Özgür Demirtaş’tan yeni bir tweet şelalesi düştü zaman tünelinin çürümekte olan zeminine. Bu kez hedefinde komünistler var. Daha doğrusu, “Matematik sıfır, algoritma sıfır, optimizasyon sıfır” diyerek formüllere boğduğu bir düşman imgesi. Ekonomik bilgi, Demirtaş’a göre, yalnızca sayılardan ibaret. Çünkü insanı, emeği, çelişkiyi, mücadeleyi denklemlere koyamıyorlar. Emeğin yerine robotları, toplumsal eşitliğin yerine “fırsat eşitliğini” koyan bu yeni çağ gurularına sorumuz net: Bu algoritmanın içinde kim yaşıyor? Kim ölüyor?
Bir “komünisti” bir “faşiste” benzettiği cümle var ki… Hayırdır hocam? “Vurun abalıya”nın güncellenmiş hali mi bu? 12 Eylül’ün “sağ–sol aynı şiddet” tezini Harvard sunumuna çevirmek mi? Komünistleri “fundamentalist” ilan ederken, kendi kurduğu tek kişilik inanç sistemini evrensel yasa diye sunuyor. Yapay zekâ emeği yok edecekmiş, üretim artık insansızmış, zaten tüketimi de sadece zenginler yapıyormuş. Yoksullara biçtiği rol net: Üretmeyeceksin, tüketemeyeceksin, susacaksın. E peki hocam, biz ne zaman var olacağız?
Sizin reçeteleriniz yoksulların yarasını sarmadı hocam.
UBI’den (Universal Basic Income) bahsediyor, vatandaşlık parasıyla göz boyuyorsunuz. Oysa bizim vatandaşlarımız hâlâ soğanı taneyle alıyor, robot yerine sabah dörtte işe yürüyerek gidiyor. Ama siz bu gerçeğe, hesaplara uymuyor diye “matematik dışı” diyorsunuz.
Tamam. Ekonomi bir bilim olabilir ama hayat matematik değil. Açlık, eşitsizlik, sefalet algoritmayla değil, iradeyle çözülür. Ve biz o iradenin adını yüzyıllardır biliyoruz: Sosyalizm.
Şunu da yazayım da tam olsun: Sosyalistler üretimi sadece fabrikaya sıkıştırmadı hiçbir zaman. Emeği yalnızca kol gücünden ibaret görmedi. Kadınların evde görünmeyen emeğini, doğanın sömürüsünü, göçmenlerin ucuz işgücünü konuşmadan yapay zekâ tartışılmaz. Sizin yapay zekânız varsa, bizim de kolektif aklımız, kolektif hafızamız var.
Ayrıca madem bu kadar algoritmalardan konuşuyoruz, size şöyle bir if–else cümlesi bırakayım:
Eğer bir akademisyen emeği küçümsüyor, ezilenleri aşağılıyor, zenginleri haklı çıkarıyorsa;
o hâlde o ekonomi değil, ideolojidir.
Ama eğer halk konuşmaya başladıysa, örgütleniyorsa, yeni bir düzen için yola çıkıyorsa;
o hâlde sizden korkmuyoruz hocam; algoritmanızla birlikte yıkılacaksınız.
Ve son olarak…
Komünistlere vurulmaz hocam.
Onlar ayağa kalktı mı, sistem çökerken siz hâlâ denklem kurarsınız.
Biz mi?
O sırada enkazdan hayat çıkarır, geleceği yeniden kurarız.