Öğrenmek ve çalışmak, yaşamanın en büyük hazlarından birini barındıran zengin alanlardır. Ah, öğrenci olmak, sıfırdan başlamak, bir harfle ilk kez karşılaşmak… Öğrenmek, iç dünyamızı zenginleştiren ve bizi bu mavi gezegene bağlayan en önemli deneyimlerden biridir. Çünkü bizden önceki nesillerin biriktirdiklerini devralmamızı sağladığı için elden ele örülen bir dayanışma ağının parçası olmak anlamına da gelir. Aynı zamanda ilk alma, kabul etme, zorlanma ve tahammül etme deneyimlerimizi yeniden uyandırdığı için ruhsallığımızda çok çeşitli çatışmaları harekete geçirir.
Belki de şimdi artık bekleme dönemlerinde, gelecek sonuçtan bağımsız olarak, biraz durup öğrenmenin ve çalışmanın ruhsal anlamını yeniden düşünmek faydalı olabilir. Freud’un(1910) işaret ettiği gibi çalışmak, yalnızca geçimimizi sağlamanın değil, iç dünyamız ile dış gerçeklik arasında köprü kurmanın yollarından biridir. Benlik inşamızı şekillendiren bir yoldur. Kariyerimiz mutlak bir yazgı olmasa da ruhsallığımızdan izler taşıyan, bizi bir ölçüde yansıtmasını istediğimiz bir yaratım alanıdır. Bu yaratıcılığa alan açılabilmesi için ise kaygının; gelecek kaygısının, geçim kaygısının optimal düzeylerde tutulabilmesi gerekir. Ancak her biri kendi biricik öyküsünü yazacak gençlere kapsayıcı ve destekleyici bir ortam sunabilirsek kaygı teşvik edici bir işlev görebilir. Aksi halde, kaygının ketleyici baskısı altında bir sınava hazırlanmak ya da bir kariyer inşa etmek oldukça güçleşir.
Öğrenmek ve üretmek, Betty Joseph’in (1989) de sıklıkla dikkat çektiği üzere, yeni bir şeyi içeri almanın beraberinde getirdiği bağımlılık, yetersizlik, rekabet ve kayıp duygularını da uyandırabilir. Bu nedenle eğitim ve kariyer yolculuğu önemli bir ruhsal emektir. Gençlere güvenli ve kapsayıcı alanlar sunabildiğimiz ölçüde yaşanan kaygı felç edici bir baskı olmaktan çıkıp merakı, yaratıcılığı ve düşünmeyi besleyen bir güce dönüşebilir.
Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, birbirimizi yalnızca emeğimizin sonuçlarıyla değil, öğrenme süreçlerimizdeki hazla, bazen kırılganlıkla ve sürdürdüğümüz merakla da taşıyabilen dayanışma biçimlerini çoğaltmaktır.
Referans
*Freud, S. (1910). Leonardo da Vinci and a Memory of His Childhood.
*Joseph, B. (1989). Psychic Equilibrium and Psychic Change: Selected Papers of Betty Joseph. London: Routledge.