Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak, faillerin yargılanmasını talep etmek için her hafta bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, buluşmalarının 1079’uncusunu gerçekleştirdi.
Kırmızı karanfiller ve kayıpların fotoğraflarıyla Galatasaray Meydanı’na gelen Cumartesi Anneleri, bu hafta 32 yıl önce gözaltında kaybedilen Mahmut Doğan’ın akıbetini sordu.
“Failler cezasızlıkla korundu”
Basın açıklamasını İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Sebla Arcan okudu. Arcan, 32 yıldır sürdürülen adalet arayışını hatırlatarak Mahmut Doğan’ın kaybediliş sürecini aktardı.
Mahmut Doğan (37) Diyarbakır’da yaşıyor ve taksi işletiyordu. Dört çocuk babasıydı. 27 Kasım 1993 tarihinde öğle saatlerinde evinden taksisiyle ayrıldı. Akşam eve dönmeyince ailesi, evlerinin yakınındaki Bağlar Karakolu’na başvurdu. Karakol, aileyi Emniyet Müdürlüğü’ne yönlendirdi. Emniyet’teki görevliler, Mahmut Doğan’ın gözaltında olduğunu ve isterlerse kendisine yemek getirebileceklerini söyledi. Kısa bir süre sonra yemekle gelen aileye bu kez ‘Burada o isimde biri yok’ denildi.
Doğan'ın akıbetini öğrenmek için aile tekrar Bağlar Karakolu’na başvurdu. Aile üç gün sonra karakola çağrıldı. 'Çalıntı ihbarı yaptığınız araç Çınar Ovabağ Karakolu’nda, gidip oradan alabilirsiniz’ denildi. Bunun üzerine Aile, ‘Biz çalıntı araç ihbarı yapmadık; Mahmut Doğan’ın bulunması için başvuru yaptık’ diye itiraz etse de sonuç değişmedi. Mahmut’un arabası bulundu ama kendisinden haber alınamadı. 63 günlük arayışın sonunda, 24 Ocak 1994 tarihinde Mahmut Doğan ve uzun süredir kayıp olan Abdülselam Kızmaz’ın cansız bedenlerine, Çınar’ın Bellitaş köyündeki Reçellik Mağaraları’nda ulaşıldı. Aile ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık, olayın yaşandığı bölgeye yakın bir yerde patlama meydana geldiği ve bunun sonucunda birçok kişinin öldüğü gerekçesiyle dosyayı kapattı”
Doğan ailesinin yıllardır sürdürdüğü tüm başvuruların sonuçsuz bırakıldığını vurgulayan Arcan, Mahmut Doğan’ı kaybedenlerin cezasızlıkla korunduğunu belirtti.
“Kaç yıl geçerse geçsin, Mahmut Doğan için ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.




