Barbarlığı asıl ele veren şey kadının bedeniyle ve saçıyla kurduğu ilişki.
Neden saç?
Cevap sanıldığı kadar karmaşık değil.
Kadın boyun eğmediğinde, kurulan bütün düzen çöküyor.
Bu yüzden saçı hedef alınıyor.
Kesiliyor
Çekiliyor
Örtülüyor
Teşhir ediliyor
Bu, “sana hükmediyorum” demenin en kestirme yolu.
Ve erkeklik bu konuda tarih boyunca pek de yaratıcı olmamış.
Antik Yunan’da saç, kadının yalnızca güzelliği değil, onurunun, statüsünün ve özgürlüğünün işaretiydi.
Özgür kadın saçıyla tanınırdı.
Troia düştüğünde Andromakhe’nin saçının kesilmesi “sen artık kraliçe değilsin” demekti.
Polyxena’nın kurban edilmeden önce saçının kesilmesi ise onu insan olmaktan çıkarmak içindi.
Dün dünyanın pek çok yerinden saçlarını ören kadınların görüntüleri bir serap gibi düştü önümüze.
Silah yoktu.
Bağırış çağırış yoktu.
Sadece eller vardı.
Ve o ellerle kurulan kocaman bir dünya.
Bu kadar mı güçlüdür gerçekten örülen bir saç?
Evet bu kadar güçlüdür.
Çünkü orada kadın, bedenini ve hikayesini geri almıştır.
Barbarlar kadınların saçına yenilecek.
Çünkü saç, kadınların özgürlüğünün hafızasıdır.
O hafıza şöyle fısıldıyor:
Saçlarımı ben ördüm.
Bir tek ben keserim.