyoruz.”</em></p>

<h3>‘Aşıdan kaçabilir’</h3>

<p>Bilim çevrelerinde<em>&nbsp;“süper varyant”&nbsp;</em>olarak adlandırılan Pirola da Omicron’un bir alt varyantı. Kovid-19 ve Influenza virüslerinin yol açtığı belirtiler bu varyantta da gözlemleniyor. Pirola varyantının aşıdan kaçan bir varyant olma ihtimali olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, içinde bulunduğumuz eylül ayından sonra Kovid-19 vaka sayısında artış beklediklerini söyledi. Türkiye’de test yaptırma oranının düşük olduğunu belirten Şener, şunları dedi:</p>

<p><em>“Son birkaç ayda dünyada Eris oranı yüzde 7’den yüzde 17’ye sıçradığı için takibe alınan varyantlar arasına alındı. Mevcut aşıların kısmen belirli yaş gruplarına koruma sağladığını gösteren çalışmalar da var. Bunların geneline baktığımızda, Türkiye gibi hibrit aşılama yapılan ülkelerin bu yeni varyantlara karşı bir avantajı olabilir. 65 yaş üstünde riskleri azaltmak lazım. 65 yaş üstü kişilerin son 6 ay içinde korona aşısı olmamış veya hastalanmamışsa aşılanması önerisi bilimsel teamül. Örneğin 45 yaşındaki vatandaş, kronik hastalığı yoksa, en az bir kere korona geçirdi ve hastaneye yatmadıysa, hastalandığında iş gücü kaybını önemsemiyorsa hatırlatma aşısı olmayabilir. Çünkü bu kişide yapacağı hasar yüksek olasılıkla gripten farklı olmayacaktır. Ama bir diğer taraftan da hasta sayısı çok yoğun bekleniyor ise bunun için hatırlatma dozları herkes için önem kazanıyor.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/eris-varyanti-turkiyede-goruldu-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Sep 2023 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="37324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni dönem: Reçete ve rapor için hastaneye gidilmeyecek!]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/yeni-donem-recete-ve-rapor-icin-hastaneye-gidilmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/yeni-donem-recete-ve-rapor-icin-hastaneye-gidilmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlık sistemine ilişkin yeni düzenlemeleri açıkladı. Koca reçete ve rapor için artık hastanelere gidilmeye gerek kalmayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,&nbsp;<em>Haber 7 yazarı Mehmet Acet’e</em>&nbsp;sağlık sistemiyle ilgili yeni gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Acet, Bakan Koca ile görüşmesini bugünkü köşesinde kaleme aldı. Koca’nın açıklamalarına göre ‘reçete’ ve ‘rapor’ için artık hastanelere gidilmeye gerek kalmayaca</p>

<h3>“Yurtdışına giden hekimlerin sayısı önemli ölçüde azaldı”</h3>

<p><strong>Acet’in söz konusu yazısı şu şekilde:</strong></p>

<p><em>Realitesinin yanı sıra, biraz da negatif kampanya amaçlı olarak kullanılan bir sorunumuz var malum.</em></p>

<p><em>Yurtdışına giden doktorlar meselesi…</em></p>

<p><em>Bakan Koca’da alıp sizlere aktarabileceğim iyi haber şu:</em></p>

<p><em>Kamudan doktor ayrılmasında&nbsp; önemli azalmalar var.</em></p>

<p><em>Kamuda çalışan doktorların hem özlük haklarının, hem de çalışma şartlarının iyileştirilmesinin bunda katkısı büyük.</em></p>

<p><em>Bakan Koca bu konuda şöyle bir değerlendirme yapıyor:</em></p>

<p><em>“Kamudan ayrılanların sayısı giderek azaldı. Yurtdışına çıkmak için iyi hal belgesi alanların sayısı bir ara aylık 320, 330 kişiye kadar çıkmıştı. Beyaz Reform sayesinde şimdi bu sayı oldukça düştü. Ve her iyi hal belgesi alan da yurtdışına gitmemeye başladı.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Yurtdışına gidenlerin önemli bir bölümü de eğitimine devam etmek için gidiyor.</em></p>

<h3>“Hastanelerin yükünü azaltmak için…”</h3>

<p><em>Kamu hastanelerinin yükünün fazlalığı herkesin malumu. Bu durum, hem hizmet verenler sıfatıyla doktor ve sağlık çalışanları, hem de hizmet alanlar sıfatıyla hastalar için çeşitli zorlukları ve sıkıntıları beraberinde getiriyor. Sağlık Bakanlığı Bakan Koca nezaretinde, yeni dönemde, bu sorunu rahatlatma, hastanelerin yükünü azaltma ve sağlık hizmetlerinin kalitesini artırma anlamında çok yönlü bir süreç yürütüyor.</em></p>

<p><em>Örneğin:</em></p>

<p><em>“Hekimlerimizin hastalarına odaklanabilmesi için her birine tıbbi sekreter alıyoruz. 32 bin tıbbi sekreter alındı.”</em></p>

<h3>İlaç rapor vb. İhtiyaçlara hastaneye gidilmeden ulaşılabilecek</h3>

<p><em>Bakan Koca’nın verdiği bilgiye göre randevu alıp hastaneye gidenlerin yaklaşık yüzde 22’lik&nbsp; bir bölümü hastaneye reçete, rapor vs. yazdırmak için gidiyor.</em></p>

<p><em>Bakan Koca, bu amaçla hastaneye gidenlerin böyle yapmalarını gerektirmeyecek bir çözüm formülü olarak ‘Telemedicine’ yöntemini zikrediyor, şöyle diyor:</em></p>

<p><em>“Hasta yükünü azaltacak bir başka uygulama: Telemedicine uygulaması.</em></p>

<p><em>Hastaların yüzde 22’si reçete yazdırmak için hastanelere gidiyor. Onların bu taleplerini uzaktan sağlık hizmeti ile çözmeyi düşünüyoruz. Bu şekilde reçete, rapor vs. ihtiyaçların hastaneye gelmeden halledilmesi sağlanacak.”</em></p>

<p><em>Bakan Koca, ileri yaştaki insanların bulundukları yerde sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlayacak olana “Yaş Alma Merkezleri”nin kısa adıyla YAŞAM merkezlerinin bazı illerde açıldığını, devamının da geleceğini ifade ediyor.</em></p>

<p><em>Hedefimiz 65 yaş üstü olmak üzere , 80 yaş üstünden başlayacak şekilde 250/300 kişiye bir doktor düşecek şekilde düşünülen bir yöntem bu. Amaç hastaneye daha az gelerek sağlık hizmetini sunmak olacak.&nbsp;</em></p>

<p><em>Dolayısıyla eş zamanlı olarak hastanelerin hasta yükünün azalmasına da katkı sağlayacak.</em></p>

<p><em>Bakan Koca ‘En büyük sorunumuz’ dediği şiddet konusunda yeni bazı adımların da atılacağı haberini verdi.</em></p>

<p><em>“Beyaz kod dışında bir de gri kod için çalışıyoruz.” Deyip şöyle devam etti: “Beyaz kod da yargı/hukuk devreye giriyor. Gri kod ile idari sorumlular haberdar edilecek. Potansiyel bir tehdit algılamasına karşı öncül kod olacak.</em></p>

<h3>Randevularda Gecikme Sorunu Kısmen Devam Ediyor</h3>

<p><em>Bakan Koca’ya randevuların ileri tarihlere atılması meselesine dair son durumu da sordum. “Bu sorunumuz kısmen devam ediyor” dedi. Üzerinde durduğumuz en önemli konulardan bir tanesi bu diye devam etti.</em></p>

<p><em>Sonra da, “İl bazlı bakıyoruz bu meseleye. Her ile özel çözüm yaklaşımıyla sahada çalışıyoruz. En fazla yoğunluk göz, KBB, Cildiye ve Plastik Cerrahi” dedi.</em></p>

<h3>Yeni Covid Mutasyonu: Korkacak Bir Durum Yok</h3>

<p><em>Ve son olarak gelelim, Covid’le ilgili çıkan mutasyon haberlerine.</em></p>

<p><em>Bakan Koca’ya bu konuda tedirgin olmayı gerektirebilecek bir durum var mı sorusunu yönelttim.</em></p>

<p><em>“Geçmişte yaşadığımız sıkıntılı dönemlere dönmek gibi bir durumumuz söz konusu değil. Mutasyonların hiçbirinin virülansı (etkisi) daha güçlü değil. Onun için endişe edilecek bir durum yok. Vatandaşımız müsterih olsun. Gripten korunur gibi korunmaya devam etsin.</em></p>

<p><em>Kronik hastaların ve yaşlıların kalabalık ortamlarda daha dikkatli olmaları, enfekte olanların kalabalıklara karışmaması önem taşıyor.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/yeni-donem-recete-ve-rapor-icin-hastaneye-gidilmeyecek</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Sep 2023 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="38314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TTB'den yeni varyant uyarısı: Covid-19 bitmedi]]></title>
      <link>https://www.medyayazar.com/ttbden-yeni-varyant-uyarisi-covid-19-bitmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyayazar.com/ttbden-yeni-varyant-uyarisi-covid-19-bitmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği, salgının yeni varyantlarla sürdüğüne dikkati çekerek, "Aşı kararsızlığıyla mücadele dahil toplum sağlığına yönelik her türlü düzenlemenin yapılması hayati önemdedir" çağrısını yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p _msthash="269" _msttexthash="21949291">Türk Tabipleri Birliği (TTB),&nbsp;Covid-19 salgınının yeni varyantlar nedeniyle tekrar risk oluşturabileceğine dikkat çekerek, vaka sayılarının artma ihtimaline karşı uyarıda bulundu.</p>

<p _msthash="270" _msttexthash="197261506">TTB tarafından konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "COVID-19 pandemisinin başlangıcının ardından üç buçuk yıl geçmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 16 Ağustos 2023 tarihine kadar dünyada 769 milyon 806 bin 130 kesinleşmiş vaka ve buna bağlı olarak 6 milyon 955 bin 497 ölüm meydana gelmiştir. Türkiye'de ise Sağlık Bakanlığı'nın toplam vefat sayısı olarak paylaştığı 102 bin 174 sayısına rağmen, Türk Tabipleri Birliği'nin fazladan ölüm çalışmalarının da gösterdiği üzere pandemi kaynaklı 300 binden fazla ölümün olduğunu biliyoruz" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p _msthash="271" _msttexthash="41948192">TTB, salgın taramalarının neredeyse hiç yapılmadığı bu dönemde dünyadan gelen verilerin son aylarda Covid-19 günlük vaka sayısının 100 binin altında, ölüm sayısının ise binin altında olduğunu gösterdiğini,&nbsp;&nbsp;ancak salgının halen sürdüğünü belirtti.</p>

<p _msthash="272" _msttexthash="167706760">Yeni varyantlara dikkat çeken TTB, "Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) izlemeye aldığı iki yeni Omicron alt varyantı; EG.5 (Eris) ve BA.2.86'dır. Bunlardan Eriş tüm dünyada azalan taramalara karşın, salgında 'yaz piki'ne yol açmış ve hastaneye yatışlara da yansımıştır. Pirola olarak adlandırılan BA.2.86 ise 'hipermutant'tır. Aşı ve hastalıkla ilişkili bağışıklıktan kaçabileceği endişe vericidir. Önümüzdeki süreçte yeni varyantlar nedeniyle vaka sayılarının artabileceğinden bahsedilmektedir" ifadesini kullandı.</p>

<h3 _msthash="273" _msttexthash="2701764">"Aşılanmaya teşvik etmek Sağlık Bakanlığı'nın görevi"</h3>

<p _msthash="274" _msttexthash="359474648">Türkiye'de Covid-19 aşısı ile iki doz aşılananların oranının yüzde 62,4 olduğunu belirten TTB, üç doz aşılananların oranını ise yüzde 33,1 olarak açıkladı. 2023 senesinde yapılan toplam Covid-19 aşısı sayısının yaklaşık 110 bin, Ağustos ayında ise bu sayının yalnızca bin civarında olduğunu vurgulayan TTB, "Öyle bir noktadayız ki, ülkedeki sağlık çalışanlarının dahi önemli bir kısmı Covid-19 aşılarından bazılarına güven duymamaktadır. Aşı kararsızlığı, önümüzdeki salgınlar için acil olarak başa çıkmamız gereken en önemli konulardan biri olarak karşımızdadır. Ülkedeki mevcut Covid-19 aşısı çeşitleri ve sayısı hakkında toplumu bilgilendirmek ve gerektiğinde aşılanmaya teşvik etmek Sağlık Bakanlığı'nın öncelikli görevidir" dedi.</p>

<p _msthash="275" _msttexthash="144159587">"Covid-19 bitmedi, halen hayatımızda duruyor" diyen TTB, yaşlı ve kronik hastalar başta olmak üzere toplumun hem Covid-19 hem de diğer bulaşıcı hastalıklardan korunması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti. TTB, "Covid-19 salgını süresince yapılan hatalardan ders çıkarılıp aşı kararsızlığıyla mücadele dahil toplum sağlığına yönelik her türlü düzenlemenin toplumun da içinde olduğu şekilde yapılması gelecek için hayati önemdedir" ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyayazar.com/ttbden-yeni-varyant-uyarisi-covid-19-bitmedi</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Aug 2023 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyayazarcom.teimg.com/crop/1280x720/medyayazar-com/uploads/2026/03/medyayazar-placeholder.png" type="image/jpeg" length="16418"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
