ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları, Almanya'nın da aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerini birçok şeyi sorgulamaya itiyor. Trump'ın son haftalarda gündemi işgal eden Danimarka toprağı Grönland'ı ilhak planları ve Avrupa'ya yönelik gümrük vergisi tehditleri, Alman ekonomi ve siyaset çevrelerinde huzursuzluğa yol açtı.
Almanya'nın 164 milyar euro değerindeki altın rezervlerinin New York'tan çekilmesi yönünde talepler, belirsiz dünya koşulları nedeniyle Bundesbank ve çeşitli politik çevrelerde gündemde.
Bundesbank Araştırma Dairesi eski Başkanı Emanuel Mönch, Çarşamba günü "Handelsblatt" gazetesine yaptığı açıklamada, "Bu kadar çok altının ABD'de tutulması şu anda riskli görünüyor" dedi. Mönch, ABD'den daha bağımsız bir stratejik duruş sağlamak açısından Bundesbank'ın rezervleri geri getirmeyi düşünmesinin iyi olacağını vurguladı.
Meslek kuruluşları ve Yeşiller de altınları geri istiyor
Yeşiller partisinin maliye politikaları sözcüsü Katharina Beck de altın rezervlerinin taşınmasını gündeme getirdi.
"Altın rezervleri önemli bir istikrar ve güven unsuru. Hiçbir şekilde jeopolitik çatışmaların oyuncağı olmamalı" diyen Beck, Trump görevde olduğu sürece altın rezervlerinin Almanya'da tutulmasının böyle bir riski bertaraf edeceğini ifade etti.
Avrupa Vergi Mükellefleri Birliği de (TAE) rezervlerin geri getirilmesini talep etti. TAE Başkanı Michael Jäger, "Trump öngörülemez ve gelir sağlamak için her şeyi yapıyor. Bu nedenle altınlarımız Fed'in kasalarında artık güvenli değil" dedi.
Riskin giderek arttığını ve "Bundesbank'ın altınlarına erişememe ihtimalinin bulunduğunu" belirten Jäger, bununla birlikte, Bundesbank'ın bağımsız olduğunu ve bu kararı kendi alabileceğini vurguladı. Merkez Bankası'nın bu kararı kendi başına alabileceğine dikkat çeken Jäger, "Politikaya karşı boyun eğmesi gerekmez" diye konuştu.
Bundesbank, bin 236 ton altını ABD Merkez Bankası'nın (Fed) New York şubesinde tutuyor.
Merkez Bankası Başkanı ve iktidar karşı
Bundesbank Başkanı Joachim Nagel ise böyle bir adıma karşı çıkıyor.
Nagel gibi düşünenlerden biri de Başbakan Merz'in de üyesi olduğu, iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) maliye politikaları sözcüsü Fritz Güntzler. Rezervlerin bir kısmının ABD'de tutulmasının hâlâ mantıklı olduğunu söyleyen Güntzler, "Mevcut durumda altın rezervlerinin çekilmesine dair kamuoyu önünde spekülasyon yapmak faydalı değil" diye konuştu.
Koalisyonun küçük ortağı Sosyal Demokrat Birlik'in (SPD) maliye politikaları sözcüsü Frauke Heiligenstadt ise altın rezervleriyle ilgili kaygıları anlayabildiğini ancak "panik yapılmaması" gerektiğini belirtti. Heiligenstadt, "Alman altın rezervleri iyi çeşitlendirilmiş durumda. Yarıdan fazlası Frankfurt'ta tutuluyor, bu nedenle hareket kabiliyetimiz garanti altında" dedi. Rezervlerin geri kalanı için New York'un mantıklı bir yer olduğunu savunan Heiligenstadt, Almanya, Avrupa ve ABD'nin mali açıdan birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğuna dikkat çekti.
"Kredi kartları konusunda özgürleşelim"
Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) Başkanı Michael Hüther de rezervlerin geri getirilmesine karşı. "Parasal politik nedenlerle altının belirli işlemler için ABD'de tutulması mantıklı olabilir" diyen Hüther, bu rezevlerin Trump'a bir mesaj verme amacıyla geri getirilmesinin bir anlamı olmayacağını sözlerine ekledi.
IW Başkanı, bunun yerine kredi kartları konusunda alternatifler öneriyor. Hüther, "AB, ABD ile yaşanan bu anlaşmazlığı, ödeme sistemlerinde stratejik olarak daha bağımsız hâle gelmek için bir fırsat olarak görmeli. Şu anda tamamen ABD şirketleri Visa ve Mastercard'a bağımlıyız ve bu da bizi baskı altında bırakıyor" dedi ve acilen alternatiflerin oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Almanya, dünyada ABD'nin ardından en fazla altın rezervine sahip olan ikinci ülke konumunda.