banner26

banner32

19.12.2020, 10:20 460

YETİŞTİREMEDİK BARİ KÜFREDELİM (!)

Konuşmasının bir yerinde Z kuşağını hedonistlikle suçladı. Sonra dedi ki :” 27 senedir üniversitede hocayım; son 2 senedir öğrenciler dersime girmiyor.” Sonra da dedi ki :” O kadar haz peşinde koşuyorlar ki tıpkı sayın cumhurbaşkanımın da dediği gibi fuhuş yapıyorlar.” Bunun altını çizdi. Tıpkı sayın cumhurbaşkanımın dediği gibi. Çünkü sayın cumhurbaşkanı söylediyse itiraz edilemezdi. Mutlak gerçekti.

Konuşmasının bir yerinde üniversiteler şehri geliştirir diye biliyoruz. Ama değil, yok öyle bir şey. Üniversitenin olduğu şehirlerde laboratuarlar olur. Kütüphane sayısı artar. Ama maalesef üniversite şehirlerinde fuhuş evleri artıyor –yumuşattı biraz; genelev diyecekti sanırım- dedi.

Bunu bir televizyon kanalında şehrimdeki üniversitenin profesörü söyledi. Hep beraber veryansın ettik. Geç kalınmış bir veryansındı bu. Ama olsundu. Yine de hoş bir seda oldu.

Ah kibir! Egoyla kol kola gezerken seni izleyenler dağ mısın yoksa çukur mu bir türlü anlamıyorlar. Ama bizim baktığımız yerden bir çukura daha çok benziyorsun.

Z kuşağı…

Hedonist, bencil, çıkarcı, tüketen, yerine koymayan, günlük yaşayan, örgütlenemeyen- biz buna çok takılıyoruz zaman zaman-, duyarsız Z kuşağı. En çok da saygısız Z kuşağı. Çünkü onlar saygının yaşa, mevkie, cinsiyete bağlı olmadığını, kazanılması gereken bir erdem olduğunu düşünüyorlar. İsminizin önündeki unvanlarla ilgilenmiyorlar mesela. Bu dünyada onlardan fazla yaşamış olmanız sizi sadece yaşlı yapıyor, saygıyı hak edecek bir durum olduğunu düşünmüyorlar. Eğer onları dinliyorsanız onlarla konuşuyor ve onlara onları anladığınızı belli ediyorsanız size saygı duyuyorlar.

Ama benim çoğunlukla anlamadığım şey biz yetişkinlerin kendi kuşağımızı övüp, bizden sonraki kuşakları yerden yere vurma yarışına giriyor olmamız. Sanki bu kuşakları biz küfredenler yetiştirmiyormuşuz gibi. Eğer kimse doğurduğu çocuğu ağaç kovuğuna bırakmıyorsa sanırım bizden sonraki kuşağın yetişmesinde ve geliş(eme)mesinde çok büyük bir katkımız var. Her kuşak ona sağladığınız ortamlarda yetişiyor. Ne veriyorsanız onu geri alıyorsunuz.

Tüketen bir nesilse gördüğünüz, bebeklikten beri tükettiği her şey için alkışladınız onu.

Okumuyorsa okumadınız demektir.

Zalimse hiç kucağınıza almadınız demek ki.

Vicdansızsa vicdanıyla hiç baş başa bırakmadınız ve vicdanın rahatsız edici bir unsur olduğunu öğretmediniz ona.

Araştırmıyorsa oyuncak yapmadınız onunla birlikte mesela.

Görmüyorsa görülecek bir şey önüne koymadınız demek ki.

Konuşmuyorsa her zaman onun yerine siz konuştunuz öyleyse.

Kendinden başkasını düşünmüyorsa ekmeği böldürmediniz ona.

Ve sizden farklı bir dil kullanıyorsa kulağına hiçbir şey fısıldamadınız demektir.

Şimdi ne ektiniz de ne biçeceğinizi umuyordunuz?

Üniversitede eğitim veren bir insanın nasıl olması gerektiğini az çok biliyorum bir eğitimci olarak. Ama nasıl olmaması gerektiğini çok iyi görüyoruz son 15 senedir. Bir eğitimcinin okuyan, eğiten, bilgiye aç, kendini geliştiren, bilimin gerçekliğine inanan, hurafelerden uzak duran,insan ilişkileri güçlü, pozitif, entelektüel olması gerekir. Ne yetiştiriyorsanız yetiştirin; ister meyve sebze,ister insan yetiştirdiğiniz şeyi sevmek zorundasınız. Düşmanca, çıkarcı yaklaşımınız hem size hem yetiştirdiğiniz ürüne çok zarar verir. Hele ki onu her platformda aşağılamak yok saymak sizin kendinize saygı duymadığınızın da bir göstergesidir.

Üniversiteler son yıllarda bir aile şirketi, ahbap çavuş ilişkilerinin yaşandığı yerler haline geldi. Birileri bir yerlerden sırtını sağlama aldı mı, kendi görüşünden olmayanı süründürdüğü, akrabalık titrilerinin fazlalaştığı kendini bilmez elamanların yükseldiği yerler oldu üniversiteler. Liyakat üniversite kapılarının önünden bile geçemiyor artık. Ve bunlar büyük bir fütursuzlukla herkesin gözü önünde yapılırken o alaşağı ettiğiniz Z kuşağı bunları görmüyor mu sanıyorsunuz? Kendi yetersizliğinizin farkına varmadan küfür ettiğiniz o kuşaktan ne istediniz? Bilimsel bir rapor mu? Yeni bir buluş mu? Araştırılacak bir alan mı?

Yaptığınız intihalleri yüksek lisans öğrencileriniz bulup size getirdiğinde tek seferde –bunu tehdit olarak algılıyorsunuz çünkü- doktorasını kabul etmiyor musunuz? Öte yandan sırf sizin görüşünüzden değil diye birçok yabancı dergide birçok yabancı dilde makale yazan bir doktora öğrencisini yetersiz görüp bırakmıyor musunuz? Bunlar sizin marifetleriniz değil mi? Üniversite şehirleri fuhuş yuvası oldu derken o çocukların zihinlerine her gün tecavüz eden siz değil misiniz?

Kendi beceriksizliğinizi ve yetersizliğinizi deşifre etmekten başka ne işe yaradı bu konuşma?

Evet, şehirlerin çehresini değiştiren o şehirlerdeki üniversitelerdir. Ama o üniversiteye gelen öğrenciler değildir, o üniversitede ders veren öğretim görevlileridir, aktivistleridir, ileri gelenleridir, aydınlarıdır. Öğrencilerin önüne ne koyarsanız onu büyük bir iştahla yer, bitirir, kalanlarını da çöp tenekesi gösterirseniz çöpe atar. Göstermezseniz fırlatır atar sokağa. Çünkü siz çöp tenekesi koymadığınız bir şehirde temizlik bekleyemeziniz. Bir şehirde öğrencileri yolunacak kaz olarak görmekten vaz geçerse esnaf, uyuşturucu için müşteri olarak görmezse karanlık adamlar ve çocukların iç çamaşırından elini çekerse aymazlar o zaman özlediğiniz o gelişmiş şehre kavuşuruz hep beraber. Gençlerin kendini var edecek hiçbir ortamı oluşturmadan yetişmesini ve gelişmesini bekleyemezsiniz. Onlara mantar muamelesi yapmaktan vazgeçmelisiniz artık.

Zihninizde nasıl bir yer öğrencileri evleri bilmiyorum ama, fuhuş evleri para karşılığı cinsel ilişki yaşanan yerler değil midir? Buralar fuhuş evleri ise bu şehrin kolluk kuvveti nerde? Çocuklarımızın birilerine peşkeş çekilmesine nasıl izin veriyorsunuz? Yoksa fuhuştan kastınız sizin gibi yaşamayan, düşünmeyen insanlar mı? Bütün ötekiler yani bizler fuhuş mu yapıyoruz sanıyorsunuz?

Fuhuş yapılan yerler; yani genelevleri… Genelev deyince aklıma hep İstanbul’a 1946 yılında Marshall Yardım planı ile gelen Missouri gemisi gelir. Çünkü o gemiden inecek olan askerler İstanbul’dan memnun ayrılsınlar diye devlet eliyle genelevler sarıya boyatılır ve seks işçileri doktor kontrolünden geçirilip Amerikan askerlerine öyle servis edilir. Çünkü Amerikan askerlerinin memnun ayrılması ülke itibarı için gereklidir.

Bu olay aklıma her geldiğinde aşağılık bir davranışın misafirperverlikle nasıl servis edildiğini görüyor ve kahroluyorum.

Ve bazen kendinizi ahlaklı göstermek isterken en ahlaksız düşüncelerinizi ortaya dökmüş oluyorsunuz.

Tipik kibirli insan davranışı…

Kibirli insan yalnızlığın kıskacında soldukça solar, soldukça korkar, korkusuyla gittikçe vahşileşir, zalimleşir. Dünyanın geri kalanından iyice ayırır kendini. Issız, ıpıssız bir adaya döner kalır. (Vuslat Çamkerten/ Psikeart)

Çok tanıdık geldi değil mi?

Yalnız bu insanların ıpıssız adaya dönmelerine daha çok var. Şimdi yapmamız gereken onlar gidene kadar ağaçları, çocukları, hayvanları ve kadınları mümkün olduğunca onlardan uzak tutmaya çalışmak ve korumaktır. Geç kalınmış veryansın, veryansın olmuyor maalesef…

Yorumlar (0)
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12