|
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), İranlı kadınların eşitlik, özgürlük, çok seslilik, kapsayıcılık ve şiddetsiz demokratik geçiş talebini sahiplendiklerini ve İran’ın geleceğine tek adamcı, patriyarkal, otoriter bir rejim dayatılmasına karşı yanlarında olduklarını duyurdu. EŞİK'ten yapılan açıklamada, İran’da yaşananların, yalnızca bir ekonomik krizin sonucu değil; asıl olarak, patriyarkal, teokratik, otoriter bir rejimin başta kadınlara ve muhaliflerin yaşam hakkına yönelik sistematik saldırılar olduğu belirtilerek, "Sokak infazları, cenazelerin ailelerine teslim edilmemesi, tutuklamalar, internetin ve dış dünya ile bağlantının kesilmesi, baskıcılığın ve devlet şiddetinin ulaştığı kanlı boyutu göstermektedir. İran’da insanlığa karşı suç işlenmektedir" denildi. "İran Halkı’nın bu direnişinin, 2022’de “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla kadınların yükselttiği isyanın devamı olduğu vurgulanan açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "DİRENİŞİNİZ CESARET VERİYOR" "EŞİK olarak İranlı kadınlara sesleniyoruz: Direnişiniz, ezilen, sömürülen, eşitsizliğe, ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan tüm dünya kadınlarına cesaret veriyor. Mücadeleniz hepimizin ortak mücadelesidir. Hiçbir hak kadınlara altın tepsilerle sunulmadı. Kadınlar, sahip oldukları her bir hakkı, zorlu mücadelelerle, büyük bedeller ödeyerek elde etti. Yazdığınız tarih hepimizin ortak tarihi olacaktır. Ve siz bu tarihi yazarken biz kız kardeşlerimizin ellerinden tutarak “Kadın, yaşam, özgürlük” demeye devam edeceğiz. İşaret ettiğiniz, eşitlik, özgürlük, çok seslilik, kapsayıcılık ve şiddetsiz demokratik geçiş talebinizi sahipleniyoruz. İran’ın geleceğine tek adamcı, patriyarkal, otoriter bir rejim dayatılmasına karşı yanınızdayız. Tüm dünyadaki kadın örgütlerini bu dayanışma çağrınıza cevap vermeye davet ediyoruz." "İNSANLIĞA KARŞI SUÇ KAPSAMINDA" "Ve uluslararası mekanizmalara sesleniyoruz: İran’da kadınlara ve muhaliflere yönelik sistematik devlet şiddeti, keyfi infazlar ve ağır baskı politikaları, uluslararası hukuka göre insanlığa karşı suç kapsamındadır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası mekanizmaları, uluslararası hukukun gereklerini yerine getirerek derhal harekete geçmeye çağırıyoruz. Bu bağlamda; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ni, İran’daki ağır hak ihlallerini soruşturmak üzere bağımsız bir uluslararası soruşturma mekanizmasının yetkilerini güçlendirmeye, BM Raportörlerini acil ülke ziyaretleri ve kamuoyu raporlarıyla süreci görünür kılmaya, uluslararası ceza hukuku mekanizmalarını ise faillerin cezasız kalmaması için delil toplama ve yargılama yollarını açmaya davet ediyoruz. İran, her ne kadar CEDAW’ın tarafı değilse de kadınların yaşam ve özgürlük talepleri evrenseldir. Sözleşmenin tarafı olmamak CEDAW Komitesi’nin kamuoyu açıklaması yapmasına, diğer BM mekanizmaları ile ortak hareket etmesine, ayrımcılık yasağı temelinde değerlendirme yapmasına engel değildir. Ayrıca, uluslararası mekanizmalara yaptığımız bu çağrının, hiçbir şekilde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail başta olmak üzere herhangi bir ülkenin İran’a yönelik askeri veya politik müdahalesini meşrulaştırmak anlamına gelmediğini özellikle vurgulamak isteriz. İran halkının özgürlük ve demokratik dönüşüm mücadelesinin, dış müdahalelerden bağımsız olarak kendi iradeleriyle yürütülmesinin önemine inanıyoruz. Biz kadınlar, sınırları aşan bu mücadelede birbirimizin sesi, nefesi, özgürlük için atan yüreği olmaya devam edeceğiz. Kadın, Yaşam, Özgürlük. |




