TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitime yönelik sözlerine ilişkin "Bu saray atanmışının bu açıklaması da kişisel, şahsi fikri değil. AKP iktidarının 20 yıldır yapmaya çalıştığı ama bir türlü bu ülkenin yarısı dimdik karşısında durduğu için beceremediği yönde bir adım daha atmak; o da nedir? Adıyla sanıyla bu ülkeyi Afganistanlaştırmak” ifadelerini kullandı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, bugün Cumhuriyet TV’deki Gündem Özel programında İrem Karataş’a konuk oldu.

Burada geçen günlerde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sarf ettiği “Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin ilk söylediği şey ‘Erkeklerin olduğu yerde olmasını istemiyorum’ diyor. Biz o kızlarımızı eğitime dahil etmeliyiz. Karma eğitim esastır. Kız okulları kurmak gerekiyorsa kurulur” sözlerine ilişkin konuşan Kadıgil, “Bu bir nabız yoklama. 20 yıldır yapmaya çalıştıkları şeyin, aldıkları cesaretle de iyice dışa vurumu. Bunun adı karşı devrimci bu iktidarın laik cumhuriyetle, kadınlar üzerinden hesaplaşmasını görmek üzere attığı adımlar” ifadelerini kullandı.

‘BU ÜLKEYİ AFGANİSTANLAŞTIRMAK İSTİYORLAR’

Kadıgil programda şunları söyledi:

"Bir 'Saray atanmışı' diyorum ben, 'bakan' demeye çünkü bin şahit istiyor. Bu düzende görev alan ve görevlerinden istifa etmeyi bile beceremeyip anca affını isteyebilen kişiler bakan olarak değil ancak saray atanmışı olarak değerlendirilebilir. Bu saray atanmışının bu açıklaması da kişisel, şahsi fikri değil. AKP iktidarının 20 yıldır yapmaya çalıştığı ama bir türlü bu ülkenin yarısı dimdik karşısında durduğu için beceremediği yönde bir adım daha atmak; o da nedir? Adıyla sanıyla bu ülkeyi Afganistanlaştırmak. Kendi ağızlarıyla demişlerdi, 'Taliban zihniyetiyle bizim aramızda bir fark yok' diye ama bunu diyenlerin şimdi çok iyi bilmesi lazım ki burası Afganistan değil ve kız çocuklarını böyle çeşitli yalanlara bir grup şeriatçının talepleri doğrultusunda kendi istedikleri yıkılmış bir laik cumhuriyet için bahane etmeye çalışanlara da prim vermeyeceğiz. Buna asla ve kata sessiz kalmayacağız.

Taşkent'ten kredi faizi artırımına tepki! Taşkent'ten kredi faizi artırımına tepki!

‘ÖYLE BİR DÜNYA YOK’

Bakanın ifadeleri o kadar saçma sapan ki bütünlüklü olarak baktığınız zaman şunu diyor aslında; 'Kız çocuklarının okullaşma oranlarını artırmak bu beyefendinin göreviymiş ama konuştuğu bazı aileler kız çocuklarını erkeklerle aynı okula göndermek istemiyormuş. O da ne yapsınmış? Kız okulları açarsa veliler isteyenlerin kız okullarına yollarmış çocukları, isteyenleri karma okula yollarmış…'  Daha da utanç vericisi ve kendisinin bu tutumunu özgürlükçü olarak yorumluyor. Bir de bu takiyenin kelime anlamı gibi, vücut bulmuş hali gibi bir şey aslında. Özgürlükçülük kisvesi altında, din adı altında, millet adı altında istediklerini yapıyorlar bunca yıldır. Normal bir ülkede, normal bir bakanın şunu demesi lazım: 'Bu kadar radikalleşen ve altı yaşındaki çocukların kız ya da erkek gözüyle bakabilen anne babalarla mücadele bizim için asli hedeftir. Çocuklarını o ya da bu gerekçeyle okula yollamayan aileler ile ilgili soruşturma açacağım. Kanunda var olan cezaları uygulayacağım, gerekirse sosyal hizmetleri devreye alacağım...' Bunu söylemek zorunda çünkü siz şunu söylerseniz; 'Ben kız okulu da açacağım. Velilerimizin takdirinde isterse oraya yollar…' Öyle bir dünya yok. Bakın gözümüzle görüyoruz dört yanda görüyoruz: 6-7 yaşında kız çocuklarından bahsediyoruz. kendi iradeleri söz konusu bile olamayacak. Şeriatçı, yobaz, gerici kesimin elindeki kız çocuklarının başına neler neler geldiğini yıllardır zaten görüyoruz. Takip ettiğimiz, görebildiğimiz, bulabildiğimiz toplumsal davalardan da görüyoruz ve ailelerin üzerinde bu gerici iktidar eliyle yaratılacak baskıları da biliyoruz. Çünkü bu işin sonunun şuraya da gideceğini biliyoruz: 'Sen kızını karma eğitime mi veriyorsun?' Bu şekilde bir yaklaşımla geleceklerini de biliyoruz.

‘HEDEFLERİ LAİK CUMHURİYET’

Karma eğitimin üzerinde bu kadar zıplamaya çalışmalarının nedeni 1924’e dayanıyor. Çünkü biz bu laik cumhuriyeti ilk kurduğumuzda 1924’te yapılan ilk devrimlerden biridir Tevhid-i Tedrisat Kanunu. Medreselerin, gerici kurumların elinden okulları almış, Milli Eğitim Bakanlığına bağlamıştır. 1926’da karma eğitimi zorunlu kılmıştır. Yani kendisine çizdiği laik cumhuriyetin yolunun döşenen ilk adımıdır, dönüp dolaşıp buraya sarmalarının sebeplerinden bir tanesini de burada görüyoruz."

Editör: Tuncer Kalaycı