banner26

banner32

Türkiye'de yalan haber salgını!

Doğrulama platformlarına göre internette "infodemi" olarak adlandırılan salgınla ilgili yanlış ve yalan haberlerin sayısını arttı. Bunun nedenlerinden biri de resmi kurumlarına duyulan güvenin azalması.

MEDYA 22.03.2021, 06:21
15
Türkiye'de yalan haber salgını!

Koronavirüs salgını, insanlarda yarattığı belirsizlik hissiyle birlikte medyada yer alan yanlış bilgi ve sahte haberlere yeni bir boyut kazandırdı. Dünya Sağlık Örgütü, geçen yıl Şubat ayında bu durumu "infodemi" olarak tanımlayarak koronavirüs pandemisine yanlış bilgi salgının eşlik ettiğini açıklamıştı.

Peki Covid-19 vakalarında bir yılı geride bırakan Türkiye'de yanlış bilgi ve sahte haberler nasıl bir değişim gösterdi?

Türkiye'nin, Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı (IFCN) üyesi olan iki doğrulama platformu, Doğruluk Payı ve Teyit.org, bu süreçte yanlış bilgi tehdidinin arttığına işaret ediyor.

"584 sitede yanlış bilgi tespit ettik"

Teyit.org Şef Editörü Gülin Çavuş'a göre, pandemiyle birlikte ortaya çıkan soru işaretleri, karşılığını büyük ölçüde yanlış bilgide buldu. Teyit olarak Türkiye'de ilk Covid-19 vakasının görüldüğü 11 Mart 2020'den bu yana pandemiyi ele aldıkları 400 analizlerinin olduğunu söyleyen Çavuş; önem, aciliyet, yaygınlık kriterleriyle yaptıkları bu analizler sonucu 584 internet sitesinde yanlış bilgi tespit ettiklerini aktarıyor.

Çavuş, "Tabii bundan çok daha fazla yanlış bilginin paylaşılmış olması muhtemel. Bunlar Teyit'in tespit edebildiği içerikler" diyor.

Yanlış bilgi dozunun pandemiyle birlikte arttığını dile getiren Çavuş, "Zira pandemi bilinmeyeni fazla olan bir konu. Pandemi öncesinde de sağlık dezenformasyonu ile karşı karşıyaydık fakat koronavirüs bu alanın hızla büyümesine yol açtı. Araştırmalar da yanlış bilginin doğru bilgiye göre altı kat daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor" diye konuşuyor.

Yüzde 40'ı pandemiye ilişkin"

Çavuş'un verdiği bilgiye göre, geçen yıl Teyit'in radarına giren şüpheli bilgilerin yaklaşık yüzde 35-40'ı pandemiyle ilgili oldu. İlk "normalleşme" adımlarından sonra yanlış bilginin hızı görece azalsa da aşı çalışmalarının gündeme gelmesi, yanlış bilginin hızını yeniden arttırdı. Özellikle aşı karşıtları tarafından yaygınlaştırılan yanlış bilgiler bu artışta etkili oldu.

Gülin Çavuş, bu durumu "Toplum bilinmeyenler ve soru işaretleriyle karşılaştıkça, doğru bilgiye yeterince erişemedikçe bilgi alanındaki boşluğu komplo teorileri ve yanlış bilgi doldurmaya başlıyor" şeklinde açıklıyor.

Teyit'e en fazla şüpheli bildirimin yapıldığı dönem ise Mart 2020'ye rastlıyor. Çavuş, Teyit'e iletilen şüpheli içerik bildirimlerinde bu tür bir artışın, en son 2018 yılında seçim döneminde yaşandığına dikkat çekiyor. Çavuş'a göre salgının başlarından bugüne koronavirüsün kökeni, Covid-19'un insan vücudunda yarattığı etkiler, korunma ve önlemler, tedavi şekilleri, testlerin ve tıbbın güvenilebilirliği, koronavirüsle ilgili komplo teorileri, aşı çalışmaları yanlış bilginin en çok yayıldığı başlıklar arasında yer alıyor. Bu başlıkların ortak noktası bilgiyle kurulan güven ve güvensizlik ilişkisi.

"Kurumlara güvensizlik etkili"

Yanlış tedavi yöntemlerinden komplo teorilerine kadar yanlış bilgilerin tüm dünyada benzer şekillerde yayıldığını ifade eden Çavuş, "Belki Türkiye'ye özgü olarak ifade edebileceğimiz şey, Türkiye'de kendini aşı karşıtı veya aşı tereddütü yaşayan biri olarak tarif etmeyen kişilerin kurumlara karşı yaşadıkları güvensizlikle birlikte Covid-19 aşısına yönelik taşıdıkları güvensizlik ve bu konuda yayılan yanlış bilgiler" diyor.

"İnsan sağlığını tehdit ediyor"

Doğruluk Payı Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Ersun ise pandemi öncesine göre dijital içerik üretimi ve tüketiminde artış olduğunu söylüyor. Yanlış bilginin ne kadar arttığına ilişkin bir ölçüm yapmadıklarını ifade eden Ersun "Bizim açımızdan pandemi döneminde yanlış bilgilerin artışından çok, bu yanlış bilgilerin birçoğunun direkt insan sağlığını tehdit etmesi asıl problemi yaratıyor. Hem hastalığın seyrine dair hem kısıtlamalara ve önlemlere dair hem de son aylarda aşılara dair birçok yanlış bilgi söz konusu ve toplum sağlığını yakından ilgilendiriyor" diyor.

Pandemiyle ilgili hemen her şeyde her gün yanlış bilgi ve habere rastlandığını vurgulayan Ersun, toplumun ve bireyin sağlığını direkt olarak etkileme potansiyeli bulunanların üzerinde daha fazla durduklarını söylüyor.

"Kurumsal aşı karşıtlığı güçlü değil"

Yanlış bilgi konusunda ülkelere dair çok ayrıştırıcı özellikler olmadığını, siyaseten ciddi şekilde kutuplaşmış ülkelerde sıkça görüldüğü üzere, politik bir ajanda dahilinde yanlış bilginin her kesimden yayılabildiğini belirten Ersun, "Ancak pandemi konusunda konuşacak olursak 'geleneksel tedaviler'e yönelik yanlış bilgiler Türkiye'de bir parça ön planda gibi görünüyor. Görece avantajlardan biri ise kurumsal bir aşı karşıtlığının henüz güçlü olmaması" diye konuşuyor.

Türkiye'de Covid-19 dışında, gündemde ciddi bir ağırlığı bulunması ve görece rahat kontrol edilebilmeleri nedeniyle ekonomik konularda sıkça yanlış bilgiye rastladıklarını ifade eden Ersun, "Siyaseten zıt pozisyonlardaki insanların, politik ajandaları kapsamında benzer şekillerde yanlış bilgi paylaşmaları sık görülen bir durum. Bir siyasetçi Türkiye'nin büyüme performansının dünyadaki yerinden bahsederken rahatlıkla sıralamada üzerimizde yer alan bazı ülkeleri görmezden gelebiliyor ya da bilinçli olarak farklı dönemlere dair büyüme verileri kıyaslanabiliyor" örneğini veriyor.

"Dijital okur yazarlık artmalı"

Batuhan Ersun, yanlış bilgiyle mücadele etmek için öncelikle okunan haberlere ve dijital içeriklere şüphe refleksinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek "Bu durum da kendiliğinden oluşabilecek bir şey değil elbette, toplumsal olarak dijital okur yazarlığımızı, veri okur yazarlığımızı artırmamız gerekiyor, zorlu ve uzun bir süreç. Ancak doğru bilgiye erişmek hepimizin hakkı ve bu hakkımıza erişemediğimiz durumlarda hem birtakım toplumsal tehditlere açık hale gelebiliyoruz hem de bilinçli bir vatandaşlık sergileyemiyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Gülin Çavuş da sadece doğrulama platformlarının çabasıyla yanlış bilginin önüne geçilemeyeceğini vurguluyor. Yanlış bilgi ve yalan haberle mücadelede teyitçilere, internet kullanıcılarına ve medyaya önemli roller düştüğünü ifade eden Çavuş'a göre, medya kuruluşlarında teyitçiliğin bir norm olarak yerleşmesi, doğruluk kontrolünün haber yayınlanmadan yapılması, internet kullanıcılarının yanlış bilgiyle karşılaşma ihtimalini önemli ölçüde düşürebilir. Aynı şekilde internet kullanıcılarının, internette bilgiyle karşılaşınca onu hemen doğruymuş gibi kabul etmeme ve açık kaynaklardan kontrol etme refleksini kazanmasının da kritik bir rolü var.

Yanlış bilgiyi kim yayıyor?

Peki yanlış bilgiyi kim, hangi amaçla yayıyor?

Gülin Çavuş, yanlış bilgi yaymanın ardında çok farklı motivasyonlar olabildiğine işaret ediyor. Yanlış bilgiler arasında dezenformasyonun bilinçli şekilde zarar verme amacı taşıdığını vurgulayan Çavuş, bazen sadece reklam geliri elde etmek, bazen ise seçim dönemlerinde seçmen davranışlarını etkilemek için dezenformasyon ile karşılaşıldığını ifade ediyor.

Çavuş, "Yanlış bilgiyi yayma, Türkiye gibi kutuplaşmış ülkelerde ait oldukları grubun düşüncelerini hakim hale getirmek ve ortak bir düşmana karşı manipülasyon içerikli bilgiler yaymak için yapılıyor. Ayrımcılık ve nefret söylemini beraberinde getiren yanlış bilgiler de siyasi amaçlı yayılan yanlış bilgiler. Yanlış bilgi yayılımını besleyen teknoloji destekli bot ve troll aktiviteleri de yine siyasi amaçlı kullanılıyor" diye konuşuyor. Son üç yılda troll ve botları siyasi propaganda amacıyla kullanılan ülkelerin sayısında yüzde 150'lik bir artış yaşandığına işaret eden Çavuş, bu yöntemle sosyal medyada organize propagandalara kolaylıkla inanmanın mümkün hali geldiği görüşünde.

Batuhan Ersun'a göre de asıl sorun ise bilinçli şekilde üretilen ve servis edilen yanlış bilgide. Siyasi hedeflerle yapılan dezenformasyonun varlığına ve bunun yayılıma işaret eden Ersun, bu durumun siyasetin bir kesimine mal edilemeyecek kadar büyük bir sorun olduğu görüşünde. Ersun, "Vatandaşların böylesi durumlarda bağımsız ve kapasitesi yüksek basın organlarına, gazetecilere ve yine editöryel olarak bağımsız doğruluk kontrolü kurumlarına yönelmelerinde fayda bulunuyor" diyor.

Pelin Ünker

Kaynak: DW Türkçe
Yorumlar (0)
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29