Suriye'de hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan çatışmalar sonrasında varılan anlaşmanın en önemli maddelerinden birini, binlerce IŞİD'linin yıllardır tutulduğu hapishane ve kamplarda yönetimin SDG'den hükümete devri oluşturuyor.
Suriye'nin kuzeydoğusundaki kamp ve hapishanelerde SDG verilerine göre yaklaşık 9 bin IŞİD savaşçısı bulunuyor. Buna ek olarak IŞİD'lilerin eş ve çocukları, başta El Hol olmak üzere çeşitli kamplarda tutuluyor. Sadece El Hol de çoğu kadın ve çocuk 24 bin kişi bulunuyor.
Irak'ın, Suriye'deki IŞİD'lilerin Irak'a nakledileceğini açıklamasının ardından ilk nakil Çarşamba günü gerçekleştirildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom) açıklamasına göre Haseke'de tutulan 150 IŞİD'li Irak'taki "güvenli" yerlere gönderildi. Açıklamada, 7 bine kadar IŞİD'linin Irak'a gönderilmesinin planlandığı kaydedildi.
Nakillerde "en tehlikelilere" öncelik
Reuters haber ajansına konuşan bir ABD'li yetkili, yaklaşık 7 bin IŞİD'linin Irak'a naklinin "önümüzdeki günlerde" tamamlanmasının planlandığını, her gün sınırdan yüzlerce IŞİD'linin geçirileceğini belirtti. Yetkili, ABD'nin nakillerde "en tehlikeli" IŞİD savaşçılarına öncelik verdiğini, bu grubun içinde Avrupa dahil çeşitli ülkelerin vatandaşlarının da bulunduğunu ifade etti.
Iraklı yetkililerden yapılan açıklamalarda da şimdiye kadar Suriye'den gönderilen IŞİD'liler arasında Iraklıların en büyük grubu oluşturduğu, ayrıca İngiltere, Belçika, Fransa, Almanya ve İsveç dahil çeşitli ülkelerin vatandaşlarının bulunduğu belirtildi.
Iraklı yetkililer, IŞİD'li tutukluların sınıflandırılacağını, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu üst düzey IŞİD'lilerin Bağdat havaalanı yakınlarında daha önce ABD ordusu tarafından kullanılan yüksek güvenlikli kamplara gönderileceğini açıkladı.
Irak IŞİD'lilerin naklini kendisi istedi
IŞİD'lilerin Irak'a nakli fikrinin ABD'nin isteğiyle değil, Bağdat hükümetinin kendi girişimiyle doğduğu hem ABD'li hem de Iraklı yetkililerce vurgulandı.
Irak, kendi güvenliği için tehlikeli IŞİD savaşçılarının gözünün önünde bulunmasını Suriye'de kalmalarına tercih ediyor. Suriye'deki devir sürecinde doğabilecek güç boşluğunda IŞİD'lilerin kaçma olasılığı endişe yaratıyor. IŞİD'lilerin Suriye'den Irak'a nakledilmesi planının taraflar arasında aylar önce müzakere edilmeye başlandığı belirtiliyor.
Irak hükümet sözcüsü Besim el-Avvadi de nakilleri "Irak'ın ulusal güvenliğini korumaya yönelik önleyici bir adım" diye nitelendirdi.
Rubio'dan koalisyon ülkelerine "vatandaşlarınızı alın" çağrısı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, IŞİD'lileri kabul etme girişiminden dolayı Irak'a teşekkür etti, ancak bunun geçici bir önlem olduğuna vurgu yaptı. Irak vatandaşı olmayan IŞİD'lilerin geçici olarak Irak'ta tutulacağını söyleyen Rubio, diğer ülkelerden sorumluluk üstlenerek kendi vatandaşlarını geri almalarını talep etti.
Rubio, Avrupalı ülkelerin de yer aldığı IŞİD'e karşı Mücadele Uluslararası Koalisyonu'na atıfla, "Bu, IŞİD'in yeniden canlanmasını önlemek üzere çizilen uzun vadeli bir çerçevenin parçasıdır ve Koalisyon üyeleri arasında uygun bir yük dağılımını gerektirmektedir" mesajını verdi.
Yeni bir uluslararası kriz kapıda mı?
Suriye'de IŞİD'lilerin tutulduğu hapishane ve kamplarda 50'den fazla ülkenin vatandaşlarının bulunduğu biliniyor.
IŞİD'in 2017'de Irak'ta, 2019'da Suriye'de yenilgiye uğratılması sonrasındaki dönemde de tutuklanan IŞİD'lilerin akıbeti uluslararası kamuoyunu aylarca meşgul etmiş, bazı Batılı ülkeler güvenlikleri için tehdit oluşturacağı gerekçesiyle kendi vatandaşları olan IŞİD'lileri kabule yanaşmamıştı.
Batılı ülkeler güvenlik endişelerinin yanı sıra, binlerce kilometre uzakta ve yıllar önce işlenmiş suçların kendi hukuk sistemlerinde yargılanmasının neredeyse imkânsız olduğuna işaret ediyor.
IŞİD'e karşı zafer ilan edilmesi sonrasında IŞİD'lilerin hapishanelerde kontrol altında tutulması işinin SDG'ye devredilmesi, Batılı ülkelerin üzerinden önemli bir yükü almıştı. ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun son açıklaması, şimdi değişen ortamda özellikle Avrupalı ülkeler üzerinde baskının artacağına işaret ediyor.
IŞİD'liler nasıl yargılanacak?
Irak, Suriye'den nakledilen IŞİD'lileri tamamen Irak yasalarına göre kendisinin yargılayacağını duyurdu.
Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden dün yapılan açıklamada, Irak'a teslim edilen IŞİD'li sanıklar hakkında usulüne uygun adli ve hukuki işlemlerin derhal başlatılacağı bildirildi.
Açıklamada, “Sanıkların uyrukları ya da terör örgütü içindeki konumları ne olursa olsun, tamamı yalnızca Irak yargısının yetkisine tabi olacak, tüm sanıklar hakkında istisnasız şekilde yasal süreçler işletilecektir" denildi.
IŞİD, gücünün doruğunda olduğu 2014 yılında Irak'ta da geniş bölgelerin kontrolünü ele geçirmiş, Irak topraklarında kitlesel katliam, kadın ve kızların seks kölesi olarak istismarı gibi ağır suçlar işlemişti. Sonraki dönemde Irak'ta IŞİD'lilerin yargılanma sürecinde terör suçlarından mahkûm edilen, aralarında yabancı ülke vatandaşlarının ve Suriye'de yakalanılarak Irak'a götürülenlerin de bulunduğu yüzlerce kişiye ölüm ve ömür boyu hapis cezası verilmişti.
Suriye'deki suçlar nasıl delillendirilecek?
Irak'taki yargılama sürecinde sanıklara yönelik Suriye kaynaklı suçlamaların nasıl delillendirileceği de tartışma konusu.
IŞİD'in Irak'ta işlediği suçların belgelenmesi için Birleşmiş Milletler bünyesinde ve Güvenlik Konseyi kararıyla 2017'de oluşturulan Irak Araştırma Ekibi (UNITAD), IŞİD'e karşı delillerin toplanmasında önemli rol oynamış, 6 yılda toplam 18 milyon sayfalık belge dijitalleştirilmişti.
UNITAD'ın çalışmaları sonucu başta Ezidiler olmak üzere azınlıklara karşı işlenen suçlar belgelenebilmiş, ayrıca 67 kitlesel mezar ortaya çıkarılmıştı. UNITAD'ın elde ettiği belge ve deliller çeşitli ülkelerdeki yargı süreçlerinde de kullanılmıştı.
UNITAD'ın görevinin 2024 yılı Eylül ayında sona ermesiyle Irak'ta IŞİD suçlarına dair kanıt ve belgelerin toplanması amacıyla Uluslararası Adli İşbirliği Ulusal Merkezi (NCIJC) kuruldu.
Suriye'deki IŞİD'lilerin ise bazıları yıllar içinde SDG'nin mahkeme süreçlerinde yargılandı. Ancak SDG'nin yaptığı yargılamaların uluslararası hukukî meşruiyeti bulunmuyor. IŞİD'lilerin önemli bir kısmı ise Suriye'de yıllardır herhangi bir yargı süreci olmadan tutuluyor.
Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden yapılan açıklamada da işlenen terör suçlarının hukuki çerçevede belgelenmesi ve arşivlenmesi gereğine vurgu yapılarak sınır aşan nitelik taşıyan suçların tespiti amacıyla Uluslararası Adli İş Birliği Ulusal Merkezi ile koordinasyonun sürdürüleceği belirtildi.