Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 'Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 41 yıldır terörle mücadele ediyor. Hiçbir zaman PKK'ya, terör örgütüne Kürtler diye bakmadık ve bakmayacağız' dedi.

BBP Genel Başkanı Destici, partisinin Çanakkale Olağan 2. İl Kongresi'ne katıldı. Terörsüz Türkiye sürecine dair konuşan Destici, 'Evet binlerce şehit verdik. On binlerce insan hayatını kaybetti. Ama millet olarak yılmadık ve yıkılmadık. Allah'ın izniyle de yılmayacağız ve yıkılmayacağız. Sadece bunu yapmadılar. Aynı zamanda bizi ayrıştırmaya, bölmeye çalıştılar. Bir Kürt-Türkmen kavgası çıkarmaya çalıştılar. Ama elhamdülillah bunda da başarılı olamadılar. Ve bugün biz yine vatanımızda, vatan toprağında Kürt, Türkmen, Arap Boşnak, Çerkez, Arnavut, Muhacir, Alevi, Sünni hep birlikte kardeşçe yaşıyoruz ve kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz' dedi.

DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın sözlerine tepki gösteren Destici, 'Suriye merkezi hükümeti dayanamadı ve Halep'te bunların kontrol etmeye çalıştığı 2-3 mahalleye operasyon düzenledi. Elbette ki bu haklı bir girişimdir. Bugün itibarıyla da hemen hemen bölgeyi PKK'dan, YPG'den ve SDG unsurlarından temizledi. Bakın bunlar olurken Türkiye'de bazı siyasetçilerin eski ya da yeni siyasetçilerin açıklamaları olur. PKK uzantısı DEM Parti'nin eş başkanı aynen şöyle söyledi; 'Türkiye'yi uyarıyoruz' diyor. Hadsize bakar mısın. Türkiye milletvekili, maaşı Türkiye'den alıyor. Cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu var. Ne diyor; 'Türkiye'yi uyarıyoruz. Gerilimi tırmandıran değil, diyaloğu güçlendiren politikalar izleyin. Kürtler diz çökmez. Kobani'de nasıl direndiyse Halep'te de öyle direnecektir' diyor. Yani açıkça Suriye PKK'sına, PYD'sine, YPG'sine destek veriyor. Biz de bu hainlere diyoruz ki, eğer kendinizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ait hissetmiyorsanız, bu devletin onurlu bir vatandaşı olmayı istemiyorsanız, ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşama iradesine sahip değilseniz, şöyle içinizden gelerek gür bir sesle bağımsızlığımızın timsali olan İstiklal Marşı'nı okumuyorsanız o zaman kendinizi hangi ülkeye ait hissediyorsanız ya da YPG, PKK, SDG gibi hangi yapıya ait hissediyorsanız bırakın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şerefli kimliğini, pasaportunu, sınır açık, defolun gidin diyoruz. Devam ediyor diyor ki; 'Oralardaki gelişmelerin Türkiye'ye de yansımaları olacaktır' diyor. Bakın tehdit devam ediyor' dedi.

DEM Partililerin PKK'nın bir siyasi uzantısı olduğunu ve Suriye'de bir teröristan kurma hayallerine yönelik açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Destici, 'Niye. Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanımızın açıklamalarına tepki olarak. Ne demiş bizim bakanlarımız; 'Suriye'nin birliğini istiyoruz. Savaş istemiyoruz. Terör örgütünün silahlarını bırakmasını istiyoruz. Suriye'nin terörden temizlenmesini istiyoruz. Suriye merkezi hükümeti isterse yardım etmeye hazırız' demiş. Şimdi açık ve net olarak bunları söylemiş. Ne diyecekti Dışişleri Bakanımız ya da Milli Savunma Bakanımız. Onlar istiyor ki biz dokunmayalım. Hatta Suriye hükümetine de diyelim ki bu yavrulara dokunmayın. Bunlar da orada Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi bir devlet kuracaklar. Bir teröristan kuracaklar. İkinci bir İsrail kuracaklar. Hadi bunları anlıyoruz. Bunlar PKK'nın siyasi uzantısı. Çıkıyor CHP'nin bir grup başkan vekili, onlarla birlikte basın açıklaması yapıyor. Ne diyor. Aynen onun söylediklerini de okuyorum; 'Halep'te yaşananlar demokrasi ve insan haklarına aykırıdır' diyor. Yani Suriye hükümeti Halep'teki teröristlere karşı operasyon düzenliyor, CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın da diyor ki 'Halep'te yaşananlar demokrasi ve insan haklarına aykırıdır' diyor. Aynen DEM eş başkanının ağzıyla konuşuyor. Devamındaki cümlede şunu söylüyor; 'Oradaki gelişmelerin mutlaka Türkiye'ye yansıması olacaktır' diyor. Bunu DEM eş başkanı da söylüyor, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın da söylüyor. Siz ne ara aynı düşünmeye başladınız. Ya da eskiden beri aynı düşünüyordunuz da bize mi farklı gözüküyordunuz. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Biz Büyük Birlik Partisi olarak bir kere daha açık ve net olarak ifade ediyoruz. Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 41 yıldır terörle mücadele ediyor. Hiçbir zaman PKK'ya, terör örgütüne Kürtler diye bakmadık ve bakmayacağız. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak ilkeli duruşumuzu devam ettiriyoruz. Dün nerede duruyorsa bugün de orada duruyoruz. Yarın da orada duracağız. Bir kere daha söylüyorum. Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilir ve kökü kazınır atılır. Bu kadar basit' ifadelerini kullandı.

'Ailemize sahip çıkacağız'

Türkiye'de aile yapısını bozmak üzerine bazı sanatçıların rol model olduğunu ifade eden Destici, şunları söyledi:

Çanakkale Boğazı'nda makine arızası yaparak sürüklenen tekne kurtarıldı
Çanakkale Boğazı'nda makine arızası yaparak sürüklenen tekne kurtarıldı
İçeriği Görüntüle

'Özellikle yurt dışından gelip burada üne kavuşanların, özellikle oralarda yetiştirilip buralara gönderildiklerini düşünüyorum. Sırf aile hayatımızı bozsunlar, sırf gençlerimizin ahlakını bozsunlar, sırf bir kültürel emperyalizmin kıskacı altına girsin çocuklarımız. Çevrelerinde milyonlarca takipçi oluşturuyorlar. Ondan sonra zehirlerini akıtıyorlar. Onları model örnek yapıyorlar. İşte böyle böyle bizim gençlerimizi elimizden arıyorlar. Aile yapımızı yok ediyorlar. Evliliği kötülüyorlar. Evlilik dışı hayatı monte ediyorlar. Onun iyi bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Bunda da maalesef başarılı oldular. Bakın bizim aile kurumumuz çatırdıyor. Çocuk sayısı 3'lerden, 4'lerden 1.4'lere geldi. Bir millet için en büyük tehlike ve tehdit budur. Neslinizi kaybederseniz, nüfus olarak azalırsanız bulunduğunuz coğrafyada hakimiyetinizi devam ettiremezsiniz, devletinizi de koruyamazsınız, milletinizi de koruyamazsınız. Onun için ailemize sahip çıkacağız.'

Çocuğu olan ailelere destek verilmesi gerektiğini söyleyen Destici, 'Devlet olarak bunları destekleyeceğiz. Öyle göstermelik destekler değil, ciddi destekler vereceğiz. Çocuk başına en az beş 5 bin lira destek verilmesi lazım. Özellikle evli ve çalışan çocuk sahibi olan kadınlarımız 1 saat işe geç gitmeli ve 1 saat işten erken çıkmalıdır. Çalışan çocuklu kadınlarımızın kreş yaşındaki çocuklarına mutlaka ama mutlaka kreş imkanı sağlanmalıdır. Yeterli sayıda kadın çalışanın olduğu kurumlara kreş mecburiyeti getirilmelidir. İster kamu, ister özel. Az sayıda olanları da devlet kreş ortak alanları oluşturarak, belli merkezlerde aynen ilköğretim okulları gibi belli merkezlerde devlet kreş açarak, bütün çalışan kadınların çocuklarını o kreşe koymalarına imkan tanımalıdır. Yoksa çalışan kadınlarımız kendilerince diyorlar ki 'Ben çalışıyorum, çocuğa bakamam. Bir tane olursa yeter. İkinciye, üçüncüye gerek yok' diyor. Onun için bizim çocuklu aileleri korumamız lazım. Kirada oturuyorsa kirasını devletin karşılaması lazım. Çocuğu okuyorsa okul parasını devletin karşılaması lazım.'

Konuşmalar sonrasında halk oyunları gösterisi sergilendi. Ardından tek adayla gidilen kongrede, Birol Tegen yeniden il başkanı seçildi. Toplu fotoğraf çekimiyle program sona erdi.

Kaynak: İHA