banner26

Yeni çağın hastalığı: Dopamin zehirlenmesi

YAŞAM 30.07.2022, 13:39
77
Yeni çağın hastalığı: Dopamin zehirlenmesi

Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, gazete Oksijen'de yazdı: Hayata karşı bir keyifsizliğiniz mi var? Sizi mutlu etmek zorlaştı mı? Hiçbir şeye ilgi duymuyor musunuz? Hiçbir şey için motivasyonunuz yok mu? Kas ağrılarınız, uyku zorluğunuz, dikkat dağınıklığınız mı var? Aramıza hoş geldiniz. Yeni çağın hastalığına yakalandınız...

Bir biyokimyacı olarak hislerimize nörötransmitterler çorbası olarak bakmam normal. Dopamin de serotonin, adrenalin gibi bir nörotransmitter. Nörotransmitterlerin farklı görevleri var. Konumuz olan dopaminin sizdeki etkisi azalırsa spottaki gibi hissedersiniz. Tüm dünya yıllardır bu şikayetleri serotonine bağlar ve antidepresanlar leblebi gibi tüketilir. Ancak asıl konu dopamindir. Dopamin etkisi olmadan hayata tutunamayız. Ve acıklı olan, şu anki yaşam şeklimiz tam olarak dopamin düşmanı. Nerede hata yaptığımızı anlamak için önce dopamini biraz daha tanıyalım.

Ödül ve haz aramanın sebebi olarak dopamin

Dopamin, temel olarak beyinde üretilen ve orada etkili olan bir madde. Vücut içinde de üretilir. Ancak üretilen dopamin kan beyin bariyerini geçip beyne gidemez. Asıl dopaminin beyinde üretilmesi gerekir. Dopamin, temelde ödül mekanizmamızı kontrol eder. Dopaminin ödül mekanizmasını çalıştırması şu 3 aşamayla olur:

• Ödülden alınacak zevk. 
• Ödülden öğrenme.
• Ödüle yaklaşma isteği.

Arzulanan şey elde edilince haz azalır. İleri düzey bağımlılık davranışları bu durumla ilgilidir. Siz bir ödülden haz elde ettiğinizde, bir sonraki ödülün o hazdan daha fazlasını size vermesini beklersiniz. Daha azı olursa, keyifsizleşirsiniz.

Asıl konumuza girelim. Neden illa hep çıtayı bir yukarı koymak zorundayız? Neden aynı dozda veya daha azı ödülle yetinemiyoruz? Neden küçük şeylerle mutlu olamıyoruz?

İnsülin duyarsızlığı gibi yeni bir duyarsızlık; dopamin duyarsızlığı

Cevap dopamin duyarsızlığında. Tıpkı insüline hücre üzerindeki insülin reseptörlerinin cevap vermemesi gibi, dopamine de dopamin reseptörleri cevapsızlaşır. Dopamin üretildikten sonra etkisini gösterebilmesi için hücrelerdeki dopamin reseptörleri ile etkileşime girebilmelidir. Dopaminin birden fazla hücre reseptörü vardır. En çok üzerinde çalışılanlar, dopamin D1 ve D2 reseptörleridir.

Bağımlılar incelendiğinde, dopamin reseptörlerinde desensitizasyon görülür. Sensitif olmanın azalması manasında. Reseptörler dopamine hassaslıklarını azaltırlar. Yani dopamin duyarsızlığı diyebileceğimiz durum oluşur. Ortada yeterince dopamin olsa bile, hücre reseptör duyarsızlığı, daha çok dopamin olmasına gerek duyar. Aynı insülinin, insülin duyarsızlığında kanda normalden fazla olması gibi.

Burada insülin örneğini verme sebebim, siz reseptör duyarsızlığını başka konulardan hatırlayın diye. Aslında buradaki tam ifade dopamin reseptör desensitivesi. Şimdi, kötü beslenince insülin direnci artıyordu, burada ne yapınca dopamin duyarsızlığımız artıyor sorusunu soralım.

Dijital dünya dopamin katili

Dopaminin, ucunda ödül olan hazzı kovalattığını hatırlayalım. Biz günlük hayatta nerede en çok haz arıyoruz; parkta bahçede mi, ofiste evde mi? Az insanla şahsen buluşarak mı, binlercesiyle sanal ortamda interaksiyonda olarak mı? En yakın arkadaşınızın kıyafetinizi beğenmesi size yetiyor mu, yoksa illa 5-10 bin like alınca mı iyi hissediyorsunuz?

İşte böyle yaşıyoruz. Sanal dünya, sosyal mecralar, internet oyunları, izlenen onca film, dizi vs hayat böyle geçiyor. Bunlar bizde başlangıçta, ödül haz işini çalıştırsa da giderek daha yüksek uyarana ihtiyaç duyuyoruz. Giderek aldığımız hazzın süresi de kısalıyor. İşte bu yaşadığımız günlük hayatın iz düşümü, vücutta kimyasal olarak değişikliklere sebep oluyor. Sonuç, dopaminin etkilerini hissetmekte giderek zorlanıyoruz. Çünkü dopamin reseptörlerimizi duyarsızlaştırıyoruz.

Mesele ufak bir keyifsizlikle başlayıp, giderek hayata karşı motivasyon eksikliğine, umutsuzluk, boşvermişlik duygusuna, inanç azalmasına, gündüz uykulu, gece uykusuz kalmaya, kas ağrılarına, huzursuz bacak sendromuna, fibromiyaljiye, seks isteğinin kaybına hatta kabızlık ve reflüye kadar uzuyor. Evet bunların hepsi dopaminin mekanizmasıyla ilgili. Bu bağlantılar yayınlarda gayet açıktır. Genel olarak çözüm için dopaminin arttırılması gerektiğinden bahis geçer. Ancak ben orada büyük hata olduğunu düşünüyorum. Bu tıpkı insülin duyarsızlığında daha çok insülin vermek gibi olur. Asıl konu reseptör duyarlılığını arttırmak olmalı.

Aralıklı dopamin açlığı diyeti

Başlık dikkatinizi çeksin diye böyle yazdım. Böyle bir diyet yok tabii. Ancak tıpkı insülin duyarsızlığında yaptığımızı yapacağız. Orada ne yapıyorduk:

1-İnsülini arttıran yiyecekleri yemiyorduk.
2-Reseptörler kendine gelsin, tekrar duyarlı olsun diye uzun açlık arası veriyorduk ve bunu geceyi içine katan açlık olarak yapmalıydık.

İşte aynı şeyi yapacağız

1-Dopamini gereksiz ve küçük piklerle arttıran dijital dünyaya ara vereceğiz. Cep telefonu, sosyal medya, tv, tablet, bilgisayar, porno dahil fazla uyarı yaratan siteler, heyecan dozu yüksek filmler. İşte bunların diyetine gireceğiz.

2-Ancak bunu sürdürülebilir kılmak için, aralıklı olarak yapacağız. Gündüz daha serbest ama gece asla olmayacak şekilde. Neden mi gündüz serbest gece yasak?

Gözün neye ne zaman baktığı çok önemli

Gece dijitallerle haşır neşir olmamak gerek. Çünkü sirkadiyen iç saat reseptörlerimiz böyle emrediyor. Gece dijital ekranlar, göz için de beyin için de fazla uyarı sebebi. Uyku hormonumuz melatonin azalıyor. Ancak gözde de dopamin reseptörü ve dopamin üretimi olduğunu biliyor muydunuz? Evet retinada bu işler oluyor. Amaç, buradaki dopamin ile gündüz görme fonksiyonumuza yardım etmek.

Dopamin bir gündüz işçisi. Dikkat, istek, arzu, kas hareketlerinin kontrolü, gündüz bol ışıkta renkli görmenin sağlanması onun işi. Gece, Instagramdan post atarken ya da başkasınınkine bakarken duyduğumuz o minik heyecancıklarla dopamin reseptörlerimizi duyarsızlaştırıyoruz. Yani etkili dopamin için gece dijital detoks çok daha önemli.

Uykusuz kalan kişilerde dopaminin etkisi azalır ve keyif alamaz hale gelirler. Biz geç saate dek ekran seyrettikçe hem uyku verimimiz azalır, hem seyrettiğimizin hoşumuza gitmesi giderek zorlaşır. Dijital platformlarda ne seyredeyim diye dolanırken, dizi ve filmlerden sıkılmaya başlamışsınızdır bile.
Bu yazının en önemli konusu çocuklarımızın durumu. Onları nasıl bizim çocukluğumuzdaki gibi kolay mutlu olur hale getireceğiz? Elinden telefonu, tableti alınan bebek bile ağlar hale geldi. Teknoloji yanlısı biriyim. Ancak kulanım süresi ve zamanı konusunda fikirlerim bu şekilde. Dünyanın bir dopamin sorunu var. Ancak dopamin azlığı değil, dopamin duyarsızlığı.

Reseptörleri tekrar duyarlı hale getirirsek küçük şeylerden mutlu olabiliriz. Bunun için biraz ara vermemiz gerekiyor. En azından günün belli saatlerinde. Duyarlı dopamin reseptörleriyle kolay ve bol mutluluklar dilerim hepimize. Dop-Amin. 

​​​​​​​

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4