Kadınların Haykırışı

İran’da kadınların sokaklara taşıdığı öfke, bireysel bir tepki değil; siyasal bir başkaldırıdır. Mahsa Amini’nin gözaltında yaşamını yitirmesiyle görülen protestolar, kadın bedeni üzerinden kurulan baskıcı rejimin meşruiyetini doğrudan sorgulamaktadır.

Zorunlu örtünme, İran’da yalnızca bir kıyafet dayatması değildir; kadınları yaşamın her alanından dışlamanın ve itaate zorlamanın bir aracıdır. Kadının ne giyeceğine karar veren bir iktidar, aslında kadının yaşamı üzerinde tam egemenlik kurmak istemektedir. Bugün kadınların sokağa çıkması, bu kurulmak istenen egemenliğe açık bir isyandır.

Kadınların öncülüğünde büyüyen bu direniş, toplumun diğer kesimlerine de cesaret vermektedir. İran sokaklarında yükselen ses, özgürlüğün yok edilemez olduğunu bir kez daha göstermektedir. Buna rağmen uluslararası kamuoyunun sınırlı tepkisi, insan hakları söyleminin ne kadar seçici kullanıldığını ortaya koymaktadır.

İran’da direnen kadınların yanındayız. Seslerini susturmaya çalışanlara karşı cesaretlerini, kararlılıklarını ve özgürlük mücadelesini selamlıyoruz. Kadınların haykırışı, sınırları aşan bir direniştir ve bu ses er ya da geç kazanacaktır.