Sakarya Barosu Hayvan Hakları Komisyonu’nun Sakarya Adliyesi önünde yaptığı basın açıklaması öncesinde söz alan Baro Başkanı Av. Zafer Kazan, Sapanca’da yaşanan vahşetin, kendilerini iki üç hususu birden düşünmeye ittiğini söyledi. İlk hususun, yasalardaki eksiklik olduğunu vurgulayan Kazan, “Birincisi yıllardır hayvanı mal olarak gören, eşya olarak gören ve bu şekilde ele alan yasa sorunumuz var. Yıllardır kaç defa meclise gelmiş olmasına rağmen hayvanı mal gören, sahipli sahipsiz ayrımı yapan bir yasa sorunumuz var” dedi.

Kazan, “İkincisi toplumda hayvana şefkatle yaklaşacak bir sevgi sorumuz var. Dolayısıyla bu iki sorunu çözmeden, biz bugün olaylar üzerine aniden parlayan saman alevi gibi tepkiler gösterip, sonrasında köşemize çekilirsek yine yaşanan olayları gazetelerin ikinci, üçüncü sayfalarında izlemeye devam ederiz” diye konuştu.

HAYVAN HASTANESİ
Sapanca’daki olay sembol bir olay olduğuna işaret eden Kazan, şöyle devam etti:

“Bu olay üzerinde temel yasal düzenlemesine ihtiyacımız var. Ancak, insanların kalbine sevgiyi yasa ile koyamazsınız. Bu sevgiyi ancak eğitimle koyabilirsiniz. Dolayısıyla bir de eğitim sorunumuz var. Aynı zamanda bütün topluma örnek olacak davranışlara ihtiyacımız var. Artık haberlerde şunları duymak istemiyoruz. Zehirlenen, yok olan köpeklerle ilgili haberleri izlemek istemiyoruz. Tüm Belediyelerin, Valiliklerin ve diğer kurumların örnek teşkil edecek davranışlarına ihtiyacımız var. Mesela hayvan hastanemiz neden yok. Sakarya’mızda kurulsun istiyoruz. Sokak hayvanlarını tedavi ettirecek bir hastanemiz olsun. Yaşanan her acı kalbimizi vicdanımızı karartıyor, bizi kötü insanlar haline getiriyor. Bu nedenle yasa düzenlemesi olmadan atılacak hiçbir adımın anlamı yoktur. İkincisi doğa sevgisi, hayvan sevgisini aşılayacak eğitim seferberliğine ihtiyacımız var. Ve örnek kamusal davranışlara ihtiyacımız var.”

AYNI HAVAYI SOLUMAK İSTEMİYORUZ

Kazan’ın konuşmasının ardından, Sakarya Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Zeynep Başak Güngör Barolar’ın ortak açıklamasını okudu.

Sapanca’da yaşanan olayın toplumun her kesimini derinden sarstığını ve dile getirilen zulümün bir sembolü haline geldiği ifade edilen açıklamada, “Kaybettiğimiz o minik canın özelinde hayvanlara yapılan işkence, tecavüz, şiddet, kötü muamele ve cinayetin geldiği akıl dışı boyutları ve tabii yapılması gerekenleri usanmadan bir kez daha tüm Türkiye'ye duyuruyoruz: Ağzı süt kokan bu yavruya çekincesizce uzanan eller, ilk fırsatta insana da uzanacaktır. Aramızda serbestçe dolaşan bu katillerle aynı ortamda, hiç bir şey olmamışçasına nefes almak istemiyoruz” denildi.

Siyasi liderlerin olaya siyaset üstü bir mesele, bir vicdan meselesi olarak yaklaşmasının umut verici olduğu vurgulanan açıklamada, “Ancak bu kesinlikle yeterli değildir. Hayvan hakları alanında acilen "doğru-yeterli-uygulanabilir" yasal düzenlemelerin yapılması zorunludur” ifadeleri kullanıldı ve yapılması istenilen yasal düzenlemeye ilişkin öneriler sıralandı.

Basın açıklamasının ardından, olayla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.