“Van Gogh: Işığın İzinde” sergisi, ressamın en bilinen tablolarını dijital teknoloji ve müzik eşliğinde sunarak ziyaretçilere hem duygusal hem de interaktif bir deneyim yaşatıyor.
Dijital Deneyim Merkezi’nde düzenlenen sergi, Van Gogh’un eserlerini dijital teknolojilerle bir araya getirerek izleyiciye farklı bir perspektif sunmayı hedefliyor. İBB Kültür AŞ tarafından organize edilen sergide, ışık ve renk bileşenlerinin yoğun olarak görüldüğü tablolar ön plana çıkarılmış; ziyaretçilerin ressamın dünyasıyla interaktif bir bağ kurması amaçlanmış.
Sergi alanına girildiğinde ziyaretçileri, Patates Yiyenler, Yıldızlı Gece, Çiçek Açan Erik Ağacı, Vazoda Ayçiçekleri, Forum Meydanında Kafe Terasları ve Ekin Saçan gibi Van Gogh’un en bilinen tabloları karşılıyor. Giriş bölümünde ayrıca çocuklar için Van Gogh’un eserlerinin yapboz parçalarına dönüştürüldüğü interaktif oyunlar bulunuyor. Tüm duvarı kaplayan dijital Yıldızlı Gece tablosu, ressama ait sözlerle birlikte ziyaretçilere sunuluyor. Ayrıca tabloların yapıldığı dönemler hakkında kısa açıklamalar da sergi alanında yer alıyor. Ressamın hayatında ve eserlerinde önemli bir yeri olan kardeşi Theo’ya yönelik içerikler de bulunuyor; ancak bu bölümdeki açıklamaların yetersiz olduğu gözlemleniyor.
Serginin Dijital Oda ve Artırılmış Gerçeklik Odası bölümlerinde, Van Gogh’un eserleri Debussy, Bach ve Liszt gibi bestecilerin müzikleri eşliğinde dijital olarak yansıtılıyor. Bu uyum, ziyaretçilerde hem duygusal hem de duyusal bir etki yaratıyor. Özellikle Artırılmış Gerçeklik Odası’nda, Van Gogh’un tablolarındaki renk paletlerinin benzerliği ve dönemsel değişimlere rağmen yarattığı estetik uyum dikkat çekiyor.
Sergi, ziyaretçilere tabloların ardındaki hikâyeleri de keşfetme imkânı sunuyor: Patates Yiyenler tablosunda emeğin ve alın terinin önemi, Çiçek Açan Erik Ağacı’nda Japon sanatından alınan ilham, ve en ünlü eseri Yıldızlı Gece’nin adının kaynağı sergide anlatılıyor. Böylece Van Gogh’un eserleri sadece görsel değil, kültürel ve tarihsel bağlamlarıyla da deneyimleniyor.