Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sakarya İl Örgütü, okullarda öğrencilerei bir öğün ücretsiz yemek talebiyle yurt genelinde başlatılan imza kampanyası kapsamında stant açıp, imza toplayacak.

TİP Sakarya’dan yapılan açıklamada, standın Adapazarı Gar Meydan’nda saat 14.00’te açılacağı belirtilerek, tüm Sakaryalılara imza vermeleri için çağrı yapıldı

ÇOCUKLAR AÇLIKLA SINANIYOR

TÜİK, UNICEF ve akademik araştırmalar Türkiye’de her dört çocuktan birinin okula aç gittiğini gösteriyor. Ancak, bu bireysel bir yoksulluk hikâyesi değil, ülkenin ekonomik düzeninin, sosyal politikalarının ve sınıfsal adaletsizliklerinin doğrudan yansımasıdır.

Dilek Akansu, ayrim.org’taki yazısında çocuk açlığıyla ilgili şu tespiti yapıyor: “Çocuk açlığını ortaya çıkaran; yıllardır süren ekonomik tercihlerle derinleşen sınıfsal eşitsizlikler, hızla artan gıda fiyatları, bozulan gelir dağılımı, eriyen alım gücü ve zayıflayan sosyal devlet mekanizmalarıdır. Böyle bir ülkede çocukların aç kalması tesadüf değil; toplumsal yapının nereye evrildiğini gösteren acı bir gerçektir.”

SOSYAL YARDIM YA DA İKRAM DEĞİL
Ücretsiz okul yemeği bir sosyal yardım değildir; bir iyilik, bir lütuf, bir ikram hiç değildir. Bu politika, çocukların yaşam hakkının, sağlığının ve eğitime eşit erişiminin ayrılmaz bir unsurudur. Yapısal eşitsizliklere karşı en hızlı, en düşük maliyetli ve en etkili kamusal müdahalelerden biridir. Ücretsiz okul yemeği, çocukların bugününü güçlendirirken ülkenin yarınını da güvence altına alır. Bu politika bir tercih değil, bir mecburiyettir.

Papa Minguzzi ailesiyle görüşecek
Papa Minguzzi ailesiyle görüşecek
İçeriği Görüntüle

OKULLARDA İÇİLEBİLİR SU YOK
Beslenme hakkı, temiz içme suyu hakkından ayrı düşünülemez. Fakat bugün Türkiye’de binlerce okulda çocuklar temel bir yaşamsal gereksinime, yani temiz içme suyuna erişemiyor.

PET ŞİŞE ALMAK ZORUNDA
Araştırmalar gösteriyor ki birçok okulda musluk suyu içilebilir nitelikte değil, çocuklar her gün pet şişe su taşımak zorunda bırakılmakta, aileler ağırlaşmış gıda fiyatlarının yanında okula su gönderme masrafını da karşılamak zorunda kalmaktadır ve kantinlerden alınan pet şişe su yoksul aileler için ulaşılması güç bir harcamaya dönüşmüştür.

Bir öğün yemek hayatı değiştirir!

Sosyal bilimci Cenk Saraçoğlu, Çocuklara her gün, ailelerinin gelirine bakılmaksızın, okullarda sağlıklı bir öğün yemek sunulmasının hayatı değiştireceğini savundu.

“Peki ama böylesine çarpıcı ve dönüştürücü bir etkiye sahip bir gereksinim devlet tarafından neden karşılanmaz?” diye soran Saraçoğlu, şöyle devam ediyor: “Mesele gerçekten de karşılayamamak değildir. Bunu tercih etmemektir. ... Devletin bu hizmeti sağlayabilecek maddi kapasiteye sahip olduğu açıktır; hatta kimi araştırmalara göre bakanlığın kendi bütçesinin %13’lük bir kısmıyla tüm çocuklara her gün nitelikli bir öğün yemek sağlanabilir.”

Bir öğün neyi “bozar?”
Devlet okullarında bir öğün yemek, temiz tuvalet, bilişsel gereçler ve güvenli bir eğitim ortamı sağlandığında özel okulda sunulan eğitim hizmetinin bir meta olarak değeri düşer. Bu yalnızca eğitim piyasasını değil, kamusal olanın mümkün olmadığı fikrini toplumsal bilinçte diri tutan ideolojik düzeni de sarsma potansiyeline sahiptir.

Bir öğün neyi başlatır?
Tüm çocuklara okulda bir öğün yemek hakkının kazanılması bu düzende müşteriliğe sıkıştırılanlarla, müşterilik dairesine bile giremeyenlerin yurttaşlık ekseninde yeniden buluşabileceği bir eşiktir. Ve bu ortaklaşmanın maddi ve etik-politik zemini nettir: Bu ülkede yaşayan ve üreten insanların, çocukların geleceğini birlikte koruma sorunluluğu. Bir öğün yemek talebinin siyasal gücü, tam da bu ortak müdahale fikrinin etrafında yeni bir eşitlikçi siyasal ufku açabilmesinden gelir.

-Cenk Saraçoğlu'nun yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN

-Dilek Akansu'nun yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN