Eşitlik İçin Kadın Platformu'nun (EŞİK) ev sahipliğinde 14 Ocak 2026 tarihinde çevrimiçi olarak düzenlenen ve 140’ın üzerinde katılımcının bulunduğu bu uluslararası toplantıda, Birleşmiş Milletler Kadınlara ve Kız Çocuklarına Ayrımcılıkla İlgili Çalışma Grubu’nun BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu “Bakım ve Destek Sistemlerinin Toplumsal Cinsiyet Boyutu” raporu tartışıldı. Toplantı, eşitlikçi, bakım odaklı ve barışçıl toplumlar hedefiyle, feminist, çevreci ve kamucu politikaların somut olarak nasıl inşa edilebileceğine odaklandı.

Toplantının moderasyonunu sosyolog ve EŞİK Gönüllüleri Dr. Özlem Altıok ve Prof. Dr. Ayşe Durakbaşa üstlendi. Özlem Altıok açılış konuşmasında, içinde bulunulan dönemin savaşlar, soykırım, cinsiyet temelli şiddet ve demokratik gerilemelerle karakterize olduğunu; dünyanın her yerinde kadın ve LGBTİ haklarına saldırılar, Afganistan’da toplumsal cinsiyet apartheid’i (gender apartheid) Filistin ve Sudan’da soykırım, İran’da protestoculara yönelik devlet şiddeti, Suriye’de Alevilere yönelik süregiden katliamlar, ABD tarafından içeride ve dışarıda gerçekleştirilen ciddi boyutlardaki insan hakları ihlalleri ve Türkiye’de kadın haklarına dönük sistematik saldırıların bu bağlamın parçası olduğunu vurguladı.

Altıok, EŞİK’in 300’den fazla kadın ve LGBTİ+ örgütünü bir araya getiren bir platform olarak özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sürecine karşı kritik bir rol oynadığını hatırlattı. Feminist mücadelenin, hayatlarımızdan, haklarımızdan ve hayallerimizden vazgeçmemek anlamına geldiğini belirtti.

BM Kadınlara ve Kız Çocuklarına Ayrımcılıkla İlgili Çalışma Grubu’nun Sunumu

Toplantının ana konuşmacısı Dorothy Estrada-Tanck (BM Kadınlara ve Kız Çocuklarına Ayrımcılıkla İlgili Çalışma Grubu Üyesi) oldu. Estrada-Tanck, Çalışma Grubu’nun görevlerini üç başlık altında özetledi:

  1. Tematik raporlar (2025 raporu: bakım ve destek sistemleri),
  2. Devletlere ve diğer aktörlere gönderilen resmi iletişimler,
  3. Ülke ziyaretleri ve sivil toplumla doğrudan temas.

Estrada-Tanck, bakım ve destek sistemlerinin hayatı sürdüren temel yapılar olduğunu, ancak uzun yıllar boyunca görünmezleştirildiğini, değersizleştirildiğini ve kadınların omzuna yüklendiğini vurguladı. Küresel ölçekte ücretsiz bakım emeğinin %76’sının kadınlar tarafından yerine getirildiğini; bu emeğin ekonomik karşılığı asgari ücretten ücretlendirilse küresel teknoloji sektörünün üç katı bir değere ulaşacağını ifade etti.

Raporda öne çıkan temel çerçeve:

  • Herkesin hayatının en az bir döneminde bakıma ihtiyaç duyduğu,
  • Çocuk, yaşlı, engelli bakımının kamusal bir sorumluluk olduğu,
  • Bakım emeğinin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin merkezinde yer aldığı,
  • COVID-19 pandemisinin bakım krizini görünür kıldığı.

5R ve CREATE Çerçevesi

Estrada-Tanck, bakım politikaları için geliştirilen 5R yaklaşımını anlattı:

  • Recognize (Tanınma)
  • Reduce (Azaltma)
  • Redistribute (Kadınlar-erkekler arasında ve kamusal-özel arasında yeniden dağıtma)
  • Reward (Ücretlendirme ve güvenceli çalışma)
  • Representation (Örgütlenme ve temsiliyet)

Buna ek olarak CREATE çerçevesini sundu:

Mardin’de 2 kız kardeş evde vurulmuş halde ölü bulundu
Mardin’de 2 kız kardeş evde vurulmuş halde ölü bulundu
İçeriği Görüntüle
  • C: Zararlı toplumsal normlarla mücadele
  • R: Sosyo-ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi
  • E: Hukuki ve yapısal engellerin kaldırılması
  • A: Proaktif yasalar ve politikalar
  • T: Ataerkil kurumsal yapıların dönüştürülmesi
  • E: Kadınlar ve kız çocuklarının karar alma süreçlerine katılımı

Türkiye Bağlamı ve Mor–Yeşil–Kamucu Politikalar

Prof. Dr. Ayşe Durakbaşa, EŞİK’in bakım emeği alanında yürüttüğü politik savunuculuğu aktardı.

EŞİK’in, ilk olarak Prof. Dr. İpek İlkkaracan tarafından formüle edilen Mor Ekonomi kavramını ve geliştirilmesini önemsediği; bu çerçevede İpek İlkkaracan ve Emel Memiş tarafından EŞİK için hazırlanan Mor Ekonomi Bilgi Notu’nun cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi muhalefet partilerinin oluşturduğu 6'lı masaya ve tek tek siyasi partilere iletildiği belirtildi. EŞİK’in daha sonra 31 Mart 2024 yerel seçim çalışması çerçevesinde bir tartışma yürüterek “mor ekonomi”ye “yeşil” ve “kamucu” kavramlarını da eklediği, bütünsel bir ekonomik ve politik değişim programına yer verilmesini sağladığı belirtildi. "Eşitlikçi Mor Yeşil Kamucu Belediyecilik için Beş Acil Şart” adıyla kamuoyuyla ve birçok belediye ve yerel seçimlerdeki adaylarla paylaşılan bu belgenin CHP tarafından dikkate alındığı ve parti programlarında yer verildiği hatırlatıldı.

Durakbaşa, EŞİK’in yerel yönetimler için hazırladığı “Eşitlikçi Mor Yeşil Kamucu Belediyecilik için Beş Acil Şart” belgesini şöyle özetledi:

  1. Eşit yurttaşlık ve toplumsal cinsiyet eşitliği
  2. Kadına yönelik şiddetle mücadele
  3. Toplumsal cinsiyete duyarlı kent planlaması
  4. Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik olarak güçlendirilmesi
  5. İklim krizine ve afetlere dirençli ekolojik kentler

Hukuki Perspektif: Kadriye Bakırcı’nın Değerlendirmesi

Prof. Dr. Kadriye Bakırcı, bakım emeğinin hukuki boyutunu ele aldı. Bakırcı, ücretsiz bakım emeğinin:

  • İş olarak tanınmadığını,
  • Hukuk ve iktisat tarafından görünmez kılındığını,
  • Bu durumun Anayasa’nın eşitlik, angarya yasağı ve sosyal devlet ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı.

Bakırcı’nın temel önerileri:

  • Ücretsiz bakım emeğinin iş olarak tanınması,
  • Bakım yükünün kadınlardan alınıp devlet, erkekler ve toplum arasında paylaşılması,
  • Bakım emeği karşılığında ücret, sosyal güvenlik ve emeklilik hakkı,
  • Ücretsiz bakım emeği verenlerin örgütlenme ve temsil hakkı.

Mor Ekonomi ve Gelecek Perspektifi

Toplantının sonunda söz alan İpek İlkkaracan, “mor ekonomi” kavramını genişleterek, bakımın yalnızca toplumsal cinsiyet eşitliği değil, ekonomik sürdürülebilirlik ve ekolojik dönüşümün de merkezinde olduğunu vurguladı. Bakım sektörlerine yapılan kamusal yatırımların:

  • Yüksek istihdam yarattığını,
  • Yeşil ekonomiyle uyumlu olduğunu,
  • Yerel, düşük emisyonlu ve toplumsal faydası yüksek alanlar sunduğunu belirtti.

Sonuç

Toplantı, kadın emeğinin görünmez kılındığı, bakımın kamusallaştırılmadığı bir sistemin sürdürülemez olduğunu ortaya koydu. Mor, yeşil, kamucu politikalar, yalnızca kadınlar için değil, toplumun ve gezegenin geleceği için zorunlu bir yönelim olarak ele alındı. Feminist, eşitlikçi ve barışçıl bir toplumsal düzenin ancak bakımın merkezde olduğu, kamusal sorumlulukla örgütlenen politikalarla mümkün olduğu vurgulandı.

Çok farklı görüşlerden ve siyasi kimliklerden bir araya gelmiş kadınlar olarak, herkesin bulunduğu yerde ve dahil olduğu siyasi oluşumlar ile partiler içerisinde mor-yeşil kamucu politikaların benimsenmesi için çaba göstermesinin önemine dikkat çekildi. Hem insanlara hem de gezegene özen gösteren, bakım emeğini odağa alan politikalar için hepimize sorumluluk düştüğü ifade edildi.

Eşik Gönüllüsü Av. Hülya Gülbahar’ın, EŞİK'in mor, yeşil, kamucu politikalarla ilgili sözünün oluşturulması, partilere iletilmesi ve en son olarak ilk kez bir siyasi partinin programına girme sürecindeki özel emeğine işaret edildi ve EŞİK’in, mor, yeşil, kamucu perspektifin daha da geliştirilmesi; tüm siyasi partilerin programlarında yer alması, merkezi ve yerel yönetim politikalarına yansıması için çalışmalarını sürdürdüğü, bu konuda bir dizi toplantı organize etmeyi planladığı belirtildi.